+ Yorum Gönder
Hayvanlar Alemi ve Hayvancılık Üretim ve Bilgiler Forumunda Organik Hayvan Besleme ve Yemin Özellikleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Organik Hayvan Besleme ve Yemin Özellikleri








    Organik Hayvan Besleme Hakkında bilgiler

    Hayvanlara tüm doğal davranışlarını gösterebileceği barınak ve iyi bir bakım olanakları verilse de, Organik besleme olanakları verilmedikçe sağlıklarının korunması ve onlardan sağlıklı ürünler alınması mümkün değildir
    Hayvan beslemede rasyonları oluşturan yemlerin kalitesi, miktarı ve veriliş şekilleri ile kullanılan katkı maddeleri hayvan sağlığını önemli derecede etkilemektedir Yem kalitesi hayvan sağlığını önemli derecede etkiler
    Organik hayvan beslemede genç ruminantların beslenmesi öncelikle ana sütüne dayanmalıdır
    Doğumla birlikte buzağılar en az 3 ay, kuzu ve oğlaklar en az 15 ay ana sütü almalıdır
    Organik hayvan beslemede, hayvansal kaynaklı yem olarak, ekolojik veya konvansiyonel üretilen süt ve süt ürünleri ile balık, diğer deniz hayvanları, bunların ürünleri ve yan ürünleri kullanılabilir
    Organik Asitler ve Hayvan Beslemede Organik Asit Kullanımı

    Organik asitler yapıları karbon iskeletine dayalı asitlerdir Formik, asetik, propiyonik, bütirik, fumarik, sorbik, sitrik ve malik asit gibi asitler ve bunların tuzları başlıca organik asitlerdir Doğada saf olarak bitkisel ve hayvansal organizmada bulunabilirler ve ayrıca doğal yollardan elde edilebilirler Hayvan vücudunda kullanılıp, metabolize olduktan sonra karbondioksit ve suya okside olurlar Dolayısıyla canlı organizma için herhangi bir sağlık sorunu yada bir risk oluşturabilecek hiçbir kalıntı bırakmazlar Bu özellikleri nedeniyle organik asitler günümüzde gerek karma yem üretiminde gerekse hayvan beslemede tüm dünyada vazgeçilmez bir koruyucu ve verim artırıcı bir katkı maddesi durumundadırlar Özellikle yakın zamana kadar çok yaygın olarak kullanılan antibiyotik büyütme faktörlerinin hayvan beslemede kullanımının yasaklanmasından sonra antibiyotiklerin yerini alabilecek çok güçlü bir alternatif olması nedeniyle günümüzde büyük bir popülarite kazanmışlardır

    Organik Asitlerin Başlıca Kullanım Amaçları

    Organik asitler temel olarak yem ve yem hammaddelerindeki mikotoksin üremesini engellemek ve bu yolla hayvanları mikotoksikasyona karşı korumak; yem ve yem hammaddelerinin depolanma sürelerini uzatmak; silajlardaki aerobik bozulmayı önlemek ve silajların aerobik stabilitesini artırmak; hayvanların sindirim sistemlerinde antibakteriyal etki göstermek ve hayvanlarda büyümeyi uyarmak amacıyla kullanılırlar

    1 Yem ve yem hammaddelerindeki mikotoksin üremesini önlemek

    Mikotoksinler gerek ruminant gerekse tek mideli ve kanatlıların beslenmesinde çok önemli bir olgudur Mikotoksinler hayvanların verim performanslarında çok büyük düşmelere, çok önemli sağlık sorunlarına ve ölümlere neden olabilmektedirler Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dünyada her yıl üretilen bitkisel kaynaklı yem ve gıdaların yaklaşık % 25’ inin mikotoksinler ile kontamine olduğunu açıklamıştır Bununla birlikte özellikle kanatlı hayvanların mikotoksinlere karşı oldukça hassas olması nedeniyle sık sık çeşitli mikotoksikasyon olayları ortaya çıkabilmektedir Ruminant, tek mideli ve kanatlı hayvanların yemlerine katılan organik asitler başta küf olmak üzere yemlerdeki mikotoksinlerin gelişip çoğalmasını engellemekte ve dolayısıyla gerek hayvanların gerekse hayvansal ürünlerin tüketicisi olarak insanların bu tür mikroorganizmalardan zarar görmesini önlemektedirler

