+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Forumacil Misafir Soruları Forumunda dünya dili neden ingilizce Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    dünya dili neden ingilizce








    dünya dili neden ingilizce







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    dünya dili neden ingilizce

    dünya dili neden ingilizce


    Bir kere Kurtuluş Savaşı'nı kazanmasaydık bile dilimiz bugünkünden daha yozlaşmış bir durumda olmazdı. Sadece dilde sadeleştirme ve Türkçeye dönüş reformları gerçekleştirilmeyeceğinden biraz daha Arapça sözcük ağırlıklı olabilirdi.

    Varsayalım ki 40-50 yıl sonra Çin her açıdan dünyanın en büyük gücü haline geldi, dünyada ortak dil olarak kullanılan İngilizcenin bırakılıp Çincenin mi kullanılacağını sanıyorsunuz.

    Dillerin kullanımı belki 200-300 yıl önce güç ilişkilerine dayanıyordu. Yedi Yıl Savaşları'nda İngiltere Fransa'yı yenmeseydi bugün Amerika'da Fransızca konuşuluyor olacaktı, ancak bugünkü dünyada durum bambaşka. Bugün o kültürlerini koruma bilinci konusunda herkesin öykündüğü Japonlar bile ilkokullarda Latin harfleriyle Japonca öğretiyorlar çocuklara, sırf ileride İngilizce veya başka bir Batı dilini öğrenirlerken zorlanmasınlar diye.

    İngilizcenin dünyada ortak dil olması bilim, sanat vs.daki üstünlükle açıklanamaz.

    İngilizce dünyada öğrenilmesi en kolay dildir.

    1. Fiil çekimi sadece üç tanedir ve kurallıdır (sadece bir kısmı kuralsız fiillerdir). Türkçeye bakarsanız her kip için farklı bir çekimin olduğunu bazılarında araya yardımcı sesler girdiğini, ses daralması olduğunu vs. görürsünüz.

    2. İngilizcede diğer Batı dillerinin aksine tek bir tanımlık "the" vardır. Bu dil öğrenimini kolaylaştırmaktadır. İtalyancada 7, Almancada 3, Rusçada 4 farklı tanımlık vardır (Fransızca ve İspanyolcada da İtalyancaya yakındır).

    3. İngilizcede isimlere eklenecek çekim ekleri preposition şeklinde bağımsız olarak getirilir (on, at, in vs.). Türkçede ise bu ekler isimlere eklenerek kullanılır. Bu durum da yabancılar açısından Türkçe öğreniminde sıkıntılara yol açmaktadır.

    4. Türkçe konuşan insanların sayısının artmasını istiyorsak öncelikle Türkçeyi Arapça sözcüklerin boyunduruğundan kurtarmalıyız. Çünkü Türkçeye yerleşen Arapça sözcüklerin çoğunda sözcüğün bugünkü anlamı ile asıl anlamı arasındaki bağ kopmuştur.

    Aşağıdaki sözcükleri sıradan bir vatandaşa sorsanız aralarındaki ilişkiyi açıklayamaz.

    Kabza, kabız, makbuz, kabzımal.

    Kabzetmek, almak, tutmak anlamlarına gelir. O zaman kabza yerine sap veya tutak, kabız yerine katılık, makbuz yerine alındı belgesi, kabzımal yerine de toptancı desek başımıza taş mı yağar? (kabzımal kelimesi meyve sebze anlamı içermemektedir, bu anlamı daha sonra kazanmıştır.)

    Devletimizin adı bile Arapça: Türkiye Cumhuriyeti. Sokakta bir anket yapılsın eminim insanların % 80'i cumhurun ne demek olduğunu bilmez.

    Devlet kurumlarında "teşkilat" sözcüğü kullanılırken bunun tam karşılığı olan "örgüt" ne acıdır ki yasa dışı oluşumları tanımlamak için kullanılmaktadır.

    Arapça sözcüklerin Türkçeyi nasıl bir kökeninden kopmuş anlamsız sözcükler keşmekeşine çevirdiği hakkında daha fazla bilgi için Cengiz Özakıncı’nın “Dünden Bugüne Türkler’de Dil ve Din” adlı kitabına bakılabilir.

    Daha biz Türkçeyi ülkenin, halkın dili yapamamışız, nasıl dünya dili olsun.

    Sonuç olarak, zaten zor bir dil Türkçeyi bir de sanki Türkçede bazı şeyleri ifade edecek sözcükler yokmuş gibi Arapçadan ve başka dillerden araklama sözcüklerle dolduruyoruz, ondan sonra da Türkçe neden dünya dili olamıyor diye feryat ediyoruz veya kafamızı kuma gömüp, “Osmanlıyken biraz daha akıllı davransaydık tüm dünya Türkçe konuşuyor olacaktı” gibi gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi olmayan yorumlar yapıyoruz.

    (Türkçeyi bugünkü rezil durumuna getiren Osmanlı olmuştur. Zamanla Fatih'in fermanlarında kullanılan tertemiz Türkçe gitmiş onun yerini 3.Selim döneminde, okunduğunda bir Türk'ün anlayamayacağı, Türkçe ile hiçbir ilgisi olmayan, adına Osmanlıca denen melez bir dil gelmiştir.)




+ Yorum Gönder