+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ev Ödevleri Forumunda Sanat yapıtlarını korumanın önemi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Sanat yapıtlarını korumanın önemi








    Sanat yapıtlarını korumanın önemi







  2. Asel
    Bayan Üye





    Sanat yapıtlarını korumanın önemi

    Bu gün korunması gerekenler, tabiî (doğal) çevre ile geşmişte yapılanlar ve yaşatılan değerlerdir. Teknolojinin doğurabileceği tehlikelerin ve nüfus artışının getireceği sorunların henüz olmadığı zamanlarda, bu günkü an*lamda bir koruma problemi yoktu.Sanayi İnkılâbı sonrasındaki tek*nik gelişmeler, hızlı nüfus artışı ve kentleşme; tabiî, tarihî ve kültürel kaynaklarımızın yok olması, mimarî mirasın tahrib olması tehlikesini do*ğurmuş, bunun üzerine "koruma anla*yışı" ve "koruma çabaları" önem ka*zanmıştır.Türkiye'de korumacılık 1950'li yıllardan itibaren gündeme gelmiştir.

    Çünkü bu yıllardan sonra sosyal, eko*nomik, siyasî ve teknik gelişmeler hız kazanmıştır. Bu gelişmeler karşısında bazı tedbirlerin alınmaması ya da plânlama yetersizliği nedeniyle ister istemez pek çok olumsuzluklar ortaya çıkmıştır. Çevre tahribine sebep olan sanayileşme, kentlerin ana dokusunu bozan biçimsiz apartmanlaşma ya da gecekondulaşma ile akarsu ve deniz*lerimizde görülen kirlenme bunlardan bazılarıdır.

    Diğer taraftan, uzun yıllar bilgi, eğitim ve tedbir yetersizliği yüzünden birçok eser tahrip edilmiş, ilgisizlikten yok olmuş, yağma edilmiş ya da kaçı*rılmıştır.Tahrip, kayıp ve yok olma tehlike*lerinin büyümesi karşısmda; bu değer*lerin korunması, değerlendirilmesi ve tanıtılması yalnızca kurum ve kuruluş*ların görevi değil, hepimizin görevi olmuştur.

    SANAT ESERLERİNİ NASIL KORUMALIYIZ?

    Her konuda olduğu gibi, sanat eserle*rinin korunmasında da öncelikle bi*linçli olunması gerekir.Bu konuda eğitilmiş, belli bir bilgi birikimine sahip olan insanlar sanat eserlerinin "niçin" ve "nasıl" koruna*cağını bilirler. Gerekli fedakârlıktan kaçınmadıkları gibi, çevresindeki in*sanları da bilinçlendirirler.Sanat eseri, tabiî, tarihî ve sosyal çevre bütünlüğünün bir parçasıdır. Ko*ruma konusunda "bütüncü" yaklaşım gerekir. Yani herhangi bir sanat eseri, içinde bulunduğu tabiî ve tarihî ko*numdan ayrı tutulmamalıdır.Korumacılıkta, korunacak eserle*rin doğru tanımlanması, tespiti ve bel*gelenmesi şarttır.

    Bu belge ve bilgiler halka tanıtılarak "koruma kültürü" oluşturulur. Sanat eserlerine karşı ilgi ve merak uyandırılır.Koruma, değerlendirme ve tanıtma işinde, haberleşme araçlarınının kulla*nılması gerekir. Dünyada bukonularda yapılan çalışmalar izlen*melidir. Ne gibi problemlerle karşı karşıya olunduğu, problemleri çözmek için ne tür öneriler geliştirilebileceği ve uygulamaların nasıl olacağı anlaşılmalıdır.Koruma, bakım-onarım, değerlen*dirme ve tanıtma işleriyle ilgilenen resmî ya da özel kuruluşlar bulunmak*tadır.

    Başta Kültür Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve bunlara bağlı kuruluşlar, belediyeler, vakıflar, dernekler olmak üzere; çeşitli ilim adamları, sanatçılar, konuya duyarlı olan tüm kişiler yap*tıkları çalışmalarda ortak hareket ede*bilmelidirler.Koruma konusunda çıkarılan yasal tedbirlerin neler olduğu bilinmelidir. Bunların uygulanması sağlanmalı, ül*kede yaşayan herkesin kurum ya da yasalara yardımcı olmalıdır.Her insan mutlaka bir çevre içe*risinde yaşamaktadır.

    Bu çevrede ya*şayan her insanın; halkının sanat zev*kinin gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak, daha huzurlu ve güzel bir dünya içinde yaşamak için kendi im*kânlarıyla yapabileceği pek çok şey olduğu unutulmamalıdır.

