+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Güzel Sözler-Yazılar Forumunda Bencil mi doğduk Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Bencil mi doğduk








    Bencil mi doğduk
    bencilmidoduk.jpg

    Bencil mi doğduk

    Peki nasıl bencil olduk? Şimdi yazımın giriş cümlesini okuyanlar eminim içlerinden "ben bencil biri değilim" diyordur.

    Hepimiz irkiliriz bu kelimeyi ve benzerlerini duyduğumuzdaKişilik kimliğimizde istemediğimiz bir özelliktir bu. Ama ya varsa da, vardırmıyorsak farkına bilincimizi? Aslında insanoğlu hep böyle.

    Olumsuzluklara karşı bütün savunma mekanizmaları birleşip gizli kalkan oluştururlar egolarının üzerine. Aman nazenin benliklerimiz yıpranmasın diye.Toz kondurmayız onlara."Biz değerliyizdir" herkesten ve her şeyden. Daha ötesi bile oluruz bazen." Mükemmelleşiriz " kendimize bakarken aynalarda. Mizahi anlamda şakayla karışık küçük moral telkinleri olabilir ara sıra kaçamakça. Ama ya sınırı aşıyorsak fark etmeden bazen? Belki de temel sorun bizde değil; birbirimizde! Nasıl mı? Şimdi hepimiz gözlerimizi kapayalım. Başrolünü oynadığız "hayat" adlı filmin şeridi geçsin gözlerimizin önünden usul usul Bebeklik, çocukluk, genç kızlık, delikanlılık, evlilik, anne-baba olmak v.sHepsinde (bebekliğimiz hariç) hatırlamak istemediğimiz, 'keşke ' lafını "-dan sonrayla "tamamladığımız "miş" zamanlı tecrubeleriniz fazlasıyla vardır eminim. Bakın nasıl hızlıca değiştiğimize, herşeyi çabucak nasıl değiştirdiğimize!

    Değişmek bile bu kadar hızlı, zikzaklı değişmiyordur belki de. Ne oldu sonunda peki? Anılarda kaldı yaşanan kederler. Bizde bazı yerlerde hata yaptık. O kadar çok kanatıldık ki; artık testiyi kırmadan tokadı attık çevremizdekilere. "Ya kırılırsa" dedik hesap soran olursa savunmamızda da. Bunun adını da ' önlem' koyduk kendimizden emin bir biçimde. Temelde hep kırılmışlıklarımız vardı çünkü.

    Yaralanmıştık ya "-dan sonra" dönemindeydik yaşamımızda. Hayatımızda hiç onurlandırılmamıştık. Kendimizle barıştırılmamıştık ki, başkalarına nasıl tahammül gösterelim? Sabır; duyguların uzlaşmasıyla oluşur. Bunun için ise iç huzur gerekir. Oysa öfke dolu iken başarısızlıklarımıza, annemize, babamıza, saçımıza, gölgemize, kalbimize v.sNasıl geçekleşir ki bu? Geçit vermiyoruz ki. Gücümüzü en zayıflarda sınarken baştan çekiyoruz silahımızı. Aslında karşımızdakinde zayıflık olarak algıladığımız bizim zaaflarımız! Aşkı bile "bencillik " olarak tanımlıyoruz artık. En özverili duyguya bile müdahale ettik, evrimleştirdik. Oysa aşk kendini tanımamaktır sevdiği varken. Vazgeçmektir bencillikten. Unutmadan bunun içinde mutasyona uğramamış bir yürek gerekir.

    Sonuç mu? Kırılmaktan, parçalanmaktan o kadar acı çektik ki biz birbirimize karşı " ben"liklerimizi bencilliğimizle korumaya çalışır olduk. Sonunda bazen acılansakta yapılan yanlışlardan, teslim olmayalım egolarımıza yine de bu kadar. Bunun tek panzehiri yine yüreklerimizde. O da "güvenmek". Hadi gizil kalkanlarımızı bir kaldıralım, bir daha deneyelim, olmazsa bir daha!
    Tuba AKAR







  2. Emine
    Devamlı Üye





    İlk önce bencillik nedir onu kafamızda canlandıralım. Bencil sadece kendini düşünen kişidir. Kendi menfaatlerini. İnsan büyüdükçe bunu daha çok hisseder. Tüm kontrol yine sizin elinizde siz bencil doğmazsınız. O halde bundan kurtulmak da zor olmamalı.




+ Yorum Gönder