+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Hadisler Forumunda Sofra, Yeme, İÇme, Gida İle İlgİlİ Hadİsler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. ßaran
    Devamlı Üye

    Sofra, Yeme, İÇme, Gida İle İlgİlİ Hadİsler









    Sofra, Yeme, İçme, Gida İle İlgili en güzel hadisler

    494. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Biriniz yemek yerken "Bismillah" desin. Başta söylemeyi unutursa, hatırlayınca, "Başında da sonunda da Bismillah!" desin."
    Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.

    495. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yemeğin bereketi, hem yemekten önce, hem de yemekten sonra el ve ağzı yıkamaktadır."
    Selman radıyallahu anh. Tirmizî.

    496. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin koruması altında bir çocuktum. Elim yemek kabının her tarafında dolaşır dururdu. Bunun üzerine:
    "Evladım! Besmele çek, sağ elinle ye ve sana yakın olan taraftan ye!" buyurdu.
    İbn Ebû Seleme radıyallahu anh. Buhârî.

    497. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, yaslanarak yemek yemezdi. iki adamın onun ardından gittiği de olmamıştır. Üç kişi olduklarında aralarında yürürdü. Toplu oldukları zaman, birini öne geçirirdi.
    İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    498. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, içki içilen sofrada oturmayı yasak etti. Kişinin, karnına dayanarak yemesini ve içmesini de yasakladı. Dane ve benzerini oturarak, ya da yaslanarak yemeğe izin verdi.
    İbn Ömer radıyallahu. Rezîn.

    499. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, sofra üzerinde yemek yerdi.
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    500. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim, bir tabakta yemek yeyip de, sonra o tabağı sıyırırsa, o tabak onun için Allahtan af diler."
    Nubeyşe radıyallahu anh. Tirmizî.

    501. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "iki kişilik yemek üç kişiye yeter. Üç kişilik yemek ise, dört kişiye yeter."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    502. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "insan, karnından daha kötü bir kabı doldurmamıştır. Belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir, mutlaka bundan fazla yemesi gerekirse, midesini üçe bölsün: Üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefesi için."
    Mikdam radıyallahu anh. Tirmizî.

    503. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yemeğe kusur bulmazdı, canı çekerse yerdi, çekmezse bırakırdı.
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    504. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sofra kurulduğu zaman, kaldırılıncaya kadar kimse kalkmasın. Kişi doysa bile, elini, herkes bitirinceye kadar sofradan çekmesin. Çünkü, aralarında utanan kimse bulunur da, doymadankalkar."
    İbn Ömer radıyallahu anh. İbn Mâce.

    505. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ayakta yemek yemeyi ve su içmeyi yasakladı.
    Enes radıyallahu anh. Bezzâr.

    506. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yanıma girip:
    "Yanınızda yiyecek bir şey var mı?" diye sordu.
    "Biraz ekmek, biraz da sirke var," dedim.
    "Onu getirin, içinde sirke bulunan ev fakir sayılmaz!" buyurdu.
    Ümmü Hani radıyallahu anha. Tirmizî.

    507. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme, Tebükte, hıristiyanlarca üretilen peynir getirildi, onu bıçakla kesti ve besmele çekerek yedi.
    İbn Ömer radıyallahu anh. Rezîn.

    508. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Rahmana ibadet edin! Yemek yedirin! Bol selâm verin ki, esenlikle cennete giresiniz!"
    İbn Amr radıyallahu anh. Tirmizî.

    509. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Biriniz, müslüman kardeşinin yanına girip de, o kendisine yemek ikram ettiği zaman, yesin. Onun hakkında bir şey sormasın. ikram ettiği suyu da içsin, hakkında bir şey sormasın."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ahmed.

    510. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Deve içişi gibi tek bir içişle su içmeyin, ikişer üçer için. içmeye bismillah diyerek başlayın, bitirince elhamdülillah deyin."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.

    511. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Biriniz su içtiği zaman bardağın içinde nefes almasın."
    Ebû Katâde radıyallahu anh. Buhârî.

    512. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sarhoşluk veren her içecek haramdır."
    Aişe radıyallahu anha. Buhârî.

    513. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır."
    Câbir radıyallahu anh. Tirmizî.

    514. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, her sarhoş eden ve dalgınlık veren şeyi yasak etmiştir.
    Ümmü Seleme radıyallahu anha. Ebû Dâvud.

