+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Eski Misafir Soruları Forumunda pankreası alınan bireylerde sindirim daha hızlı mı olur Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    pankreası alınan bireylerde sindirim daha hızlı mı olur








    pankreası alınan bireylerde sindirim daha hızlı mı olur







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Pankreası alınan bireylerde sindirim daha hızlı mı olur

    Hepato-pankreato-biliyer (HPB) cerrahisi , genel cerrahinin karaciğer ,pankreas ve safra yolları hastalıklarıyla uğraşan alt grubudur. Bölümün karaciğer , pankreas ve safra yollarının üçüyle ilgili olmasının en önemli sebebi , bu bölümlerin birbirleriyle olan yakın ilişkisidir.
    Hatta bu üç ismin arasına , duodenum ( halk arasında 12 parmak barsağı olarak bilinen ,ince barsakların ilk 20 cm’lik kısmını da eklemek gereklidir. Çünkü anatomik olarak duodenum bu üç yapının da açıldığı yerdir ve onların ortak noktasıdır. Ayrı olarak değerlendirilmesi imkansızdır.
    pankreas-al-nan-bireylerde-sindirim.jpg
    Aşağıdaki yapıdan da anlaşıldığı üzere, karaciğerde yapılan safra, koledok denilen ana safra kanalı ile , pakreas kanalından gelen pankreas sıvının da açıldığı ufak kapıdan ( Ampulla Vateri) duodenuma dökülür. İşte bu birliktelik nedeniyle ,bu üç hatta 4 organın cerrahisi, aynı disiplin içerisine alınmış ve batılı ülkelerde bir üst ihtisas haline getirilmiştir.

    KARACİĞER’İN CERRAHİ HASTALIKLARI:

    Akut Karaciğer Yetmezliği
    Siroz
    Portal Hipertansiyon
    Karaciğer Abseleri
    Karaciğer Kist Hidatiği
    Karaciğer Kistleri
    Benign ( İyi Huylu ) Karaciğer Tümörleri
    Malign ( Kötü Huylu ) Karaciğer Tümörleri


    Akut karaciğer yetmezliği


    Şuur kaybı, böbrek yetmezliği , kanama ve enfeksiyona eğilim gibi dramatik bir tablonun günler hatta saatler içinde geliştiği bir ani karaciğer yetmezliği durumudur. Hepatit, mantar ve aspirin zehirlenmeleri, karaciğer hastalıkları tetiği çeken nedenler olabilir. Hastalar beyin ödemine bağlı kafa içi kanamasıyla hayatlarını kaybederler. Tek tedavisi canlı veya beyin ölümü olmuş vericili karaciğer naklidir.

    Siroz


    Karaciğerin normal yapısının kaybolup, yerini fibrotik bir oluşumun almasıyla ,karaciğer fonksiyonlarının yıllar içerisinde bozulduğu klinik durumdur. Hepatit virüsleri, alkolizm, bazı karaciğer hastalıkları ( Wilson, Sklerozan kolanjit, Bilier siroz, Budd-Chiari, Hemakromatozis, vbg ) , nedeni bilinmeyen vakalar sebep olabilir. Tek tedavisi karaciğer naklidir. Hastalığın derecesi, Child sınıflamasına göre 3’e ayrılır ve 2. ve 3. düzeydeki hastalara karaciğer nakli önerilir.

    Portal Hipertansiyon


    Karaciğere ince ve kalın barsaklar ile dalaktan kan getiren damarların oluşturduğu portal ven adı verilen damar içerisinde ki basıncın artması ile, yemek borusu ve mide de varis oluşması ve buradan olan büyük miktar kanamalarla karakterize bir klinik durumdur. Çok sayıda sebebi olsa da , aslında siroz gelişen karaciğerin oluşturduğu engelin yarattığı bir durumdur. Portal hipertansiyonun bazı sebepleri için cerrahi olarak shunt( bağlantı ) oluşturulması, TIPS ( karaciğer içine stent takılması) gibi girişimler denese de , büyük çoğunlukla allta yatan sebep karaciğer sirozu olduğu için tedavi karaciğer naklidir.

