+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Hac–Zekat ve Oruç Forumunda Dernek ve vakıf gibi kuruluşlara zekat verilir mi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Kadir
    Devamlı Üye

    Dernek ve vakıf gibi kuruluşlara zekat verilir mi








    Zekât kimlere verilebilir uzunca bilgi

    Kur'ân-ı Kerim'de zekâün kimlere verileceği şöyle sıralan-mıştir: "Sadakalar (zekâtlar) Allah'tan bir farz olarak fakirlere, miskinlere, zekât işinde çalışanlara, kalpleri İslâm'a ısındırılmak istenenlere, kölelere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolda kalmışlara aittir. Allah bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir."
    (Tevbe, 9/60)

    Ayet, mala düşkün bazı kişilerin toplanan zekâta göz dikmesi ve Hz. Peygamberden haksız isteklerde bulunması üzerine inmiş, onların bu davranışları kınanmıştır.355 Böylece zekât fonunu, kamu gücünün dilediği şekilde kullanmasına engel olunmuştur.
    Abdullah ibn Abbas'dan (radıyaiiahu anhâ) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber, Muaz ibn Cebel'i Yemen'e gönderirken ona şu emri vermiştir: " Eğer onlar zekâtın farz olduğunu kabul ederek sana itaat ederlerse, Allah'ın kendilerine zekâtı farz kıldığını ve zenginlerden alınıp fakirlerine verileceğini onlara bildir."256

    Bu hadis zekâtın devlet tarafından Müslümanların zenginlerinden alınıp fakirlerine harcanacağına delil sayılmıştır.

    Zekâtın verileceği sekiz sınıf şunlardır:

    a) Yoksullar ve düşkünler. Bunlar, Kur'ân'daki ifadesiyle "fakirler ve miskinler"dir. Fakir; ev ve ev eşyası gibi temel ihtiyaçlarını karşılayan malı olsa bile, gelirleri mutat olan ihtiyaçlarını karşılamayan ve borçları düşüldüğünde, nisap miktarından daha az malı bulunan kimsedir. Bir işte çalıştığı halde gelir düzeyi temel ihtiyaçlarını karşılamayan kimse de bu sınıfa girer.
    Miskin ise, hiçbir geliri ve mak bulunmayan kimsedir.

    b) Zekât işlerinde çalışanlar. Bunlar zekât işlerinde çakşürılan memurlardır. Ayette geçen "âmil" terim olarak zekât geHrlerini toplamak ve hak sahiplerine dağıtmak için görevlendirilen kişiyi ifade eder.

    c) Müellefe-i kulûb: İlgiü ayette dördüncü grup olarak zikredilen bu sınıf, kalpleri İslâm'a ısındırılmak istenen kimseleri kapsar. Hz. Peygamber, Mekke'nin fethinde yeni İslâm'a girmiş bazı kimselere zekâttan pay vermiştir. Bunların içinde henüz İslâm'a girmeyenler de vardı.

    d) Köleler. Kölelikten kurtulmak, hürriyetini para ile satın almak isteyen kimselere de zekât verilir. Zekât fonundan yararlanılarak kölelerin özgürlüğüne kavuşturulması, islâm'ın insan hürriyetine verdiği önemi gösterir.

    e) Borçlular. Borcu düşüldükten sonra, nisap miktarı malı kalmayan kimseler bu sınıfa girer. Başkasından malı veya alacağı olup da, bunu alması mümkün olmayan kimse de borçlu sayılır.

    f) Allah yolunda olanlar. Kelime olarak "Allah yolunda" anlamına gelen "fî sebîlillah" tamlaması, terim olarak iki farklı anlamda kullanılmıştır. Birinci anlamı; İslâm'ı yüceltmek için bilfiil savaşta bulunmaktır. Buna göre savaşta olan mücâhidere zekât verilir. Hatta İmam Şafiî ve Mâlik'e göre, savaşa katılanlar arasında zengin-yoksul ayırımı da yapılmaz. Çünkü savaşçılar kendi beldelerinde zengin de olsalar, savaş bölgesinde kendi mallarından ayrı yerdedirler.

    Fî sebîlillah'm ikinci anlamı ise; Allah rızasına uygun ve O'na yaklaşmak için yapılan her türlü hayırlı iştir. Buna göre Allah rızasını gözeten, hayır ve tâat niteliği bulunan işleri yapan kişi ve kurumlara zekât fonundan yardım yapılabilecektir.

    g) Yolda kalmış kimse: Yolculuğa çıkan, iyilik ve yararlı bir iş için yolculuk yapan ve gittiği yere yardımsız olarak ulaşamayan kimse bu sınıfa girer. Hac, savaş, mendup ziyareder veya ticaret için yapılan yolculuklar buna örnek gösterilebilir.

    Zekât vekil aracılığı da ehil olan kimselere verilebilir. Vakıf ve dernek yönetimleri zekât kabul ettikleri takdirde, bunu ayrı bir zekât hesabında toplayıp, zekâtın sarf edileceği yerlere dikkatlice harcamalıdır. Bina yapımı, tamiri ve demirbaşlarına harcamak yerine doğrudan zekât alabilecek yoksul, öğrenci vb. ihtiyaç sahiplerine harcamaları gerekir.

    355 bk. Tevbe, 9/58, 59.
    356 Buhârî, zekât, 1; Müslim, iman, 29; Ebû Dâvûd, zekât, 5.







  2. Gülşen
    Devamlı Üye





    Zekatın kamu alanlarına pek bağışlanması uygun görülmemektedir. Zekat maddi durumu yerinde olan kişilere farz kılınmıştır. Bir kişinin zekat vermesi için bir nisap miktarı mala sahip olması bu malın bir yıldır duruyor olması gerekmektedir. Bir nisap miktarı mala sahip olan kişiler mallarının 40 ta birini maddi durumu düşük birine verebilirler. Zekat anne baba ve evlat dışında herkese verilebilmektedir.




+ Yorum Gönder