+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ev Ödevleri Forumunda Türk edebiyatındaki doğal destanlar islamiyet öncesi nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türk edebiyatındaki doğal destanlar islamiyet öncesi nelerdir








    türk edebiyatındaki doğal destanlar islamiyet öncesi nelerdir







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    türk edebiyatındaki doğal destanlar islamiyet öncesi nelerdir

    türk edebiyatındaki doğal destanlari

    İslamiyet öncesi Türk edebiyatının sözlü ve yazılı ürünleri göçebe bir kültürün izlerini taşır. Doğa, doğa-insan ilişkileri, savaşlar, zafer ve yenilgiler, doğal yıkımlar, kahramanlık, kadına ve vatana olan sevgi bu dönem ürünlerinin başlıca konularını oluşturur. Sözlü geleneğin ilk ve en önemli ürünleri destanlardır. 7. yüzyılda yaşadığı sanılan Saka Hükümdarı Alp Er Tunga'nın ıran ordularını yenilgiye uğratışını anlatan "Alp Er Tunga Destanı", Göktürkler'in bir dişi kurttan türeyişlerini konu eden "Bozkurt Destanı" ve yine aynı destanda yer alan Göktürkler'in demir bir dağı eriterek Ergenekon'dan çıkışlarını anlatan "Ergenekon Destanı" eski Türk destanlarından bazılarıdır. Daha çok dinsel törenlerde ve zafer şölenlerinde okunan ağıtlar, aşk ve doğa şiirleri, atasözleri niteliğindeki savlar ise Türk edebiyatının diğer sözlü ürünleridir. Yazının bulunmadığı dönemlerde dilden dile aktarılan bu sözlü ürünler konusundaki bilgiler çin, Arap ve ıran kaynaklarına dayanmaktadır.
    Türk edebiyatının bilinen ilk yazılı ürünleri ise 6. ve 7. yüzyıllardan kalma Göktürk alfabesiyle yazılmış olan "Orhun Yazıtları"dır. Türkçe bölümlerinin çeşitli dillerde çevirileri yayınlanmış olan yazıtların en önemlileri Tonyokuk, Kül Tigin ve Bilge Kağan adlarına dikilenlerdir. Yazıtlar Türkler'in o dönemde işlenmiş bir yazı diline sahip olduğunu göstermesi ve anlatım zenginlikleri açısından önemlidir. çağın olayları, savaşlar ve zaferlerin konu edildiği bu yazıtlardan o dönemdeki Türkler'in yaşamı, bağımsızlıklarına düşkünlükleri ve halkın mutluluğu konusunda bazı ipuçları elde etmek mümkündür.

    İlk Türk Destanları
    Altay-Yakut: Yaradılış Destanı
    Sakalar Dönemi: Alp Er Tunga Destanı, Şu Destanı
    Hun Dönemi: Oğuz Kağan Destanı
    Köktürk Dönemi: Bozkurt Destanı,Ergenekon Destanı
    Uygur Dönemi: Türeyiş Destanı, Göç Destanı
    Yazılı Dönem (8-11. yy.)
    Bu dönemde Göktürkler ve Uygurlar tarafından kendi alfabeleriyle eserler verilmiştir.
    Türk dilinin tespit edilebilen en eski yazılı metinleri VII. asrın sonlarına ve VIII. asrın ilk yarısına ait olan dikili taşlar (Yenisey ve Orhun anıtları) ve Uygur dönemine ait olan dinî metinlerdir.
    Anıtlar arasında yer alan, Kültigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilen Orhun Anıtları, gerek muhtevaları, gerekse mükemmel dil ve üslûplarıyla Türk dilinin, edebiyatının ve tarihinin şaheserleri arasında yer almaktadır. Abidelerin yazarı Yolluğ Tigin’dir.

    Yenisey Kitabeleri


    Yenisey ırmağı çevresinde daha çok mezar taşlarından oluşan bu kitabelerin edebi olarak fazla bir önemi yoktur.

    Göktürk Kitabeleri

    Tonyukuk Anıtı


    720 yılında Göktürk devleti veziri Tonyukuk adına dikilmiştir. Kitabede Tonyukuk, anılarını ve dönemin tarihini anlatmıştır. Anlatımda, atasözlerine bolca yer verilmiştir.

    Kültigin Anıtı

    732 yılında dikilen anıt Yolluğ Tigin tarafından yazılmıştır. Anıtta Kültigin’in ölümü ve yas töreni anlatılmıştır.
    Kültigin Anıtlarının Türkiye Türkçesi ve Göktürk Türkçesi İle Açıklaması

    Bilge Kağan Anıtı

    735 tarihini taşır. Bilge Kağan’ın yiğitlikleri ve Türk milletine iletmek istediği mesajlar anıtın içeriğini oluşturur. Bu anıt da Yolluğ Tigin tarafından yazılmıştır.

    [I]Göktürk (Orhun) Kitabelerinin Özellikleri[/I]

    Türklerin ilk yazılı eseridir.
    Doğu Göktürklerin tarihine ışık tutar.
    Söylev türünde yazılmıştır.
    Oldukça gelişmiş ve işlenmiş bir dil kullanılmıştır.
    Türk dilinin gelişmişlik düzeyine ilişkin etraflı bilgiler edinilebilir.
    Hem dinî hem de din dışı konular işlenmiştir.
    Tarih, coğrafya ve edebiyata kaynak olacak niteliktedir.
    Türk tarihini, toplumun yaşam biçimini, dünyaya bakış tarzını ortaya koyar.
    Kitabelerde idarecilerin ve sultanların halkı aydınlatması, yaptıklarının hesabını halka vermesi söz konusudur.
    Kitabeleri Strahlenberg bulmuş, 1893’te Wilhelm Thomsen okumuştur.
    Bir yüzleri Göktürk alfabesiyle, diğer yüzleri Çince yazılmıştır.




+ Yorum Gönder