+ Yorum Gönder
Kişisel Sayfalar Özel Forumlar ve Gizliyara Özel sayfası Forumunda Mimarsinan selimiye camii öyküsü Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Mimarsinan selimiye camii öyküsü








    mimarsinanın yapıtı olan selimiye camisinin öyküsü







  2. HARBİKIZ
    Moderator





    SELİMİYE CAMİİ'NİN ÖYKÜSÜ


    Sultan II. Selim tarafından Mimar Sinan'a 1569–1575 yılları arasında Edirne'de yaptırılmıştır. Sinan’ın ustalık eserim dediği camidir. Üçer şerefeli, 71 m. yüksekliğinde dört minaresi vardır. Cephede bulunan on iki minare şerefelerine üç ayrı merdivenle çıkılmaktadır. Sekiz fil ayağına dayanan kubbesi 31,28 m. çapında olup tabandan yüksekliği 43.28 m.mdir. Mermer minberi ve çinileriyle unludur. 1878'de Rusların Edirne'yi işgali sırasında çinilerinin bir bolumu sokulup Rusya'ya goturulmustur. Çevresindeki diğer Sinan yapılarıyla birlikte Selimiye Külliyesi adıyla anılır.


    Türkiye’deki en önemli tarihi eserlerimizden bir tanesi de 2.Selim (sarı Selim) tarafından Mimar Sinan'a Edirne'de yaptırılan Selimiye camisidir.

    2.Selim babası vefat edince tahta geçer ve (Kıbrıs’ın fethi babama nasip olmadı, eğer ben fethe edebilirsem, Allah rızası için ulu bir ma'bed yaptıracağım) diye vaat eder. Ve nitekim 1 yı boyunca suren çetin ve zorlu bir savaştan sonra Kıbrıs’ı fethe eder. Bir yandan Kıbrıs’ın fethinin sevinci bir yandan devlet isleriyle meşgul olan padişah vaadini unutur.

    Bir gün rüyasında Hz. Muhammed buyurur ki:(ey Selim sen Murat eyledin Hak nasip kildi. Sözünde sadik olasın, Kıbrıs’tan alınan ganimet ile yaptırmayı va'dettigin mabedi de su beldeye yaptırasın) diyerek mübarek sehadet parmağı ile Edirne şehrini gösterir.

    Büyük bir tören ile padişah ile Mimar Sinan temele ilk taşı koyarlar. Koca Sinan bu son eserini 14.000 isçi,400 kalfa ile 1569 yılından 1575 yılına kadar gecen 6 senede dikiyor veee Edirne'nin ufkuna, azametli kubbesi, haşmetli minareleri ile hayran bırakıyor bütün dünyayı O'na.

    Edirne'ye nereden girerseniz girin, sizi Selimiye cami karsılar. Azameti ile karşınıza dikilen yüce mabedin zarif minareleri, sizi yanıltırcasına, çeşitli yönlerden ikili, üçlü veya dörtlü görünürler. Ende, boyda, çapta ayni olan minarelerin kıble tarafındakiler birer yollu olup, geridekiler üçer yolludurlar. Ayni anda 3 kişi giderek en son şerefede birleşebilirler.

    Şöyle ki: Bir ile üç iki ile üç doğrudan 3.şerefeye çıkar, bu yollar 250'ser basamak olup 84'er m. dır dır. (Kafanız karıştı diilmi en iyisi fırsatını bulup gidin ve görün)

    Efendim nerde kaldık Selimiye' nin yeryüzünün en aydınlık ve ışıklı eseri olduğunu yerli ve yabancı sanat tarhcileri meth-u sena ile bahsederler.

    Selimiye Camii nin motif ve nakışlarındaki incelik ve zarafet XVI. yy’in en güzel örneklerini taşımaktadır. XVI. yy’da isleme sanatı pek meşhurdu.

    Etrafı parmaklıklı tas duvarlarla çevrili Selimiye Külliyesi, 22.222 m2 üzerine kondurulmuş olup, Dar-ul Kurra, Dar-ul Hadis, Dar-ul Subyan gibi bölümleri vardır. Terası altındaki carsı padişah 3.Murat tarafından camiye ilave olarak yaptırılmış 72 dükkânı vardır.

