+ Yorum Gönder
Biyografi ve Genel Biyografiler Forumunda Yahya Kemal Beyatlı Pakistan Elçiliği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Yahya Kemal Beyatlı Pakistan Elçiliği








    Yahya Kemal Beyatlı Pakistan Elçiliği

    Yahya Kemal, 1946 seçimlerinde meclise giremedi ve bağımsızlığını yeni ilan etmiş Pakistan’a 1947’de büyükelçi olarak atandı. Yaş haddinden emekli oluncaya kadar Karaçi’de elçilik görevini sürdürdü. 1949’da yurda döndü.


    Yahya Kemal Beyatlı.jpg







  2. Hiranur
    Devamlı Üye





    Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri

    AKINCILAR
    Şiire Yorum Yapın Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

    Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi "ilerle"
    Bir yaz günü geçtik tunadan kafilelerle

    Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
    Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan

    Bir gün yine doludizgin atlarımızla
    Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

    Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
    Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik


    BİR BAŞKA TEPEDEN

    Şiire Yorum Yapın Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
    Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
    Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
    Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

    Nice revnaklı şehirler görünür dünyada,
    Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
    Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada
    Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.


    EYLÜL SONU

    Şiire Yorum Yapın Günler kısaldı. Kanlıca'nın ihtiyarları
    Bir bir hatırlamakta geçen sonbalarları.

    Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa
    Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa

    İçtik bu nadir içki'yi yıllarca kanmadık
    Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!

    Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
    Lakin vatandan ayrılışın ıztırabı zor.

    Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile,
    Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile.

    SİSTE SÖYLENİŞ

    Şiire Yorum Yapın Birden kapandı birbiri ardınca perdeler
    Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler?

    Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden
    Firuze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden?

    Benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;
    Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri.

    Bir devri lanetiyle boğan şairin Sis'i.
    Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi.

    Hülyama bir eza gibi aksetti bir daha;
    -Örtün! Muebbeden uyu! Ey şehr! -O beddua

    Hayır bu hal uzun süremez, sen yakındasın;
    Hala dağılmayan bu sisin arkasındasın.

    Sıyrıl, beyaz karanlık içinden, parıl parıl
    Berraklığında bilme nedir hafta, ay ve yıl.

    Hüznün, ferahlığın bizim olsun kışın, yazın,
    Hiç bir zaman kader bizi senden ayırmasın.

    SESSİZ GEMİ

    Şiire Yorum Yapın Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

    Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
    Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

    Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
    Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

    Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
    Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

    Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
    Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.

    Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
    Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden





+ Yorum Gönder