    Bu gün korunması gerekenler, tabiî (doğal) çevre ile geşmişte yapılanlar ve yaşatılan değerlerdir. Teknolojinin doğurabileceği tehlikelerin ve nüfus artışının getireceği sorunların henüz olmadığı zamanlarda, bu günkü an*lamda bir koruma problemi yoktu.Sanayi İnkılâbı sonrasındaki tek*nik gelişmeler, hızlı nüfus artışı ve kentleşme; tabiî, tarihî ve kültürel kaynaklarımızın yok olması, mimarî mirasın tahrib olması tehlikesini do*ğurmuş, bunun üzerine "koruma anla*yışı" ve "koruma çabaları" önem ka*zanmıştır.Türkiye'de korumacılık 1950'li yıllardan itibaren gündeme gelmiştir.

    Çünkü bu yıllardan sonra sosyal, eko*nomik, siyasî ve teknik gelişmeler hız kazanmıştır. Bu gelişmeler karşısında bazı tedbirlerin alınmaması ya da plânlama yetersizliği nedeniyle ister istemez pek çok olumsuzluklar ortaya çıkmıştır. Çevre tahribine sebep olan sanayileşme, kentlerin ana dokusunu bozan biçimsiz apartmanlaşma ya da gecekondulaşma ile akarsu ve deniz*lerimizde görülen kirlenme bunlardan bazılarıdır.

    Diğer taraftan, uzun yıllar bilgi, eğitim ve tedbir yetersizliği yüzünden birçok eser tahrip edilmiş, ilgisizlikten yok olmuş, yağma edilmiş ya da kaçı*rılmıştır.Tahrip, kayıp ve yok olma tehlike*lerinin büyümesi karşısmda; bu değer*lerin korunması, değerlendirilmesi ve tanıtılması yalnızca kurum ve kuruluş*ların görevi değil, hepimizin görevi olmuştur.

    SANAT ESERLERİNİ NASIL KORUMALIYIZ?

    Her konuda olduğu gibi, sanat eserle*rinin korunmasında da öncelikle bi*linçli olunması gerekir.Bu konuda eğitilmiş, belli bir bilgi birikimine sahip olan insanlar sanat eserlerinin "niçin" ve "nasıl" koruna*cağını bilirler. Gerekli fedakârlıktan kaçınmadıkları gibi, çevresindeki in*sanları da bilinçlendirirler.Sanat eseri, tabiî, tarihî ve sosyal çevre bütünlüğünün bir parçasıdır. Ko*ruma konusunda "bütüncü" yaklaşım gerekir. Yani herhangi bir sanat eseri, içinde bulunduğu tabiî ve tarihî ko*numdan ayrı tutulmamalıdır.Korumacılıkta, korunacak eserle*rin doğru tanımlanması, tespiti ve bel*gelenmesi şarttır.

    Bu belge ve bilgiler halka tanıtılarak "koruma kültürü" oluşturulur. Sanat eserlerine karşı ilgi ve merak uyandırılır.Koruma, değerlendirme ve tanıtma işinde, haberleşme araçlarınının kulla*nılması gerekir. Dünyada bukonularda yapılan çalışmalar izlen*melidir. Ne gibi problemlerle karşı karşıya olunduğu, problemleri çözmek için ne tür öneriler geliştirilebileceği ve uygulamaların nasıl olacağı anlaşılmalıdır.Koruma, bakım-onarım, değerlen*dirme ve tanıtma işleriyle ilgilenen resmî ya da özel kuruluşlar bulunmak*tadır.

    Başta Kültür Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve bunlara bağlı kuruluşlar, belediyeler, vakıflar, dernekler olmak üzere; çeşitli ilim adamları, sanatçılar, konuya duyarlı olan tüm kişiler yap*tıkları çalışmalarda ortak hareket ede*bilmelidirler.Koruma konusunda çıkarılan yasal tedbirlerin neler olduğu bilinmelidir. Bunların uygulanması sağlanmalı, ül*kede yaşayan herkesin kurum ya da yasalara yardımcı olmalıdır.Her insan mutlaka bir çevre içe*risinde yaşamaktadır.

    Bu çevrede ya*şayan her insanın; halkının sanat zev*kinin gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak, daha huzurlu ve güzel bir dünya içinde yaşamak için kendi im*kânlarıyla yapabileceği pek çok şey olduğu unutulmamalıdır.




+ Yorum Gönder


sanat eserlerini korumanın önemi