+ Yorum Gönder
4. Sayfa BirinciBirinci ... 234
Eğlence ve Muhabbet ve Forumda Başlığı Olmayan Konular Forumunda Anatomik Olan Bütün Paylaşımlar Konusunu Okuyorsunuz..
  1. AGMEHMET
    Administrator

    --->: Anatomik Olan Bütün Paylaşımlar

    Ayak ve Kol Anatomisi

    Kol kemikleri:

    Kol kemik leri üst extremite kemiklerindendir.Savunma esnasında darbeleri kollar karşıladığından kırık ve çıkık olma tehlikesine karşı kol ve el anatomisini bilmek gerekmektedir bu hafta sadece kolumuzdaki kemikleri inceleyelim.Zamanla diğer anatomisine geçeceğiz.
    HUMERUS:
    kalın bir kemiktir.Kolumuzda dirseğimizle ,omuzumuz arasındaki kelın ve tek kemiktir.Gövde kısmına corpus humerus,Üst ucuna ise carput humeru deriz.Yani humerus kemiğimiz carput humeri ile omuz eklemine bağlanır.Bu omuz ekleminde Klavikula ve Ocrimon(skapulanın ucu) ile komşuluk yapar.Humerusun alt ucu dirsek eklemine bağlanır.Bu kemiğin en çok carput humeru denilen kısmı kırılır.Yani düşmelerde ve darbelerde kolumuzun omuz eklemine bakan kısımları kırılmaya öncelikli bölge olduğundan düşmelerimizi omuzumuzu korıyacak şekilde dengeli yapmalıyız.
    Dirseğimizle bileğimiz arasında 2 ince uzun kemik vardır.Os radialis ve os ulna
    OS RADİALİS:
    Ön kol kemiklerindendir.Kemiğin gövde kısmına karpus radialis denir.Üst ucu humerusla birleşerek dirsek kemiğini meydana getirir.Alt ucu ise el bileği eklemine katılır.
    OS ULNA:
    Ön kol kemiklerindendir .Uzun bir kemiktir.Ön kolun iç tarafında bulunan kemiktir.Gövde kısmına carpus ulna adı verilir.Üst kısmında yarımay şeklinde bir çentik vardır.Bu çentiğe oleckrom adı verilir.Olecrom ulnanın en sık kırılan bölümüdür.Özellikle cimnastik ve cirit atmada sıklıkla kırılır.Bu arada taekvondada darbe sonuçlarından en çok burası etkilenir.
    EL BİLEK KEMİKLERİ:
    OSSA CARPİ:
    El bileği kemiğidir.Toplam 8 tanedir.yuvarlak kemiktir.2 sıra halinde dizilmiştir.Üst sırada 4,ikinci sırada 4 tane bulunur.Üst sıradakiler radius ve ulna ile birleşerek bilek eklemini oluştururlar.Alt sıradakiler ise tarak kemikleri ile birleşirler.
    OSSA METACARPİ:
    El tarak kemikleridir.Kısa kemiklerdendir.Her elde 5 tane bulunur.Bir ucları bilek kemiklerine diğer uçları parmak kemiklerine eklem yaparlar.
    OSSA PHALONGES:
    Parmak kemikleridir.Baş parmakta 2 diğer parmaklarda 3 er adet bulunur.Her Elde toplam 14 tane vardır.
    AYAK KEMİKLERİ:
    OS FEMUR:
    uzun bir kemiktir.Vucudun en uzun ve en kalın kemiğidir.Gövde kısmına corpus femur ,baş kısmına ise carput femur denir.
    CARPUT FEMUR:
    Ocekabelum içine yerleşerek kalça eklemini meydana getirir.Femurun alt ucuda diz eklemine katılır.
    OS PATELLA:
    Diz kapağı kemiğidir.sesomoid ibir kemiktir.Tendonlar arasına yarleşmiş bir kemiktir.
    OS TİBİA:
    Kaval kemiğidir bacağın iç kısmında bulunur.Kalın bir kemiktir.üst ucu diz eklemine katılır.Alt ucu ise ayak bilek kemikleri ile birleşir.
    OS FİBULA:
    Uzun ince bir kemiktir.Bacağın dış tarafında bulunur.Üst ucu diz eklemine ,alt ucu ayak bilek eklemine katılır.
    OSSA TARSİ:
    Ayak bilekleri kemiğidir.7 tanedir.iki sıra halinde dizilmişlerdir.
    OSSA MELATARSİ:
    Ayak terak kemikleridir.Her ayakta 5 tane bulunur.Kısa kemiklerdir.
    OSSA PHALANGES:

