+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ev Ödevleri Forumunda Günlük tutmanın yararları nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Günlük tutmanın yararları nelerdir








    günlük tutmanın yararları nelerdir







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    günlük tutmanın yararları nelerdir


    Günlükler, hatıra defterleri, insanların içlerini boşalttıkları bir arkadaş gibi dertleştikleri dert ortaklarıdır. Geçmişin geleceğe aktarılmasında bir köprü vazifesi gören sırdaşlardır. Her insan bu dünyada hem sosyal bir varlık, aynı zamanda da kalabalıklar içinde bile kendisini yalnız hissedebilen bir bireydir.


    Öz annesi babası yakınları da olsa kimseye açamadığı duyguları vardır kişilerin. Anlatmak, paylaşmak, içini dökmek belki de düşüncelerini duygularını bir düzene sokmak hatta kendi kendisiyle hesaplaşmak ister. Kişinin kendi kendisini anlamasında, kendi derin duygularını ifade etmeyi geliştirmesinde günlüklerin önemli bir yeri vardır.

    Dil gelişimi ve duygusal yönü gelişmiş ve gelişmeye müsait bireyler daha çok günlük tutarlar. Kişinin kendisini sözel olarak ifade etme imkanı bulamaması ya da buna cesaret edememesi de günlük yazmasını teşvik edebilir. Acılar olgunlaştırıcı, geliştiricidir.

    Kız çocukları bilhassa ülkemizde erkek çocuklara göre daha erken günlük tutmaya başlarlar. Bunda kız çocukların dil gelişiminin ve duygusal yapılarının erkeklerden biraz farklı olması etken olsa da bu farklılıklarda yetişme tarzı da rol oynar. Anneler kız çocuklarıyla duygusal konuları erkek çocuklarıyla ise problemleri daha fazla konuşmaya meyillidirler. Bunda çocukların yapısal olarak farklı konulara farklı ilgi göstermesi de etkili olur.

    Çocuk duygusal olarak yoğunlaştıkça, kitap okuyup kelime hazinesi de geliştikçe, düşünceleri ve duyguları artar ve bunları en güzel şekilde ifade edebileceği yerler günlüklerdir. Günlük tutmadaki gaye bazısı içinse sırları paylaşmak değil anıları kalıcı kılmaktır. Bazı çocuklar anne babalarıyla duygusal paylaşım içindedirler. Yazdıklarını, denemelerini, şiirlerini, anne ve babalarına okumaktan hoşlanırlar. Arkadaşları, öğretmenleri, yaşadıkları hakkında konuşurlar. Bazıları ise duygularını sadece arkadaşlarına, kardeşlerine yani yaşıtlarına açarlar.

    Gençlerin bir kısmı ise hiç kimseyle derin duygularını, acılarını, sevinçlerini, öfkelerini, sevgilerini, ümitlerini konuşmazlar, hiç kimseye benliklerini açmazlar. Bu derin duygularını yazarak kendilerini ifade ederler.

    Çocuk ve gencin günlük tutmadaki gayesi ne olursa olsun kendi izni alınarak okunması onun için önemlidir. Bu izin alınmadan günlüğünün okunması onun mahrem alanına girilmesi demektir. Her insanın en yakınları anne ve babası da olsa kimseye açamadığı, söyleyemediği duyguları vardır. Bu mahrem alana müdahale edilmesi kişi için onur kırıcıdır, kişilik haklarına müdahaledir. Birçok anne ve baba çocuklarının bu özel alanına saygı duyarken bazı anne ve babalar da okunmaması gerektiğini bildikleri halde kendilerine hakim olamayarak okurlar. Çocuklar ve gençler kendi izinleri olmadan günlüklerinin okunduğunu öğrendiklerinde okuyan kişilere karşı güvenleri sarsılır.

    Yazdıklarınıza dikkat edin

    Çocuk ve gençler, kendi günlüklerine de olsa her düşündüklerini, hissettiklerini kendi değerlerine de dayanan akıl ve mantık süzgecinden geçirmeden yazmanın mahzurlu olduğunu bilmelidir. Kişinin sonradan pişman olacağı şeyleri yazmaması tedbire daha uygundur. Her insan hata yapabilir, önemli olan hatalardan dönmektir. Kişi yaptığı hataları günlüklerine kaydettiği takdirde sonuçlarına katlanmak durumunda kalabilir.

