+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Sosyal bilgiler uygarlıklar beşiği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Sosyal bilgiler uygarlıklar beşiği








    Sosyal bilgiler uygarlıklar beşiği

    Anadolu, göç ve ticaret yollarının üzerinde bulunması, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlaması, topraklarının verimli olması ve ikliminin insanların yaşayışına uygun olması gibi nedenlerden dolayı zengin ve yüksek kültürlerin beşiği olmuştur. Karşılıklı kültür alış - verişleri Anadolu’da uygarlıkların gelişmesini hızlandırmıştır. Anadolu’da kurulan medeniyetler şunlardır:


    Hititler

    Hititler, M.Ö. 2000 yılı başlarında Kafkaslardan Orta Anadolu’ya gelerek Kızılırmak kıvrımı içine yerleşmişlerdir. Hititler, M.Ö. 1400 yıllarında imparatorluk haline gelmişlerdir.

    sosyal-bilgiler-uygarl-klar-be-i-i.jpg
    Bu dönemin en önemli gelişmesi, Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Savaşı Antlaşması’dır. M.Ö. 1280’de imzalanan Kadeş Antlaşması tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır.

    Hitit Devleti, M.Ö. 1200 yıllarında batıdan gelen kavimler tarafından parçalanmıştır. Ege göçlerinden sonra şehir devletleri halinde yaşayan Hititlere M.Ö. 700 yıllarında Asurlular son vermişlerdir.

    Asurlulardan sonra Türkiye’de Pers egemenliği kurulmuş ve Hitit toprakları Pers hakimiyetine girmiştir.


    Frigyalılar

    Frigler, Ege göçleri sırasında Anadolu’ya gelerek M.Ö. 800 yıllarında Gordion (Polatlı) merkezli bir devlet kurdular. Kafkaslar üzerinden gelen Kimmerlerin egemenliği altına giren Frigyalılara Persler son vermişlerdir.


    Lidyalılar

    Lidyalılar, M.Ö. 1200’lerde Anadolu’ya gelerek, Gediz ve Küçük Menderes vadileri arasında kalan bölgede Kral Giges tarafından Sard (Salihli) merkezli bir devlet kurmuşlardır. Pers saldırılarına dayanamayan Lidya Devleti, M.Ö. 546 yıllarında yıkılmıştır.


    İyonyalılar

    Dorların baskısı sonucunda Akaların bir kısmı Yunanistan’dan Batı Anadolu’ya göç etmişler ve İzmir çevresindeki yerli halkla kaynaşarak şehir devletleri kurmuşlardır. Bu şehir devletleri arasında siyasal birlik sağlanamamıştır. İyon şehir devletleri arasında en tanınmışları Efes, Milet, Foça ve İzmir’dir.

    Ön Asya’dan gelen ticaret yollarının bitim noktasında bulunan İyonyalılar, kısa zamanda ileri bir medeniyet kurmuşlar ve kolonicilik faaliyetleriyle zenginleşmişlerdir.



    Urartular

    Urartu Devleti, Doğu Anadolu’da Asya kökenli Hurriler tarafından kurulmuştur. Urartuların merkezi Tuşpa (Van)’dır. Bölgenin en güçlü devletlerinden biri olan Urartular, M.Ö. 600’lerde Medler tarafından yıkılmıştır.



    Anadolu’da Kültür ve Medeniyet

    Devlet Yönetimi

    İlkçağlarda Türkiye’de kurulan devletler krallıkla yönetilmiştir. Bütün yetkiyi elinde bulunduran krallar, aynı zamanda başkomutan, başyargıç ve başrahiptir.

    Bu durum kralların siyasî, askerî ve dinî yetkileri kendilerinde topladıklarını ve güçlerini artırdıklarını göstermektedir.


    Başlangıçta Hitit Krallığı, feodal beyliklerden oluşuyordu. Daha sonraları bu beylikler kaldırılarak yerlerine merkezden valiler atanmıştır. Böyle bir değişiklikle Hititler merkezi otoriteyi güçlendirmeyi amaçlamışlardır.

    Hititlerin ilk zamanlarında kralın yetkileri soylulardan oluşan Pankuş Meclisi tarafından sınırlandırılmıştır. Ancak imparatorluk döneminde Pankuş Meclisi’nin yetkileri azalırken kralın yetkileri artmıştır.

    Dolayısıyla soylular yönetimden uzaklaştırılmıştır. Devlet yönetiminde kraldan sonra en yetkili kişi Tavananna adı verilen kraliçeydi. Tavananna, dini törenlere ve bayramlara başkanlık yapar, kral savaşa gittiğinde ülkeyi yönetirdi. Hatta Kadeş Antlaşması’nda Hitit kralının yanında kraliçenin de imzası yer almıştır. Bu durum Hititlerde kadınların devlet idaresinde etkili olduğunu göstermektedir.

