+ Yorum Gönder
Bilgi Arşivi ve Felsefe Forumunda Bilgi Felsefesi Nedir? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Bilgi Felsefesi Nedir?








    Bilgi Felsefesi


    BİLGİ FELSEFESİ=TEORİSİ-(EPİSTEMOLOJİ) :



    Felsefe’nin geçmişine baktığımızda, oldukça genç bir alandır. İngiliz filozof John LOCKE ve Alman filozof İmmanuel KANT bu yeni alanın başlatıcıları kabul edilmektedir.
    1- Bilgi Teorisi(Kuramı): Felsefe Tarihinde; Bilgi Felsefesi, Bilgi Teorisi(Epistemoloji) adıyla da bilinir. Bu alan, bilgi konusuyla ilgili olarak, daha önce ele alınmayan şu yeni konular üzerinde durmuştur:
    *Bilgi’nin kaynağı sorunu: Bilgilerin nerelerden ve hangi yollarla elde edildiği sorgulanmıştır.
    *Bilgi’nin sınırları sorunu: Bugüne gelinceye kadar hangi bilgilerin hangi boyutta elde edildiği araştırılmıştır.
    *Bilgi’nin değeri sorunu: Elde edilen bilgilerin kapsayıcılığı, geçerliliği ve pratikteki değeri incelenmiştir.
    a) Bilgi Teorisinin Temel Kavramları: Ortaya atılan problemlerde genel olarak; süje(kişi),obje(nesne-varlık), bilgi, gerçek, hakikat, doğru, temellendirme, vb. gibi kavramlar üzerinde durulmuştur.
    b)Bilgi Teorisinin Temel Soruları: Bunlar genel olarak iki grupta toplanır.



    Bilgi Felsefesi.jpg

    *Bilgi’nin Değeri ile ilgili olanlar:
    -Bilgi, varlığın doğru bilgisi midir?
    -Bilgi, gerçeği verebilir mi?
    -Hakikat var mıdır, varsa bilinebilir mi?
    -Bilgilerimiz kesin midir?
    -Bilgi doğru ise, bunun ölçütü(belirleyicisi)nedir? gibi.
    *Bilgi’nin Kaynağı ile ilgili olanlar:
    -Bilginin kaynağı nedir, oluşumunda hangi faktörler etkilidir, nasıl meydana geliyor?
    -Gerçeği bilmek mümkün müdür, bu gerçek ile günlük hayattaki gerçek aynı mıdır?
    Bilgi ve Teorisi, bu ve benzeri sorularını açıklarken belli ölçütlere ve dayanaklara bağlı olmak zorundadır. Bu durum, filozofu; açıklamalarını ‘’Temellendirme’’ zorunluluğuna taşır. Temellendirme; cevabı veren yargıların gerekçelerini göstererek, çıkarım(akıl yürütme)’larla doğrulanmasıdır. Böylece; gerçeğe uygun bilgi olan, doğru bilgi’ye ulaşılır.
    Bilginin ölçütleri, gerçeğe uygunluğu ve kaynağı konusunda Felsefe Tarihinde farklı görüşler oluşmuştur:
    *Akla dayanan bilgi doğrudur : (Rasyonalizm-Akılcılık)
    *Deneye dayanan bilgi doğrudur : (Empirizm-Deneycilik)
    *Fayda’ya dayanan bilgi doğrudur : (Pragmatizm-Faydacılık)
    *Olgu’ya dayanan bilgi doğrudur : (Pozitivizm-Olguculuk)
    *Sezgi’ye dayanan bilgi doğrudur : (Entüisyonizm-Sezgicilik)
    *Fenomen’i dile getiren bilgi doğrudur : (Fenomenoloji-Olaycılık)
    Bunlar aynı zamanda, sadece kendini haklı ve dayanaklarının daha uygun olduğunu savunan dogmatik(=sabit ısrarcı) düşünceler olarak da kabul edilmektedir.
    2-Mantık: Bilgi Felsefesinde, ayrılamaz bir alan olan Mantık, aynı zamanda genel anlamda Felsefe’ye yöntem sağlayan bir alandır. Mantık; bilgiyi çözümleyip doğru düşünerek tutarlı çıkarımlar yapma imkânı sağlar. Bunu yaparken önermelerin içerikleriyle değil, sistemsel çerçeveleriyle ilgilenir. Mantık açısından bilgi’nin Form(biçim)’ları önemli olduğu için, biçimsel (formel) bilim sayılmaktadır. İçerikle ilgilenmek Bilgi Teorisinin işidir.








