+ Yorum Gönder
Kişisel Sayfalar Özel Forumlar ve Gizliyara Özel sayfası Forumunda Toplumda sıkılganlık Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Toplumda sıkılganlık








    inasanlarla yüz yüze iken ağzımın sağa sola kaydığını düşünüyorum.gözlerine bakamıyorum konuşamıyorum,kendime olan inancımı ve saygımı yitirdim.çok değersizbuluyorum kendimi.bana yardımederseniz sevinirim şimdiden teşekkürler







  2. Bilge Kağan
    Devamlı Üye





    Toplumda sıkılganlık hakkında bilgi

    Bir uzmana başvurmanızı öneririm..

    Sıkılganlık:

    Gençliğin en önemli sorunlarından biri sıkılganlıktır. Bazı gençler çok sıkılgan, çekingen oldukları için gelecek hayatlarını karartırlar da farkında olmazlar. Sıkılganlık, yalnızlık duygularını pekiştirir. Toplum içinde adeta bir yabancı gibi yaşarlar. Kendi içlerine kapanık, sorunlarını başkalarıyla paylaşmayan ve çoğu kez de mutsuzluğa gömülen bir ruh hali içindedirler. Çünkü hayatta kendilerini başarıya götürecek tüm yolları kendi elleriyle kapatırlar.

    Kendi birikimlerini başkalarıyla paylaşamazlar. İnsanlar onları tanımaz ve onlara değer vermez. Onların gerçek kıymetini takdir edemezler. Kendisine kıymet verilmeyen bir dünyada yaşamak insanı daha da sıkılgan yapar, her geçen gün eziyet haline gelir. Bu kusur beyni örten ve dili donduran kar gibidir. İnsanın içinde hissettikleri hayata yansımadığı için gerçekleşmeyen düşlere benzer. İnsan verimsiz ve atıl kalmaya mahkum olur.

    Öyleyse bu olumsuz özelliğimizi nasıl yenebiliriz. Önce problemi tespit ettik. Zararlarını gördük. Şimdi onu yaratan nedenleri de öğrenirsek, onunla nasıl baş edebileceğimizi de belirleyebiliriz.

    Sıkılganlık, kendisine özgüveni olmayan, hata yapmaktan korkan veya yaptığı hatalar sebebiyle sürekli aşağılanmış kimselerde görülür. Bunun sebebi de aile içerisinde genellikle geri planda bırakılmış, diğer kardeşlere oranla itilmiş, horlanmış, bastırılmış ve sürekli susturulmuş, böylece özgüveni kırılmış olmasıdır. Veya bir başka etken de, kendisine aşırı değer verildiği için, konuşmakla bu değerin yerinin boşalacağından korkmaktır. İnsanlar, ne söyleyeceklerini nasıl söyleyeceklerini bilemedikleri zaman söylemek ve konuşmak arzuları da kırılır.

    Bunun için öncelikle, konuşmadan önce düşünmek ve konuşulacak konu ve kişiler uzakta ise önceden prova yapmak faydalıdır. Eski Roma'nın ünlü hatiplerinden Çiçero'nun küçükken konuşmakta zorluk çeken bir kekeme olduğu söylenir. Ama onun konuşma arzusu ve azmi o kadar çokmuş ki deniz kenarına gider, kimsenin olmadığı yerlerde ağzına aldığı çakıl taşları ile saatlerce prova yaparmış ve sonunda dünyaca ünlü, üstelik ünü yüzyılları aşan bir hatip olmuş.

    Azim, sabır ve ısrar başarının vazgeçilmez şartlarıdır.

    Sıkılganlığınızı yenmek için önce okumaktan korkmayın. Önce kendi kendinize okuyun, sonra da yakınlarınıza, dostlarınıza okuyun. Önce bir kitaptan okuyun sonra kendi yazdığınız duygularınızı ve anlatmak istediğiniz konuları okuyun.

    Sonra da boş zamanlarınızda yüksek sesle kimsenin olmadığı yerlerde, sanki karşınızda birileri varmış gibi konuşun. Kuklalarla konuşun, ağaçlarla konuşun. Kedi ve köpeklerle konuşun, kitaplarla konuşun ve tartışın. İnanın bu sizin dilinizin bağını çözecek ve belki de "artık yeter sus da kafamızı dinleyelim." denilen birisi olacaksınız.

    Kendinize gülünmesinden korkmayın. Cesaretle konuşmayı deneyin. Eğer söyledikleriniz ciddiye alınmaz ve sizinle dalga geçilirse, siz de onlarla dalga geçerek konuşmanızı sürdürün. Konuyu espriye dönüştürün, yakaladığınız boşluktan girin. Kimsenin sizi dinlemeyeceğinden veya değer vermeyeceğinden çekinmeyin. Çoğu zaman yanıldığınızı göreceksiniz.

    Oysa, kimse sizin söylediklerinize değer vermese de siz kendinize değer vermelisiniz. Bir insan kendisine değer vermiyorsa, başkaları da ona değer vermez. Bir insan kendi değerini, abartmadan biliyorsa, bunu başkaları da anlayacaktır.

    Bazı insanlar, pasif yapılıdır. Bazı insanlar aktif yapılı Hayatta pasif yapılı insanlar; uyuşuk, tembel korkak, çekingen ve zayıf kimseler olarak kalır. Pasif insanları kimse sevmez. Dostluk kurmaz veya sadece menfaat için dostluk kurar. Pasif insan başarıya uzaktır. Elindekileri gün geçtikçe kaybetmeye mahkumdur. Bunlar iş yapmaktan hoşlanmazlar. İşi bir angarya olarak görürler. Bunlar hayattan bile zevk almasını bilmezler. Varlıkları ile yoklukları kendileri için bile önemli değildir. Ben bunları bir yana bırakarak asıl üzerinde duracağımız aktif insanlara sözü getirmek istiyorum.





  3. Buğlem
    Devamlı Üye
    İnsanlar bir müddet sonra daha doğrusu gençken o kadar toydur ki ne istediğini ne aradığını bilmez ve sürekli bir arayış içinde olur buda o insanın etrafında ki şeylerden sıkılmasına onlardan mutluluk almamasına neden olur ve bir süre sonra zaten geçer.




+ Yorum Gönder


sıkılganlık