    Ayak parmak kemikleridir.Baş parmakta 2 diğerlerinde 3 tane bulunur.
    Yanda kolumuzun vucudumuz üzerindeki konumunu görüyorsunuz.Kolumuzda 3 ana kemik vardır.Dirseğimizden

    yukarıda bir tane dirseğimizden aşağıda 2 tane dir.Bunlar dirseğimizde üçlü bir eklem oluştururlar.Aşağıda görmektesiniz.

    Dirsek altında iki kemik olmasının nedeni kolumuza dönme hareketi yaptırmak içindir.Bu iki kemik yani radius ve ulna aşağıda bilek kemikleriyle eklem yaparlar.Burada dikkat edilecek en önemli husus düşme esnasında pazı kemiğimizin üst çıkıntısının en çok kırılma ihtimali olan bölge olmasıdır.Ayrıca bloklareımızı yaparken ve gardımızı aldığımızda el parmak ve tarak kemiklerimzin kapalı olmasına özen göstermeliyiz .Ters bir tekme bu bölgelerde kırılma ve incinmeye sebeb olabilir.Bloklardada dirsek kemiği hassastır.Bu nedenle maçlarda bu bölgeye koruyucu takılır.

    Görüldüğü gibi ayağımızda başlıca 3 üzun kemik bulunur.Bunlardan biri yukarıdadırki Uyluk kemiğidir(Femur). Vucudumuzun en uzun ve kalın kemiğidir.Diğer iki kemikte diz ekleminden aşağıdadır.Baldır ve kaval kemikleri (tişbua ve fibula) .böyle bir dizaynın sebebi bacağa dönme hareketinin yaptırılabilmesi içindir.Bu kemikler diz eklemi denilen yerde bir araya gelerek kompine bir hareket yaparlar.
    Diz eklemi harekette en çok kukuvvet

    binen ve yıptranan bir bölgedir.Bilhassa

    sporcuların menüsküs adıyla çok zorlandıkları bu bölgeyi ayrıntılarıyla anlatacağım.
    yak bilek kemikleri 7
    ayak tarak kemikleri 5 tanedir.Ayak parmak kemikleri baş parmaklta 2 dipğer parmaklarda 3 er adet bulunurlar

    Taekwondoda tekme anında bilhassa bacağımızın iç tarafında bulunan tibia adlı kemiğe dikkat edilmelidir .incilme ve burkulmalar bu kemikle ayak eklem kemikleri arasındaki bögede sıklıkla olur.Uyluk kemiği dediğimiz kemik çok sağlam ve kalındır kolayca kırılmaz ama kırılan bir uyluk kemiği bir taekwondocunun spor yaşantısının bittiği anl----- gelir.

    --->: Anatomik Olan Bütün Paylaşımlar frmacil dördüncü 4 sayfa --->: Anatomik Olan Bütün Paylaşımlar

  2. AGMEHMET
    Administrator
    Omuz Eklemi


    Omuzumuz,boynun iki tarafında bulunan ,kolumuzu göğsümüzle birleştiren kısıma verilen addır.Omuz eklemimiz başlıca 3 bölümden meydana gelir.
    1-Önde Köprücük kemiği(Clavicula)
    2-Arkada kürek kemiği(Scapula)
    3-Dış yanda kol kemiğinin baş kısmı(Humerus head)
    Bu eklem vucudumuzun en oynak eklemidir.Çok komplike hareketler bu eklem tarafından yapılabilir.
    Anatomik olarak omuz bölgesi 3 kısıma ayrılır.
    1-Kürek bölgesi
    2-Koltukaltı bölgesi
    3-Deltoid kas bölgesi(Deltıid kas)

