+ Yorum Gönder
Bilgi Arşivi ve Genel Bilgiler Forumunda Yazının Tarihi Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Yazının Tarihi Hakkında Bilgi








    yazının tarihi hakkında bilgi kısaca

    Yazı insanların birbirleriyle iletişim kurmak için dil denen sözlü sistemi belli işaret ve sistemlerle anlatan anlaşma türüdür. Yazılı anlatım insanların çiviyi icat etmesiyle başlar ve eski tabletlerde çivi yazıları bulunmaktadır.







  2. Dilan
    Devamlı Üye





    Yazının Tarihi Hakkında Genel Bilgi

    Bugün yeryüzünde çok farklı yazıların kullanıldığı billinmektedir. Herbir ulusun şimdi kullandığı yazı sisteminin geçmişte kullandıklarıyla tamamen aynı olmadığı da görülmektedir. Bu farklılıklar, yazı anlayışındaki gelişmenin ürünleri olduğu kadar kültürel etkileşim ya da kültür değişikliklerinin de bir sonucudur. Bu nedenle Türk tarihi boyunca hangi yazı sistemlerinin, alfabelerin kullanıldığını incelemeden önce, yazının gelişme tarihine kısaca değinmemiz ve alfabeler arasındaki ilişkileri belirtmemiz yerinde olacaktır.

    Yazının Tarihi9.jpg

    Yazının ilk bulunuşundan günümüzdeki „harf yazısı“ durumuna gelinceye kadar genelde beş aşamadan geçtiği kabul edilmektedir: Madde yazısı – resim yazısı – düşün yazısı – ses yazısı – harf yazısı.

    Madde yazısı:Anlatılmak istenen şeyin, çevrede bulunan çeşitli maddelere, simgelere başvurularak belirtilmek istenmesi. Örneğin dolmen ya da menhir denen dikili taşlar mezar anlamına gelmektedir. Yere değişik biçimde dikilen sopalar, bunlara ya da dallara sarılan değişik renk ve biçimdeki iplikler, bezler de madde yazısı sayılmaktadır.

    Resim yazısı (pictographie): İstenilen şeyi anlatmak amacıyla kayalar üzerine belirli işaretler kazımakla başlayan bu yazı türü giderek anlatılmak istenen nesnenin resmini yapmaya dönüşmüştür. Resim yazısı ilk kez Mezopotamya‘da arkasından Mısır`da bulunmuştur.

    Düşün yazısı (ideographie): Düşüncelerin belirli simgelerle anlatılması demek olan bu tür, resim yazısının gelişmesi sonucunda bulunmuştur. Sümer Çivi Yazısı ile Mısır Hiyeroglif`i bunun en belirgin örnekleridir.

    Hece (ses) yazısı (phonographie): Şekil yazısından seslerin, hecelerin belirtildiği yazıya geçiş, yazı tarihinde ikinci büyük gelişmeyi yansıtmaktadır.

    Harf yazısı, abece (alfabe): Hece yazısında tek heceli sözcüklerin zamanla “sesli” elemanlarını yitirip “tek ses” işareti haline gelmeleri ya da şekil yazısındaki işaretlerin stilize edilip belirli bir sesi belirten simgelere dönüştürülmesi, yazının gelişmesinde son aşamayı oluşturmaktadır. Bu simgeler dizisinde ilk işaretlere Yunanca`da alfa, beta, Arapça`da elif, be denildiği için tüm dizgenin adı Arapça`da elifba olmuştur. Dilimize önceleri bu biçimde geçen ad, Türkçe`deki ses uyumunun etkisiyle „alfabe“ ye dönüşmüştür. Bu, harflerin adlarının sıralanmasından oluşan bir ad olduğundan ötürü de Türkçe`nin özleştirilmesine paralel olarak alfabe yerine „abece“ denilmeye başlanmıştır.

    Yazının asıl doğup geliştiği bölge Ortadoğu olup, alfabenin tarihi bu yörenin eski tarihi ile iç içedir. Mezopotamya‘da Sümer dünyasında başlayan piktografi denen resim yazısı, çivi ve hiyeroglif diye iki karakterde gelişmiştir. Sümer çivi yazısı Akad ve Elam dönemlerinden geçerek Anadolu`ya ulaşmıştır. Anadolu`da ilk yazı örnekleri M.Ö. 2000 başlarında ortaya çıkmaktadır. Resim yazısı ile başlayan bu tür, sonradan bir hece yazısına dönüşmüştür. Hititlerin kullandığı bu yazı türü onlardan Urartular`a da geçerek M.Ö. VI. yüzyıla kadar varlığını sürdürmüştür.

    Sümer erken resim yazısından etkilenen ikinci kol, Mısır Hiyeroglif yazısı ise, bugünkü alfabenin bulunmasını sağlayan kaynak olmuştur. Yazının tarihsel gelişiminde asıl büyük aşama resim yazısından heceye geçişte olmuş, bu da Ortadoğu`da Fenikeliler tarafından gerçekleştirilmiştir. Fenike hece yazısından sonraki atılım harflere geçiş olmuştur.

    Ortadoğuda Yunan ve Arami alfabeleri olarak iki yönde başlayan gelişmeler, bugün yeryüzünde kullanllan alfabenin çok büyük bir kısmını meydana getirmiştir. Yunan alfabesinden çıkartılan Latin ve Slav alfabeleri, Avrupa ve Amerika kıtalarını kapladıktan sonra öteki kıtalara da yayılmaya başlamıştır. Arami kolundaki değişme ve gelişmeler de İbrani, Sogd, Ermeri ve Arap alfabelerini doğurarak daha çok Ortadoğu`da yaygınlık kazanmış ve Afrika`yı etkileyebilmiştir.

    Uzakdoğu ülkelerinde Çin`de ve Japonya`da kullanılan resim – hece yazılarının Mezopotamya`dan kaynaklanmadığı, bunların bağımsız bir gelişme olduğu kabul edilmektedir.

    Türklerin kendilerine özgü yazıları olarak bilinen Göktürk alfabesinin kökeni sonra değineceğimiz gibi oldukça tartışmalıdır. Uygur alfabesinin ise Sogd alfabesinden çıktığı bilinmektedir.





  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Yazı çok eski zamanlar da bir ihtiyaç doğrultusun da icat edilne bir şeydir. bilindiği gibi yazı bulunmadan önce insanlar anlatmak istediklerini duvara çizmiş oldukları resimler ile aktarmaya çalışıyorlar dı ancak sümerlilerin bulmuş olduğu çivi yazısı ile bu devir kapandı.




+ Yorum Gönder