+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Eş Anlamlı Kelimeler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Eş Anlamlı Kelimeler









    Eş Anlamlı Kelimeler Hakkında Bilgi


    Yazılış ve okunuş bakımından farklı fakat anlamca aynı olan kelimelerdir. Bu tür kelimeler birbirlerinin yerini tutabilir. Anlamdaş kelimelerin birisi genelde yabancı kökenlidir.

    Örnekler:
    kıymet-değer, cevap-yanıt, sene-yıl, medeniyet-uygarlık, imkân-olanak, acele-ivedi, zelzele-deprem, yoksul-fakir, misafir-konuk, sınav-imtihan, yöntem-metot, mesele-sorun, fiil-eylem, kelime-sözcük, vasıta-araç

    Fakat bazı durumlarda anlamdaş kelimeler birbirinin yerini tutamaz: “kara bahtlı” kelime grubunda “kara” kelimesinin yerine “siyah” kelimesini kullanamazsınız. Çünkü iki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş veya yakın anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir.

    Türkçe kelimeler arasında da eş anlamlılık olabilir:
    deprem-yer sarsıntısı-zelzele,
    kimi zaman-ara sıra-zaman zaman-arada bir-bazen

    SÖZCÜKLER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ

    Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler

    Aynı varlığı, kavramı veya durumu ifade eden, yazılışları ve söylenişleri farklı, anlamları aynı olan sözcükler, eş anlamlı sözcüklerdir.

    Eş anlamlı sözcükler, dilimize yabancı dillerden girmiş sözcüklerin bizdeki karşılıklarıyla kurdukları ilişkiden doğmuşlardır.

    Kara – Siyah / Mektep – Okul / Talebe – Öğrenci
    Pay – Hisse / Doktor – Hekim / Barış – Sulh
    Okul – Mektep / Savaş – Harp / Star – Yıldız
    Anne – Valide / Amaç – Gaye / Ak – Beyaz
    Kırmızı – Al / Duygu – His / Aş – Yemek
    Hız – Sürat / Hasret – Özlem / Ad – İsim
    Ün – Şöhret / Sözcük – Kelime / Eksiksiz – Tam
    İstek – Arzu / Yüzyıl – Asır / Yönetim – İdare
    Misafir – Konuk / Lisan – Dil / Müsaade – İzin
    Buluş – İcat / İlave – Ek / Sınav – İmtihan

    UYARI:
    Sözcükler, her zaman kullanıldıkları cümle içerisinde ele alınmalıdır. Tek başına eş anlamlı gibi görünen sözcükler cümle içerisindeki kullanımlarında her zaman birbirlerinin yerini tutmayabilir.

    SİYAH – KARA
    Kara gözlü, uzun boylu bir delikanlıydı.
    (SİYAH’la eş anlamlıdır.)

    İhtiyar, kara talihinden şikâyet ediyordu.
    (SİYAH’la eş anlamlı değildir.)

    AK – BEYAZ
    Saçlarında beyazlar fazlalaşmıştı.
    (”AK”la eş anlamlıdır.)

    Bakkaldan beyaz peynir al.
    (”AK”la eş anlamlı değildir.)

    UYARI :
    Bir sözcüğün eş anlamlısı kullanıldığı cümleye göre değişebilir.
    Bu elbise bana bol oldu. (geniş)
    Bu sene bol para kazandım. (çok)
    Ekinler büyümeye başladı. (olgunlaşmak)
    Kampanyaya ilgi büyüyor. (artmak)

    UYARI:
    Aynı cümlede eş anlamlı sözcüklerin kullanılması gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğuna yol açar.
    Buluş ve icatlar sayesinde yaşamımız kolaylaştı.
    Toplumca yoksul ve fakirlere yardım etmeliyiz.
    Onun beğeni ve zevklerine güvenirim.
    Kanıt ve delil yetersizliğinden suçsuz bulundu.









