+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Eski Misafir Soruları Forumunda sezginin farklı bilgi alanlarındaki rolü Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    sezginin farklı bilgi alanlarındaki rolü








    sezginin farklı bilgi alanlarındaki rolü







  2. Serap Yaman
    Timin Cadısı





    Sezginin farklı bilgi alanlarındaki rolü

    sezginin farklı bilgi alanlarındaki rolü.jpg


    I.Bilen İnsan ve Bilgi
    a) Bilme ve Bilginin Doğası

    • ‘Bilmek’ sözcüğü tüm dillerde karşılığı kolayca bulunan bir sözcük değildir. Değişik diller “bilmek” ile ilgili kavramları nasıl sınıflandırır?
    • “Bir şeye inanmak” ve “Bir şeyin öyle olduğunu düşünmek” arasında nasıl bir fark vardır? “inanç” ile “Bilgi” arasındaki fark nedir?
    • “Enformasyon”, “veri”, “inanç”, “itikat”, “fikir/zan”, “bilgi” ve “bilgelik” kavramları arasında ne gibi farklar vardır?
    b) Bilen İnsan ve Bilgi Kaynakları
    • Bireysel bilgi ve grup/topluluk bilgisini nasıl birbirinden ayırt edebiliriz?
    • Bilgi naıl edinilir? Kaynaklar nelerdir? Tüm bunlar yaş, eğitim ve kültürel yapı ile ne dereceye kadar bağlantılıdır?
    • Bilgi savlarının oluşturulmasında kişisel deneyimlerin oynadığı rol nedir?
    • Kişisel veya ideolojik ön yargılar bir insanın bilgi savları oluşturmasını ne derecede etkiler?
    • Bilgi insanın içinden mi yoksa dışardan mı gelir? Gerçekliği kafamızda biz mi oluştururuz, yoksa bizden bağımsız olarak var olan gerçeğin farkına mı varırız?
    • “Bilgi edinip bunu kullanmayan insan, tarlasını sürüp ekmeyen insana benzer” (Sa’di) özdeyişi ile ne anlatılmak istenmiş olabilir?
    • Makinelerin bir şey bildiği hangi anlamda iddia edilebilir? İnsanlar makinelerin da düşünebildiklerine nasıl inanabilir?
    • Bir makine, başlatmamız için belirli bir düğmeye basmamız gerektiği komutunu verdiğinde, bu bilgi nerede saklıdır veya nereye yerleştirilmiştir? Teknoloji, bazı bilgilerin insanların dışında bir yerlere yerleştirilmesine olanak verir mi? Hatta bilgi bir yerlere yerleştirilebilen “bir şey” midir?

    c) Bilgi Savlarının Doğrulanması

    • ‘Eğer kurbağa size timsahın Öldüğünü söylerse bundan kuşku duymayın, inanın.” (Gana atasözü) Bu atasözünün anlamı ne olabilir?
    • “Ben eminim.” demek ile “0 kesinlikle öyle.” demek arasında nasıl bir fark vardır? Bir insanın bir şeye “kani’ olması o bilgiyi ne kadar geçerli kılar? Güçlü, kişisel inançları, bilgi gibi kabul etmenin sonuçları nelerdir?
    • Bilgi savları nasıl doğrulanabilir? Sezgi, algı, delil, akıl yürütme, hafıza, grubun oy birliği, ilahi açıklama gibi bilgi doğrulamalarının hepsi de aynı derecede inandırıcı mıdır?
    • Bilgi savlarının eleştirel olarak değerlendirilebilmesi için neden zamana gereksinim vardır?

    d) Bağlantı Soruları

    • Geçmiş hakkındaki bilgimiz, bilgilerimizden ne derecede farklıdır?: -bilgi türü olarak ; -diğer alanlardaki

    • “Bilgi savında bulunmak”, bilen kişiye belirli zorunluluk ve sorumluluklar yükler mi?

    II. Bilme Yolları

    a) Algılama (Duyu organları ile fiziksel algı)
    Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer. (Türk atasözü)
    Yılanın soktuğu kişi, iplikten bile korkar. (Iran atasözü)

    Duyu organları ile dış dünyayı kavrama ve beynimize kaydetme süreci, aktif, seçici ve yorumlayıcı bir süreç olduğu için, bilgi edinme yollarından biri olan algılama olayının incelenip eleştirel bir bakışla değerlendirilmesi gerekir. Aşağıdaki sorular, öğrencilerin, algılamanın doğası ve gücü, bilgi edinme, bilgi savında bulunma ve dünyayı anlamlı bir şekilde kavramadaki rolünü anlamalarına yardımcı olacaktır.

