+ Yorum Gönder
Hayat Ve Yaşam ve Evlilik Hazırlıkları Forumunda Düğün Psikolojisi Hakkında Bilgi Düğün Psikolojisi Nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mine
    Devamlı Üye

    Düğün Psikolojisi Hakkında Bilgi Düğün Psikolojisi Nedir









    Düğün Psikolojisi ile ilgili bilgiler


    Adamlık dininde insanların yaşamlarında çok önem verdikleri belirli dönüm noktaları vardır, bunlardan bir tanesi de düğünlerdir. Düğün özellikle bayanlar için o kadar önemlidir ki, o gün geldiği zaman herşeyin değişeceğini, tüm hayallerinin gerçekleşeceğini düşünürler. Fakat birçok kişi için düğün günü hayatlarının en sıkıntılı ve en gerilimli geçen günüdür. Çünkü çoğunda yaşanan gerginlik ve tevekkülsüzlük nedeniyle düğünlerde neredeyse büyük bir kabus yaşanır. Bunun nedenlerinden bazıları aşağıdaki gibidir.

    Düğünde gelin, damat ve aileleri belli çıkar hesapları içinde iken, davetlilerin de kendilerine özgü ayrı çıkar hesapları vardır. Nişanlar ve düğünler davetli ailelerin çocuklarına iyi aday bulmaları için ideal yerlerdir. Bu nedenle kızlarını ya da erkek çocuklarını mümkün olduğunca pahalı kıyafetler giydirip beraberlerinde götürürler.

    Düğünde duygusal konuşmalar yapılır. Bazıları yerli yersiz, sebepsiz ağlar. Niye ağladığını kendisi de bilmez. Ailenin en yakınları ve büyükleri en çok ağlarlar. Arada, "elimde büyüdü" demeyi de ihmal etmezler. Gelinin sabahtan itibaren kıyafet ve saç hazırlığı başlar. O günün berber masrafları oldukça fazladır. Herkes o gün neşeli ve cömerttir. Kız tarafı berberin çıraklarına o güne kadar hiç vermediği bahşişleri verir, aristokrat ve zengin gözükmeye çalışır. O gün herkes profesyonel bir organizatör gibi davranır. Etrafa emirler yağdırır, para saçar. Anne, gerekli gereksiz herşeye ve herkese para verir; baba bundan dolayı kavga çıkarır. Bu zaman zarfında sık sık bir köşeye çekilip ağlayanlar olur.

    Daha sonra sıra resim çektirmeye gelir. Fotoğrafçının önündeki üstünde bulut resimleri olan kırmızı, mavi, beyaz renkli bezden fonların önünde gelin bir sandalyeye oturtulur. Damat gelinin yanında poz verir. Samimiyetsiz olduğu açıkça belli olan resimler çektirilir. Bu resimler daha sonra bir ömür boyu etrafa gösterilecektir. Zaten çekilme amaçları budur. Gelinin nasıl bir düğün yapıp ne çeşit bir gelinlikle evlendiğini, damadın gençken nasıl "fiyakalı" olduğunu ileride herkesin görmesi gerekir.

    Nikaha giderken arabanın etrafı arı kovanı gibi dolar. Arabanın arka camında pasta altlıkları yapışıktır, üstünde yaldız kaplı karton harfler bulunur. Bunlar gelinle damadın baş harfleridir. Arabanın plakasında "evleniyoruz", "evlendik" ya da "mutluyuz" gibi kalıplaşmış yazılar vardır. Çoğu arabanın önünde plastik bir bebek oturtulur. Bu, daha sonra doğacak olan bebeğin simgesidir. Aileler gelinle damadın nerede ne yapacaklarını, kimlere ne cevap vereceklerini, nerede gülümseyip, nerede ağlayacakları önceden kararlaştırmıştır.

    Düğüne gelen davetliler de küçük çıkar hesapları yaparlar. Yakında kızını nişanlayacak ya da evlendirecek olan varsa, iyi takı takar ki ileride kendi kızına da pahalı şeyler takılsın. Takıları en çok görünecek şekilde, düğün salonunun ortasına kadar gelerek herkese göstere göstere takarlar. Davetlilerin hepsi gecenin yıldızı olmayı isterler. Kıyafetler ona göre ayarlanır. Taraflar takı takma merasimini özellikle video kamera ile kaydederler. Amaç kimin ne taktığını tespit etmektir. Davetlilerden birine takı takma durumu olduğunda onunkiyle denk olanı takmak esas gayedir. Daha iyisini takmak "enayilik", daha kötüsünü takmak ise fakirlik, belirtisi olarak kabul edilir. Herkes üstüne düşeni yapmıştır. Misafirler bedava yemek yemekten mutludurlar. Aileler de hem hava atmış hem de iyi bir alış veriş yapmış olmanın mutluluğunu yaşarlar. Gelin ve damak ise oldukça yorgun ve rahatsızdır. Bütün masalar gezilip el öpme, tokalaşma merasimleri yapılır. Herkesin gözü üstlerindedir. Özellikle dikkatli davranmak zorundadırlar.