    Karaciğer abseleri

    Karaciğer içerisinde abse gelişimidir. Aslında günümüzdeki etkin antibiyotiklerle görülme sıklığı azalmış olsa da , bazı yeni tedavi şekilleri ( Radiofrequency, crio gibi) ile daha fazla görülür. Tedavide cerrahi, ancak grişimsel radyoloji ve antibiyotik tedavisinin etkisisz olduğu durumlarda düşünülür.

    Karaciğer Kist Hidatiği

    Hayvanlardan insanlara geçen bir hastalıktır. Özellikle ülkemiz de sıklığı yüksektir. Asıl tedavi korunmadır. Hastalık serolojik olarak bir kan testi ile tanınabileceği gibi, ultrasonografi bulguları çok tipiktir. Tedavi de albendazol tedavisi, girişimsel radyoloji zaman zaman etkin olsa da i kistik yapıların septalı olması nedeniyle, kistlerin laparaskopik yolla drenjı oldukca etkin bir tedavidir.

    İyi Huylu Karaciğer Tümörleri
    • Adenom: Genç bayanlarda sık görülür. Doğum kontrol hapı kullanımıyla ilişkilidir. Kanama ve karaciğer kanserine dönüşme riski nedeniyle tanı konulduktan sonra cerrahi olarak çıkarılmalıdır.
    • Hemangiom: En sık görülen türdür. Çapı birkaç cm den 20-25 cm ‘lere kadar ulaşabilir. Tedavi , ağrı, baskı gibi yakınma oluşturan hemangiomlarda yapılsa da kişinin yaşam şekli de bunu belirleme de etkindir. Boyut tek başına cerrahi tedavi nedeni değildir.
    • FNH ( Fokal Nodüler Hiperplazi): Adenom gibi geç bayanlarda sık görülür. Ancak kendiliğinden yırtılma ve kanama gibi komplikasyonlara yol açmazlar. Cerrahi sadece ağrı olan durumlarda uygulanır.
    • Kist: Doğumsal olanlar yaygındır ve tedavi gerektirmezler.

    Karaciğer Kanseri (HCC)

    Karaciğer kanserinin tedavisinde günümüzde önemli aşamalar kaydedilmiştir. Özellikle karaciğer naklinin tedavinin önemli bir basamağını oluşturması, kemoterapi alanındaki etkin gelişmeler, hastaların tedavi olanaklarını yükseltmiştir.
    Karaciğer kanseri gelişiminde %80 neden Hepatit B ve C viruslarıdır. Ülkemizde özellikle Hepatit B taşıyıcılığının yüksek olması , karaciğer kanseri yaygınlığında önemli bir nedendir. Bunun dışında alkol, çok uzun süreli safra kesesi taşları, bazı metabolik ve mikrobik hastalıklar karaciğer kanserine neden olabilir. İkinci sırada safra kesesi ve safra yollarından yayılan tümörler vardır. Ayrıca karaciğer tümörlerinin önemli bir kısmı karaciğer dışı tümörlerin yayılımı ile olur. Bu konuda en önemli kaynak kolon ( kalın barsak) tümörleridir.

    Karaciğer tümörleri genellikle sinsi seyreder. Belli büyüklüğe ulaşınca ağrı yaparlar.Bu dönemde kilo kaybı, şişkinlik, etraf organlara bası belirtileri, sarılık yapabilirler.
    En önemli önleme yöntemi, yukarıda sayılan risk faktörlerine sahip hastaların sürekli takibidir.Bu konuda en etkin yöntem periyodik yapılan ultrasonografidir.Buradaki şüpheli lezyonlar bilgisayarlı tomografi ve manyetik resonans görüntüleme ile detaylı incelenir. Alfa Feto Protein (AFP) , Des-Gama- Karboksi PT ( DCP ) gibi bir takım kan testleri de yardımcı takip yöntemleri olabilir.
    Karaciğer tümörlerinde asıl tedavi cerrahidir. Bu cerrahi hepatopankreatobiliyer cerrahi konusunda deneyimli hekimlerce gerçekleştirilmelidir. Hastanın rezervi ve uygunluğuna göre tümörlü parçayı içeren kısmı kesip çıkarma ( rezeksiyon) veya karaciğer nakli şeklinde olur. Bunlara yardımcı olarak kemoembolizasyon ( tömöre giden damarın ilaç ile tıkanması) , radyofrekans ablasyon (yakma) veya kriyoterapi ( dondurulması) ile tümör yok edilebilir. Kemoterapi ve radyoterapi diğer kanser türlerinde olduğu kadar etkin olmamakla birlikte gün geçtikce yeni ajanların bulunması, bu konuda da elimiz kuvvetlendirmektedir.
    Özellikle hepatit virüs taşıyıcılarında , kalan karaciğer parçasında tekrar tümör gelişme riskine karşın bu hastalar, tıpkı risk grubundaki diğer hastalar gibi, sürekli takipte bulundurulmalıdır.

