+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Öğrenme sosyolojisi nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gülcan
    Devamlı Üye

    Öğrenme sosyolojisi nedir









    Eğitim-Öğrenme(SOSYOLOJİ ALANINDAKİ GELİŞMELER VE EĞİTİM)

    Eğitim-Öğrenme(SOSYOLOJİ ALANINDAKİ GELİŞMELER VE EĞ&#30.jpg,


    Sosyoloji, insan gruplarını ve davranışlarını, kaynaklar, gelişim, maharetler, görevler, problemler ve toplumun özellikleri bakımından inceleyen ilimdir. ya da; «Toplumu inceleyen ve nesnel yasalarını saptayan bilimdir.
    Toplumun yapısı ve nasıl olması gerektiği üzerindeki düşünceler, düşünce tarihinin ilk devirlerine kadar gider. Ancak, sosyolojiyi bağımsız bir ilim olarak ortaya atan Auguste Comte (1798-1857) olmuştur, onun hemen ardından Fransız Mühendisi Le Play (1806-1882) gelir.
    Sosyoloji çok yönlü gelişmeler göstermiş, birçok bölümlere ve inceleme alanlarına ayrılmıştır. Sosyal olayların açıklanmasında, kullanılan metodlarda, hangi sosyal kurumun daha etkili olduğu konularında, birçok görüşler bulunmaktadır. Sosyal olayların açıklanmasında; mekanist okul, coğrafyacı okul, bio-organik okul, ırkçı okul, demoğrafya okulu, Darvvinci okul, içgüdü okulu, davranışçı okul, içebakış okulu gibi akımlar ve görüşler olduğu gibi, bütüncü-birleştirici cereyanlar da vardır. Ayrıca, din sosyolojisi, hukuk sosyolojisi, töreler, âdet, ahlâk sosyolojisi, teknik sosyolojisi, ekonomi sosyolojisi gibi müstakil sosyoloji bölümlerinin olduğunu görmekteyiz S®
    Ancak, eğitimi ilgilendiren en önemli sosyoloji bölümü, psikolojiyle de yakından ilgisi olan sosyal psikolojidir. «Sosyal psikoloji, fertlerin cemiyet içindeki davranışlarını inceleyen bir ilimdir .» (6) Her insan sosyal bir çevrede yaşadığı ve davranışların kazanılmasında içinde bulunduğu cemiyetin tesirinde kaldığı için, sosyal psikoloji eğitimi yakından ilgilendirmektedir.
    Eğitim çalışmaları, insanın eğilimlerini, kabiliyetlerini doğru bir şekilde bilmek ister. Ancak bu bilgilere dayanarak başarılı eğitim yapabilir. İnsanın bilgi derecesini, hırsını, tatmin noktasını veya tatminsizlik sebeplerini, heyecanlarını, sevincini, endişe ve korkusunu, direnme gücünü v.b. bütün yetenek ve eğilimlerini bilmek, eğitimde temel
    esastır. Bütün bunlar psikolojinin çalışma alanına giren konulardır. Ancak yukarıda sayılan duygulara bakıldığında çoğu zaman bunların sosyal menşeli olduğu görülür. Yani birçoğu sosyal hayatın sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.
    Söz gelimi, tatmin duygusunu ele alalım. Elektrik olmayan bir bölgede yaşayan, hayatında hiç elektrikli bir araç, makine kullanmamış olan bir kimse, televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı isteği duymayacak, evimde bu makineler yoktur diye bir tatminsizliği olmayacaktır.
    Ancak şehirlerde yaşayan pek çok insanın bunları kullandığını gören bir insanda bunları elde etme duygusu uyanacak, elde edemediği sürece tatminsizliğe düşecektir. Bu faktörlerin büyük şehirlerde yoksulluk içinde yaşayan insanlarla, küçük yerlerdeki aynı ölçüde yoksul insanların duygusal hayatına aynı ölçüde tesir ettiği söylenemez.
    Diğer araftan insanın iç âleminde psikolojik bir vakıa olarak beliren tatmin veya tatminsizlik duyguları, daha sonraki davranışlara ve sosyal münasebetlere tesir etmektedir. Bir madalyonun iki yüzü gibi, toplum, ferdinin ruh yapısını etkilemekte, fert de toplumu etkilemektedir. Şu halde «Fertlerin davranışlarının sosyal münasebetlerden ayrı olarak anlaşılabilmesi mümkün değildir. Sosyal münasebetin bizzat kendisinin de ferdî psikolojilerden ayrı olarak anlaşılabilmesine imkân yoktur, işte sosyal psikoloji bu iki ilmi (yani Sosyoloji v Psikolojiyi) bağdaştıran bir ilim olmaktadır. İçtimaî ilimler arasında esas olarak ferdin davranışını inceleyen yegâne ilim sosyal psikolojidir Diğer sosyal disiplinler esas olarak ferdin davranışlarının muayyen kısımları üzerinde dururlar. Sosyal psikoloji ise, insanın sosyal davranışlarının her yönüyle (sosyal insan ile) meşgul olur. Bu sebeple, sosyal psikolojiye, toplum içindeki ferdin davranışının ilmi olarak bakabiliriz. » ^
