+ Yorum Gönder
Kişisel Sayfalar Özel Forumlar ve Gizliyara Özel sayfası Forumunda Akıcı konuşmak için yapılan egzersizler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Akıcı konuşmak için yapılan egzersizler








    akıcı konuşmak için yapılan egzersizler







  2. Mine
    Devamlı Üye





    Akıcı konuşmak için birey ne yapmalıdır

    BU UYGULAMALARIN BİR UZMAN EŞLİĞİNDE YAPILMASI GEREKMEKTEDİR.

    Abana’dan Adana’ya abarta abarta apar topar ahlatla ağdalı avuntucu ahmak Ahmet’in avandanlıklarını aparanlardan Acar Abdullah ile Aptal Abdi akşam akşam bize geldi.
    Al bu takatukaları, takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı, takatukaları, takatukalamam derse takatukaları takatukacıdan takatukalatmadan al getir.
    Adalardan adalara adanan Adanalı Abroşun abarta abarta, Ahlatlı ağdacının avutucu, avuntucu, ahmak, aptal Abdurrahman’ın apraşı ağır ağır gidiyordu.
    Iğdır’ın ığıl ığıl akan ılıman ırmağının kıyıları ıklım tıklım ılgın kaplıdır.
    Ilım ılınan, ılıcalı ılıcalı akan ılık Iğdır Irmağı’nın kıyıları ıkır tıkır ığrıp ağaçlarıyla kaplıdır.

