+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Ortaçağda hazırlanmış insan hakları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Ortaçağda hazırlanmış insan hakları








    ortaçağda hazırlanmış insan hakları
    İnsanlar toplum halinde yaşamaya başladıktan sonra toplum içinde dirlik ve düzeni sağlayacak bir örgütlenmeye ihtiyaç duydular. Başlangıçta toplumun belirlediği şeflerce yönetilen insan topluluklarının giderek kalabalıklaşması ve işbölümü farklılaşmalar sonucu başlangıçtaki basit yönetim biçimi daha karmaşık bir hal aldı.
    Devlet kavramının kaynağı başlangıçtaki yönetim örgütüdür. Başlangıçtaki ilkel çağlarda içgüdüleri ile hareket eden insan toplulukları vahşi hayvan sürülerinden pek farklı sayılmazdı. Bu sebeple aralarında güçlü olanlar yaşıyor zayıflar ise ölüme terk ediliyorlardı. Ayrıca sözü edilen ilkel insan topluluklarıİnsan Hakları - Vatandaşlık kendi yaşamlarının daha rahat sürdürebilmek için kendileri dışındaki insan toplulukları ile savaşa giriyorİnsan Hakları - Vatandaşlık birbirlerini yok edinceye kadar savaşıyorlardı. Doğal olarak bu çağlarda insanların insan haklarından haberdar olduğu söylenemez.
    İlkel insanların başlangıçtaki örgütlenmeleri ilk çağlarda daha gelişerek site devletlerine ve gidere imparatorluklara dönüştü. İlk çağlarda insanların bir kısmı için az da olsa insan haklarından söz etmek mümkündür. Zira bir site devletinde yaşayanlar; siteyi kuranlarİnsan Hakları - Vatandaşlık yabancılar ve kölelerden oluşuyordu. Siteyi yönetenler sitenin en ayrıcalıklı insanları idi. Ondan sonra sırası ile siteyi kuranlardan seçilen askerler ve sitenin kurucuları olan toprak sahibi yerliler geliyordu. Sitedeki yabancılar ise en az hak sahibi olan kimselerdi. Köleler ise savaşlarda esir alınmış olan başka site yurttaşları olup hiçbir hakka sahip olmayan ve sadece alınıp satılan eşya durumundaydı. Bu arada her gruptan insanlar kendi aralarında eşitti. Görüldüğü üzere ilk çağlarda insanlara gerektiği kadar değer verilmiyordu. Ve acımasız savaşlar sonunda esir edilen insanların insan olmaktan kaynaklanan doğal hakları bilinmiyordu ve bu nedenle çiğneniyordu.
    İlk çağ devletlerini yıkılıp krallıkların kurulduğu Orta çağda da kölelik kısmen devam ettirilmişti. Ancak İlkçağdaki gibi belirleyici bir ağırlığı yoktu. Kölelik yerine derebeylerine körü körüne bağlı köylülük oluşmuştu. Köylüler de köleler gibi hemen hiçbir hakka sahip değildi. Daha doğrusu derebeylerinin izin verdiği kadar haklara sahiptiler. Ortaçağ devletleri kırsal alanlarda köylülerinİnsan Hakları - Vatandaşlık şehirlerde de küçük işletme sahiplerinin ve bu işletmelerde çalışan işçilerin emeğine ve tüccarların yarattığı sermayeye dayanmak suretiyle varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlardı. Ancak ortaçağ devletlerinin egemenleriİnsan Hakları - Vatandaşlık sürekli olarak ezdikleri halkın üzerine yükledikleri yükü bazen hafifletebilmek amacıyla komşu ülkelere saldırıyor ve onları yağmalayarak da yaşamlarını sürdürüyordu. Tabi bu yağma savaşlarında kendi köylülerinden ve işçilerinden oluşturulan ordularlaİnsan Hakları - Vatandaşlık diğer ülke ordusunu meydana getiren insanları yok ediyor bu arada ölen kendi köylü ve işçilerini de umursamıyorlardı. Bu savaşlarda esir aldıkları yoksulları öldürürlerken varlıklı olanları fidye mukabilinde serbest bırakmak üzere sağ bırakıyorlardı. Bu durum 17. yüzyıla kadar değişmeksizin devam etti. Diğer bir anlatımla orta çağda da insan hakları tanınmıyordu.