  2. Zeyneb
    Bayan Üye





    Eş Anlamlı Kelimeler

    Öğrenci-Talebe
    Öğretmen-Muallim
    Dizi-Sıra
    Zırnık-Metelik

    Problem-Sorun
    Siyah-Kara
    Soru-Sual
    Cevap-Yanıt
    Yel-Rüzgar
    İşçi-Amele
    Sevinç-Mutluluk
    Rüya-Düş
    Aş-Yemek
    Doğa-Tabiat
    Esir-Tutsak
    Vazife-Görev
    Öykü-Hikâye
    İlave-Ek
    İstikbal - Gelecek
    Yetenek- Beceri
    Yaşlı- İhtiyar
    Siyah- Kara
    Okul- Mektep
    Önder-Lider
    Hısım-Dost
    Hasım-Düşman
    Ana-Temel-Esas
    Dilek-İstek-Arzu
    Armağan-Hediye
    Cimri-Pinti
    Siyah- Kara
    Önder -Lider
    Hısım- Dost
    Güç -Kuvvet
    Dizi- Sıra
    Kıyı – Kenar
    Tümce- Cümle
    Akıl- Us
    Ulus- Millet
    Asır- Yüzyıl
    Yılmak- Bırakmak
    İmtihan-Sınav
    Küçük-Ufak
    İhtiyar-Yaşlı
    Kirli-Pis
    Kuvvetli-Güçlü
    Çabuk-Acele
    Yılmak-Bıkmak
    Atik-Seri
    Resim- Fotoğraf
    Elbise -Esbap
    Yurt-Vatan
    Yanıt-Cevap
    Tümce-Cümle
    Ulus-Millet
    Sözcük-Kelime
    İhtiyar-Yaşlı
    Sebep-Neden
    Arzu-İstek
    Kalp-Yürek
    Uygarlık- Medeniyet
    İdare - Yönetim
    İdadi - Lise
    Sorumluluk- Mesuliyet
    Dam- Çatı
    Abece – Alfabe
    Deva – İlaç
    Barış- Sulh
    Resim- Fotoğraf
    Çabuk – Tez
    Araç – Vasıta
    Sıfat-Önad
    Ad-İsim
    Muallim-Öğretmen
    Duru-Berrak
    Meydan-Alan
    Deprem-Zelzele
    Gezmek-Seyranetmek
    Fakir-Yoksul
    Cet- Ata
    Hatıra-Anı
    Doktor-Hekim
    Cevap-Yanıt
    Veteriner-Baytar
    Yıl-Sene
    İhtiyaç-Gereksinim
    Abide-Anıt
    Okul- Mektep
    Hekim- Doktor
    Ulu- Yüce
    Hatıra- Anı
    Hediye- Armağan
    Yıl -Sene
    Misafir- Konuk
    Sevinçli-Neşeli
    Cimri-Pinti
    Irmak-Nehir
    Dost-Arkadaş
    Vazife-Görev
    Hasret-Özlem
    Emniyet-Güven
    Çağrı-Davet

    Sene-Yıl
    Traktör -Motor
    Ayakkabı-Kundura
    Matem-Yas
    İmtihan-Sınav
    Rüştiye---Ortaokul
    Yetenek---Kabiliyet
    Uygarlık---Medeniyet