    2 Yem ve yem hammaddelerinin depolanma sürelerini uzatmak

    Tüm karma yem hammaddeleri çeşitli maya, mantar ve bakteriler ile doğal olarak kontamine haldedirler Bunlar uygun ortamın oluşması halinde büyük bir hızla çoğalarak bu tür yemlerle beslenen hayvanların verim performanslarını önemli ölçüde düşürmekte ve hayvanlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedirler Bu tür mikroorganizmalar ile kontamine yemler özellikle kanatlı sektöründe çok daha ciddi sorunlara ve büyük ekonomik kayıplara neden olmaktadır Ancak yemlere organik asit katılması halinde bu sağlık sorunları ve ekonomik kayıplar önlenebilmektedir Yemlere katılan organik asitler yemlerde maya, mantar ve bakterilerin gelişip çoğalmalarını engelleyerek yem ve yem hammaddelerinin depolanabilme sürelerini uzatırlar


    3 Silajlardaki aerobik bozulmayı engellemek

    Silaj yapımında organik asit kullanımı çok uzun yıllar öncesine dayanmaktadır Organik asitler katıldıkları bitkilerde pH’ yı hızla düşürerek fermantasyonu sınırlandırmakta ve bunun sonucunda silajlardaki ısınmayı ve başta proteinler olmak üzere besin maddeleri kayıplarını önlemektedirler Diğer yandan antibakteriyal etkileri sayesinde silajlarda maya, küf, clostridia, enterobacteria ve diğer aerobik mikroorganizmaların gelişip çoğalmasını engelleyerek silajların aerobik stabilitelerini artırırlar Böylece yemlemede kullanılmak üzere açılan silajların bozulmadan uzun süre kullanılabilir Organik asitler ayrıca silajların yem ve enerji değerlerini artırırlar

    4 Hayvanların sindirim sisteminde antibakteriyal etki göstermek

    Organik asitler bakterilerin hücre zarlarından geçerek hücre içi pH’ sını değiştirmekte ve böylece bakterilerin amino asit ve enerji metabolizmalarını etkilemektedirler Ayrıca bakterilerin DNA yapılarını parçalayarak onları etkisiz hale getirebilmektedirler Dolayısıyla hayvan beslemede organik asit kullanılması halinde organik asitlerin hayvanların sindirim sistemlerinde gösterdikleri antibakteriyal etki sayesinde hem çok ciddi sağlık sorunlarından hem de büyük ekonomik kayıplardan korunulabilmektedir

    5 Hayvanlarda büyümeyi uyarmak

    Organik asitler hayvanların sindirim sistemlerindeki mikrobiyal florayı değiştirerek tüketilen besin maddelerinin daha kolay bir şekilde sindirilebilir hale gelmesini sağlarlar Organik asitlerin sindirim sistemindeki bu etkileri sonucunda hayvanların performanslarında çeşitli düzeylerde artışlar meydana gelir Organik asitlerin yem ve yem hammaddelerindeki koruyucu etkilerinin yanı sıra hayvanlarda büyümeyi uyarıcı etkilerinin de bulunması, günümüzde hayvan beslemede antibiyotik büyütme faktörlerinin yasaklanmasından sonra onları antibiyotiklerin yerine geçebilecek








  2. Gizli @ yara
    Özel Üye





    Organik Asitlerin Hayvanların Performansları Üzerindeki Etkileri İle İlgili Bilgi


    Organik asitlerin ruminant, tek mideli ve kanatlı hayvanların performansları üzerindeki etkileri aşağıda belirtilmiştir.