    • Okmeydanı’nndan Oğuzeli’ne otostop yap; Oltu’da volta at, olta al; Orhangazi’de Orhanelili Orhan’a otostopçuluk öğret, sonra da Osmancıklı Osman’a otoydu, fotoydu lotoydu, say dök.
    • Oluklu’dan Kozlu’ya, Kozlu’dan Oğuzeli’nin Otçuk Otogarı’na oba oba, ot toplaya toplaya Posoflu Osman’ın ocağına vardı.
    • Uluborlulu utangaç Ulviye ile Urlalı uğursuz Ulvi uğraşa uğraşa Urfa’daki urgancılara uzun uzun, ulam ulam urgan sattılar.
    • Ulubatlı utangaç Ulaş’a uğursuz Ulunay’ın uzun uzun uzattığı urganı uğraşa uğraşa aldı.
    • İbibiklerin ibibiklerini iyice iyileştirmek için İstinyeli istifçi İbiş’in istif istiridyeleri mi, yoksa, İskilipli İspinoz işportacı İshak’ın işliğindeki ibrişimler mi daha iyi, bilemiyorum.
    • İbiş’le Memiş, mahkemeye gitmiş, mahkemeleşmiş mi, mahkemeleşmemiş mi?
    • İnim inim inleyen ibiliklerin, ibibiklerin ibiklerini ibrişimli iplikle ipil ipil istifleyen İskilli İskilipli’nin işliğinde toplandık.
    • İbrikleri icat eden içli idealist İffet, ihtiyar ikiz ilerici imparatoru, İncirlili ipekçi iri İspanyol’un işaretli iti ile iz sürüp iyice izledi.
    • Eğer, Eleşkirtli eleştirmen Eşref ile Edremitli Bedri’yi Ege’nin en iyi eğercisi biliyorlarsa, ben de en iyi Ermenekli Erdem, Ergene’nin en iyi elektrikçisidir, derim.
    • Ertenekli Örtenekli, Ergene’nin ecesi, Esentepe’nin eğlencesi, Erdenler erkete Erdem’le bize geldiler.
    • Ezineli emin Emin’in kızı ellilik Emine, bir eli ile mendilini salladı, bir eli ile elli bine el eyleyip zengin oldu.
    • Erzurumlu Efruz Efendi’nin evde kalmış, evlenmemiş ebesi, Edirne emini İskender Efendi’ye, “evet” deyip evlenmelide mi ev edinmeli, yoksa evlenmemelide mi ev edinmeli.
    • Ebe Ecel, edepli Efe egemen eğitimde ejderli ehliyetini ekleyerek ellerini emeklinin entrikacı spekürcü erkek esmer eşine etejerli evinde eyvah diyerek ezberletti.
    • Ecelerin Eceabat’taki evlerindeki tekir kedi, tenceredeki elli dirhem eti kendi kendine yedi.
    • Özbeöz’ün özbeöz Ödemişli öngörülü öğretmeni Özgüraslan ile Özgülaslan özellikle özerk ön öğretimde öylesine özverili övünç verici ve övgüye değer kişiler ki, hani tüm öğretim örgütleri içinde en özgün örnek onlardır, diyebilirim.
    • Özellikle özerklik üzerine Özdemir’e özgü, özgün ve özgül özellikleri izleyen Özbekli Özkan’la, Özakman, Izgan, Uzken, Özülken, Ozanlara uzanarak ezeli üzüntülerini azalttılar, azalttılar; sonra da kuşları azat ederek yan gelip yattılar.
    • Özüne özgü özverili Özgür’ün özellikli özerk öğretiminde ödenekli örnek çalışmalarına ozan Özakman da ortak oldu.
    • Ürdünlü ünlü üfürükçü Üryani, Ünye, Ürgüp üzerinden ülküdeşlerine, üstüpü, üstübez, üvez, üzüm, üzengitaşı ve üzünç götürürken, Üveyik’ten ürüyerek, üvendirlerini sürüyerek yürüyen üçkağıtçıların ürküntü üreten ünü batasıca ünlemleriyle ürküverdi…
    • Üveçli Üvezli, Ürgüplü üzümcünün üzüm üzüm üzülen, süzüm süzüm süzülen Ünyeli üzengili güzelini üvendireyle ürüye sürüye götürdü.
    • Farfaracı Fikriye ile favorili faso fiso Fahri, Fatsalı Fatma’yı görünce, fesleğenci feylesoy Feyyaz’ı fındıkçı Ferhunde’yi anımsatarak feveran ettiler.
    • Felemenkte Felemenklerin Felemenkçe mi konuştuklarını düşüne düşüne fertliği çektiler.
    • Fermanlı fabrikatör farmason Fuat, filden, fiilden, fısıltıdan, fosildan, flütten, filitten, fötrden fellik fellik kaçar.
    • Fasa fisocu Fikret, Fatsalı ile fesleğenci Feyyaz’ın fındıkçı Ferhunde’si Felemenk’e fink atmaya gittiler.
    • Pınarbaşı’nın pimpirik pompacısı Pötgürgeli pazvantoğlu pusatçı, paskalyadan palaskasız pisbıyık paskal Pasin, pülümürlülere pülverizatörün Türkçesini satmış. Pülverizatörün Türkçesi mi ne? Püskürteç.
    • Pohpohçu pinti profesör pofur pofur pofurdayarak hınçla tunç çanak içinde punç içip pülverizatör prospektüsünü papazbalığı biblosunun berisindeki papatya buketinin bu yanına bıraktıktan sonra palas pandıras Pülümür’le Pötürge’den getirdiği porsuk pötikare pöstekiyi Paluluların pıtırcık pazarında partenogenez pasaparolasıyla pervasız pervaz peyzajını ve peronospora pestenkerani pestilini posbıyıklı pisboğaz pedagoga Pınarbaşı’nda beş peşkirle peş peşe peşin peşin peşkeş çekti sonra da pılısını pırtısını topladı.
    • Pingpong, pingpong, pingpong! Piyano pingpong! Piyano pingpong! Piyano pingpong! Piyano pingpong! Ping!… Pong!… Pong!… diyerek Posof’un pisipisi otundan yapılma piştovsu piposunu tüttüre tüttüre petalinise doğru paytak paytak yürüyüp gitti.
