+ Yorum Gönder
Hayat Ve Yaşam ve Evlilik Hazırlıkları Forumunda Küskün Gelin - Evlilik Hikayeleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Küskün Gelin - Evlilik Hikayeleri








    Küskün Gelin - Evlilik hikayeleri



    Babamın dayısı halit dayıyı görmeyeli epeyce zaman olmuştu. Yılların onun
    üzerinde bıraktığı etki sadece saçlarındaki beyaz tellerdi. yüzü sanki hiç
    değişmemişti. iri gözleri pırıl pırıl parlıyor, yanaklarıda hala elma gibi
    kıpkırmızı. hali t dayı güleryüzlü, şakacı, hoşsohbet bir insandır. ben onun
    ençok konşurken sohbetinin arasına şiirler serpiştirmesini severim. benim
    hikaye yazdığımı duyunca babama " bizim gelinin hikayesini mutlaka
    anlatmalıyım, eminim hoşuna gider" demiş. derken babamla birlikte bana
    geldiler. çayını içerken anlatmaya başladı.

    "tarlayı taşlı yerden, kızı kardeşli yerden al diye boşa sölememiş
    atalarımız. bizim oğlana çok dedim ama baba nasihati dinlemedi.alacağın kız
    baba otoritesi, ağabey baskısı görmeli. kavga, hakaret küfür nedir? az çok
    bilmeli. yani hayatın gerçeklerinden haberi olmalı dedim. çünkü oğlum öyle
    ortamlarda büyüdü. davul bile dengi dengine değilmi? o ne yaptı? bula bula
    bir kibar bir ailenin çıtkırıldım kızını buldu. bu kız bizim ailemize göre
    değil dedim, seviyorum,aşığım, ondan başkasıyla evlenmem dedi. kız esmer
    güzeliymiş, tam istediği gibiymiş. oğlum yüzü güzele doyulur da huyu güzele
    doyulmaz dedim. huyuda güzel dedi. ona çok sevdiğim bi şiiri okudum.

    deh dedinmi yürüdümü at
    tut dedinmi tuttumu evlat
    eğer birde güzel huyluysa avrat
    ne işin var düğün evinde
    düğün senin evinde
    gir oyna çık oyna

    güldüm şiir hoşuma gitti. dur dedi daha devamı var. bitmedi.

    deh dedinmi yürümedimi at
    tut deyince tutmadımı avrat
    eğer birde çirkin huyluysa avrat
    ne işin var ölü evinde
    ölü senin evinde
    gir ağla, çık ağla

    oğlum şiirden işine geleni anladı. aşığın gözü kör olduğu gibi kulağıda
    sağırmış meğerse. benim evim düğün evi olacak baba, hiç merak etme dedi.
    allah biliyor kalbimi kızı istemeye giderken vermezler inşallah diye dua
    ettim. oğlanın tahsilimi etkili oldu, yoksa kızlarının arzusunamı karşı
    gelemediler bilmiyorum, hiç nazlanmadan evet dediler.

    düğünden önce çektiğimiz sıkıntıları, maddi olarak ne kadar zorlandığımızı
    burda anlatmıyacağım. kısaca dünürlerimiz sayesinde adını hiç duymadığımız
    markaları ve markalı mobilyaların bizim mahallede bir ev fiyatına olduğunu
    öğrenmiş olduk. boyumuzca borca batıp,elimizdeki bütün imkanları seferber
    edip oğlanı evlendirdik. şöyle bir oh çekip dinlenelim demeye kalmadı,
    düğünden üç gün sonra oğlum bir karış suratla geldi. gelinimiz düğünde
    taktığımız takıları beğenmemiş, ileri geri konuşmuş. bizim oğlanında zoruna
    gitmiş, tartışmışlar. gençleri anlamak zor. ne zaman sevmeyi bitirdinizde
    kavgaya sıra geldi.

    gelin ayıp etmiş doğrusu. bizim halimiz durumumuz belli. bor harç evi onun
    istediği gibi döşedik. bunun üzerine tantanalı bir düğün masrafıda
    eklenince, takı almak için borcu iyice kabartmayı gözümüz kesmedi. dört tane
    bilezik taktık. bir kaç ince bilezikle düğünü ucuz yollu
    hallettiniz.altınıartık köylüler takıyor. ben pırlanta set
    takacağınızı zannetmiştim.
    demiş.a benim güzel gelinim, biz evladımız büyüttük, yetiştirdik koca adam
    ettik, sana verdik. biraz sabırlı olsaydın o sana altında alırdı,
    pırlantada. yok şimdiki gençlerde sabır diye bişey yok. tabii bu
    düşündüklerimi oğluma söyleyemedim. yangına körükle gitmiyim, yuvasında
    mutlu olsun düşüncemle gelini haklı çıkardım. evlilikte olur böyle şeyler.
    hem onun etrafındaki insanlar pırlanta takan insanlar. ona göre davranmalı
    ve düşünde ona pırlanta takmalıydık. gelini mahcup ettik, haklı, git özür
    dile deyip evine yolladım.