  3. Ziyaretçi
    abece - alfabe
    abus - somurtkan
    acıklı - gussalı - kederli
    açar - anahtar
    açmak - çözmek
    adele - kas
    affedin - pardon
    ağırbaşlı - ciddi
    ahmak - budala - dangalak - salak
    akça - nakit
    aksak - topal
    aktarmak - göçürmek
    ala bezek - alaca
    alan - meydan - saha
    alçak gönüllülük - tevazu
    alet - araç
    alıkoymak - saklamak - yubatmak
    Allah’a ısmarladık - hüdahafız - selamat kalın
    ambar - depo - kiler
    anane - gelenek - örf
    anlam - mana
    ant - yemin
    araç - alet - vasıta
    arıza - bozukluk - kusur
    art - arka
    arzuya yetişmek - mazhar olmak
    asil - soylu
    askı - asılgan
    aşikârlık - vuzuh
    ata ana - ebeveyn
    atlamak - atlanmak - tullanmak
    avuç - aya
    aydın - ziyalı
    aynı - tıpkı
    azami - en çok - maksimum
    azlık - ekalliyet
    bağ - teneklik
    bağlama - ambalaj - paket
    baharat - edviye
    bakış - nazar
    barama kurdu - ipek böceği
    basınç - tazyik
    başak - sümbül
    başkan - reis - sadır
    başşehir - payitaht
    bayak - demin
    baytar - veteriner
    bedharç - savurgan
    belediye - icraiye komitesi
    belirti - gösterge
    beniz - bet
    bereket - bolluk
    beyanat - demeç
    bibi - hala
    bıldır - geçen yıl
    bilgisiz - cahil
    bilvasıta - dolaylı
    biraz - azıcık - bir kadar
    birgelik - el birliği
    birtakım - bir kadar
    bizzat - şahsen
    borcu olmak - ikmale kalmak
    boşboğazlık etmek - zırvalamak
    boz renk - gri
    bozulmuş - yoz
    bronz - tunç
    budur - işte
    bulak - pınar
    bundan ilave - caba
    burum - büklüm
    bütün - cümle - olanca - tamam - tüm
    büyütücü - büyüteç
    caka - gösteriş
    cani - katil
    celep - çodar - maldar
    cenup - güney
    cesur - yürekli
    ceza - müeyyide - yaptırım
    cihaz - aygıt
    cırık cındır - lime lime
    cumartesi - şembe
    çaba - ceht - gayret
    çağlayan - şelale
    çalım - loka
    çapkın - avratbaz
    çarpışma - tokuşma
    çekici - cazibedar
    çelik - polat
    çepçevre - etrafını alarak - yüzük kaşı
    çeşni - taam - tat
    çevre - etraf
    çiğin - omuz
    çıkış etmek - gösteri yapmak
    çıngıl - çakıl
    çiş - sidik
    çodar - celep
    çökme - göçük
    da - bile - dahi
    daimi - sürekli
    dal - ihtisas
    dam - çatı
    darbe - vuruş
    dayak - dövme - kötek - vurma
    daye - dadı - lala
    değer - paha
    değişmek - değiştirmek - mübadele etmek
    dek - kadar
    delil - dayanak - gerekçe - ip ucu - kanıt
    demin - bayak - biraz önce
    deneyim - tecrübe
    derece - termometre
    derman - ilaç
    dert - çile
    detay - tafsilat - teferruat
    devlet evi - lojman
    dik - dikey - sarp
    dil bilimi - dilcilik
    dimdik - gaga
    dinmek - dayanmak - durmak - kesilmek
    dış - hariç
    diyar - ülke
    doğal - tabii
    doktor - hekim - tabip
    dolaşık - çetrefil - girift
    donatım - teçhiz
    dönem - devir - devre
    döşek - yatak
    dudukuşu - papağan
    duru - berrak
    duyu - his
    dümbelek - dümbek - dümbül