    1. Ruminantların performansları üzerindeki etkileri

    Fumarik asit rumende metan gazı üretimini azaltarak ruminantlardaki enerji kayıplarını da en aza indirir. Ayrıca ruminantların yoğun bir şekilde tükettiği sellülozun rumen mikroorganizmaları tarafından parçalanabilirliğini geliştirerek sellüloz sindirimini artırır. Ruminantların enerji gereksinimlerinin büyük bir bölümü rumende açığa çıkan uçucu yağ asitlerinden sağlandığı için özellikle propiyonik asidin glukojenik yapısı çok büyük önem taşımakta ve propiyonik asit yüksek süt verimli süt ineklerini ketozise karşı korumaktadır. Ayrıca laktatlardan propiyonat sentezini hızlandırarak da bu mekanizma üzerine katkıda bulunmaktadır. Diğer yandan organik asitler özellikle ruminantların silaj ve yoğun yem tüketimlerini artırmak suretiyle süt verimi ve canlı ağırlık kazançlarını artırmaktadırlar. Organik asitler ayrıca sütteki yağ ve protein oranını da yükseltmektedirler.

    2. Tek mideli hayvanların performansları üzerine etkileri

    Sütten yeni kesilen tek mideli hayvanlarda midedeki düşük hidroklorik asit konsantrasyonu sonucu yetersiz pepsinojen aktivitesine bağlı olarak proteinlerden yararlanma oranı oldukça düşük düzeylerdedir. Bu hayvanların yemlerine organik asitlerin ve özellikle fumarik asit katılması enzim aktivitesini hızlandırarak protein sindirimini artırmaktadır. Tek mideli hayvanların yemlerine katılan özellikle propiyonik, fumarik ve sitrik asit gibi organik asitler bu hayvanlarda yem tüketimi, yemden yaralanma ve canlı ağırlık kazancı gibi önemli performans kriterlerini olumlu yönde etkilemektedir.

    3. Kanatlıların performansları üzerindeki etkileri

    Organik asitler kanatlılarda mide sıvısının asitleştirilmesini ve bu asitliğin korunarak devamını sağlarlar. Özellikle pH değerinin 4’ ün altına inmesiyle birlikte lactobacilli haricinde yemlerle mideye gelen tüm mikroorganizmalar elimine edilirler. Ayrıca protein sindiriminde önemli bir rolü olan pepsinin inaktif haldeki pepsinojenden aktif pepsin haline dönüşebilmesi için mide pH’ sının yaklaşık 3.5 olması gerekir. Dolayısıyla organik asitler bu pH düzeylerini rahatlıkla sağlayarak enzim aktivitesini geliştirirler. Organik asitler kanatlılarda bir yandan patojen mikroorganizmaların gelişip çoğalmasını önlerken bir yandan da sindirim sisteminde laktik asit üreten bakterilerin miktarını artırarak hayvanların performansları üzerine olumlu etkide bulunurlar. Ayrıca sekum pH’ sını düşürerek buradaki salmonella kolonizasyonunu önledikleri gibi genel olarak kanatlılardaki salmonella prevalansını da azaltırlar. Diğer yandan organik asitler hem sindirim sistemindeki patojen mikroorganizma gelişimini önledikleri için hem de asitliği yükselterek hayvanların iştahlarını artırdıkları için kanatlıların yemden daha iyi yararlanmalarını sağlarlar.

    Sonuç

    Organik asitler gerek kaba ve yoğun yem üretiminde, gerek bunların depolanmasında ve gerekse tüm çiftlik hayvanlarının performansları üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı, hem koruyucu hem de verim artırıcı özellikleri nedeniyle hayvan beslemede çok önemli bir yere sahip olup özellikle yasaklanan antibiyotik büyütme faktörlerinin yerine geçebilecek doğal ve çok güçlü bir alternatiftirler.