    Kürek kemiğinin çukurunun kıyısında ,kıkırdaktan yapılmış bir dudak vardır.Kol kemiğinin başı bu dudağa temas eder.Kol kemiğinin başının,eklemin içinde durmasını sağlayan çeşitli bağlar mevcuttur.Her hareketi kolaylıkla yapması eklemin çukurunun sığ olmasındandır.Bu nedenle vucudda en çok çıkıklar genelde bu bölgede meydana gelir.
    1-Eklem kıkırdakları
    2-Kürek kemiği
    3-Eklem boşluğu
    4-Eklem sıvısı ve bağı
    5-Pazu kemiği
    6-Eklem kapsülünün kesiti
    7-Pazu kasının kesiti
    8-Eklem kapsülüi

    Omuz eklemi çok kas ve hemik dokusunun bir araya geldiği karmaşık bir eklemdir.Bu nedenle sık sık yaralanmalara ve burkulmalara maruz kalır sporcunun genel sağlık durumunu yakından ekiler
    Gelen omuz sakatlanmaları şu şekillerdeolur
    1-Omuzun burkulması
    2-Omuz çıkıkları
    3-Köprücük kemiği ve humerus(Kol kemiği) kırıkları
    Omuz sakatlanması nasıl anlaşılır

    Çok sığ olan omuz eklemi çukurlarında humerusun(kol kemiği) başı eklem yuvası içinden çok basit çarpma ve düşmelerde dahi yerinden çıkar.Çünki kol kemiği başını yuva içinde tutan şey eklem yuvasının derinliği değil çevre bağlardır.Omuz çıçıkları genelde öne doğru olur.Çünki omuzun önündeki bağlar daha zayıftır.Ancak arka bölgeye doğruda çıçıklar tespit edilebilir.Omuzunun bu durumunu bilen sporcular buna alışıktırlar.Omuz bazen kendi kendine yuvasına girer.Bazende kişi omuzunu yukarıdan ve yanlardan tepesine baskı yapmak suretiyle yerine oturtur.
    Humerusun yani kol kemiğinin baş kısmı tamamen yerinden çıkmış ise bu durum acılı ve ağrılı olur.Bu durumda sporcu dayanıklı ise kendisi veya arkadaşlarının yardımıyla omuzu yerine oturtur.Tabi müsbakalar esnasında doktor olduğundan bu durum halledilir.Ancak antereman esnasında ilk müdahalede sporcunun arkadaşlarına iş düşer.Bu durum son derece acılı olabilir.Zaten bu halde müsabaka ya devam edilemez.
    Eksiksiz bir fiziksel muayene çok önemlidir
    Omuz eklemi veya köprücük kemiği çıkıkları ve incinmeleri genellikle sportif karşılaşmalarda omuz eklemi üzerine düşmekle meydana gelir.Bazende sportif karşılaşmalarda çarpışmalar ve do sporlarında buraya gelen darbeler sonucu olabilir.Kolda şiddetli bir ağrı ve sızı olur.Bir süre sonra eklem civarı şişerHareket kısıtlıdır.Damar ve sinir zedelenmesi olunca,kolda dolaşım bozukluğuna bağlı olarak morarma vya solukluk,sinir arazları gelişebilir.
    Omuz incinmeleri nasıl tedavi edilir.
    1-Müsabaka esnasında soğuk tatbiki
    2-2-3 hafta omuzu hareketsiz tutmak(Tespit yaşlılarda daha fazla 6 hafta kadardır.)
    3-Onun akibinde omuzu ve kasları kuvvetlandirici fizik tedavi ve eksersiz.
    Sık tekrarlıyan çıkıklarda
    1-Kısa süre hareketsizlik
    2-Soğuk tatbiki
    3-fizik tedavisi
    4-Eksersiz
    Humerus(kol Kemiği) kırıkları