    dürüm - dürmek
    düşlemek - hayal etmek
    düz - bozkır - direkt - doğru
    düzenlik - ova
    ecdat - ata
    eder - paha
    efkârıumumiye - içtimai fikir
    eğilmiş - meyyal
    ehlî - ehlileştirme
    ekinci - çiftçi - rençper
    eksik - noksan
    elçekme - feragat
    elmacık kemiği - elmacık sümüğü
    emin - emniyetli
    emrivaki - oldu bitti
    engebe - iniş yokuş - kabarık
    enternasyonal - beynelhalk
    erek - amaç
    ertelemek - sonraya saklamak
    eski - çaput - paçavra
    eşik - başlangıç
    etraf - çevre
    evsaf - hususiyet - seciye
    eylem - hareket - iş
    facia - fecaat
    fakat - ama
    farfara - boşboğaz - çerenci
    fayans - çini
    felç - ifliç - nüzul
    fevkettabii - tabiatüstü
    fikirleşmek - tasarlamak
    fırıldak - foya
    fışkırık - ıslık
    fukara - fakir - yoksul
    gaile - kaygı
    gamze - batık
    gayriadi - olağanüstü
    gecelemek - konaklamak
    geçim - dolanma
    geçmiş - mazi
    gelişmek - serpilmek
    gerçekleşme - tahakkuk
    gereksiz - abes - fuzuli - lüzumsuz
    gezi - seyahat
    gidermek - aradan kaldırmak
    girişim - teşebbüs
    gizli - illegal - saklı
    göçürmek - aktarmak - nakletmek
    gönder - bayrak ağacı
    görücü - elçi
    gösterişli - görkemli
    göz tutsağı - göz hapsi
    gözlük - aynek
    grup - deste
    güçlü - gürbüz
    güle güle - yakşı yol
    günah - cürüm - vebal
    gürüldemek - tangırdamak
    güvenlik - emin amanlık - emniyyet
    güzgü - ayna
    haberdarlık etmek - uyarmak
    hafıza - yaddaş
    hakikaten - fiilen - gerçekten - sahiden
    hâl - güç kuvvet - takat
    halen - şimdi - şimdice
    halvet - kuytu
    hamile - gebe
    hapishane - cezaevi
    harçenk - yengeç
    hariflemek - bunamak
    hasılı - hülasa
    hasta - rahatsız
    hatar - risk
    havadar - dayı - torpil - velinimet
    hayal - serap
    haylaz - nadinç - yaramaz
    hekim - doktor
    hemşire - tıp bacısı
    heyet - kurul
    hikaye - öykü
    Hindistan cevizi - hint kozu
    hırslı - fevri
    hıyanet - ihanet - suistimal
    homurdanmak - mırıldanmak
    hoşbaht - kutlu - mutlu
    hurdalamak - bozdurmak
    huy - hasiyet
    hüküm - yargı
    hürriyet - azatlık
    icat - buluş
    içerik - mazmun
    içtenlik - samimiyet
    idare etmek - yönetmek
    ifliç - felç
    iham - ima - telmih
    ihtar - haberdarlık
    ihtiyar - yaşlı
    ikmale kalmak - borcu olmak - payize kalmak
    ilan - duyuru
    ilga - lağvetmek
    iliklemek - düğmelemek
    ilkel - en adi - iptidai
    iltihak - katılma - koşulma
    imecilik - imece
    imtiyazlı - muaf
    incimiş - kırgın
    inkişaf - gelişme
    inziva - terkidünyalık
    iratçıl - müşkülpesent
    irmik - iri un - yarma
    ısıtmak - kızdırmak
    islam hukuku - fıkıh
    istidat - yetenek
    istintak - kovuşturma - sorgulama
    iş birliği - emektaşlık
    ışınlamak - şualamak
    işte - bu - budur - o - odur
    itibarlı - geçerli - saygın
    ıtır - esans
    ıvır zıvır - cefengiyat - lakırtı
    izdiham - kalabalık
    jenerasyon - kuşak
    jülide - dağınık - karışık




