+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Merton (Fonksiyon Kavramının Analizi ve Anomi) Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Merton (Fonksiyon Kavramının Analizi ve Anomi)








    Fonksiyon Kavramının Analizi ve Anomi


    Merton, fonksiyonalist teoriye katkıda bulunan sosyologlar arasında tartışmasız en önemli isimdir. Merton’ın katkısı “fonksiyon” kavramının analiziyle başlar. Ona göre daima “olumlu” bir anlam yüklenerek kullanılmış olan “fonksiyon” kavramı, toplumsal sistemi tümüyle yansıtmamaktadır.

    Öncelikle bu kavram birtakım belirsizlikleri bünyesinde barındırmakta dır. Sistemde yeri olan bir unsur için “şu fonksiyonları üstlenmiştir” şeklin deki bir ifade ancak kaba bir sosyolojiye yakışır. Çünkü fonksiyonal bir analiz yapıldığında kolayca görülmesi mümkün olmayan işlevlerle de karşılaşmak mümkündür. Bu noktada Merton, “açık fonksiyon” (manifest function) ve “gizli fonksiyon” (latent function) ayrımını yapar. Daha açık bir ifadeyle yapılar, bilinen işlevlerinin yanı sıra, örtülü birtakım işlevler de üstlenmiş olabilirler. Açık fonksiyon, bir yapının “istenilen” ve kabul edilen” işlevlerini belirtirken, gizli fonksiyon “istenilmeyen” ve/veya “kabul edilmeyen” işlevlerini ifade eder. Örneğin bir okul sistemi, herkes tarafından bilinen ve kendisinden beklenilen işlevlerin ötesinde, işsizliği azaltmadan eş bulmaya kadar uzanan bir dizi gizli işlevi de ifa ediyor olabilir.

    Merton’ın bu analizinin sosyolojide çok verimli sonuçları olmuştur. Yine okul sisteminden bir örnek verecek olursak, P. Bourdieu’nün yapmış olduğu bir çalışma okulun, günümüz toplumlarında insanları rahatsız eden sosyal eşitsizlikleri devam ettirme ve hatta meşrulaştırma işlevlerinin de olduğunu göstermiştir.

    Merton ikinci olarak, sistemde yer alan bir unsurun “olumlu” işlevlerinin yanı sıra “olumsuz” işlevlerinin de olabileceğini ileri sürer. Yani sistemin ahenk ve bütünleşmesin katkıda bulunan işlevler olduğu gibi, bu ahenk ve bütünleşmeyi azaltan, hatta yok eden işlevler de olabilir. Merton bu tür işlevler için “disfonksiyon” kavramını kullanır. Örneğin din kurumu, topluma bütünleşme yönünde katkıda bulunurken, çatışmalara da sebep olabilmektedir.

    Burada şöyle bir kavram problemi ortaya çıkmaktadır: “Disfonksiyon” teriminin yapı itibarıyla karşıtı “fonksiyon” olamaz. “Dis-” olumsuzluk eki “fonksiyon” terimini nötr kılmakta, terimin olumlu bir anlam yüklenebilmesi için “dis-” ekinin zıddı olan bir ekin ilave edilmesi gerekmektedir. Bu problemi kimi sosyolog, “fonksiyon”u “işlev”le sınırlı bir anlamda kullanarak aşmış, “olumsuz işlev” için “disfonksiyon”, “olumlu işlev” için “öfonksiyon” (eufunction) terimlerini kullanmış, kimi sosyolog da “pozitif fonksiyon” ve “negatif fonksiyon” terimlerini kullanmayı tercih etmiştir.

    Üçüncü olarak Merton, bir sistemde olumlu ya da olumsuz bir işlevi olmayan unsurların da bulunabileceğini ileri sürmüş, bu unsurları “fonksiyonel olmayan” (nonfunctional) terimiyle ifade etmiştir. Anlaşılacağı üzere Merton’ın bu katkısı, fonksiyonalist teorinin temel önermelerinden biri olan ‘işlevini kaybeden unsur varlığını sürdüremeyeceği’ görüşünü esnetmekte, “kadük” haline gelen unsurların da yerini işaretlemektedir.

    Merton’ın fonksiyonalizme bir diğer önemli katkısı, onun sosyal değiş meyi açıklamadaki yetersizliğini gidermeye yöneliktir. Merton’ın sosyal değişme çözümlemesinin “insan”la ilgili ön kabul, fonksiyonların analizi ve anomi olgusu olmak üzere üç hareket noktası vardır.

    Merton’a göre insan, katı fonksiyonalizmin öngördüğü gibi kesin bir belirlenmişlikle eli kolu bağlanan bir varlık değil, aksine alternatif davranışlar sergileyebilen, tercihlerde bulunabilen bir varlıktır. Merton bu yaklaşımıyla fonksiyonalist çerçevenin dışına çıkmaz. Çünkü bireyin yapabileceği tercihlerin de sistemin sınırları dahilinde ve kültür tarafından belirlenen tercihler olduğunu kabul eder. Ama bu tercihlerin bir istikamette yoğunlaşması sosyal değişmelere neden olacak ve bu değişmelerin yönünü belirleyecektir.

    Fonksiyon kavramının yukarıda açıkladığımız şekilde analizi, Merton’ın değişme yaklaşımına katkıda bulunmaktadır. Şayet sistemdeki unsurların “bilinen ve arzu edilen” açık işlevlerinin yanı sıra “bilinmeyen ve arzu edilmeyen” gizli işlevleri de varsa, bunun da ötesinde ahengi sağlayan -olumlu işlevler ve ahengi bozan -olumsuz- işlevlerin varlığı söz konusuysa, bu işlevlerden birinin ya da diğerinin ön plana çıkması olumlu veya olumsuz yönde sosyal değişmelere neden olacaktır.

    Merton olumsuz yöndeki sosyal değişmenin ortaya çıkardığı durumu “anomi” kavramıyla ifade eder. “Anomi” Durkheim’in, “bir toplumda ya da bir grupta meydana gelen göreli kuralsızlık” halini ifade etmek üzere sosyolo jiye kazandırmış olduğu bir kavramdır. Merton bu kavramı geliştirmiştir.

    Toplum yapısını, “kültürel yapı” ve “sosyal yapı” olarak ikiye ayıran Merton, bu iki yapı arasında uyumsuzluk olduğu zaman ortaya çıkan duruma “anomi” adını verir. Anomi kültürel yapının normlarının yıpranmış olma durumudur. “Basit” ve “şiddetli” olmak üzere ikiye ayrılır. Basit anomi, toplumdaki değer çatışmalarından doğan huzursuzluk halini ifade ederken, şiddetli anomi çatışma ve huzursuzluğun had safhaya gelmesini, sistemin çürümesini ve çözülmesini belirtir.








  2. Acil

    Merton (Fonksiyon Kavramının Analizi ve Anomi) isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder