+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ev Ödevleri Forumunda Sorumluluk sahibi bir insan olmanın yaşamımıza katkıları nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Sorumluluk sahibi bir insan olmanın yaşamımıza katkıları nelerdir








    sorumluluk sahibi bir insan olmanın yaşamımıza katkıları nelerdir







  2. Asel
    Bayan Üye





    sorumluluk sahibi bir insan olmanın yaşamımıza katkıları nelerdir

    Eğer yetki alanınız başka insanların yaşamlarını veya zihinlerini etkilemek durumundaysa -ya da bu konumda olan bir yakınınız varsa- bu kitap size çok yararlı olacaktır. Kitapta yer alan bilgiler; anne-babalar, öğretmenler, iş idarecileri, politik yöneticiler, organizasyon liderleri, doktorlar, avukatlar, dinî liderler, danışmanlar, komutanlar ve sorumlu olduğu insanların mutluluğunu isteyen herkes için kavranabilir, kullanışlı ve ilham verici bir bilgelik kaynağı sunmaktadır.

    Paul Brunton ( 1898- 1981 ) kadim bilgeliği çağın koşullarına uyarlamasındaki becerikliliğiyle dünya çapında tanınmıştır.Bu kitapta yer alan seçmeler onun onaltı ciltlik THE NOTEBOOKS OF PAUL BRUNTON serisinden derlenmiştir.

    Kitaptan Alıntılar

    Başkalarının üzerinde bıraktığınız izlenim ile kendi üzerimizde kurduğumuz hakimiyet arasında mükemmel bir ilişki vardır. İzlenimin gücü hakimiyetin derecesine bağlıdır. Bunun ötesinde, dış dünya üzerindeki tasarrufumuz iç doğamıza hakim olma gücümüzle orantılıdır.

    Pek çok insan seçimlerinde ve iradelerinde özgür olduklarını zannederler; aslında bu insanlar tam tersine arzularının esiri olmuş durumdadırlar. Bu arzular kendilerini çevreleyen şartlara aynen bir makine gibi tepki verirler ve o insanı şuurlu seçim yaptığı yanılgısına sürüklerler. Dış şartlara bağlı olarak oluşan her değişiklik, kendi doğası gereği bu kişilerin zihinsel ve duygusal hallerini olumlu veya olumsuz yönde tahrik eder ve değişmelerine sebep olur. Özgürlük bunun neresınde? Daha bir çok bağımlılık göstermiyor mu?

    Kendine güven başkalarına empoze edilecek bir nitelik değildir. Ancak onlara kendinizi örnek göstermek suretiyle bu amaca bir katkıda bulunabilirsiniz.

    Ego, sizi durmadan geçmiş hatalarınıza bahane bulma yolunda çaba harcamaya sevk eder. Böyle bir durumda acı gerçeği aldatıcı bir memnuniyete tercih etmek size kalmıştır.

    Karanlık ve yıkıcı güçler doğada ve yaşamın akışı içinde kendilerini gösterirler. Onları dışarda bırakmak, kaale almamak ve görmezden gelmek insanın kendisindeki zayıflıkları açıklıkta bırakması demektir.

    Sağduyu, akıl, ve tecrübeler bizi bazı konularda ''Hayır!'' demeye zorunlu kılıyorsa ve biz tüm bunlara rağmen '' Hayır!'' diyemiyorsak, bu vicdana aykırı hareket etmek olur.

    Kötümserlik yenilgiye hazır olmak ve psikolojik intihardır.O, ümitsizliğin çocuğu ve çöküşün anasıdır.

    Yüksek benliğinizin hüküm ve yönlendirmelerine göre hareket edebilirseniz, kaba tarafınızla başa çıkabilme şansınız çok artacaktır.

    Özgürlük ortamala bir insanın onun hakkında edinmiş olduğu fikirlerin çok ötesinde anlam taşıyan muazzam bir kelimedir. Daralmış ön yargıların, güçlü bağlılıkların, hakim olunamayan arzuların ve ruhsal cahilliğin esareti altında bulunan bir insan özgür değildir.

    Bu gücü elde etmek ve bu bilgeliği kazanmak için iki zıt yolu izlemek zorunda olmanız size çelişkili gelebilir. Birincisi, günlük bütün etkinliklerinizi bir kenara bırakmalı ve onların üzerinden kişisellikten uzak bir zihinle derin düşünerek analiz etmelisiniz. İkincisi, o etkinliklerin üzerine atlamalı ve onları sizi daha yüksek seviyelere çıkaracak sıçrama tahtaları olarak kullanmalısınız. Bu bakımdan, ne derin düşüncenin ( meditasyon nun ) nede aksiyonun yeterli olmadığı söylenir. Her ikiside gereklidir. Birincisi size ilham ve ümit verir, ikinicisi ise eylem ve sınama olanağı sağlar.

    Başkalarının gelişimine yönelik yapılan yardımlar ne kadar basit ve önemsiz gibi görünürse görünsün, yapılan yardımın nerelere varacağını anlayabilmek mümkün değildir. Bu tesir sizden başkalarına, onlardan da diğerlerine ulaşarak suda genişleyen halkalar gibi bir zaman ve mekan sınırlaması olmaksızın yayılacaktır.

    Cüretkarca ileriye atılıp şansınızı deneyeceğiniz zamanlarda şans çarkı sizin lehinize dönebilir. Ancak böyle olaylar hayatın içindeki ender anlarda gerçekleşir. Bu nedenle olumsuzluklarla sarılı gibi görünen dönemlerde dikkatleri üzerine çekmemeli ve hiçbir şeyi riske atmamalısınız.

    Beklenmedik ve tatsız bir olayın kendinizi kaybetmenize sebep olacak derecede sizi şaşırtması şu kuralı size unutturmamalıdır. Her düşüşün bir çıkışı vardır.

    Endişe verici bir durum önlenemiyor veya değiştirilemiyorsa, ilk kural bütün gücünüzü toplayıp durumu sakin bir halle karşılamaktır. İkinci kural ise gevşeme ve meditasyon ile üstün bir kudreti yardıma çağırmaktır.

    Doğru karar huzurlu bir atmosferde daha kolay alınır. İhtiras, gerilim veya depresyon gibi güçlü olumsuz haller içsel bir kaos yaratarak sağlıklı kararlar alınmasına engel olur.

    Tanrı'yı düşünmeye veya kendi varlığı hakkında derinleşmeye zaman ayırmayan kişi - erkek olsun - kadın olsun acınacak haldedir. Çünkü bu tip hallerde ulaşılan gerçeklerin ve sezgilerin rehberliğinde, himayesinden ve ilhamlarından mahrum kalındığı müddetçe sarf edilen çabalar boşa zaman harcamaktan öteye geçmez.

    Dua edildikten sonra , probleme eninde sonunda bir çözüm bulunacağına yürekten inanarak günlerce, hatta haftalarca sükunet ile bekleyiniz. Çözüm ve yol gösterme sezgisel bir biçimde içeriden gelmediği takdirde, bir olay, bir karşılaşma veya çevresel bir etki tarzında size ulaşacak ve yürümesi gereken yönü işaret edecektir.

    Ne zaman yardıma, rehberliğe, korunmaya veya ilhama ihtiyaç duyduğumuz acil bir durum doğacak olursa, o düşüncelerinizi beşeri şuurunuzun bencilce arzu ve beklentilerinden uzaklaştırınız ve duanızda yüce kudretin huzuruna alçak gönüllülükle götürünüz.

    Bir toplumun yaşamında gerçekten önemli olan şey önderlerinin niteliği, yani milletin kaderini gözetleyenlerin karakteridir. Genç insanlar sadece istemenin yetmeyeceğini, karakterin her zaman önemli bir değeri olduğunu, büyük sorumlulukları sembolize eden krallık tacının ancak kendini yüksek ve diğerkamca ilkelere doğru yükselten kişilere emanet edileceğini idrak edemeyebilirler. İlham, yasalara uyumlu yaşamayı sağlar, yapılan işin bereketini artıtır ve ilhamlı öğretmenler daima yükselecektirler.

    Yüce bir amaca adanmış olan mütevazi bir hayat anlamlı bir hayat olur.

    Sinirlenmemize ve kızmamıza sebep olarak bizi tahrik eden, yolumuza çıkan veya çevremize ait olan insanlara kabahat bulmak kolay ve alışılmış bir davranıştır. Ama bunun yerine onları bağışlayarak iyilik düşüncesi beslersek sadece onlarla ilişkilerimiz düzelmeyecek, aynı zamanda kendimizde bundan son derece faydalanacağız.

    Düşünceleri ön yargılarla şekillenmemiş ve duyguları bencillikle lekelenmemiş olan insanların başkalarında bulunmayan vicdani bir yetkinlikle donatılmıştır.

    Yaşamımıza kattığımız samimiyet ve dürüstlük, şuurumuza yerleştirdiğimiz doğruluk ve bilgelik, kalplerimizde taşıdığımız iyi niyet ve denge artıkça, kendimiz ve ilişkide bulunduğumuz bütün insanlarda bu kutsanmanın kapsamına girer.

    Kötülüğe karşı koy ama kötü olma !

    Zevkleri incelten, kişiliği geliştiren, standartları yükselten, davranışları düzelten, ve kendini kontrol etmeyi öğreten bir kültür gerçek anlamda insanlığın gelişimini sağlayacabilecektir.

    Doğru düşünüş sadece entellektüel bir nitelik olduğu gibi ahlaki bir fazilettir.

    Bizler eğitim görmek için dünyaya doğarız. Deneyimlerden ders alır, gerçek ihtiyaçlarımızdan da konularımızı kavrarız.

    Toplum, sanat, düşünce ve politika gibi çeşitli alanlarda pek çok insan eski olana karşı ayağa kalkmakta, yenilikler istemektedir. Yeniler eskiye göre daha değerli olmak zorunda mıdır? Elbette değerli olmaları mümkündür, ama sadece yeni olmaları hoş karşılanmalarına yetmez. Buna ilave olarak eskiye kıyasla daha iyi imkanlar ortaya koymalı, insanların şuurlarında küresel zenginlikler yaratmalıdır.

    Sezgi sizi yanlış yola sevk etmeyecektir,ama onu almanıza vasıta olan şuurlu zihninizin böyle birşey yapması mümkündür. Çünkü şuurunuzun sezgilerinizden gelen mesajı çeşitli şekillerde abartarak, çarçur ederek, hayallere teslim olup boş ümitler ve asılsız korkularla doldurarak kısmen veya tamamen dejenere edebilir. Sonuç olarak sezginin rehberliğinde yanılgıya düşmeden yolunuzu bulduğunuzdan emin olduğunuz anlarda ego kaynaklı yapay sezgilerin oyununa gelmiş olabilirsiniz. Yüce rehberliği saygı ile karşıladığınızı sandığınız sırada, gerçekte ona olan sadakatinizi kaybetmiş olabilirsiniz. Bu yüzden durum zannedildiği kadar basit değildir hatta çoğu insanın bildiğinden çok daha zor ve karmaşıktır. Örneğin, birbiriyle çelişkili iki veya daha fazla hareket tarzı karşınıza çıktığı zaman sezgisel tavsiye almak göründüğü kadar kolay değildir; kaldı ki sıkıntılı zamanlarda bu dahada güçleşir. Çünkü böyle bir zamanda sıkıntıdan kurtulmanın en iyi yolu diye bilmeden veya bilerek bir komplexle önceden tayin edilen her hangi birşeye doğal olarak sarılırsınız. Özel bir şey, olay veya hareket için duyduğunuz istek zihninize sahte bir zegi getirebilir. Eğer buna karşı temkinli olmak isterseniz diğer kaynaklardan, özellikle doğru akıldan onay almamız gerekir. Yinede böyle bir yönlendirilme istemeye karar verdikten ve işinizi zihninizin derinliklerine havale ettikten sonra şuur alanınıza giren ilk düşüncenin mutlaka otantik bir sezgi olması gerekmez. İkinci düşünce, üçüncüsü ve ardından gelenler içinde durum aynıdır. Eğer doğru olarak bir izlenim alınacaksa, onun sabırla alınması zorunludur ve bu çoğu zaman onunla uyumanız, onunla belki günlerce, belki haftalarca onun üstüne uykuya yatmanız anlamına gelir. Güvenilecek sezginiz bütün bu zaman içinde gerçekten oradadır, ama onu bilmenize izin vermeyen engellerde yine içinizdedir Bu sebepten aceleyle içsel yönlendirmeyi kaybetmeyiniz ve onun yerine yanlışlıkla tapılacak taştan bir imaj koymayınız. Sezgisel hakikatlerin kendiliğinden açık olduğunu söylemek yeterli değildir. Yirmi yıl önce size kendiliğinden açık görünen şimdi size kendiliğinden aldatıcı görülebilir. Sezgilerinizi aklınızla bir düzene koyunuz.




+ Yorum Gönder