    Stresin devası günlük
    Özellikle gençlik dönemlerinde, hemen herkesin başvurduğu günlük notlarının derinliğini psikiyatri uzmanları Tanaltay, Alpay ve Kaya değerlendirdi.


    Gençlik döneminde hemen herkesin kaleme aldığı günlük notları, stresten kurtulmanın bir yolu ve insanın kendi kendisiyle hesaplaşması olarak değerlendiriliyor. Türk ve dünya edebiyatına da damgasını vuran "günlük", Dostoyevski'den Sartre'a, Kafka'dan Salvador Dali'ye, Nurullah Ataç'tan Tezer Özlü'ye kadar pek çok sanatçının katı ve karmaşık hayata karşı sığındığı bir "liman" işlevi gördü. Psikolog Suna Tanaltay, "Bizim yeni yetme dönemimizde, hemen herkesin bir hatıra defteri olurdu. Özellikle genç kızların Geceleri uyumadan önce ya da günün boş bir saatinde yaşanmış anılar yazılır, yazılırdı." derken teşhisini koyuyor: "Günlük yazmak stresten arınmanın bir yolu ve insanın kendi kendisiyle hesaplaşmasıdır. Günlüklerin yazıldığı hatıra defterleri, sanki psikoloğa gitmiş gibi duygusal bir rahatlatma sırdaşıdırlar. Yazdıkça boşalır, huzur bulur genç yürekler."

    En yakın arkadaş

    Psikiyatrist Dr. Nihat Alpay da günlük tutmanın insanı rahatlatıcı bir yönü bulunduğunu tekrarlıyor. Alpay'ın tanımı şu: "Duyguları dışa vurmak, hem sıkıntıların, hem de yaşanan güzel şeylerin kağıda aktarılması." İnsanların her sıkıntısını başkalarıyla paylaşamayacağını dile getiren Dr. Alpay, şöyle devam ediyor: "Günlük, başkasıyla paylaşılamayan sıkıntıların dışa vurumudur. Sanki bir arkadaş gibi ona başvurursunuz. Günlük, insanın en yakın arkadaşı gibidir. Anlattıkça deşarj olursunuz Kişi, başkalarına aktaramadığı ruh halini kolayca kağıda döker ve rahatlar. Günlük tutarken sıkıntılar unutulur, yatıştırıcı ilaç alınmış gibi fayda sağlar."