    • Biyolojik yapısı, canlı bir organizmanın algılamasını ne dereceye kadar etkiler veya kısıtlar? İnsanlar düşünüldüğünde, bilgi edinme yollarından biri olan algılama ne kadar güvenilirdir? Teknoloji algılama kabiliyetimizi ne şekilde değiştirir veya geliştirir?
    • Kültür ve dilin algı sürecindeki rolü nedir?
    • Beklentiler, varsayımlar ve inançlar nasıl ve ne ölçüde algılamayı etkiler?

    • “Gerçek görme organı gözler değil, bilgidir” deyişinin anlamı ne olabilir?
    • Algının değişik bilgi alanlarında değişik işlevi olabilir mi? Bazı disiplinlerde daha önemli olduğu söylenebilir mi? Güzel sanatlar ve bilim alanında algının gördüğü işlev temelinden farklı olabilir mi? Algının öznel ve kişisel doğası sanatçıya avantaj sağlarken bilim adamlarınca bu özelliğin temel bir engel sayılması ne ölçüde doğrudur?


    b) Dil
    Sözcükler sandığımızdan daha güçlü ve aldatıcıdır. (J-P Sartre)
    Dil o kadar yoğun bir insan etkinliğidir ki çoğu zaman onun gücü ve önemini görmezden geliriz. Dilin düşünce ve bilgi üzerindeki büyük etkisini anlamak için dil ve bilginin ilişkisi ile ilgili konuların daha titiz ve bilinçli bir şekilde araştırılması gerekir.
    • Ağzımızdan çıkan sesler nasıl bir süreç sonunda anlamlı bir dil haline gelmiştir?
    • Dil olmadan düşünmek mümkün müdür? Dil, düşünmeyi nasıl geliştirir, yönlendirir ve hatta sınırlar?
    • Dil, geleneksel vücut dili, sağır-dilsizlerin kullandığı işaret dili, dans, müzik, resim ve matematik gibi diğer sembol temelli iletişim sistemleri ile karşılaştırılabilir mi?
    • Duyulan, konuşulan, okunan ve yazılan tüm cümleler değer yargıları ile yüklüdür. Bu durumda dil yolu ile iletilen gerçeğin mutlak gerçek olduğunu anlamak mümkün müdür?
    • Dilin hangi değişik işlevleri vardır? Bunlardan hangileri bilgi oluşturma ve iletmeye en uygundur?
    • Yazılı dilin, bilgi edinme ve iletme açısından, konuşma dilinden farkı nedir?
    • Değişik diller dünyayı değişik algılayıp yorumlamaya neden olabilir mi? Afrika’daki bir ilkel kabile dili ile, gelişmiş bir toplum dili veya Eskimo dili dünyayı aynı şekilde anlatabilir mi?
    • Bir dilden başka bir dile çeviri yapıldığında metin anlamından ne kaybeder? Neden?

    c) Mantık (Akıl yürütme)
    (Bir mantık silsilesi ancak en zayıf bağlantısı kadar güçlüdür.) ya da (Bir zincir ancak en zayıf halkası kadar güçlüdür.)
    Bilginin doğruluğu konusunda fikir ayrılığı çıktığı zaman sorun sadece işin özü veya eldeki olay değil aynı zamanda kimin haklı olduğunu kabul ettirmek için kullanılan mantık veya sebepler ile sonuca ulaşmada kullanılan süreçtir.
    • “İyi bir argüman” veya “iyi bir mantığı” oluşturan faktörler nelerdir? Geçerli veya geçersiz argüman arasındaki farkı bilmenin önemi nedir?
    • Bilginin her zaman akılcı bir temele oturtulması gerekli midir?
    • Nietzche’nin şu yorumunu nasıl açıklayabiliriz: “Akılcı düşünce aslında kaçma olanağımız olmayan bir çerçeve ya da şemaya göre yapılan yorumlamadır.”
    • Mantığın, öze bağlı olmadan sadece argümanların şeklini inceleyen bir bilim dalı olarak tanımlanması ne ölçüde doğrudur? Bu şekil/içerik ayrımı diğer bilgi alanlarında ve bilme yollarında da bulunur mu?
    • Akıl yürütmenin doğası, değişik kültürlere göre farklılık gösterir mi?
    • Düz mantık yürütülerek yapılan yanlış çıkarımlar neden çoğu zaman akla yakın ve inandırıcı gelir? Akıl doğrusu ve bilgi doğrusu arasındaki fark nerede, ne zaman ve nasıl formüle edilebilir?





+ Yorum Gönder


sezginin bilgi edinme sürecine etkisi