+ Yorum Gönder
Güncel Konular ve Günün Duası Forumunda Rabbim Sana sundum elimi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. NAZLI
    Bayan Üye

    Rabbim Sana sundum elimi








    Rabbim Sana Açtım Elimi

    Tövbe edin ağlayın..

    Hz. Zekeriya`nın duası


    Güzel bir örnek Hz. Zekeriya`nın duasıdır. Kur`an`da, onun Allah`tan soyunu devam ettirecek bir varis isterken gizlice dua ettiğine işaret edilir:


    Hani o Rabbine gizlice seslendiği zaman demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben Sana dua etmekle mutsuz olmadım." (Meryem Suresi, 3-4)


    Duanın tanımı için "gücü sınırlı ve sonlu bir varlığın gücü sınırsız bir kudret karşısında acizliğini ortaya koyarak istekte bulunmasıdır" diyebiliriz.


    Bu yüzden dua, gerçekten Allah`a karşı acizlik ve fakirlik bilinerek yapılmalıdır. Fakat elbette ki bu birtakım yapmacık hareketlerle, kalıpçı ve taklitçi düşünce yapısıyla sağlanamaz. Zaten gerçek anlamda samimi olan, acizliğini hisseden insan doğal olarak bunu yaşayacaktır.


    Yalvara yalvara dua edin


    Kur`an`da, müminlere şu şekilde dua etmeleri tavsiye edilir:


    Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez. (A`raf Suresi, 55)


    Rabbini, sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar, O`na ibadet etmekten büyüklenmezler" (A`raf Suresi, 205-206)


    Kur`an`da, duanın yalnızken, yalvararak ve için için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı, dua sırasında düzenlenen "tören"in büyüklüğü, katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.


    Öncelikle bilinmelidir ki, duadaki yüksek ses tonları duanın Allah`a ulaşmasını ya da Allah`ın duaya icabetini kolaylaştırmaz.


    Şah damarından yakındır!


    Dua ettiğimiz Rabbimiz, içimizden geçirdiğimiz düşünceleri bilen, her şeyden haberdar olan ve bize şah damarımızdan daha yakın olandır. (Kaf Suresi, 16) Bize bu kadar yakın olan Allah`a dua ederken sesimizi gereksiz yere yükseltmemizin bir anlamı yoktur. Kişi içinden dua edebileceği gibi, ancak kendisinin duyabileceği bir tonla da dua edebilir.


    Gösterişten uzak olmak


    Kur-an`da gerek ibadet sırasında, gerekse yaşamın her anında ses tonunun uygun tutulması gerektiği insanlara aşağıdaki ayetlerde şöyle bildirilir:


    Yürüyüşünde orta bir yol tut, sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir. (Lokman Suresi, 19)


    De ki: "Allah, diye çağırın, `Rahman` diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O`nundur." Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse. (İsra Suresi, 110)


    Görüldüğü gibi Kur`an`da tarif edilen ibadet modeli gösterişten uzaktır. Başkaları görsün veya duysun diye yapılmaz, sadece Allah`a karşı olan vazifenin hakkıyla yerine getirilmesi amacını taşır. Kur`an`da bunun üzerinde önemle durulur. Dua ile ilgili ayetlerde defalarca "dini Allah`a halis kılarak dua etmek"ten söz edilir. Bunun anlamı, dinin, yani ibadetin sadece ve sadece Allah için yapılması, O`ndan başkalarının rızasının kesinlikle aranmamasıdır:


    O, Hay(diri) olandır. O`ndan başka ilah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi`ne halis kılanlar olarak O`na dua edin. Alemlerin Rabbine hamd olsun. (Mü`min Suresi, 65)


    Öyleyse, dini yalnızca O`na halis kılanlar olarak Allah`a dua (kulluk) edin; kafirler hoş görmese de. (Mü`min Suresi, 14)


    Yanılgıda olmamak için


    De ki: "Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescit yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O`na) doğrultun ve dini yalnız Kendisi`ne has kılarak O`na dua edin. "Başlangıçta sizi yarattığı" gibi döneceksiniz." (A`raf Suresi, 29)