    bir hafta geçti. bizim oğlandan ses seda yok. akşam evini aradım. telefona
    gelin çıktı. nasılsın kızım diye sordum konuşmadan doğru oğluma
    verdi. durumdan şüphelendim. oğluma hal hatir sorduktan sonra gelin nasıl
    dedim. bir haftadır küs konuşmuyor dedi. özür dilemedinmi diye kızdım.
    dilemiş ama tartışırken ağır konuştuğu için gelin oonu affetmemiş. oğlumun
    sesi çok kötü geliyordu.oldum olası kimseyle küs duramazdı. annesi ona kızsa
    ve bir beş on dakka onla konuşmasına annesine " anne beni döv ama nolursun
    küsme" diye yalvarırdı. oğluma git çiçek felan alda gönlünü yap deyip teli
    kapattım.








  2. Gizli @ yara
    Özel Üye





    Küskün Gelin hikaye

    her evlilikte küskünlükler olur. karımla bizde birbirimize kırılıp
    küstüğümüz zamanlar olmuştur. küsüpte barışmanın tadi hiç bişeyde yoktur.
    barıştığımız zaman yeni evliler gibi oluruz. fakat öyle uzun küs
    kalamayızki. 1 yada 2 gün. 3. güne kalmaz. rahmetli babam dinimizde üç
    günden fazla küs kalmak yok. 3 günü küs geçirdiğin zaman günaha girersin
    derdi. neyse ertesi gün barıştılarmı diye merak ettim. oğlumun iş yerini
    aradım. eşine gül almış. onu yemeğe çıkarmış barışmışlar. nasıl sevindim
    anlatamam. çocuklar evlenirken anayı babayı dinlemiyorlar ama sorubları
    olduğunda buna anne ve babayıda ortak ediyorlar.

    barışmalarının üstünden 15 gün geçmiştiki oğlum yine bi karış suratla geldi.
    yine tartışmışlar. oğlumu kablıkla suçlamış. " bana su getir, çay yap diye
    emrederek konuşamassın. lütfen yaparmısın diye konuşacaksın demiş.bu sefer
    gelin haklı, ben biliyordum bu tür sorunlar oalcağını. kültür farkı ortaya
    çıktı. oğlanda haklı. bizim evde kimse yaparmısın, edermisin, tutarmısın
    diye dolaylı konuşmaz. neyse çocuk üniversitede yabancılarla konuşurken
    bunları öğrenmiş. kullanmasına kullanıyor ama sonradan örenilen dil ancak bu
    kadar olur. evde bizim evde konuşulduğu gibi konuşulur sanıyor. gelien bizim
    oğlan sen kıymet bilmez bi eşeksin demiş. geçenlerde duyduydum. şimdiki
    sevgiler çiçek adıyla başlayıp hayvan adıyla bitiyormuş sözü meğersem
    doğruymuş. bu devirde aşklar çok hızlı yaşanıp bitiyor.

    bizim gelin bu sefer 2 ay küstü. sadece kocasına değil bizede küstü. bizim
    suçumuz nedir bilmiyorum ama herhalde sebep oplumuzu onun aile yapısına göre
    terbiye etmeyişimiz. böylece gelinimizin huyunu örenmiş olduk. gelin küsmeyi
    seviyor. o gün sonra daha çok küstü. 6 ay küsütğü zamanlar oluyordu artık.
    şimdi iki yaşında bir torunumuz var. oğlum karısının küsmelerinede, evde
    ocağın üstüne bırakılmış yemekleri ısıtıp yemeyede alıştı. işin kötü tarafo
    öğlum evini otel gibi kullanmaya başladı. gelin küsüyor, o kendini gezmeye
    veriyordu. o geziyor parasını çarçur ediyor diye gelin daha çok küser
    oldu.oğlum karım küs nasılsa hesap vermiyorum diye daha çok geziyor daha çok
    para çarçur ediyordu. bir kısır döngünün içinde dönüp duruyorlardı.

    gelinin uzaktan akrabası olan bir tanıdık geldi bize geçen gün. onun
    sölediklerini duyunca şaşkınlıktan ağzım açık kaldı.bizim gelinin babannesi
    bir kere kocasına bir küsmüşve tam 30 yıl kocasıyla hiç konuşmamış. beterin
    beteri varmışda bizim haberimiz yok.allahtan bizim gelinin küsme süresi 6
    ayı geçmemişti. insanoğlu köküne çeker diye boşa dememişler.