    Eğitim, ferdin bütün davranışlarını konu olarak ele aldığına göre, sosyoloji , araştırmalarından, özellikle sosyal psikolojiden faydalanmak zorundadır.
    Sosyal psikolojinin, açıklamaları ışığında, fertlerin eğitimi hem vazgeçilmez bir çalışma konusudur, hem de sosyal bütünleşmenin sağlanması bakımından çok önemlidir. İnsandaki bütün kabiliyetleri geliştirmek, eğilimlerini ise iyi ve doğru olan istikametlere doğru yöneltmek için yapılacak eğitim çalışmalarında, tek tek kabiliyetlerin ve özellikle yönelişlerin gelişmesinde toplumun çok büyük etkisi olduğu görülecektir.
    Sosyal hayatı yakından ilgilendiren konu, fertlerin tutumları ve alâkalarıdır. Sosyal münasebetler, bu tutumlar, tavırlar ve alâkalar üzerine kurulmuştur. Tutum ve tavır, fertlerin herhangi bir olay karşısında kendi davranışlarını belirleme tarzıdır. Sübjektif bir mahiyet taşımaktadır. Tutum bir ferdin bir obje karşısındaki düşünce, duygu ve kanaatini düzenli bir biçimde meydana getiren eğilimdir. O objeyi kabul ediş, telakki ediş tarzıdır. Alâkalar ise, ferdin davranışını açığa çıkarması, müsbet yahut menfî bir şekilde çevresindeki olaylara karışması halidir. Olayların içine girme, yeni yeni olaylara sebep olma gibi düşünce ve tavırların tezahürüdür. Bu bakımdan objektif bir mahiyet göstermektedir. İnsanların çevresindeki olaylara karşı, bu şekilde iki türlü bir tepki gösterdiği düşünülebilir. Herhangi bir olay karşısında kendi iç benliğinde bir tavır, tutum takınır. Olayı benimser, sever yahut nefret eder ama açığa vurmayabilir. Buna sübjektif olarak tavır takınma denilebilir. Yahut tutum ve kanaatini açığa vurarak olaya çeşitli ölçülerde katılabilir. İlgisini ortaya koyabilir. Bu durum objektif bir şekilde cereyan edeceği için herkes tarafından müşahede edilebilir.
    Bütün bu sübjektif ve objektif olarak ortaya çıkan tavır ve ilişkiler toplumu doğrudan ilgilendirdiği gibi, eğitimin de en temel konusunu teşkil etmektedir. Toplum, tutum ve davranışlarında uyumlu ve ahenkli bireyler ister. Ancak böyle olan fertleriyle huzurlu ve mesut olabilir. Eğitimde, tutum ve davranışlarında, çelişkiye düşmeden, şahsiyet ikileşmesine meydan vermeden, tutarlı ve isabetli davranışları olan fertler yetiştirmek ister. Özellikle kültür ve medeniyetin çok hızlı değiştiği ortamda bu konu daha da önem kazanmıştır. Eğitimin hedefi, fertlere kendi iç dünyasında, düşünce, kanaat ve tavır bakımından tutarlı, istikrarlı, her yerde aynı davranışları ortaya koyabilen, bir kişilik kazandırmaktır. Aynı zamanda bu tutum ve davranışlar, içinde yaşadığı toplumun değer hükümlerine uygun olduğu gibi, menfaatine, yükselmesine, huzuruna da yardımcı olur. İşte bu kadar önemli çalışmaları sürdürebilmek için, eğitim ile sosyal psikolojinin çok yakın işbirliği yapması gereklidir. Ayrıca bu konular etrafında eğitim sosyolojisi gibi müstakil bir araştırma alanı daha doğmuştur.








  2. AYFER
    Bayan Üye





    Öğrenme sosyolojisi muhakkak gereklidir, elzem bir konudur. Toplumu öne çıkaracak kişilerin eğitimleri bu noktada ön plana çıkmaktadır. Bu sebeple toplumdaki kişilerin eğilimlerini bilmek, yeteneklerine göre eğitim almalarını sağlamak gereklidir.




+ Yorum Gönder