    PANKREAS’IN CERRAHİ HASTALIKLARI:

    Akut Pankreatit
    Kronik Pankreatit
    Pankreas Tümörleri




  3. Dr Zeynep
    Bayan Üye
    Akut Pankreatit

    Pankreas bezinin alkol, virütik enfeksiyonlar, kanalının safra taşı veya tümör ile tıkanması, lipid ve kalsiyum yüksekliği, ilaçlar ve bazen de nedeni bilinmeksizin iltehaplanmasıdır. Tanı tipik olan kuşak tarzında karın ağrısı, amilaz ve lipaz düzeylerinde artış ile konur, ultrasono grafi ve bilgisayarlı tomografi ile kesinleştirilir.
    Tedavi hafif pankreatitte destek ve sıvı tedavisi şeklindedir. Abse , psödekist, enfeksiyon gibi komplikasyona gelişiminde en son cerrahi olacak şekilde girişim yapılır.

    Kronik Pankreatit

    Kronik pankreatit , pankreas bezinin enfeksiyon dışı nedenlerle uzun yıllar içinde gelişen iltehabı ve yetmezliğidir.%70 neden kronik alkolizmdir. Ağrı, barsaktan emilim bozukluğu ve kilo kaybı en belirgin bulgularıdır. Tedavi öncelikli olarak tıbbi tedavidir. Cerrahi tedavi ilaç ve destek tedavisinin etkin olmadığı durumlarda kullanılır.

    Pankreas Kanseri

    Hastalığın erken dönemde verdiği belirtiler genellikle mide bölgesinde dolgunluk, rahatsızlık hissi, iştahsızlık olarak sıralanıyor. Ancak bu belirtiler pek çok hasta ve doktor tarafından basit bir mide şikayeti gibi değerlendirildiğinden hastalığın erken tanılanma ihtimali düşüyor.

    Pankreastaki sağlıklı hücreler anormalleştiğinde ve çok hızlı çoğalmaya başladığında pankreas kanseri gelişiyor. Gelişen bu anormal hücreler, pankreasta tümör olarak adlandırılan bir kütle oluşturuyorlar. Bu tümörlerden kötü huylu (malign) olarak nitelendirilenlerin içinde en sık görülenleri; adenokarsinom olarak bilinen ve sindirim enzimlerinin üretiminde yer alan hücrelerden köken alan tümörler. Bu hücreler sindirim ve pankreas sıvısının içinden aktığı pankreas kanalının yüzeyini kaplıyorlar. Kanser, adacık hücrelerinde de oluşabilir ancak bu, daha seyrek görülen bir durum. Pankreas kanalı hücrelerinin kanseri, genellikle pankreas kanseri ya da pankreas adenokarsinomu olarak adlandırılıyor.

    Pankreas kanseri genel olarak 40-60 yaş arasında daha sık görülüyor.

    Hastalık çoğunlukla müphem bulgular ile başlıyor. Karın üst bölümünde mide bölgesinde dolgunluk, rahatsızlık hissi, iştahsızlık erken dönemde hastaların hemen tümünde görülen ortak belirtiler. Genel olarak bu dönemde yakınmaların hem hastalar hem de doktorlar tarafından fazla önemsenmediği ve basit mide yakınmaları olarak değerlendirildiği biliniyor. Ancak bazı durumlarda aniden ortaya çıkan şeker hastalığı, pankreas kanserinin erken bulgusu ve uyarıcısı olabiliyor. Ailesinde şeker hastalığı öyküsü olmayan hastalarda böyle bir tablonun ortaya çıkması, dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.
    Safra taşı veya alkol kullanımı gibi bir etken yokken geçirilen pankreatit atağı da yine, pankreas kanserinin ilk bulgusu olabiliyor. Hastalığın ilerlediği dönemlerinde; şiddetli karın ve sırt ağrısı, sarılık, kilo kaybı, karında şişlik gibi bulgular ortaya çıkıyor. Ne yazık ki.bu bulgular hastalığın tedavi sınırlarını geçtiğinin de göstergesi olarak kabul ediliyor.

    Kanser tanısında, kan testleri ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor. Hastaların kan testlerinde; CA 19 9 ve CEA gibi tümör belirteçleri çoğunlukla yüksek çıkıyor. Safra yolunun tıkandığı hastalarda ise bilirubin değerleri ve karaciğer fonksiyon testleri yüksek bulunabiliyor. Görüntülemede kullanılan yöntemler ise; ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans. Bu yöntemler ile hastalık büyük oranda saptanabiliyor. Ağır sarılığı olan hastalarda tedavi hazırlığı yapılırken safra yoluna stent konması gerekliliği doğabiliyor.

    Tedavide öncelikli yöntem, cerrahi olarak tümörün çıkarılması. Ameliyat sonrası dönemde kemoterapi ve radyoterapi neredeyse hastaların tümünde ihtiyaç haline geliyor. Tümörün cerrahi olarak çıkarılmasının mümkün olmadığı lokal ileri evrede kemo-radyoterapi ile kitle boyutlarında küçülme sağlanarak cerrahi şansı elde edilebiliyor. Hastalığın karaciğer gibi uzak organlara yayılım gösterdiği durumlarda ise uygulanan tek yöntem; kemoterapi.

    Pankreas organ olarak karın arka duvarında yerleşmiş ve birçok kan ve lenf damarının akım yolu üzerinde yer alıyor. Bu nedenle tedavi sonrasında hastalığın nüks olasılığı yükseliyor. Tedavi edilen hastaların ortalama olarak 3 yıl içinde yeniden bu hastalık ile karşılaşmaları mümkün. Uzun vadeli başarı oranlarının artmasının ancak daha etkili kemoterapi ajanlarının bulunması ve kullanılması ile mümkün olacağı tahmin ediliyor.

    Henüz, hastalığa neden olan kesin bir faktör bilinmiyor. Ancak sigara içenlerde riskin yükseldiği biliniyor. Bunun dışında aile öyküsü, genetik faktörler ve bazı mutasyonların hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırdığı saptanmış durumda. Kronik alkol kullanımı da suçlanmış ancak bu, ispat edilmiş değil.

    Karın üst bölümünde, mide bölgesinde dolgunluk, rahatsızlık hissi ve iştahsızlık erken dönemde pankreas hastalarının neredeyse tümünde görülen ortak belirtiler. Genel olarak bu dönemdeki yakınmalar hastalar tarafından basit mide yakınmaları olarak değerlendiriliyor. Ancak bazı durumlarda aniden ortaya çıkan şeker hastalığı pankreas kanserinin erken bulgusu ve uyarıcısı olabiliyor.

    SAFRA KESESİ VE SAFRA YOLLARININ CERRAHİ HASTALIKLARI:

    Safra Kesesi Taşı ( Kolelithiasis )
    Safra Kesesi İltehabı
    Safra Kesesi Polipi
    Safra Yolu Yaralanmaları ve Darlıkları
    Safra Kesesi ve Safra Yolu Tümörleri

    Safra Kesesi Taşı ( Kolelithiazis)