    17. yüzyıl düşünürleri tarafından ortaya atılan doğal hukuk anlayışıİnsan Hakları - Vatandaşlık insanlar arasında eşitlik ve demokrasi fikirlerinin gelişmesine neden oldu. Zamanla Amerika’da kurulan ABD ve Fransa’da ortaya çıkan Büyük Fransız İhtilaliİnsan Hakları - Vatandaşlık sözü edilen demokrasi fikirlerinin bütün dünyaya hızla yayılmasını sağladı. Doğal olarak demokrasi düşüncesinin kaynağı olan doğal hukuk anlayışı da yayılmaya başladı. Doğal Hukuk ilkelerine göre İnsanlarİnsan Hakları - Vatandaşlık salt insan olmaktan kaynaklanan bir takım haklara sahip olduklarını kavradılar ve zamanla bu haklarına sıkı bir şekilde sahip çıkmaya başladılar. Kısacası demokrasi düşüncesi geliştikçe insanlar sahip oldukları doğal hakların sınırlarını da genişletmeye başladılar. İnsanların bu çabaları sonunda ise demokrasi düşüncesi daha bir hızla gelişmeye başladı. Ve giderek Günümüzün demokrasi kavramına ulaşıldı. Günümüzde ise insanlar demokrasinin İnsan Hakları ile birlikte var olabileceğinin farkına vardılar. Diğer bir anlatımla Demokrasinin olmadığı yerde insan haklarından söz edilemeyeceğiİnsan Hakları - Vatandaşlık insan haklarının bulunmadığı yerde de demokrasiden söz edilemeyeceğinin farkına vardılar.
    Bu açıklamadan sonraİnsan Hakları - Vatandaşlık insan olarak doğmamız sonucunda kazandığımız ve insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmemiz için mutlak bir şekilde gerekli bu hakların dinİnsan Hakları - Vatandaşlık dilİnsan Hakları - Vatandaşlık cinsiyet ve ırk ayrımı olmaksızın tüm insanlar doğuştan sahip oldukları vazgeçilemez ve devredilemez haklar olduğunu söyleyebiliriz. Ve dolayısı ile insan onuru ve saygınlığın da devredilemez olduğu söylenebilir. İnsan haklarının diğer bir özelliği de dokunulamaz haklar olmalarıdır. Ancakİnsan Hakları - Vatandaşlık yukarıda da açıklandığı üzere insanların en temel haklarının çiğnendiğiİnsan Hakları - Vatandaşlık Din farklılıklarıİnsan Hakları - Vatandaşlık Irk ve dil ayrımıİnsan Hakları - Vatandaşlık cinsiyet farklılıkları insanların farklı muamelelere tabi tutuldukları görülmüştür. Sözü edildiği şekilde insan hakları çiğnenmesi olaylarının giderek azalmakla birlikte günümüzde de sürdüğünü de görüyoruz.
    İnsan haklarının korunmaması durumunda hangi sorunlar ortaya çıkar şeklindeki Ödev sorusunun açıklamasına gelinceİnsan Hakları - Vatandaşlık yukarıdaki açıklamalar daha başka söz söylenmesini gerektirmeyecek bir şekilde açık olduğunu söyleyebiliriz. Yine de tekrarlamakta fayda vardır. Bu sebepleİnsan Hakları - Vatandaşlık insan haklarının korunamaması durumunda ortaya çıkan en önemli sorun demokrasinin yaralanmasıdır. Başka bir anlatımla Yasalar önünde eşitlikİnsan Hakları - Vatandaşlık adil yargılanmaİnsan Hakları - Vatandaşlık düşünce özgürlüğüİnsan Hakları - Vatandaşlık din ve vicdan özgürlüğüİnsan Hakları - Vatandaşlık bilimsel düşünceİnsan Hakları - Vatandaşlık seçme seçilme özgürlüğü ve laiklik düşüncesi yaralanır. Savaşlar ortaya ç›kar. Ülkeleri tiranlar (zorbalar) yönetmeye başlar. Kısacası insancıl olan her şey yok olur. Bu sebeple demokrasi ve insan haklarının korunması konusunda hepimiz görevli sayılırız. Ve görevimiz hiç yüksünmeden yürütmeliyiz.








  2. Eleman
    Devamlı Üye





    İnsan hakları insanların bir arada yaşamaları ile ihtiyaç duyulan bir durum haline gelmiştir. başta dağınık olan insan insan haklarından habersiz güçlünün zayıfı ezdiği görüş hakimiyeti altında yaşarken insanların yerleşik hayata geçişi ile devletler oluşmaya başlamış ve insanların hakları yasalar ile koruma altına alınmaya başlamıştır ilk insan hakları yasaları yeniçağda çıkarılmıştır. Orta çağda Fransız ihtilali sonucu insan haklarına verilen önem arttırılmıştır.




+ Yorum Gönder


ortaçağda insan hakları,  orta çağda insan hakları,  ortaçağda insan hakkı