+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Forumacil Misafir Soruları Forumunda İnsandaki bilme eğilimi nedir? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    İnsandaki bilme eğilimi nedir?








    yha bu sorunn cvbı yoqmu;?bulamıym







  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    İnsandaki bilme eğilimi nedir?

    viewer.png




  3. Ziyaretçi
    Nasıl bişey bu yazılı verebilirmisiniz lütfen bana çok lazım




  4. Asel
    Bayan Üye
    İnsandaki bilme eğilimi nedir?


    İNSAN : Biyolojik, toplumsal, kültürel ve ruhsal özelliklere sahip canlı bir varlıktır. Diğer canlıların en önemli farkı akıl ve dil (lisan) sahibi olmasıdır.Akıl özelliği ile insan diğer canlı varlıklardan ayrılır ve bulunduğu çevreyi etkileme ve çevreden etkilenme özelliğini ortaya çıkarır. Yine akılla yaşama şartlarını sürekli değiştirmeye ve geliştirmeye çalışır, bu özellik canlı varlıklardan sadece insanda vardır.Akılın sağladığı bu üstünlükleri de lisan (dil) aracılığı ile sembol, işaret olarak anlaşma aracına dönüştürür. Bu da insanın toplumsal bir varlık olma özelliğini öne çıkarır.



    TOPLUM: Toplu yaşamak iç güdüsü ve yardımlaşma arzusu ile bilinçli olarak, bir arada yaşayan insan topluluklarına TOPLUM denir. İnsan diğer insanlarla toplum halinde yaşarken, çeşitli ilişkilerde bulunur.

    İNSAN İLİŞKİLERİ: Birbirinden haberi olan en az iki insan arasında bir süre devam eden, anlamlı, belirli amaçları bulunan bir bağdır.

    İnsan ilişkileri oldukça karmaşıktır. Konuları, içerikleri, amaçları çeşitlidir. Bu nedenle iki usta arasında, iki sporcu arasında, iki öğretmen arasındaki insan ilişkileri, içerikleri bakımından farklıdır. İlişkilerin meydana gelişi, gelişmesi, zaman içinde değişmesi ilişkiden ilişkiye değişir.



    İŞ: İnsanların toplumsal ilişkiler içinde, amaçlı olarak yaptıkları uğraşların hepsine iş denir.

    Genel olarak bu şekilde yapılan işin tanımı ilgili olduğu alanlara göre değişir.

    EKONOMİK ANLAMDA İŞ: Mal ve hizmetlerin üretilmesine, araştırılıp bulunmasına, değiştirilmesine, dağıtılmasına ve kullanılmasına yarayan devamlılık ve düzenlilik gösteren her türlü çabaya ekonomik anlamda iş denir.

    ÜRETİM MESLEKLERİ ANLAMINDA İŞ: En az iki hareketle yapılabilen bir mamul eşyayı tanımlar,

    HİZMET MESLEKLERİNDE İŞ; Tamamlanmış bir bakım, onarım. Muayene, kontrol ve montaj faaliyetidir.

    Toplumu tanımlarken toplu yaşama iç güdüsünden ve yardımlaşma arzusundan söz etmiştik, bu iki duygu veya amaçla bir araya gelen insanlar bir takım ihtiyaçlarını gidermek amacı ile bir iş yaparlar yani çalışırlar.

    Sözün burasında insan neden çalışır? Sorusunu ve ihtiyaç konusunu açmak gerekir.İnsan neden çalışır sorusunun cevabını genişletmede önce; ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışır demiştik. O halde önce İhtiyaç nedir önce onu cevaplayalım.

    İHTİYAÇ: İnsanın eksikliğini his ettiği her şey ihtiyaçtır.

    Hemen bir ihtiyaç listesi yapalım.. her birimizin pek çok ihtiyacı var. Her birimiz sadece bir ihtiyaç adı söylersek sınıf mevcudu kadar bir ihtiyaç listesi çıkarmış oluruz.

    Şimdi de hemen ilk sorumuza dönelim;

    İnsan neden çalışır? Sorusuna ilk ve basit verdiğimiz cevap insan ihtiyaçlarını karşılamak için çalışır,olmuştur.O halde insan ihtiyaçları nelerdir?

    İnsan ihtiyaçları 2 ana grupta toplanabilir, bunları;

    1- TEMEL İHTİYAÇLAR: Yaşayabilmek için karşılanması gereken ihtiyaçlardır. Yeme,içme, barınma, ısınma, soluma temel ihtiyaçlardır. Doğuştan gelen ve karşılanmadığı zaman insanın hayatını devam ettiremeyeceği türdendirler.

    2- DİĞER İHTİYAÇLAR: Doğuştan sonra ortaya çıkan, ya da kazanılan, kişiden kişiye, toplumdan topluma değişebilen ikincil özellikte olan, Arkadaşlık, yakınlık, sevme türündedirler. Bunlar ikincil ihtiyaçlardır.

    İki ana grupta sınıflandırdığımız ihtiyaçlar sıralı bir görüntüde ortaya çıkarlar. Moslov’un ihtiyaçlar Hiyerarşisi sıralamasına göre ;

    A ) Fizyolojik ihtiyaçlar ; Açlık susuzluk gibi temel ihtiyaçlardır. Aç olan bir insanın sevgi, özgürlük gibi ihtiyaçlarını düşünmesi söz konusu değildir.