    Çok uzaklardan 4 minaresi ile göze çarpan yapı, kurulduğu yerin secimi ile Mimar Sinan’ın ayni zamanda usta bir şehircilik uzmanı olduğunu da gösterir.

    Tamamen kesme tastan inşa edilmiş camii, iç bolumu ile 1.575 m2'lik ve tümüyle 2.475 m2'lik bir alanı kaplar. Caminin planı uzun dikdörtgen şekilde olup, ortada büyük bir kare ve ikiyaninda birer uzun dikdorgen kısımları vardır. Mimar Sinan’ın en mükemmel eseri saydığı bu camide bütün bir sahayı tek kubbe ile örtmek meselesini halletmiştir. Üç şerefeli camiice denenmiş olan bu teknik büyük bir cesaretle geliştirilerek kullanılmıştır. Yapıyı kubbe kasnağında 32 küçük pencere, yüzlerdeki üst üste 6 dizide çok sayıdaki pencere aydınlatmaktadır. Halk arasında bu pencerelerin 999 olduğu söyleniyorsa da 342 tanesi haremde, 42 tanesi de harem avlusundadır. Minareler yapıya dikeylik hissi verir. 3.80 çapında 70.89m (Külah ve âlemi 85m ye yakin) yüksekliğindeki bu dört minare İslam âleminin en uzun minareleridir.

    Merdivenlerin kapıları doğuya, batıya olmak üzere diş avluya açılmıştır. Bu tarz merdiven sistemi o günden bugüne halk topluluklarının büyük hayranlıkla anmalarına sebep olan küçük bir geometrik uygulamadır.
    Selimiye camiinin elvan, yuvarlak, kafesli, kanatlı ve dolaplı yapılmış şekilleri taşıyan pencereler; Günün her saatinde güneşten süzülen ışık, camiinin her cephesinde, ayni aydınlığı korur. İç mekânı eşit aydınlık ile aydınlatılır. Güneş olmadığı bulutlu havalarda, güneşli hava gibi ayni ışığı sabit tutması, yerli-yabancı her ziyaretçiyi hayretlere düşürmektedir.

    Selimiye Camii için tabii ki yazacak çok şeyim var ama buna eminim sayfalar yetmeyecektir. Son olarak Selimiye camiine gittiğiniz zaman dikkatinizi çekecek bir hususta TERS LALELERDIR. Bu laleler ile ilgili 2 çeşit rivayet vardır ben size 1 tanesini aktarıyorum:

    Lale tersten okunduğunda eski harflerle hilal okunur. Hilal ise Osmanlıların kutsal işaretidir. Hürriyet ve özgürlük demektir. Mimar Sinan’ın bu laleleri ters koyarak (rivayete Gore)anlatmak istediği hürriyetinize, milliyetinize, din ve imanınıza sahip olun. Eğer bu manevi kutsal varlıklarınıza sahip olmazsanız lalenin ters donduğu gibi hürriyetiniz kayıp olur. Yani bayrağınız yere düşer.

    Son olarak Mimar Sinan’ın Camii hakkındaki sözünü size aktarıyorum "Bu cami benim ustalık eserimdir, tecrübelerimin en son zirvesidir, bu eserimi öyle mukim eylemişimdir ki bi iznillahi taala dünya durdukça duracaktır"





  3. HARBİKIZ
    Moderator
    Mimarsinan selimiye camii öyküsü ilgili bilgi

    Ilk is, caminin yapilacagi tepedeki evlerin, bahcelerin satin alinarak cami alaninin hazirlanmasiydi. Bunun icin evlerin yikimina girisildi. Ama iclerinden biri, yaslı bir bahcivan topragini vermemekte direndi.

    Padisahin buyruguna gore, topraklarini vermemekte direnenlerin ne yapilip edilip razi edilmeleri gerekiyordu. Yalniz butun bunlar guzellikle olacakti. Ne olursa olsun zor kullanmak yoktu. Buyruk boyleydi.