  3. HARBİKIZ
    Moderator
    Ekolojik hayvan üretimi ve sorunları ile ilgili yazı

    TARIMSAL ürünlerdeki kimyasal artıklar, entansif (yoğun) tarımın çevreye verdiği zararlar ve karşılaşılan sağlık sorunları biz insanoğlunun doğal ve katkısız beslenme isteği ile günümüzde bitki ve hayvan üretiminin ekolojik yöntemlerle gerçekleştirilmesini ön plana çıkarmaktadır. 2001 yılı verilerine göre ilk olarak arıcılık ile başlayan ekolojik hayvancılığa* biz de son iki yıldır küçükbaş hayvancılık konusundaki çalışmalarımızla katkıda bulunmaya çalışıyoruz.
    Ekolojik küçükbaş yetiştiriciliği Türkiye’de çok yeni olduğundan bilgiye ve araştırmaya ulaşmakta sıkıntı çekiyoruz. Süt verimi dünyada rekor olarak bilinen keçi ırkı Saanen ve Çeşme yarımadası yerli ırkı olan Sakız koyunları ile üretim yapıyoruz. Bu ırklarla yaptığımız çalışmalarda karşılaştığımız sorunlar arasında, koruyucu hekimlik ve sağlıklı bireyler yetiştirebilmek, mamul üretimi ve pazarlaması yer alıyor. Yönetmelikte bahsedilen homeopatik tedavi yöntemleri ve bu yöntemleri uygulayacak veterinerlere ulaşamamamız, Ekolojik Tarım Komisyonu’nun bu konuyla ilgili yazılı bilgiye sahip olmaması biz üreticileri kimyasal yollarla tedavi yöntemlerini kullanmaya teşvik ediyor. Bu durum tercih ettiğimiz bir yöntem olmamakla birlikte, hayvan sağlığının en iyi şekilde korunması için yapılacak çalışmaların kısa zamanda sonuçlanmasını diliyoruz. Ekolojik vitamin, homeopatik ilaçlar ve dozlarının temini ile ilgili hizmetlere ihtiyacımız olduğunu da belirtmek istiyorum.

    Hayvancılığın Türkiye’de son yıllardaki göstergeleri ilerleme gösteremediğinden, buna bağlı olarak süt ürünlerinin de gelişemediğini ve iyi değerlendirilemediğini görüyoruz. Dünyada çok kıymet verilen keçi sütü ve peynirinin iç piyasada aynı değeri bulmaması ve bununla birlikte fiyat rekabeti açısından maliyetleri karşılayamaması pazarlama açısından oldukça önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Elde ettiğimiz sütün fiyatını çevredeki mandıralar değerinin çok altına almakla birlikte, ürünün ekolojik olarak işlenebilmesini de mümkün kılamıyor.

    Bu faktörleri göz önünde bulundurduğumuzda, kendi imkanlarımızla yöresel peyniri değerlendirme yoluna gittik. Ürünün çok güzel sonuçlandığını gördük ve beklediğimiz fiyatın ancak özel restoranlar tarafından karşılandığını belirledik. Üretici ve tüketici ağını bu bağlamda oluşturmak ve nakliye ile birlikte organizasyonu sağlamak, az miktarlar göz önünde bulundurulunca kar getirici bir faktör olmuyor. Yörede 11 ay laktasyon süresi olan başka keçi ırkının bulunmaması sütün mandıralarda değerlendirilmesini de zorlaştırıyor. Amacımız hem hayvancılık hem de ekolojik ürünlerin değerlendirilmesi için çeşit ıslahı konusunda yöresel bir çalışma yapmak. Bu sayede hem yörenin kalkın masına, hem de ekolojik dengenin bozulmamasına katkıda bulunmak istiyoruz.

    Sonuç olarak veteriner hizmetleri ile birlikte desteklenmiş ekolojik hayvan üretiminin çok daha verimli, güvenli ve rahat bir çalışma ortamı yaratacağına inanıyorum. Bu sayede üreticilerin sayısının artmasıyla ortak organizasyonlara gidilerek belki bir mandıra oluşturulabilecektir. Ürünlerin kaynağına gidilip Türkiye peynirleri ve yöresel ürünlerin pazarlanmasına katkıda bulunulmasını diliyoruz.

    Pelin OMUROĞLU





+ Yorum Gönder