    B ) Güvenlik ihtiyaçları ; Can ve mal güvenliğini, sağlığı, iş sahibi olmayı, ev sahibi olmayı anlatır.

    C ) Ait olma ve sevgi ihtiyacı ; İnsan ihtiyaçlarının sosyal yönünü oluşturur.İnsan bir dine, bir millete, bir kuruluşa ( parti, dernek, kulüp, ) ait olmak ister. Aynı zamanda sevilme, arkadaş edinme ihtiyacı içindedir.

    D ) Saygı görme ihtiyacı ; İnsanlar önemliden önemsize, ya da temelden diğere, ihtiyaçları karşılandıkça, yeni itici güçlerin etkisiyle yeni ihtiyaçlar edinirler, davranış değişiklikleri, giyim kuşam ile ilgili tercihler, iyi görünme , saygı görme arzuları insanları farklı eylemlere sevk eder, bunu başka bir deyişle , “ Kişinin toplumsal statüsünü geliştirmesi olarak da tanımlayabiliriz.

    E ) Kendini gerçekleştirme ihtiyacı ; Alt düzeydeki ihtiyaçların karşılanmasından sonra ortaya çıkan ihtiyaçlardır. Bu aşamada kişi topluma hizmet etmek açısından eylemlerini yönlendirir. Örnek; Gönüllü ( hayır )kuruluşlarına katılma, sportif faaliyetlerde, yönlendirici olmak gibi.

    Şimdiye kadar gördüğümüz ihtiyaçların birbiri ile yakın ilişkide oldukları, hatta zincir halkaları gibi iç içe ve sürekli oldukları ortada şöyle ki;

    İnsan > Toplum içinde yaşıyor > Toplumda insanlar ilişki içindedir > Bu ilişkilerde öncelik insan ihtiyaçlarını karşılamaya dayanıyor > İnsan ihtiyaçları herkesin bir iş yapması ile karşılanıyor gibi bir zincir.

    TOPLUM VE DAYANIŞMA



    İnsanlar toplum halinde yaşamaya başladıkları ilk zamanlarda insanların her biri kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılamıştır. Daha sonra herkes belirgin bir işle uğraşmaya başlamış, diğer ihtiyaçlarını takas (Trampa) yolu ile sağlamıştır.

    M.Ö. 4.yüzyılda yaşayan Eflatun; “Devletin temeli üretimdir. Bir toplumun olması mesleklerin farklı olmasını gerekli kılar. Herkes kendine uygun gelen bir işle uğraşır ve diğer alanlara karışmazsa, üretim daha kolay ve daha kaliteli sağlanır.” Demiştir. Bu görüş zamanla gelişerek Adam SMITH in uzmanlaşma teorisi ile, günümüzde uygulanan uzmanlaşma (İhtisaslaşma) esasına dayanan iş bölümü ile karmaşık ekonomik ilişkileri meydana getirmiştir.

    Bu işlediğimiz kavramların yan yana koyarken bunlara toplu bir anlam vermemiz insani bir şekilde değerlendirme gereğimiz ortaya çıkmaktadır.

    Bu konuyu şöylece özetleyebiliriz; İnsanı çalışmaya sevk eden ihtiyaçların karşılanmasıdır. İhtiyaçları karşılama para ile olduğuna göre para çalışmayı etkileyen önemli bir faktördür. Ancak para amaç değildir, çünkü sadece ihtiyaçların karşılanmasında kullanılan bir değiştirme aracıdır. İnsan ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz. O halde topluma muhtaçtır. Topluma muhtaç olduğuna göre yalnız kendi mutluluğunu değil toplumunda mutluluğunu da düşünmek zorundadır.En azından kendi hakkı kadar diğer insanların da hakkını gözetmek her medeni insanın ilk görevlerindendir. Bütün bu nedenlerden , ferdi ve toplumsal başarı ve insanların mutluluğu dayanışma ile olur. Dayanışmayı gerçekleştirmek amacıyla kurulmuş olan pek çok kamu kuruluşu ile sivil toplum örgütleri vardır, herkesin gücü oranında bu konudaki görevini yerine getirmesi gerekir.

    Toplumu düzenleyen yazılı ve yazısız kuralların içinde (ahlak kuralları, örf ve adetten doğan kurallar, din kuralları) fert ve toplum dayanışması vardır. Mensubu bulunduğumuz medeniyetin esası dayanışmadır. Yaptırımının kaynağı, ilahi ya da sosyal olsun medeniyetimizde başkaları için üzülmek, başkalarının ihtiyaçlarını karşılık beklemeden gidermek, asırlardan beri sistemli bir şekilde mevcut olagelmiştir. Düşünürlerimiz bu özelliğimizi “diğergamlık” olarak nitelendirmişlerdir. Buna karşılık, batı medeniyetinin önemli bir özelliği “hodgamlıktır.” Bu gün bencillik olarak bildiğimiz bu özellikten bütün dünya insanları şikayetçi ve bu nedenle mutsuzdurlar.

    Günümüzde yitirmiş olduğumuz bu hasletimize, özelliğimize, yeniden kavuşmamız halinde toplumumuzun insanları daha mutlu olacaktır.

+ Yorum Gönder


insandaki bilme eğilimi ,  insanın bilme eğilimi,  insandaki bilme eğilimi nedir,  insanlardaki bilme eğilimi,  insandaki bilme egilimi,  insan neden bilme eğilimindedir