    Hititlerde Pankuş Meclisi’nin bulunması meşrutiyete benzeyen bir yönetimin varlığını ve kralların yetkilerinin bir dönem kısıtlandığını göstermektedir.


    Ordu

    Türkiye; topraklarının verimli olması ve ticaret yolları üzerinde bulunması sebebiyle sık sık istilalara uğramıştır. Bu durum Anadolu’da kurulan devletleri askerliğe önem vermeye zorlamıştır.

    Ticaret faaliyetleriyle zenginleşen Lidyalılar, Anadolu’ da ücretli askerlik sistemini kurmuşlardır. Ancak bu askerler arasında dil ve taktik birliği olmadığı gibi vatan - millet sevgisi de yoktu. Sadece para için savaşan ücretli askerlerin başarı kazanmasını zorlaştırmıştır. Bu durum Lidyalıların yıkılmasında etkili olmuştur.


    Hukuk

    Anadolu’da İlk Çağ hukuku, komşu medeniyetlere göre yumuşak bir karakter taşımaktadır. Anadolu’da yapılan kanunlarda komşu medeniyetlerin önemli etkisi ve katkısı olmuştur.

    Hititler, kanunlarını Mezopotamya’dan almakla beraber, ilaveler ve düzeltmelerle Anadolu’da ilk kanunları yapmışlardır. Medeni hukuk ve ceza hukuku büyük gelişme göstermiştir. Hitit kanunları, hür vatandaşlara olduğu kadar kölelere de mülkiyet hakkı tanıyordu.

    İlk Çağ devletlerinin temel geçim kaynağı, tarım ve hayvancılık olduğu için tarım ve hayvancılığı korumaya yönelik ağır cezalar içeren kanunlar yapmışlardır. Örneğin; Frigyalılar öküz kesene ölüm cezası vermişlerdir.

    Hititlerde kralın buyruklarına karşı gelmek, devlete baş kaldırmak büyük suç sayılmış ve ölümle cezalandırılmıştır. Bu da Hititlerin merkezi otoriteye önem verdiklerini göstermektedir.


    Din ve İnanış

    İlk Çağlarda Türkiye’de çok tanrılı bir din anlayışı hakimdi. Bu nedenle Anadolu için “Bin Tanrı İli” denilmiştir.

    Anadolu’nun batısında kurulan medeniyetler Yunan tanrılarından, doğuda kurulan medeniyetler ise, Mezopotamya tanrılarından etkilenmişlerdir. Bu durum, Türkiye’nin coğrafi konumundan doğan tabii bir sonuçtur.

    İlkçağlarda insanların uğraş alanlarındaki gelişmeler inançları üzerinde etkili olmuştur. Örneğin; tarım faaliyetlerine önem veren Frigyalıların en büyük tanrı olarak toprak ve bereket tanrıçası Kibele’yi kabul etmeleri gibi.


    Sosyal ve İktisadî Hayat

    Anadolu’da halk sosyal sınıflara ayrılmıştı. En üst sınıf olarak kabul edilen kral ve ailesi devletin yönetimini üstlenmiştir. Anadolu’da asillerden başka rahipler, sanatçılar, askerler, memurlar ve köleler gibi sınıflar da bulunuyordu.

    Anadolu’da bu sınıfların bulunması toplumda eşitsizliğin olduğunu göstermektedir.


    Ticarete büyük önem veren Lidyalılar, bu amaçla Efes’ten başlayarak Mezopotamya’ya kadar uzanan Kral Yolu’nu yapmışlardır.

    Bu yolun yapılması sonucunda;

    Doğu - Batı kültürleri arasında etkileşim artmıştır. Lidyalılar zenginleşmiştir.

    Lidyalılar M.Ö. 700 yıllarında ilk parayı kullanmışlardır.

    Lidyalıların parayı icat etmeleri; alışverişi kolaylaştırmış, ekonomik hayatı canlandırmış, sermaye birikimine ve finans sektörünün oluşmasına ortam hazırlamıştır. Paranın kullanılmaya başlamasından sonra değiş tokuş (takas) uygulaması ortadan kalkmıştır.







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Denizci bir medeniyet olan İyonyalılar, Akdeniz ve Karadeniz’de koloniler kurarak ticaret faaliyetleriyle zenginleşmişlerdir. Bir devletin ekonomik, siyasal ve sosyal nedenlerden dolayı, kendi sınırları dışında ele geçirip yönettiği ülkeye veya topraklara koloni denir. Kolonilerin kurulmasında;

    Hammadde ihtiyaçlarının karşılanması

    Üretim fazlası mallar için pazar bulunması

    Askeri gücün artırılmak istenmesi

    Diğer devletlere askeri, siyasal ve ekonomik alanlarda üstünlük sağlama düşüncesi

    etkili olmuştur.