  2. Zühre
    Devamlı Üye





    Özetle Bilgi Felsefesi

    Bilgi, İlk Çağdan itibaren ele alınmaya başlanmış bir konudur. Bu konunun felsefi bir sorun olarak algılanması ve temellendirilmeye çalışılması ancak Yeni Çağda gerçekleşmiştir. Bu dönemden itibaren bilgi felsefesi, bilginin kaynağını, değerini ve sınırlarını inceleyen felsefe dalı olarak varlığını sürdürmektedir.

    Bilgi felsefesinin temel kavramları, doğruluk (hakikat), gerçeklik ve temellendirmedir. Doğruluk, düşüncenin yada ileri sürülen savın nesnesine uygun olmasıdır. Gerçeklik, zaman ve mekan içinde var olanların tümüdür. Temellendirme ise ortaya konulan sava dayanak ve gerekçe bulma işidir.

    Bilgi felsefesinin temel soruları, doğru bilgi olanaklı mıdır?, insan gerçeği tam ve kesin olarak bilebilir mi?, bilginin kaynağı nedir? vb. dir.

    Bilgi felsefesinin iki temel alanda bu soruları yanıtladığını görürüz. Birincisi, bilginin kaynağı ile ilgilidir. İnsanın bilgiyi nasıl elde ettiği sorusuna farklı yanıtlar verilmiştir. Kimine göre bilginin kaynağı duyu verileri, kimine göre akıl, kimine göre sezgi, kimine göre deney ve gözlemdir. İkincisi bilginin değeri ile ilgilidir. Burada da neler bilgi olarak kabul edilebilir, neyi ne kadar bilebiliriz, bilginin yaşam içindeki önemi vb. sorularına yanıtlar aranır.

    Doğru bilgi olanaklı mıdır? Sorusuna verilen yanıtlar iki grupta toplanabilir. Birinci grupta doğru bilgi olanaksızdır diyenler (sofistler, septikler ve akademi kuşkucuları) yer alır. Sofistler göre, bilgiler yalnızca duyular aracılığı ile elde edilir. Duyu bilgisi bulanık ve karanlık bilgidir. Ayrıca duyuların sağladığı bilgiler kişiden kişiye değiştiği için bilgilerimiz görecelidir. Dolayısıyla kesin ve genel geçer bilgiye ulaşmak mümkün değildir. Bu görüşü savunan filozoflar, Protagoras ve Gorgias'dır.

    İkinci grupta doğru bilgi olanaklıdır (rasyonalizm, ampirizm, kritisizm, entüisyonizm, pozitivizm, Analitik felsefe, fenomenoloji ve pragmatizm) diyenler yer alır.




  3. Zarafet
    Üye
    Bilgi edinme, bilme ve öğrenme insanın en temel güdülerinden ve onu diğer canlılardan ayıran en temel özelliklerindendir. Bu güdüler, insanın ortaya çıkmasından itibaren her yerde ve her zamanda insanın aktivitelerini temelden etkilemiştir. Yani bilgi edinmenin, dolayısıyla da bilginin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir.

    Felsefenin ilk ortaya çıktığı dönemlerde (M.Ö. 7. yüz yıl; Yunan düşüncesi) insanlar ilgilerini bilginin öznesine değil, nesnesine yoğunlaştırmışlardır. Bu da demektir ki felsefenin ilk dönemlerinde insanlar "bilen özne" ile değil de "bilginin konusu olan nesne" ile ilgilenmişlerdir.

    Miletos Okulu'nun kurucusu olan Thales, her şeyin arkhesinin, yani ana maddesinin "su" olduğunu söylemiştir. Aynı şekilde Anaksimandros, her şeyin arkhesinin sonsuz ve sınırsız olan "aperion", Anaksimenes ise "hava" olduğunu söylemişlerdir.

    İşte bunlar, nesne üzerine yoğunlaşan ve yorum yapan düşünce insanlarıdır.

    Herakleitos, Parmenides, Demokritos ve Anaksagoras gibi ilk dönem Yunan filozofları bilginin imkanı, kaynağı, sınırları ve ölçütlerine ilişkin ilk soruları, şüpheleri ve tartışmaları ortaya çıkarmışlardır.

    Sonuç olarak "bilgi" konusunun, felsefî düşüncenin gündemine gelmesi; sofistler, Sokrates ve onu takip eden Platon ve Aristoteles gibi büyük filozofların döneminde olmuştur.





+ Yorum Gönder


varlık felsefesi,  bilgi felsefesi,  bilim felsefesi,  felsefi bilgi