    sözünün bu kısmında halit dayının çayını tazalemek için ayağa kalktım. halit
    dayı çayından ir yudum aldı ve devam etti;

    bir gün bizim oğlan geldi. baba arık ben dayanamıycam, boşancam dedi. iyi
    oğlum hemen boşan. sorunlardan kaçmak her zaman en kolay olandır. sende
    kolay olanı tercih et. evliliğini kurtarmak için savaşma, boşan. fakat
    unutmaki kolay olan yol hep kolay devam etmez. ardında zorluklarıda vardır.
    bir çocuğun var, onuda hiç unutma dedim.

    ben öyle deyince gözleri doldu. bende bitsin istemiyorum ama bir ömür böyle
    deavm etmeski dedi. dur bakalım oğlum biz bu gelini küsme huyundan nasıl
    vazgeçiririz diye düşünmeye başladım. gelin küsünce sen napıyorsun diye
    sordum. bende ona küsüyorum dedi. birden beynimde bir ampul yandı. tamam
    işte dedim.o sana küsünce sen ona küsmeyeceksin dedim.tavşan dağa küsmüş
    dağın haberi yok misali tek başına küsülmez. sen onun küsmesine hiç aldırma
    hiç bişi yokmuş gibi onunla konuş, cevap vermesse şaka yap, onu güldürmeye
    çalış. ama küsmesine izin verme dedim. yapmam baba yaaa. öyle şeymi olur. o
    benimle konuşmasın, ben onula konuşmaya uğraşayım. beni ne duruma düşürmek
    istediğinin farkındamısın. benim gururm ne olacak dedi.





  3. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Küskün Gelin hikaye

    kolay kolay hiddetlenmem ama öyle söyleyince kan beynime
    sıçramış.ayağakalkıp bağırmışım. Ne gururu oğlum. karı kocanın yanında
    guru kelimesi
    anlamını kaybeder, etmiyorsada etmelidir. sabah kızar kavga edersin. bir
    daha yüzyüze bakılmayacak laf duyarsın, laf edersin. fakat gece aynı yatağa
    girince hepsini unutursun. seviyorsan unutmalısın. hata yapmayı biliyorsan
    özür dilemeyide bileceksin. kalp kırmayı biliyorsan gönül almayıda
    bileceksin. vel hasıl sözü uzatmalayalım oğlanı ikna ettim ve evine
    gönderdim. epey uğraştı. kolay olmadı. bazen bıktı ama vazgeçmesine izin
    vermedim. gelinide aldım karşıam bak kızım ya boşanacaksın yada güzelce
    yaşayacaksınız. öyle her gün küs her gün kavgalı yaşanmaz. oğlum yuvasını
    kurtarmak için gayret ediyor, sende ona yardımcı olacaksın, ve bu kötü
    huyunu unutacaksın dedim. nihayetinde ben haklı çıktım. gelin küsmeyi
    unuttu. artık kavga etmiyorlar. tabi arada sırada kavgalar olmuyor değil ama
    oda evliliğin tuzu biberi oluyorlar.

    sizi tebrik ederim halit dayı gençleri iyi yönlendirmişsiniz. keşke aile
    büyükleri hep sizin gibi akıllıca davransa malesef hoşgörüsüzlükleri
    yüzünden onlarda yıkabiliyor bazı güzel evlilikleri dedim.

    ykmak kolay, yapmak zor dedi halit dayı. birden bir kahkaha patlattı: aklıma
    geldikçe gülüyorum. bu arada bizim gelinin adı tavşana çıktı. oğlum ona
    tavşanım diyor. onu küsme huyundan vazgeçirmeye çalışırken 1tavşanım yine
    küsmüş" diye ona takılıyormuş. bu tavşan sözü aralrında bi espri olmuş.
    gelin küstüğü zaman oğlum ona tavşanım dedikçe dayanamayıp gülüyormuş.
    arkasından bide ona tavşan diyoruz; ama duymasın. oğluma küsmüyor ama olaki
    bize küser





  4. SuSKuN bELa
    Devamlı Üye
    Bir kadının erkeğinden küskün olması çok kötü bir durumdur kadın erkeğinin gönlünü hoşnut ederse Allah onun günahlarını affeder bir kadın erkeğinin gözlerine bakar erkekte ona bakarsa ve el ele tutuşurlar ise parmaklarından günahları akar bu bakımdan bir kadının eşinden darılmaması gerekir aksine onun gönlünü daha fazla hoş etmesi gerekir.

+ Yorum Gönder


evlilik hikayeleri,  küskün gelin evlilik hikayeleri