  4. Ziyaretçi
    kabile - boy
    kaçık - deli
    kadife - muhmel
    kağan - hakan
    kâinat - evren
    kalite - nitelik
    kalpak - papak
    kanaatçil - tutumlu
    kani olmak - yetinmek
    kapalı - içe dönük
    kaplan - pars
    kara - siyah
    karakorku - blöf
    karasinek - cibin
    karışmak - müdahale etmek
    karşılaşdırmak - kıyaslamak
    kas - adale
    kasti - kasten
    katı - koyu - misli - pek
    katlama - katmer
    kavramak - tutmak
    kaygı - efkâr - endişe - gaile
    kaynak - kaynama - menşe
    kazanmak - galip gelmek - yenmek
    keke - pepe
    keman - yay
    kent - köy - şehir
    kerhane - fahişehane
    kesinleşmek - katileşmek
    ketmenlemek - çapalamak
    kifayetlenme - iktifa
    kimi - bazen
    kinli - kindar
    kırağı - jale
    kirli - pis
    kıskıvrak - berk - muhkem
    kışkırtmak - fitnekârlık etmek
    kıyaslamak - karşılaşdırmak - mukayese etmek
    kızıl - kırmızı
    kodaman - büyük
    kollamak - himaye etmek
    komut - emir
    konstitüsyon - anayasa
    konuşma - nutuk - sohbet
    korna - sinyal
    koşul - şart
    kovuşturma - takibat
    köhne - çağ dışı - kart
    kömek - muzaheret - torpil - yardım
    köşe - künç
    kredi - borç
    kuldur destesi - çete - şebeke
    kural - kaide
    kurtulmak - halas olmak
    kuşak - nesil
    kutlulamak - kutlamak
    küçük - enik - ufak
    kül rengi - gri
    künç - köşe
    küsmek - darılmak
    lağlağıcı - şaklaban
    lal - dilsiz
    lazım - gerek
    letafet - letafet
    lisans - ali tahsil
    lügat - sözlük
    macun - mala
    mahalli - yerel
    mahlas - tahallüs
    mahsuldarlık - randıman - verim
    makul - akıllı - mantıklı
    mana - anlam
    manzara - görünüm
    maslahat - istişare
    matlaşmak - solgunlaşmak
    mazmun - içerik - muhteva
    mecra - yatak
    mehzur - sakınca
    memleket - el - ülke
    menteşe - reze
    merhametli - müsamahakâr
    mesafe - ara
    mesnet - dayak - istinat
    meşhur - ünlü
    metres - oynaş
    meydanca - pist
    mıh - mismar
    millet - ulus
    mırıldamak - hırlamak
    miyar - kıstas
    molla - hoca - imam
    muallim - hoca - okutman - öğretmen
    muhacir - göçmen
    muhazara - ders
    muhtekirlik - vurgun
    mukaddime - ön söz
    murakabe - nezaret - teftiş
    mutlu - mesut
    muvakkati - eğreti - geçici - muvakkat - muvakkaten
    mücevher - cevahir
    müezzin - ezancı
    mühür - kaşe
    münakaşa - tartışma
    müptezel - hürmetsiz
    müsabaka - yarışma
    müstemleke - sömürge - tekel
    müteaddit - birçok
    müzevir - haberci
    nakil - atama - göçürme - taşıma
    name - mektup
    nasır - kabar
    nazik - edepli
    necabetli - asil
    nehir - ırmak
    nesir - düz yazı - düzyazı
    netice - sonuç
    niçenci - kaçıncı
    nitelemek - karakterize etmek
    numune - emsal - göstermelik - örnek
    o an - derken
    oğru - hırsız
    olağanüstü - gayriadi
    oldukça çok - epey
    olur - tamam - yakşı
    oran - nispet
    ortaklaşa - birge - birlikte
    oturak - yerleşik
    oy vermek - ses vermek
    oysaki - oysa
    ödenti - aidat
    öfkelenmek - gayzlanmak - gazaplanmak
    öğüt - nasihat
    ömürlük - müebbet
    önerge - teklif
    örnek - emsal - göstermelik - misal - numune
    ötmüş - mazi
    özbaşına - keyfi
    özenti - taklit
    özlemek - hasretini çekmek
    pak - temiz
    pancar - pancar
    parantez - ayraç
    paspas - ayaksilen
    payizde - güzün
    peki - yakşı
    perşembe - cuma akşamı
    peşinen - önceden
    pike yapmak - şığımak
    pirelenmek - şüphelenmek
    piştahta - tezgâh
    problem - sorun
    rabıta - bağlantı - komünikasyon - ulaşım
    rakım - yükselti
    rast gelmek - rastlamak - rastlaşmak
    reddetmek - terslemek
    ren geyiği - maral
    rey vermek - eleştirmek
    rivayet - söylenti
    ruhsat - izin
