+ Yorum Gönder
Bölge bölge Türkiye ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Forumunda Şanlıurfa müzesi nevali çori eserleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Şanlıurfa müzesi nevali çori eserleri








    Şanlıurfa müzesi nevali çori eserleri

    Nevali Çori’de bitki ve hayvan kalıntıları üzerinde yapılan incelemeler, burada yaşayan insanların, ceylan, geyik ve yaban domuzu avcılığı ile geçindiklerini, bunun yanı sıra koyun ve keçi yetiştiriciliğinin başladığını ve gelişkin düzeyde tarım yapıldığını ortaya çıkarmıştır. Tarım ürünleri arasında tek ve çift sıralı buğday, arpa, fasulye ve bezelyenin yanı sıra antep fıstığı, badem ve üzüm de yer almıştır.



    Bu merkezde ele geçmiş sayıları yüzün üzerindeki küçük tasvirli eserler, çok değişik bir anlayışı yansıtmaktadır. Bunlar arasında panter, arslan, ayı, yaban domuzu, yabani at ve uçan akbabaların bulunduğu, Orta Fırat Bölgesi Erken Holosen Dönem faunasının tasvirleridir. Diğer önemli bir buluntu grubunu da Minyatür kabartmalı payeler oluşturur.(T) biçimli payelerin tasvirleri olan bu örnekler, bölge için farklılaşan yapı tiplerin habercisidir.

    nevali cori eser.jpg
    Çayönü ve Nevali Çori , mimaride bazı işlev alanlarının birbirinden kesin olarak ayrıldığı düzenli ve örgütlenmiş bir yerleşim görünümündedir. Bu durum, ekonomik ve sosyal açıdan sınıflara ayrılmış bir toplumun varlığına işaret etmektedir. Taş binalar, gerek yapımları ve gerekse donanımlarıyla depo—evlerden kesin bir şekilde farklılaşmaktadır. Bu yapılar, eski Yakındoğu’nun en eski kültür yapıları olarak nitelendirilebilir.



    Sonuçta, Doğu toros Dağları’nın sınırladığı Yukarı Mezopotamya, çeşitli ekonomik esaslara sahip toplumların yoğun olarak saptandığı tek yerleşim bölgesini oluşturmaktadır. “Nevali Çori Kültürü” ve Karacadağ’ın doğusundaki “Çayönü Kültürü”, belirgin olarak merkezi bir örgütlenmeyi yansıtır.


    H.Hauptmann’a göre; Harran ovasının yüksek tepeleri üzerinde yer alan ve çakmaktaşı aletler ile taş heykellerin yapıldığı bu üretim merkezi, aynı zamanda gözlerden uzak bir tür dağ mabedini temsil etmektedir. Mezopotamya’nın geç dönemlerinde zikredilen Cennet Bahçesi’nin lokalize edildiği bu kesimde, “Eski Mezopotamya Uygarlıklarının Kökeninin Aranması” akla yakın gelmektedir.



    Sayın Hauptmann, Erken Neolitik dönemde İç Anadolu ve Kuzey Mezopotamya’da iki farklı yerleşim modelinin görüldüğünü, ancak Çayönü ve Nevali Çori’yi seramikli Neolitik Dönemde bile (M.Ö. 7. Binde) takip eden bir yerleşmenin olmadığından bahsetmiştir. Belki bir gün Mezopotamya’da M.Ö. 6. ve 5. Binde (Hassuna-Samarra) saptanabileceğini düşündüğünü ifade eden, Alman araştırmacı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bahsedilen kutsal yapıların, Mezopotamya’da çok daha sonra, yani M.Ö. 5. Binde (Eridu 16. ve 15. tabakalarda olduğu gibi) rastlandığının altını özellikle çizmiştir.

    Mimari ve şehirleşme gelişiminin Orta Anadolu’da farklı olduğunu söyleyen Hauptmann, Neolitik çağ yerleşmelerinden Aşıklı, Can Hasan, Çatal Höyük ve Köşkhöyük’te bu gelişimin doğrudan izlenebildiğini, Çatal Höyük’te ise hiyerarşik bir yerleşme planının seçilmediğinden ve M. Ö. 7. ve 6. Binde, oturulan mekanlarla kült işlevli yapıların arasında hiçbir farkın olmadığını belirtmiştir.



    M.Ö. 5. Bin ortalarından yani Erken ve Orta Kalkolitik Dönem’de de aynı temel prensiplerin geçerli olduğunu, yani yerleşme planının düzeninde farksızlık prensibi ve oturulan, çalışılan ve kült işlevli yapıların farklı olması, çok sonra Hacılar’da karşımıza çıkmaktadır. Hacılarda bu dönemde, yerleşme tahkimatlıydı. Bu özellik daha sonraki (M.Ö. 3. Binden itibaren) Eski Tunç Çağı merkezleri için de bir özellik oluşturacaktır (Örnek olarak Troia, Karataş, Beycesultan, Alişar ve Norşuntepe verilebilir.).



    Konuşma sonrasında Ç.Ü. Rektör Vekili Sayın Prof.Dr.İbrahim GENÇ tarafından, Sayın Prof.Dr.Harald HAUPTMANN’a, “Anadolu Arkeolojisine Yaptığı Katkılardan ve Ç.Ü.’nde Verdiği Konferansın Anısına” bir şilt verilmiştir. Aynı akşam da, Prof.Dr.H. HAUPTMANN, eşi Sayın Salwa HAUPTMANN ve Sayın Prof.Dr.Hayat ERKANAL onuruna Ç.Ü.’nde bir kokteyl verilmiştir.







  2. Zahra
    Üye





    Hilvan ilçesinin güluşağı köyünün yakınlarında bulunan bir Höyüktür. İlk başlarda Kantara çayı üzerinde bulunmuş ve daha sonra Atatürk baraj gölü olunca sular altında kalmıştı. Neolitik Çağdan bugüne kadar buradan bir çok Medeniyet geçmiş ve burada bu medeniyetlere ait izler görmek mümkündür.




+ Yorum Gönder


nevali çori,  canhasan höyüğü