    • Pireli peynirle perhizli pireler tepelerse, pireli peynirle de pır pır pervaz ederler
    • Pötürgeli pompacı pimpirik Pusat’ın posbıyık mı pisbıyık mı oğlu Pulumurlu Pınar’la Pasin’e gitmiş.
    • Marmara’daki Karmarişli mermerciler mermerciliği meslek edinmişler, ama Mamak’taki mamacılar manyetizmacılıkla marmelatçılığı meslek edinememişler.
    • Marmaris’ten Marmara’ya maviş maviş menevişli mermerlerle mermerciler, mamacılar ve marmelâtçılar mırın kırın, mışıl mışıl gittiler.
    • Mehmet’in mercan tesbihini imamelemeli mi, imamelememeli mi?
    • İbiş’le Memiş, iş miş dememiş, itişmiş, kavga etmiş, mahkemeye düşmüşler, mahkemeleşmişler. İş miş dememiş, itişmiş, kavga etmişlerde mi mahkemeye düşmüşler; iş miş demiş, itişmemiş, kavga etmemişlerde mi mahkemeye düşmüşler?
    • Vırvırcı Vedia ile vıdıvıdıcı Veli, velinimeti vatman Vahit’e vilayette veda edip Vefa’ya doğru vaveylasız, velevasız velespitle volta vururlarken voleybolcu Vatran, virtüöz Vicdani ve Viranşehirli vatansever, viyolonselist Vecibe ile karşılaştılar.
    • Vıdıvıdıcı ve vırvırcı Vanlı Veli’nin Vefalı vatandaşı Vahit vatanseverine veda edip vilayette vola vura vura, vayvaycı Vicdani ve Viranköylü Vahap’la karşılaştı.
    • Vefasız Vahap, farfara fırıldayışlı vefalı fırıldağını vınlayan yele fırlatan Veli’nin de vaktiyle vefalısıymış.
    • Babaeskili babacan Bahri Beberuhi Bedri ile bıyıksız bıçkıcı bıngıldak Bigalı bikes Bahri’nin Bigadiç’teki bonbon banmarşesine varmışlar, oradakilerin yüzlerine bön bön bakarak, büyülü büyük buhurdanlığı buğulu buğulu boşaltıp bomboş bırakmışlar, sonra da Bodrum’da gözden kaybolmuşlar.
    • Bir berber bir berbere bre berber gel beri beraber bir berber dükkanı açalım, demiş.
    • Büyük büyük büyülteçli, babacan Babaeskili bonboncu Bilal’le Bigalı bıngıldak Bahir’in bön bön bakışlarına, bomboş büyülü, büyük büyük laflarına kızıyordu. Bir berbere, bir bibere bre berber beri gel biber al, diyordu.
    • Be birader buraya bak… Başı bereli, burma bıyıklı beti benzi bembeyaz, beberuhi boylu Bilal’in burnuna biber kaçırıp, bir bebek gibi bar bar bağırması, bir bakıma hoş, bir bakıma boş, berbat bir hal değil midir?
    • Sazende Şazi ile Zifos Zihni zaman zaman sizin sokağın sağ köşesinde sinsi sinsi fiskoslaşarak sizi zibidi Suzi’ye sonsuz ve sorumsuz bir hayasızlıkla ikide bir şikayet ederler.
    • Sason’un susuz sazlıklarında sadece soğanla sarımsak yetişebileceğini söyleyen Samsunlu sebzecilerin sözüne sizler de sessizce ve sezgilerinize sığınarak inanabilirsiniz.
    • Safranbolulu Safinazla Salihlili Salih Sivrihisar’da soğuk almışlar, sinüzit olmuşlar, sonra sımsıkı sarınarak söylenmesiz Seyitgazi’ye varıp, sarımsaklı suteresini susarımsağı ile karıştırarak suyunu süzmüşler.
    • Sen seni bil, sen seni, bil sen seni sen, seni bil, sen seni, bilmezsen sen seni, patlatırlar enseni.
    • Şiş şişeşi şişlemiş, şişe, keşişe, şiş demiş.
    • Şavşatlı Şaban, şarkışlalı şipşakçı Şekip, bir de şıp sevdi Şehime Şişhane’den şeytankuşu mu, şömine masası mı, masa şemsiyesi mi, şoşon mu, şezlong mu ne, bir şeyler almaya gittiler.
    • Issız Sivrihisar’ın sarsıntısız şosesi üstünde zırıltısız sızıltısız bir yaz köşesi seçip sazsız, cazsız ve susuz, içkisiz sırf sosisonla işsiz bir yaz sürmek isteyişimizin sırrını sezişinize serzenişsizce sustum.
    • Sazsız sözsüz, sarsıntısız bir yaz meşesi için işsiz, sessiz, serseri bir Sivrihisarlı isteyişimizin sızısını size serzenişlerle anlatamam ki.
    • Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada boş su şişesi.
    • Paşa tası ile beş tas has kayısı hoşafı
    • Şemsi Paşa Pasajı’nda üç tas has kayısı hoşafı…
    • Şu şosenin, serili serseri resimleri şasisinin şoşonsuz taşımasına şaşarsınız da, şosenin sansarlaşmış suratlı dişsiz şaşı anası onun şu son şansına şaşmaz mı sanırsınız?…
    • Şu dağda beş boş eşek, beşi de bez yüklü besili beş boz eşek.
    • Cemil, Cemile, Cemal cumaları cilacı cüce Canip’in cicili bicili cumbalı ciltevinde cümbür cemaat cacıklı civcivle cücüklü cacık yerler, sonra da Cebecili cingöz coğrafyacının cinci ciciannesinin cırcırböceğini dinlerler.
    • Ocak kıvılcımlandırıcılarından mısın, kapı gıcırdatıcılarından mısın? Ne ocak kıvılcımlandırıcılarındanım, ne kapı gıcırdatıcılarındanım.
    • Cumaları cumadan cümbür cemaat cicili bicili, cücüklü cacıklı cingöz, candan ciltçi Cemal’in cumbalı evine koşardık.