    Neden genç kızlar

    Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Nusret Kaya ise konuya çok farklı bir yaklaşım getiriyor: "Günlük tutulsun; ama eğer hatırlanırsa rüyaların yazılması daha büyük yarar sağlar." Doç. Dr. Kaya, Türkiye'de özellikle genç kızların çevre ve toplum baskısı nedeniyle dışa açılmakta zorluk çektiğini, bu yüzden de günlük ve hatıra yazma yoluna başvurduğunu ifade ediyor. Kaya'ya göre genç erkeklerde böyle bir duruma pek rastlanmıyor.
    KİTABIMDAN BİR BÖLÜM : GÜNLÜK
    Kendimi bildim bileli yazmak istemişimdir. Yazdıklarımı yüzlerce belki de binlerce kişinin okuyacak olma ihtimali ise beni fazlasıyla heyecanlandırır.
    Çocuklar ve gençler için birşeyler yazmak istiyorum çünkü onlardan biraz daha fazla yaşamış ama genç ruhunu kaybetmemek için uğraş veren biri olarak paylaşacaklarım var.
    Çocuklarım olunca ve büyüdüklerinde annelerinin sadece tuhaf aşk hikayeleri yazmadığını görecekler ve onlar da belki ne kadar aptalca olursa olsun hayal ettikleri herşeyi gerçekleştirmek için bir feyz alacaklar.
    Kısa bir kitap yazmak istiyorum. Kitap yazacak şey bulamadığımdan kısa olmayacak. Ben gençken uzun kitapları bitirmeye hiç vakit bulamaz, nerede kaldığımı hatırlamayıp tahmini bir yerden başlayıp, birsüre sonra okuduğum yerleri tekrar okuduğumu farkederdim. Bunca zaman aynı sayfaları okuduğumu nasıl farketmedim, demek bu kitap enteresan değil diyerek kitabı bir kenara fırlatırdım. Nerede kaldığın hatırlanmak zorunda olmayan bir kitap olsun isterdim. En çok ilginizi çeken bölümden başlayabilirsiniz çünkü başı sonu yok ..
    Kitabımın bir kısmı ‘günlük’ olabilir mesela… (genç okuyucularıma soruyorum; mesela aşağıdaki gibi birşeyler sizin ilginizi çeker miydi. Aman doğru cevaplayın, ona göre kitap yazıp yamzamaya karar vereceğim)
    Günlük bölümü
    Zaten okuma yazmayı öğrenir öğrenmez günlük tutmaya başlamışım. Mış'lı geçmiş zaman kullanıyorum çünkü ilkokul 1. sınıfta ne yaptığımı hatırlamıyorum ama eski günlüklerim elime geçtiği zaman her seferinde hayretler içinde neler yazmış, yaşamış olduğuma şaşırıyorum.
    Tam 12 tane günlüğüm var elimde kalan, bir kısmını kaybettim, bir kısmını da kendim yokettim. Bulunduğu zaman başımı derde sokacağını düşündüklerimi, yani ilk aşklarımdan ve hayallerimden bahsettiklerimi. Annem veya erkek kardeşlerimin eline geçme ihitmalinin düşüncesine bile dayanamayarak birkaç tanesini bir yerlere sakladığımı hatırlıyorum. Bir daha da hiç bulamadım, çok iyi sakladığımdan olsa gerek..
    Günlük tutmak çok keyifli birşey, denemediyseniz kesinlikle geç kalmadınız. Aradan 20 sene geçtikten sonra 13 yaşında yaşadıklarımı (yaşımı doğru yazmak zorunda değilim, bu kitap fiction, hayat hikayem değil ne de olsa) bile tüm detaylarıyla okuyabilmenin keyfini sizlere anlatamam. Bunu anlamak için, tıpkı anne olmaktaki gibi, önce sütünden 20 sene geçmesini beklemeniz gerekir. Ama siz benim sözüme güvenerek bugün yazacaklarınızın 20 sene sonrası için çok değerli olacağına iananrak bu konuda yatırım yapabilirisiniz.
    Ayrıca günlük tutarak
    Sizi sinir eden arkadaşlarınızın geçmişte neler yaptığını harfi harfine yazdığınız takdirde ileride yaptıklarını hatırlatarak onlardan öcünüzü alabilirsiniz, muhtemelen o sinir edenlerin bir kısmı çok iyi arkadaşınız olacağı için birlikte gülede bilirsiniz.
    Ne kadar çok aşık olduğunuzu, hepsinde ne kadar üzüldüğünüzü ve bu üzüntünün ilginizi çeken bir diğer insana raslayana kadar sürdüğünü çok net bir şekilde görebilirsiniz. Sizi üzen biri olduğu zaman ortalama kaç sayfa sonra onu unutacağınızı hesaplayabilir, istatistiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
    Babamın dediği gibi herkesin günde en az on saniye aptallık yapabileceğini teyid eder ve dönem dönem bu ortalamayı nasıl arttırdığınızı gülerek tescil edersiniz. Gülme moduna geçebimeniz için yaşadıklarınızın üstünden birsüre geçtikten sonra eski sayfaları okumanızı tavsiye ederim yoksa sadece ağlayak tescil etme ihtimalinizi yükseltirsiniz.
    İşte bu ve bunun gibi birçok şey var yazmak istediğim. Sizce tutar mı yoksa 20 sene sonrasına kendime eğlencelik birşey mi olur bu kitapçık ben karar veremedim, siz verin.
    Sevgiyle ve benimle kalın Günlük tutmanın yararları hakkinda aciklamalar Günlük tutmanın yararları konusunda bilgiler





  3. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye
    günlük tutmanın yararları



    Günlükler kilitli hatıra defterlerinden, sanatsal değer taşıyan yayınlara, çizgi dizilerden online web sitelerine pek çok farklı konseptin ilgi alanı ve kilit konusu halinde, hala. İnternette yayınlanan günlükleri, evet, ünlülerin değil, sıradan kimselerin günlüklerinin bile büyük ilgi gördüğü düşünülürse, günlük tutmanın öylesine yapılan bir eylemden farklı değerlendirilmesi gerektiği anlaşılır. Hem, bakın uzmanlar günlük yazmanın kişi için geliştirici ve organizasyonu kolaylaştırıcı bir yanı olduğunu da söylüyorlar Doktor Phil Rich gibi pek çok uzman, her gün duygu ve düşünceleri yazılı olarak kaydetmenin kişiler için çok geliştirici ve yönlendirici olduğunu savunuyor. Duygu ve düşüncelerinizi kaydederken, kendinizi yeniden gözden geçirebiliyorsunuz.





+ Yorum Gönder