    Yazı ve Edebiyat

    Anadolu’ya yazıyı Mezopotamya medeniyetlerinden Asurlular getirmiştir.

    Hititler ve Urartular, Asurlulardan aldıkları çivi yazısını kullanmışlar, ayrıca Hititler kendi icatları olan hiyeroglif yazısını da kullanmışlardır. Frigyalılar, Lidyalılar ve İyonyalılar Fenike alfabesini kullanmışlardır.

    Hititlerden kalan en önemli yazılı eserler anal adı verilen yıllıklardır. Hititler anallarla (yıllıklar) Anadolu’da tarih yazıcılığını başlatmışlardır.

    Hitit yıllıklarında kralların, zaferleri kadar yenilgilerinin de yıllıklara yazdırılması tarafsız bir tarih anlayışına sahip olduklarını göstermektedir. Bu yıllıklar, İlk Çağ Anadolu tarihinin aydınlanmasında önemli rol oynamıştır.


    Bilim ve Sanat

    Anadolu medeniyetleri içinde her yönden en ileri olanı İyonyalılardır. İyonyalılar özgür düşüncenin ve pozitif bilimlerin öncüsü olmaları yönüyle önem taşırlar. Felsefe, matematik ve tıp bilimlerinin temeli İyonya’da atılmıştır.

    Hitit sanatı, Mezopotamya sanatının etkisinde gelişmiştir.

    Heykelcilik ve kabartmacılık gelişen başlıca sanatlar olmuştur. Hititlerin en önemli kabartmaları Yazılıkaya ve İvriz kabartmalarıdır. Frigyalılarda dokumacılık, maden işçiliği, kaya mimarisi, Lidyalılarda dokumacılık, çömlekçilik, dericilik ve madencilik, Urartularda maden işlemeciliği, su mimarisi, İyonyalılarda ise, saray ve tapınak mimarisi gelişmiştir.


    İskender İmparatorluğu

    M.Ö. 337’de tahta geçen İskender, önce Yunanistan’daki bütün şehir devletlerini, sonra da Anadolu, İran, Irak, Suriye ve Mısır’da Perslere ait tüm toprakları kendine bağlamayı başardı. Büyük İskender’in Asya seferinin sonucunda Hellenizm uygarlığı doğmuştur. Büyük İskender, 33 yaşında öldü (M.Ö. 323). İskender’in ölümünden sonra kazanılan topraklarda bağımsız devletler kurulmuştur.


    Roma İmparatorluğu

    Romalılar; disiplinli, planlı ve teşkilatlı hareket ederek kısa sürede bütün İtalya’yı Roma’ya bağlamışlardır. Bu gelişmelerden sonra Romalılar, Doğu Akdeniz’e yönelmişlerdir. İskender İmparatorluğu parçalandıktan sonra Selevkoslar Krallığı’nı yenerek Türkiye topraklarının tamamına hakim olmuşlardır.

    Roma İmparatorluğu’nun siyasal tarihinde; Krallık Cumhuriyet ve İmparatorluk dönemleri yaşanmıştır.

    Merkezi yönetimin zayıflaması, eyaletlerin güçlenmesi, Hristiyanlığın yayılması, Kavimler Göçü’nün meydana getirdiği kargaşa, iç savaşlara katılan orduların sınırları ihmal etmesi gibi nedenlerden dolayı Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır (395). Bunlardan Batı Roma 476’da, Doğu Roma ise 1453’te yıkılmıştır.

    Roma’da patricilerle (soylular) plepler (Roma’ya sonradan gelen halk) arasında çatışmalar olmuştur. Romalılar Yunan kanunlarından yararlanarak 12 Levha Kanunlarını yapmışlardır. Patrici - plep mücadelesi 12 Levha Kanunlarından sonra da devam etmiştir.

    Günümüz Batı dünyasında uygulanan hukuk kurallarının temeli Roma hukukuna dayanır. Bu hukuk kuralları bazı değişikliklerle Bizans hukuku adıyla Doğu Roma’da yürürlülükte kalmıştır.


    Romalılar ticareti geliştirmek amacıyla Anadolu’da yeni yollar yapmışlar ve ihtiyaç duydukları ürünleri Anadolu’dan götürmüşlerdir.

    Romalılar; Fenikeliler, İyonyalıların ve Yunanlıların geliştirdiği alfabeye son şeklini kazandırmışlar ve “Latin alfabesi”ni oluşturmuşlardır.

    Mısır’dan aldıkları Güneş yılı esaslı takvimi, Sezar daha sonra da Papa XIII. Gregor dönemlerindeki düzenlemelerle bugün kullandığımız şekle getirmişlerdir.




+ Yorum Gönder