+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Antik felsefe baslica kaynaklar Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Antik felsefe baslica kaynaklar








    Antik felsefe baslica kaynaklar



    Ilk Yunan fllozoflarinin yapitlari ancak fragmentler (parçalar) halinde kalmistir. Bunlari da, sonralari yasamis olan yazarlarin yapitlarinda alintilar (citationlar) olarak buluyoruz.


    Platon ile Aristoteles’in en önemli yapitlari elimizde bulunmaktadir.


    Eski Stoacilar, Epikurosçular ile Septiklerden de yine ancak birtakim fragmentler kalmistir.


    Daha sonraki dönemden elimizde bulunanlar sunlardir: Roma Stoa’sindan Seneca, Epiktetos, Marcus Aurelius ile Cicero’nun; Septiklerden Sextos Empirikos ile Iskenderiyeli Philon’un yapitlari; Yeni pythagorasçi literatürden kalintilar; Plotinos’un Ennead’lari; Yeniplatoncularin bazi yapitlari – özellikle Proklos’un – Yeni platoncularin ve baskalarinin Platon ile Aristoteles’in yapit-lari üzerindeki yorumlari (kommentarlar).


    Bu orijinal yapitlar yaninda Ilkçag’da bir de felsefe tarihleri var. Bu konuda ilk denemeyi Aristoteles’in yaptigini görüyoruz: Aristoteles, kendisinden önceki filozoflarin görüslerinden, sirasi geldikçe, uzun uzun söz açar. Metafizik’inin basinda, kendisinden önceki felsefenin tarihine toplu bir bakis var ki, Sobates’ten önceki filozoflari bilmek bakimindan büyük bir önem tasir. Aristoteles’in ögrencilerinden Theophratos da, eski filozoflarin görüslerini anlatan bir felsefe tarihi yazmis yalniz bunun, yazik ki, ancak küçük bir kismi günümüze kadar ulasmistir. Theophrastos, doxograflar literatürü denilen türü baslatmis-tir. Doxograflar, fllozoflarin problemler bakimindan görüslerini anlatirlar.


    Doxograflarin yaninda, bir de, felsefenin tarihini, filozoflarin yasamlari bakimindan anlatan biograflarin yapitlari var. Bunlardan kalanlardan en önemlisi, en ünlüsü, I.Ö. 220 siralarinda yasamis olan Diogenes Laertios’un kitabidir. Bu yapit, bir çesit derlemedir, çesitli kaynaklardan derlenmis, kaynaklarin eskiligi degismektedir.


    Felsefe, varolanlar üzerinde bilinçli, planli bir düsünmeden dogmustur. Öteden beri cevaplari yalniz dinden, mythostan edinilen birtakim sorunlar, bir zaman gelip de elestiren bir düsünmenin ve gözlemenin konusu yapilinca, felsefe tarihi de baslamistir. Bu sorularin basinda da: Varolanlarin kökeni, dolayisiyla evrenin (kosmos’un) meydana gelisiyle insanin bu dünyadaki yeri ve ödevinin ne oldugu sorulari gelir.


    Bilimsel-felsefi görüsün dini görüsten ayrilip dogmasi, tabii, birdenbire, hiç geçitsiz olmamistir. Nitekim bir yandan Yunan doga filozoflarinin ilk düsünme denemelerine birçok mitolojik ögenin karistigini görüyoruz; öbür yandan da, en eski filozoflarin “doga üzerine” adini tasiyan yapitlariyla mythoslar ve Tanri masallari arasinda bir ara basamagi buluyoruz: Bu ara basamak da eski ozanlarin theogonia’lari (Tanrilarin dogusu) ile kosmogonia’laridir (Evrenin dogusu). Bunlarda tanrilarin, yari tanrilarin, insanlarin meydana gelisi üzerine birçok seyler anlatir. Aristoteles, Metafizik’inin birinci kitabinda, ilk felsefe tarihi denemelerinden biri olan bu taslakta, bu “En eskilerin”, yani eski ozanlarin, bu konular üzerinde eski filozoflardan daha önce düsünmüs olduklarini, yalniz, bilimsel olarak degil de, dine bagli kalarak düsündüklerini söyler.


    “En eskiler”in tipik örnegi olarak Hesiodos’u alabiliriz. Hesiodos’un Theogonia adli yapitinin basinda Khaos kavrami yer alir. Bu da, felsefi düsüncenin uyanmaya basladigini gösteren ilk belirtidir. Hesiodos’a göre, baslangiçta Khaos vardi. Khaos, türevi bakimindan, “esneyen bosluk” demektir. Bu da bize, hiçligi, bos uzayi, zamani, sonra kendisinden bütün varolanlarin olusacagi o düzensiz, karmakarisik yigini düsündürüyor. Bu, varolanlardan önce gelmis olan ve varolanlarin kendisinden dogmus olduklari hiçligi, kavram olarak belirlemek için yapilmis olan ilk denemedir. Bu denemede, salt düsünce ile bir sey saptanmak isteniyor; burada mythostan bir ayrilma, isin içine tanrilari vb. karistirmama egilimi var; Hesiodos, burada inançlarini bir yana birakmak, gelenek-görenekten edindiklerine dayanmamak istiyor. Hesiodos, Khaos’un yanina iki güç, iki ilke daha koyuyor:








  2. AYFER
    Bayan Üye





    Antik Çağ felsefesi, 13 asırlık bir dönemde ortaya çıkıp gelişen felsefi düşünce ve akımları barındırır. Ayrıca felsefi konu ve sorunların tek tek filozofla*ra göre açıklanıp yorumlandığı çağdır.




+ Yorum Gönder