    sabahın hayır - günaydın
    sadet - mevzu
    sağır - ker
    sahil - kıyı - yaka - yalı
    saka - payizbülbülü
    sakız - çiklet
    saldırmak - hücum etmek
    salmak - bırakmak
    sanayi - endüstri
    sapa - ücra
    sarih - açık - aydın
    sataşma - sarkıntılık
    savunmak - müdafaa etmek
    saymak - hürmet etmek
    seçilmek - sivrilmek
    sehiv - yanılgı - yanlış
    sema - gökyüzü
    sepetlemek - kovmak
    seri - dizi
    serüven - macera
    sevgili - yâr
    seyyah - gezgin
    sıkaç - mandal
    sindirim - hazım
    sinirlenmek - asabileşmek
    sıradan - adi
    siyah - kara
    soğuk - şekerrenk
    somurtkan - abus
    sonuç - netice
    sosyete - zadegân
    soysuz - asılsız - nesilsiz
    sövüşçül - küfürbaz
    sözcü - vekil
    subay - bekâr - zabit
    sultan - padişah
    sükkân - dümen
    sümüklü böcek - ilbiz
    sürücü - şoför
    şafak - tan
    şahsi vesika - kimlik
    şalban - tomruk
    şantiye - dikinti meydanı
    şaşalamak - mat kalmak - şaşmak
    şek - şüphe
    şen - neşeli
    şiar - slogan
    şımarmak - erköyünleşmek
    şişko - şişman
    şualamak - ışınlamak
    şüphe - kuşku
    tabetmek - basmak - çap etmek
    tacilî yardım - ilk yardım
    tahkikat - soruşturma
    tahterevalli - yellencek
    taklit - özenti
    talan etmek - yağmalamak
    tamam - olur
    tan - şafak
    tanışma - tanış olma
    taraf - yan
    tarım - ekincilik - ziraat
    tasdik etmek - onaylamak
    tat - çeşni
    tavır - davranış - hâl - vaziyet
    tayyare - uçak
    tebrik etmek - kutlamak
    tedbirli - hesaplı
    tehlike - risk
    teklif - önerge - öneri
    tekzip etmek - yalanlamak
    telefon - alısün
    temas - görüşme
    temelden - kökten
    temyiz - farklandırma
    tenkit etmek - eleştirmek
    terbiye - eğitim
    termometre - derece
    tesirsiz - geçişsiz
    teşkil edilmek - teşkilatlanmak
    teyze - hala
    tıkıldatmak - tıklatmak
    tırabzan - muhaccer
    tokgözlü - gözü tok
    topaç - fırfıra - fırlangıç
    toplantı - yığıncak
    torpil - arka - havadar - kömek
    transfer - geçiş - geçit - geçme
    tur - devir
    tutku - hevesli - ihtiraslı - şevkli
    tuvalet - hela - yüznumara
    tür - cins - çeşit
    uçak - tayyare
    ulamak - birleştirmek - ilave etmek
    umursamak - meraklanmak
    us - akıl
    uşak - çocuk
    uyak - kafiye
    uygar - medenî
    uysal - itaatli - söze bakan - yüzüyola
    uyuz - gicişme - kaşınma - kotur
    ücra - sapa
    ülke - devlet - diyar - memleket
    ünlü - meşhur - şöhretli
    üstat - usta
    üvendire - mıh - mıhça
    vaka - olay
    varlı - zengin
    vatan - yurt
    veba - kolera
    veli - mukaddes - pak
    vesika - belge - senet
    vınlamak - vıyıldamak
    vızır vızır - daima - hemişe
    vurmak - çakmak
    yaban - vahşi - yabani
    yağmalamak - garet etmek - talan etmek
    yakışıklı - güzel - yaraşıklı
    yalanlamak - tekzip etmek
    yalvarmak - yakarmak
    yanardöner - alıştım yandım
    yanlışlıkla - bilmeden - sehven
    yapmacık - sahte
    yarar - fayda - kazanç - menfaat
    yardımcı olmak - desteklemek
    yarma - irmik
    yaş - ıslak
    yatışmak - sakitleşmek
    yayımlamak - çap etmek - neşretmek
    yazım - imla
    yekün - toplam
    yeni - gıcır gıcır
    yerleşik - oturak
    yetim - öksüz
    yığıp bağlamak - paketlemek
    yılmak - korkmak - ürkmek
    yok - bilakis - değil
    yola gitmeyen - geçimsiz
    yoz - bozulmuş
    yöre - civar
    yurt - vatan
    yükseklik - irtifa
    yürekten - içten
    yüznumara - ayakyolu - tuvalet
    zahir olmak - belirmek
    zamk - yapışkan
    zarafet - incelik - zariflik
    zat - adam - şahıs
    zeng etmek - telefon etmek
    zevç - er - hayat yoldaşı
    zil - zeng - zeng sesi
    zirizemin - bodrum
    ziya - ışık
    zühul - hata

+ Yorum Gönder


cimri