    Ne kese kese altinlar, ne de yalvarip yakarmalar bu yasli bahcivani kandirabildi. Adam bahcesini vermiyordu.
    Ama Mimar Sinan sonunda bu zorlugu da yenip adami bahcesini vermeye razi etti.

    Boylece uzun calismalardan sonra usta mimar, dusunu gerceklestirmis, yillar once gozune kestirdigi tepeyi ulu bir yapıyla olumsuzlestirmisti.

    Caminin yapiminin bittigi sabah Mimar Sinan, butun ustalarini, iscilerini, irgatlarini avluda topladi. Hepsi de elbirligiyle gerçeklestirdikleri yapiyi ovuncle seyrekoyuldular.

    O sirada, oradan, mahallenin cocuklarindan biri geciyordu. Bircok adamin merakli merakli camiye baktigini gorunce, o da onlar gibi ellerini arkasina baglayip durdu.

    Ayni yerde bakmaya basladi. Cocugu goren Sinan, yanina yaklasti.

    E, sen ne dersin bakalim kucuk , diye sordu. Camimizi nasil buldun, guzel olmus mu?

    Cocuk, gozlerini kisarak baktigi minareyi parmagi ile gosterdi Bak, o minare egri olmus dede , dedi Sinan'a.
    O ana kadar sesi cikmayan butun ustalarla isciler,

    Nasıl olur, parmak kadar cocuk nereden bilirmis , diye homurdanmaya basladilar.
    Sinan, elini kaldirarak, konusanlari susturdu.

    Ustalar, cocuk doğru soyledi , dedi.

    Hepsi Sinan'in yuzune saskinlikla bakıyordu. Sinan aldirmadi. Kalfalardan birini yanına cagirdi. Kalfaya, palanganin kalin ipi alip cocugun gosterdigi minareye cikmasini soyledi. ipi, ucuncu serefenin ustunden minareye sIkIca baglatti. Ucunun asagi sarkitmasini istedi. ipin ucu asagi ulasinca adamlarina tutturdu.
    Simdi var gucunuzle ipe asilin, dedi.

    Adamlar, bir anlam veremedikleri bu isi Sinan'in buyrugu ile yaptilar. Sinan, adamlari ipe asilirken kucuk cocugun saclarini oksayarak sordu:

    Nasil kucuk minarenin egriligi duzeldi mi dersin?

    Cocuk, dikkatle minareye bakiyordu. Adamlar, var gucleriyle ipe asiliyordu. Neden sonra cocuk, Tamam, simdi duzeldi, dedi.

    Sinan, adamlarina ipi birakmalarini soyledi. Cocuk minarenin duzeldiginden emin olarak yanlarindan uzaklasti.
    Cocuk gider gitmez kalfalarla ustalar Sinan'in cevresini aldilar. Yasli mimara biraz da kizmislardi.
    Bu ne mene istir? diye sordular. Minarenin dumduz oldugunu bizim kadar siz de biliyorsunuz. Kendi elinizle olcup bictiginiz minareyi ne diye iple cektirdiniz bize? Boyle gulunc bir şey gormedik simdiye dek. Ak sakalli koskoca bir mimar bir cocuğun sozune uyar mi hic?

    Sinan, gulumseyerek, bakti yuzlerine.

    Minarenin dogru oldugundan ben de eminim. iple cekilerek duzeltilemeyecegini ben de biliyorum. Ama bir cocugun gozunde bile, Selimeye'nin ozurlu sanilmasini istemem. Onun icin yaptim bunu. Bundan boyle hic kimse Selimiye'nin herhangi bir ozru oldugunu soyleyemeyecektir. Yuzyillar boyunca eksiksiz bir yapi olarak anilacaktir.
    Ustalar o zaman, Sinan'a hak verdiler. Bu bilgece davranisini yasadiklari surece, unutmayacaklarini soyleyerek saygiyla elini opup kucaklastilar. Ve hep birlikte oradan uzaklastilar.





+ Yorum Gönder


mimar sinan selimiye camii hikayesi,  selimiye camii hikayesi,  mimar sinan selimiye cami hikayesi,  mimar sinan süleymaniye camii hikayesi,  mimar sinan cami hikayesi,  edirne selimiye camii hikayesi