    515. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, şarapla ilgili on kişiye lânet etti: Üzümünü sıkana, sıktırana, içene, içirene, taşıyana, taşıttırana, satana, satın alana, bağışlayana ve parasını yiyene.
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    516. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Ümmetimden bir takım insanlar, şarap içecekler ve ona başka başka isimler verecekler."
    Sahabeden biri radıyallahu anh. Nesêî.








  2. ßaran
    Devamlı Üye






    Önünüzden Yiyin hadisleri

    İbn Abbas (r.a.) anlatıyor:

    “Bereket, yemeğin ortasına iner. Bundan dolayı yemeği kenarından yiyiniz, ortasından yemeyiniz.”

    Ebû Davud, Tirmizî, Nesaî, İbn Mâce



    Amr b. Ebû Seleme (r.a.)ise şöyle anlatıyor:

    “Ben Allah Resûlü’nün (s.a.v.) terbiye ve himayesinde olan genç bir çocuktum. Elim yemek tabağının her tarafına uzanıyordu. Bu durumumu gören Allah Resûlü (s.a.v.) bana:

    –Ey çocuk!.. Allah’ın adını an (besmele çek), sağ elinle ve sana yakın yerden, önünden ye! buyurdu.”

    Bereket ve edep Mübarek peygamberî nasihatın belirgin iki teması.

    Bereket nedir? Ne anlama gelmektedir?.

    Bereket, Allah’ın mü’min kulları üzerine inen bir rahmettir. Onların duyu ve duygularına uğrayarak, oradan vicdanlarının en derin noktalarına nüfuz eder. Böylece Allah’ın rahmetine muhatab olan bu insanlar, gözleriyle görmeden önce basiretleriyle görürler, kulaklarıyla işitmeden önce kalplerinin titrek çarpıntılarıyla işitirler, dilleriyle tad almadan önce gönülleri ve ruhları ile tad ve haz alırlar.

    Bereketin Allah katından bir rahmet olduğunu Allah Resûlü’nün (s.a.v.) geçen konuşmasındaki ‘iner’ sözünden anlamaktayız. Çünkü ‘inmek’ ancak yüksek bir yerden olur ‘Yükseklik’ ise peygamberî örfte sadece İlahî Zât’a mahsustur!..

    Bereket, nesnelerde ve somut şeylerde duyumsanamayan bir anlamdır. Bu bakımdan bereket, ruhun gıdasıdır. Ama Allah’a iman eden ve Allah ile irtibat halinde olan ruhun

    Yiyip içmeden hemen önce ve girişilen her işin başında Allah’ın adını anmak (besmele çekmek), o şeyin bereketini çoğaltacak ve hayrını arttırıp şerrini önleyecektir.

    Bu durumu Allah’ın sevgili Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle açıklamıştır:

    “(Bismillahirrahmanirrahim) ile başlamayan her iş noksandır.” Yâni ek------. Burada eksiklik, o işten bereketin kalkmasıdır.

    Hz. Peygamber (s.a.v.) bir başka hadisinde ise şöyle buyurmaktadır:

    “Mü’min bir tek mideyle, şeytan ise yedi tane mideyle yer.”

    Niçin?!

    Çünkü müslüman, yemeğine Allah’ın adını anarak başlar böylece o yemeğe hemen bereket iniverir. Ruh ve beden bakımından disipline olarak kontrol altına girer. Böylece az bir yemekle doyarak kendini çok yemenin getireceği zararlardan korur.

    Ama diğerleri

    Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) onları şeytana benzetmektedir. Onlar bereketin izlerini ve etkilerini asla göremez ve hissedemezler. Bundan dolayı onlar, yemeğe doymak bilmeyen oburlar gibi düşkünce ve müsrifçe atılırlar; ne yemekle karınları doyar ne de suya kanarlar. Sanki her birinin yedi tane midesi vardır.

    Sofranın temizlik ve düzenini muhafaza etmek için kişinin aşırıya kaçmadan ve başkalarını incitmeksizin kendi önünden, tabağın kendine en yakın yerinden yemesi yemek âdâbındandır.





  3. Ziyaretçi
    çok güzel hadisler saolun




+ Yorum Gönder


yemekle ilgili hadisler ,  yemek ile ilgili hadisler,  yemekle ilgili ayetler,  yemekle ilgili peygamberlerin sözleri,  yemeklerle ilgili hadisler