    Bu kol kemiği kırıkları genelde yaşlı insanlarda görülür.Yani humerus kırıkları ciddi bir düşmede dahi kolay kolay olmas .Bu kemik kalın ve sağlam bir kemiktir.Kırılmalar hemen kendini belli eder.Saha çok acılı ve ağrılıdır.Saha siyah ve mavi bir renkte morarır.Tabiki Röntgen çekimi ile kesin teşhis konur.Bizim yapacağımız şey kola kelen darbelerde çok acı varsa .bölgede morarma ve şişme varsa hemen hastahaneye koşmaktır.Yanlız böyle bir durumda bizim yapacağımız veya müsabaka esnasında doktorun yapacağı müdahale hemen kolu hareketsiz hale getirmektir.Bu sporcu hastahaneye gidene kadar ağrı ve sızıyı kesecek, sporcuyu rahatlatacaktır.
    Cerrahi müdahale gerekirse hastanede yapılacaktır.Cerrahi müdahale parçalı kırıklarda olur.taekwondoda humerus kırıkları pek olmadığı gibi öyle parçalı bir kol kırılması meydana gelme riski yok gibidir


  3. BiTaNeSi
    Devamlı Üye
    Meme Dokusunun Anatomik Yapısı

    Meme dokusu temelde vücut ter bezlerinden türemiş bir yapıdır ve göğüs bölgesinde 2. ile 7. kaburgalar arasında yerleşmiştir. Dış kısmı cilt ile kaplı bu dokunun iç yapısında salgı bezleri, yağ dokusu ve bağ dokusu bulunur.



    Üstteki resimde memenin iç yapısı yandan yapılan bir kesitte görülmektedir.

    Meme dokusu ile hemen arkasındaki göğüs kası olan "pektoral kas"ın kılıfı ile arasında yer alan boşluk, bu dokuyu nispeten hareketli kılar.

    Memelerin her birinde ortada "meme başı" adı verilen koyu renkli yuvarlak bir yapı vardır. Bu yapının ortasında da "meme ucu" adı verilen silindir şeklinde, sütün esas boşaldığı yapı yer alır.
    Meme başında yer alan salgı bezleri kaygan bir sıvı salgılayarak bu bölgenin esnek kalmasını ve enfeksiyonlardan korunmasını sağlar.

    Her meme, "meme lobu" adı verilen 15-20 adet bağımsız süt üreten birimden oluşur. Her lob kendi içinde 20-40 adet daha ufak alt birime ayrılır. Bu alt birimler yine kendi içlerinde esas süt üreten hücrelerin toplandığı çok sayıda bölüme ayrılırlar.
    Meme dokusu içinde üretilen sütü dışarıya taşımak için çok sayıda süt iletim kanal ve kanalcıkları bulunur. Böylece üretilen süt üretim yerinden kanalcıklara, kanalcıklar birleşerek daha büyük olan kanallara geçer.

    Bebek emdikçe, memenin kanallarında bulunan süt, bebeğin dişetleri ve dudaklarının yaptığı baskıyla hemen meme başında yer alan süt depocuklarına ("sinüslere") ve buradan da meme ucunda yer alan çok sayıda minik deliklerden bebeğin ağız boşluğuna akar.

    Memede süt üreten birimleri birbirine bağlayan ve meme dokusuna sağlamlık kazandıran yapılara "Cooper bağları (Cooper ligamentleri)" adı verilir.

    Meme dokusu hem kan damarları hem de lenf dolaşım sistemi açısından oldukça gelişmiş bir yapıya sahiptir ve dokunun lenf kanalları koltuk altında yer alan lenf bezlerine (aksiller lenf bezlerine) taşınırlar.

    Gebelikte Memelerde Ne Tür Değişiklikler Olur?

    Meme dokusu gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle daha ilk haftalardan itibaren önemli değişikliklere uğrar.
    Gebelik döneminde artan östrojen hormonu memelerin içindeki süt iletim kanallarını geliştirir.

    Yine gebelik döneminde salgısı belirgin olarak artan progesteron hormonu, süt salgısını yapacak olan süt üretici birimlerin büyümesini ve gelişmesini sağlar. Bu değişikliklerde gerekli olan enerji ve besin maddelerini sağlamak için meme dokusuna giden kan akımı da önemli derecede artar ve bu nedenle göğüslerin üzerinde yer alan yüzeye yakın toplardamarlar belirginleşerek daha genişlemiş olarak görülürler.