  3. HaKHaN
    Özel Üye
    Akıcı konuşmak için 5 önemli nokta

    Yorumlamak

    Akıcı konuşmayı geliştirmek için yorumlama egzersizi çok faydalıdır. Etrafınıza bakın, gördüğünüz herhangi bir kişiyi, cismi , olayı, olguyu ele alın ve onun hakkında sesli bir şekilde yorum yapmaya çalışın. Yorum yaptığınız obje ile başlayarak git gide onunla alakası olduğunu düşündüğünüz farklı konulara atlayabilirsiniz.

    Mesela tavanda asılı duran lambayı ele alalım. Lambaya baktınız ve duraksamadan yorum yapmaya başladınız: “Lambaya bakınca insanın ışığa olan ihtiyacını görebiliyoruz. Işık olmadan insan hayatta kalamazdı. “Hayata gözlerini yummak” deyimi bile, ışıksız kalmanın ölümle ne kadar alakalı olduğunu gösteriyor. Sadece fiziksel anlamda değil, “ışık” kelimesi fikri ve manevi boyutta da insanın diriliğini vurgular. Dünyamızı aydınlatmak için lambaya ihtiyaç duyduğumuz gibi, zihnimizi aydınlatmak için bilgiye, kalbimizi aydınlatmak içinde sevgiye ihtiyaç duyarız…”

    Tarif Etmek

    Tarif etme egzersizi kısaca, bulunduğunuz ortam hakkında bilgi vermekten ibarettir. Bulunduğunuz yer neresi olursa olsun, onun hakkında duraksamadan konuşmak, neresinde nelerin ve nasıl olduğunu anlatmak akıcı konuşma kapasitenizi geliştirecektir. Bu egzersiz her yerde yapılabilir, hatta hayalinizdeki bir odayı, koridoru, bahçeyi, meydanı, adayı, gezegeni vs. bile tarif edebilirsiniz.

    Mesela bu yazıyı yazarken bulunduğum ofisi tarif edeyim: “ofisim şehir merkezindeki mütevazı bir iş hanının dördüncü katında yerleşmektedir. İçeri girdiğinizde dikkatinizi çeken ilk şey, ofisin içindeki herhangi bir şey değil, dışarıda, büyük pencerenin hemen dibinde yükselmekte olan minarenin yakınlığıdır. Oturduğum yerin sağında, lepistes balıklarının neşeyle gezindiği gösterişli bir akvaryum vardır…”


    Saçmalamak

    Saçmalamaktan kasıt, dünyada hiç var olmayan bir dilde, saçmalamaca şivesiyle konuşmak, anında uydurduğunuz, doğaçlama bir dilde bir şeyler söylemekten ibaret egzersizdir. Var olmayan bir dil üretip konuşmak hayal gücünüzü zorluyorsa, var olan bir dili taklit etmek, sanki o dilde bir şeyler söylüyormuş gibi saçmalamak da mümkündür.

    Mesela Japonca bilmememe rağmen, kendimi orta asırlarda yaşamakta olan bir samuray farz edip, içimdeki duyguları ifade etmek için saçmalamaya başlıyorum: “hata masanu parağan dunda, sunja mirata kontör. Hay bara karam osunda gafana. Sabara tanda guna mimi yazanda”

    Okumak

    Kitap okumanın kelime haznemizi geliştirdiği , zarif, akıcı ve etkili konuşma kabiliyetimizi geliştirdiği bir gerçektir. Kelimeleri sanatkarane kullanmak, bir akarsu gibi duru konuşmak için üzerinde durulması gereken en önemli mevzu kitap okumaktır.

    Bilindiği gibi kitap okuyup kendini geliştiren kimse, ifade etmek istediği fikri , duyguyu , düşünceyi , zorlanmadan, takılmadan ve tıkanmadan söyleyebilir. Descartes’in de belirttiği gibi: “İyi seçilmiş kitapları okumak , geçmiş yüzyılların seçkin zekalarıyla önceden düzenlenmiş bir konuşmaya katılmak gibidir.” Sürekli kitap okuyarak böyle konuşmalara katılan ve seçkin zekaların tecrübelerinden faydalanan kimsenin dili sürçer mi, siz karar verin.

    Sohbet Etmek

    Bir işi kavramak isteyen, o işin sadece teorisine odaklanırsa başarılı olamaz. Güzel ve akıcı konuşmanın yolu insanlarla sürekli konuşmaktan geçer. Okuduğunuz bir kitap, izlediğiniz bir film, duyduğunuz bir haber vs hakkında izlenimlerinizi etrafınızdakilerle seviyeli bir şekilde paylaşın. Aile fertlerinizle, arkadaşlarınızla, öğretmenlerinizle, tanıdıklarınızla sohbet edin, anlatın , tarif edin, yorumlayın, konuşun. İnsanlarla konuşmak, fikir beyan etmek kişinin de özgüvenini arttırır, böylece heyecana dayalı duraklamalar zamanla ortadan kalkar.

    Sefer Jan




+ Yorum Gönder