    Safra kesesinde taş oluşmasının en yaygın sebebi, safra içerisinde ki kolesterol dengesinin değişimi , yani fazla kolesteroldür. Bu taş gelişimi için bir risk faktörüdür. Safra kesesi içerisindeki taş, enfeksiyon , keseden ortak safra kanalına düşerek, safra akışını engelleyip sarılık , altta ki kapakçığı tıkayarak ( Ampulla Vateri) pankreas iltehabı ( pankreatit), safra yolları ile barsaklar arasında fistül ve safra kesesi kanseri sıklığında artma yapabilir.
    Taş oluşumu yaş, beslenme şekli ve obezite, talasemi ve akdeniz anemisi gibi bazı kan hastalıkları, mide cerrahisi ile ilişkilidir. Taşlar tamamen sessiz kalabileceği gibi genellikle karnın sağ üst tarafında ağrı, yemek sonrası bulantı ve doygunluk hissi yaparlar. Bu haliyle mide hastalıkları ve ülser ile karışırlar. Tanı için en değerli tetkik ultrasonografidir ve taşları kolayca saptar.
    Klinik olarak belirti veren safra kesesi taşlarının tedavisi kesinlikle cerrahidir. Tartışma belirti vermeyen safra kesesi taşları üzerindedir. Bazı yazarlar bunların %60 ‘ının yaşam boyu belirti vermeyeceği savıyla operasyon önermemekte ise de diabetikler, sağlık hizmetine uzun süre ulaşamama riski olanlar, organ nakli hastaları ve diğer bağışıklık sistemi bozuk olanlar, çok genç yaşta safra kesesinde taş olanlara , belirtisi olmasa da operasyon tavsiye edilir. Bu tavsiye de, özellikle safra kesesinin alınması ( kolesistektomi ) işleminin günümüzde artık laparaskopik ( kapalı) yöntemle, çok düşük bir riskle yapılıyor olması ve hastaların işlem sonrası 12-24 saatte taburcu olmaları en önemli etkendir.

    Safra Kesesi İltehabı ( Kolesistit)

    Vakaların %90’ın da sebep safra taşıdır. Hasta ciddi bir sağ üst karın ağrısı, bulantı, kusma ile başvurur.Tanı ultrasonografi ile kolayca konur. Tedavi cerrahidir. Geçmişte antibiyotik ve sıvı tedavisi ile soğutma tedavisi denense de, cerrahi için uygun olan hastalarda acil ameliyat daha etkindir. Belirti başlangıcı 3-4 günü geçen hastalarda , soğutma tedavisinden 6-10 hafta sonra operasyon uygun olabilir.

    Safra Kesesi Polipleri

    Safra kesesi ultrasonografisi yapılan kişilerin %3-7 sinde safra kesesi polibi saptanır. Genellikle iyi huylu olmalarına karşın, şikayete sebep olanlara ; 60 yaş üzeri kişilerde, beraberinde safra taşı olması, boyutlarında artış olması ve 1 cm ‘den büyük olması durumunda kötü huylu olmaları olasılığı artar, bu durumda hastalara operasyon önerilir.

    Safra Yolu Yaralanmaları ve Darlıkları

    Safra yolu darlıkları pek çok nedenle olabilmekte ise de , günümüzde en yaygın sebebi , özellikle safra kesesinin çıkarılması sırasında olan yaralanmalardır. Bu oran 120 operasyonda 1 olarak verilmektedir. Acil yapılan iltehaplı safra kesesi operasyonları, bu bölgenin daha önce geçirilmiş operasyonları, anatomik farklılıklar, deneyim eksikliği, obesite vbg faktörler yaralanma sıklığını artırabilirler. Yaralanmaların ¼ ‘ü operasyon sırasında tanınır. Safra yolu yaralanmaları basit bir drenajdan son derece komplike bağlantı operasyonlarına değin, geniş bir yelpaze de tedavi edilir. Genellikle yaralanmaların bu konu da deneyimli hepatobilier cerrahlarca düzeltilmesi , ileride oluşacak darlıkları önlemek adına daha iyi sonuçlar verecektir.

    Safra Kesesi ve Safra Yolu Tümörleri

    Safra kesesi kanseri için en önemli risk faktörü safra kesesi taşları ve polipleri, porselen safra kesesi, safra yolu kistleridır. Safra kesesi tümörleri ileri yaş hastalığıdır ve genellikle kötü seyreder. Cerrahi tek etkin tedavisidir.
    Safra yolları tümörleri genellikle karaciğerden gelen iki ana safra yolunun birleşiminde oluşur. Erken yakalanan vakalarda sonuçlar yüz güldürücüdür. Genellikle sarılık ile ilk belirtiyi verir. Primer sklerozan kolanjit denilen karaciğer hastalığı ile ilişkilidir. Cerrahi tek tedavisidir




+ Yorum Gönder


pankreası alınan bireylerde sindirim,  pankreası alınan bireylerde sindirim nasıl gerçekleşir,  pankreas