    Bu değişiklikler neticesinde gebeliğin ikinci yarısından itibaren "kolostrum" adı verilen ilk süt, meme kanallarında salgılanmaya hazır olarak bekler.

    Bazı anne adaylarında gebelik döneminde belirgin şekilde kolostrum salgısı olabilir ve bu normal kabul edilir.

    Prematüre (zamanından önce doğmuş) bebeklerin ihtiyaç duyduğu besin maddeleri ile, miadında (gününde) doğanlarınki birbirinden farklıdır ve buna uygun olarak gebelik haftasına göre kolostrumun bileşimi de önemli değişiklikler gösterir.

    Böylece herhangi bir nedenle prematüre doğum gerçekleşirse bebeğin annesinden emdiği süt, erken doğmuş olmanın getirdiği ihtiyaçlara daha iyi cevap verir.

    Prolaktin ve Oksitosin Hormonları

    Bu iki hormon süt üretiminde ve üretilen sütün süt kanallarında ilerlemesinde önemli görevler üstlenir.

    Bebek meme başını emdikçe annenin beyin dokusunun derinlerinde bulunan hipofiz bezinde "prolaktin hormonu" salgısı artar. Kana geçen bu hormon buradan meme dokusuna geçerek süt yapıcı hücrelerin süt yapımını başlatmasını sağlar.

    Bebeğin emmesi prolaktin salgısını artırması yanında hipofiz bezinden kana "oksitosin hormonu" salgılanmasını da artırır. Hatta yalnızca bebeğin hayal edilmesi veya ağladığının duyulması bile aynı etkiyi yaratabilir.

    Oksitosin hormonu süt üreten hücrelerin etrafında bulunan kas dokusunu harekete geçirerek bunların kasılmasını ve bu kasılmayla da sütün kanallarda ilerlemesini sağlar. Ayrıca oksitosin hormonunun kanalları genişletici etkisi sütün kanallarda ilerlemesini daha da kolaylaştırır.

    Oksitosin hormonunun yüksek dozlarda rahimi kasıcı etkileri de vardır ve bu nedenle bu hormon doğum eylemi fizyolojisinde ve doğum sonrası rahimin kasılarak "toparlanmasında" önemli görevler üstlenir.

    Oksitosin hormonunun rahimi kasıcı bu etkilerinden "suni sancı" oluşturulmasında ve doğum sonrası kanamaları durdurmada da faydalanılır ve bu amaçla bu hormonunun ilaç haline getirilmiş şekli serum içinde dışarıdan verilir.

    Süt üretimi arz ve talep kanunlarına göre işler. Bebek ne kadar emerse o kadar çok hormon salgılanır ve o kadar çok süt üretilir.

    Emzirme Sırasında Neler Hissedersiniz?

    Emzirme eylemi esnasında anne sütü kanallarda ilerlediğinde oluşan "hareketlenme" anne tarafından hissedilebilir. Bunu anneler emzirme esnasında göğüslerde "karıncalanma", "yanma", "uyuşma", "kaşıntı", "ürperme" ya da daha farklı şekillerde, genellikle "tuhaf" ancak "rahatsızlık vermeyen bir şey" olarak hissederler. Bazı anneler ise süt kanallarda ilerlediğinde hiçbir şey hissetmezler.

  4. Şahin
    Devamlı Üye
    Çeşitli anatomik resimler

    anatomi.gif

    anatomi.jpg

    anatomi41.jpg

  5. Şahin
    Devamlı Üye
    Çeşitli anatomik resimler

    anatomi-kas-isimleri.jpg

    the-human-ear.gif

    manken.jpg

+ Yorum Gönder
4. Sayfa BirinciBirinci ... 234


cerebellum anatomisi,  burun ile ilgili afiş,  beyin şeması,  ANATOMİ GÖĞÜS KASLARI,  duyu organımız deri ile ilgili afiş,  göğüskasları