    Din sadece Allah`ındır. İbadetlerin hepsi sadece O`nun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılır. Bunun yegane yolu da O`nun istediği ve tarif ettiği gibi yapmaktır. Duasını, ya da başka herhangi bir ibadetini Allah`a halis kılmadan yapanlar, yani etraflarındaki insanlara "takva" görünmek endişesinde olanlar büyük bir dalalet içindedirler. Allah Kur`an`da onlardan şöyle söz eder: İşte (şu) namaz kılanların vay haline, Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar, Onlar gösteriş yapmaktadırlar. (Maun Suresi, 4-6)


    Aceleci olmamalıyız


    İnsan fıtratı gereği aceleci bir varlıktır. Yaratılışındaki bu acelecilik ön plana çıktığı zamanlarda da hareketlerinin sonucunu düşünmeden davranabilmektedir. Nitekim bu yüzden Kur`an`da, "İnsan aceleden (aceleci olarak) yaratıldı. Size ayetlerimi yakında göstereceğim. Şimdi hemen acele etmeyin" (Enbiya Suresi, 37) şeklinde bildirilmektedir. Bu acelecilik genellikle dünya nimetlerinin elde edilmesi konusunda ön plana çıkar.


    İnsan cennete ve Allah`ın nimetlerine karşı büyük bir istek duyar. Bu nimetlerin benzerlerinin dünyada da yaratılmış olmasının sebeplerinden biri, cennetin özelliklerini biraz daha iyi kavranmasını, cennete duyulan isteğin artmasını sağlamaktır. Oysa insan hem bu nimetlere duyduğu istekten, hem de aceleci olduğundan ötürü nefsinin arzu ettiklerinin hemen gerçekleşmesini ister. İnsanın bu aceleciliği zaman zaman dualarına da yansıyabilir. Dua ettiği zaman hemen duasına karşılık verilmesini ister. Duasına karşılık alması biraz gecikirse "dua da ediyorum, ancak kabul edilmiyor" şeklinde çok yanlış bir serzenişte bulunabilir. Sabırsızlık, zamanla ümitsizliğe hatta duanın terk edilmesine kadar gider.







  2. Asel
    Bayan Üye





    Salat-ı Tefriciyye Okunuşu ve Fazileti .

    Bismillahirrahmanirrahim
    Allâhümme salli salâten kâmilaten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinillezi tenhallü bihil’ukadü, ve tenfericü bihil’kürabü, vetükdâ bihil’havâicü, ve tünâlü bihir’regâibü, ve hüsnül’havâtimi, ve yüsteskal’gamâmü bivechihil’ke’imi ve alâ âlihi ve sahbihî fî külli lemhatin ve nefesin biaded-i külli mâlûmin lek



    DUANIN manası

    “Allahım! Bizim Efendimiz Muhammed’e (sav) kusursuz bir salât ve rahmet, mükemmel bir selâm ve selâmet vermeni diliyoruz. O Peygamber ki, onun hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar ve belalar onun hürmetine açılıp dağılır, hacet ve ihtiyaçlar onun hürmetine yerine getirilir. Maksatlara O’nun hürmetine ulaşılır, güzel sonuçlar O’nun hürmetine elde edilir. O’nun şerefli yüzü hürmetine bulutlardaki yağmur istenilir, Allah’ım, onun ehl-i beytine, ashabına da her göz kırpacak kadar zamanda (her an, saniye) her nefes alacak zamanda sana malum olan varlıklar sayısınca salât et.”

    Duayı arapça olarak okumanız tavsiye edilir.

    İmamı Kurtubî Hazretleri şöyle buyurmuş: “Bir kimse, çok önemli bir işinin veya önemli bir dileğinin gerçekleşmesini, ya da üzerinde devam edip duran büyük bir belanın üzerinden çekilip gitmesi (kalkması) için “Salât-i Tefriciye”yi (4444) defa okuyup, bu mübarek Salâtü Selâm ile Yüce Peygamberimizi vesile edinse, hiç şüphe ve tereddüt yoktur ki, Yüce Allah, o kulunun istek ve muradının olması için hayırlı bir sebeb yaratır ve ona muradını verir.”
    Gerçekten inanarak yapılmış bir duanın kabul olmayacağını kim söyleyebilir.




+ Yorum Gönder