    Tasvir ettiğimiz türden bir düğündeki insanların hemen hepsinin aklında benzer şeyler vardır: Diğer insanlara gösteriş, maddi hesaplar ve dikkatle yerine getirilmesi gereken samimiyetten uzak tavırlar. Buna karşın, bu insanların hemen hemen hiçbirinin aklında Allah yoktur. Hiçbiri, içine daldıkları uğraşıdan silkinip Allah'ı düşünmeyi, O'nu tesbih etmeyi, Rabbimiz'e hamd etmeyi düşünmez. Hareketlerinin Allah'ın rızasına uygun olup olmadığı konusunda da bir kıyas içinde değildirler. Gereksiz yere harcadıkları paranın israf hükmüne girebileceğinin farkında değildirler.

    Önceki paragraflarda saydıklarımız, adamlık dini toplumu içinde kültürel, sosyal ve maddi açılardan standart düzeye sahip bir çoğunluğun evlilik sırasında gösterdikleri klasik tutum ve davranışların, sahip oldukları psikolojilerin bir tasviridir. Tabi ki bundan daha farklı psikolojide ve ortamda evlenen kişiler de olmuştur. Toplumun çeşitli kesimlerinin evlilik konusunda gerek tanışma, gerek evliliğe hazırlık, gerekse törenler açısından birbirinden oldukça farklı tarzları olabilir. Kimisi görücü usulüyle, aileler ya da aracılar vasıtasıyla tanışırken, kimisi okuduğu üniversitede veya çalıştığı iş yerinde ya da arkadaş çevresinde evleneceği kişiyle tanışır. Kimisinin düğünü sıradan bir düğün salonunda, kimisininki beş yıldızlı otelde çok daha gösterişli ve ihtişamlı olur. Kimisi daha klasik, gelenek ve göreneklere uygun bir stil izler, kimisi daha modern, Avrupai bir tarzı benimser, kimileri de farklı ve orijinal bir şeyler yapmaya çalışarak dikkat çekmeye, ilgi toplamaya çalışır. Ancak farklı olan yalnızca mekanlar, dekorlar ya da çiftlerin birbirleriyle tanışma şekilleridir. Önemli olan nokta, adamlık dini toplumunun her kesiminde evliliğin son derece çarpık bir mantık içinde uygulanıyor olmasıdır. Evlilik, birbirini seven ve sayan iki insanın nikah bağı ile bağlanması değil, içinde yüzlerce cahiliye adetinin ve garip ayinlerin yer aldığı, gösterişe, çıkar hesaplarına dayanan, samimiyetsiz ve riyakar tavırlarla bezenmiş bir garip müessese halini almıştır.

    Kültürel ve toplumsal statüleri ne olursa olsun her kesimden adamlık dini mensuplarının, gösterişiyle, hava atmasıyla, beklenti ve menfaatleriyle evlilik olayına yönelik temel mantık ve yaklaşımları, psikolojileri aşağı yukarı birbirleriyle aynıdır: Yani, "Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur" (Hadid Suresi, 20) ayetinde bildirilen bakış açısını taşır ve harfiyen uygularlar. Zaten adamlık dininde Allah'ın rızasının en çoğunu gözetmek, Allah'ın sınırlarını korumak, O'nun belirlediği şekilde bir yaşam sürdürmek gibi kavramlar yer almadığına göre, geriye kalan yegane yol da nefis, heva, heves, tutku ve ihtirasların yolu olmuş olur. Şekiller, yöntemler değişse de, zihniyet hep aynı kalır








  2. AYPARE
    Devamlı Üye





    Düğünler aslında herkes tarafından artık bilinen ve saydamlaşmış ve artık çoğu insanın her düğünde aynı manzaraları görmekten bıktığı bir durumdur. O günün en heyecanlı kişileri ise Gelin ve Damattır çünkü herkes onlarla ilgilenmektedir. Bu durumda her ikisi de kendini çok değerli sanır herkes etraflarında pervane olmuş ya Düğün hazırlıkları çok yorucu geçer genelde ancak artık sıradan herkesin bildiği düğünleri yapmaktansa Sade düğünler tercih edilmelidir.




  3. Eleman
    Devamlı Üye
    Düğünler genellikle evlenecek çiftlerde strese neden olmakta ve evlenecek çiftler arasında gerilime neden olmaktadır. Evlenecek çiftlerin gerilmemeleri için her şeyi fazla takıntı hallerine getirmemeleri gerekmemektedir. Hazırlıkların yetişmeyeceği telaşı düğün masrafları evlenecek çiftler için sorun olmaktadır. Böyle durumlarda evlenecek çiftlere hem ailelerin hemde çiftin arkadaşlarının destek olması gerekmektedir.




+ Yorum Gönder