+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Eski Misafir Soruları Forumunda su çiçeği aşısı önemi nasıl olduğunu anlarım Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    su çiçeği aşısı önemi nasıl olduğunu anlarım








    aşı kartına baktığımda su çiçeği aşısı olup olmadığını anlayamadım su çiçeği aşısı olduğunu aşı kartında nasıl anlarım







  2. MEGASXL
    Devamlı Üye





    su çiçeği aşısı önemi nasıl olduğunu anlarım

    su çiçeği aşısı.jpg


    Daha çok çocukluk çağı hastalığı olarak bilinen Suçiçeği hastalığı, tarih boyunca şiddetli salgınlarla ve bazen yarattığı komplikasyonlarla önemli bir hastalık olarak anılmıştır.
    Çocuklarda orta derecede sorun yaratırken ergenlerde ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde şiddetli seyredip bazen yarattığı sekonder seyirli bakteri enfeksiyonlar ile ölümcül olabilmektedir. Hamile annelerde çok ağır seyredip nadirde olsa intrauterin sendrom hastalığı yaratıp bebeğin sakat veya ölü doğmasına neden olabilmektedir. Yenidoğan döneminde geçirilen suçiçeği hastalığı da yine çok ağır seyredip ölümcül olabilmektedir.
    Suçiçeği ve diğer ağır seyirli herpes enfeksiyonları şu anda antiviral asiklovir ile tedavi edilmekte ve ölümcül olması önlenebilmektedir.
    Hastalık virusun solunum yolu sekresyonları veya lezyondaki sıvıda mevcut virusun direkt teması sonrasında bulaşmakta ve 10-21 gün sonra klinik belirtiler başlamaktadır .Başlangıçta çoğunlukla hiçbir belirti olmadan döküntüler başlamakta, beraberinde ateş yorgunluk ve bitkinlik devam etmektedir ağır seyirli suçiçeğinde ateş uzun sürmektedir.Döküntüler genellikle göğüs ve karından başlamakta, daha sonra baş ve yüzde görülüp en son ekstremitelere yayılmaktadır. Saçlı deride ve ağız içinde dahi vezikül denen içi sıvı dolu lezyonlar olmaktadır Tüm döküntüler kaşıntılıdır ve koparılmadıkça iyileştikten sonra iz bırakmazlar. Hastalığın bulaşıcılığı ilk lezyonların görülmesinden, hemen hepsinin kabuklaşmasına kadar devam eder, bu nedenle bu dönemde daha önce suçiçeği geçirmemiş bireylerden hastayı ayırmak gerekir.

    Suçiçeği hastalığı daha iyi anlaşılabilmesi için şu kısa notlarla özetlenebilir:
    • Suçiçeği herpes ailesinden bir virus ile başlar.
    • Hastalık daha önce geçirenlerde önemli bir bağışıklık sorunu yaşanmadıkça tekrarlamaz yani bir kere geçirilen hastalıktır.
    • Bulaşıcılık virusun solunum yolu ile veya daha az oranda da sulu döküntülerdeki mevcut virusun kontakt yolla bulaşması ile oluşur.
    • Döküntüler önce kırmızı noktacıklar şeklinde sonra zamanla sulu ve iltihaplı hal alır. Aynı anda çeşitli evrelerdeki tüm döküntüler görülebilir. Sonra hepsi kabuklaşarak iyileşir ve koparılmadıkça iz bırakmazlar. Döküntüler kabuklaşana kadar hastalık bulaşabilir.
    • Hastalık nadir olarak bağışıklık sisteminde problem olan çocuklarda ölümcül seyredebilir.
    • Hastalığın seyri sırasında veya sonrasında çeşitli derecelerde olmak üzere kanamalarla seyreden hemorajik suçiçeği tablosu olabilir.Ciddi sayılabilecek ensefalit ve Serebellar ataksi, Reye sendromu gibi nörolojik problemlerle bazen geçici, bazen de Reye sendromu gibi öldürücü tablolarla karşılaşmak mümkündür. Pnömoniler ve döküntülerden kaynaklanan cilt enfeksiyonları, apseler, nekrotizan fasciitis gibi tablolar nadirende nefrit ve nefrotik sendrom gibi böbrek problemleri kontrol altında tutulmak gerektirebilir.
    • Tedavisinde Asiklovir denen antiviral ilaç kullanılmaktadır. Ağır vakalarda damar yolu ile, hafif vakalarda ise ağız yolu ile tablet veya şurupları kullanılabilir
    • Hastalığı önlemek için aşılamanın önemi büyüktür.Su çiçeği aşısı 13 yaşından küçüklerde 1 kere, büyüklerde ise 1 ay ara ile 2 defa yapılırsa koruyuculuk sağlar. Ancak aşılananlarda % 5-7 oranında daha sonra çok hafif seyirli suçiçeği görmek mümkündür. Özellikle kemoterapi veya kortizon tedavisi alanlarda suçiçeği çok ağır geçeceğinden eğer suçiçeği geçirmemişse rölapsa girdiği tarihten bir yıl sonrasında hemen aşı yapılarak korunmaya alınmalıdır.

    Prof. Dr Necmi AKSARAY
    Temmuz 2006




+ Yorum Gönder