+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Ekonomi Eğitim İlişkileri Nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Ekonomi Eğitim İlişkileri Nelerdir








    Ekonomi Eğitim İlişkileri Nelerdir


    iki evlik, yedi evlik dağ köylerinde bireyler her türlü gereksinimlerini karşılıyorlardı. Hayvanlardan et, süt, yoğurt, peynir, deri, yün elde ediliyordu. Toprağı ekiyor, yiyecek gereksinimini çözümlüyorlardı. Barınak için doğal çevrede hangi materyaller varsa, taş, çakıl, kerpiç kullanıyorlardı. Para henüz yoktu. Yakın köyler ellerinde bulunan mallan birbirleriyle değiştiriyorlardı. Değişim ekonomisi kendi kurallarına göre işliyordu. Bir kilo üzümün üç kilo soğanla değişilmesi gibi. Bu toplumlarda ekonomi tarıma dayalıdır. Önce yalnızca bireyin beden gücüne dayalı ekonomide, beden gücünün yerini hayvan gücü almıştır.
    Kasabalar kuruldu, zanaatkarlar çıktı; berber, kundu*racı, terzi, semerci, tarımda teknolojiye dayalı üretim araçlarının gelişmesi sonucu bireyler gereksiniminden çok üretim yapmağa başladılar.

    Üretim fazlasını dağıtan tüccar sınıfı ortaya çıktı. Ekonomilerin canlanması alım, saom işlerini ortaya çıkarmıştır. Yaşamın devam etmesi için okuma, yazma ve temel beceriler Öğrenmek gerekmiştir. Böylece ilk ve orta okullar açılmıştır. Tüm ulusların ortak amacı kalkınma ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmaktır. Kalkınma için duyulan gerek*sinim evrenseldir. Kalkınmayı gerçekleştirmek için her ülke, gerekirse başka ülkelerle ortak çabalara girişmekte, gerekir*se koşullarına göre girişimler yapmaktadır. Çağımızda "iyi eğitim iyi ekonomiye, İyi ekonomi de iyi eğitime neden olur" sözü ortak bir slogan haline gelmiştir.
    Eğitim kurumlan bireylere iyi tüketici davranışları kazandırarak ekonomik gelişmeye katkı sağlar. Bireyler kıt ekonomik kaynakların akılcı biçimde kullanılmasını öğrenirler. Yollarında sadece atlı arabalar dolaşan ülkelerde motorlu araçlardan geçilmez oldu. Beton, asfalt, baca yeri yeşille yer değiştirdi. Ulaşım dünyayı küçülttü. Telefon, telgraf, teleks, radyo, televizyon ve uydular aracılığıyla dünyanın her köşesiyle iletişim sağlanır oldu. İlçeler ve kentler kurulmaya başladı. Terzi, kunduracı, hanım, erkek terzisi, kunduracısı olarak üretime başladı. Pastahaneler yalnızca tatlı çeşitleri üretmeye başladı. Üretilenlerin satılması için yeni pazarlar kuruldu, ulaşım için yollar yapılmaya başlandı. Üretilen mallar bir kentden diğer kente taşındı, ülkede herkes birbirinin ürettiği mallardan kullanır oldu.
    Nüfus hızla artmakta, var olan kaynaklar azalmakta, yeni kaynaklar bulunmaya çalışılmaktadır. Kaynakların iyi yönlendirilmesi için çareler% aranmaktadır. Nüfus arttıkça kırsal kesimden kentlere göç başladı. Kentlerde fabrikalar kurularak seri üretime geçildi. Kunduracılık, terzilik v.S. meslekler büyük atelyelerde üretime geçtiler. Örneğin: Konfeksiyon atelyesinde yalnız ütü yapan, düğme diken, kesim yapan, paketleyen bireyler üretimin bir parçası oldu. Endüstrileşme başladı. Meslekler o denli arm ki herkes birbirinin ürettiğine gereksinim duymaya başladı. Ülkeler ürettikleriyle yetinmemeye başladılar. Hangi mal hangi ülkede daha ucuz ve kaliteliyse o ülkenin malı tercih edilir oldu. Böylece dış satım ve dış alım önem kazandı. Kullanılan paranın değerinin azalması, ya da artması ekonomilerin iyilik, kötülük göstergesi oldu.
    Ekonomik yapının değişmesiyle her alanda çıraklık yerini okula bırakmaktadır. Yeni amaçlarıyla ve yöntemleriyle modern eğitim kurumları, ekonominin gereksi*nimi olan nicelik ve nitelikli insan gücü yetiştirmekle yükümlüdür. Ekonominin farklı düzeyde eğitim görmüş elemanlara gereksinimi vardır. Örneğin bir fabrika'da nitelik*siz, yan nitelikli, nitelikli, teknisyen, mühendis gereksinmesi gibi. Endüstrileşme başlayınca, sanayileşme sonucu işçilerin okuma, yazma ve temel becerilerinin yanı sıra mesleki ve teknik okullan zorunlu kıldı. İnsan gücünün yeri*ni makineler alınca beyin gücü gereksinimi doğdu. Böylece yüksek eğitim kurumlarının önemi arttı. Sanayileşme yeni toplumsal sorunlara neden olunca yönetim ve sosyal bilimler alanı yaygınlaştı.
    Wİlliam Petty'e göre, bir ülkenin insangücü kaynaklan korunmalı, iyi kullanılmalıdır. İş gücü ordusu iyi eğitilmeli, Önceden planlanmış sayılarda sosyal bakımdan zorunlu görevlere yöneltilmelidir. Griw'e göre; tanm, sanayi, ticari faaliyetler insan unsuruna ve zekasına bağlıdır. James Stevart'a göre insan, kendini sevme, çıkar, görev, arzu ihtiras gibi duygularla harekete geçirilebileceğinden bütün ulusun yararına olmak üzere bu uyanmlardan faydalan*mak için devlet adamlan ustalıkla hazırlanmış araç ve yöntemler bulmalıdır. Grew, bu yöntemlerin en etkilisi eğitimdir demektedir.
    İşbölümünün ekonomik yaşamdaki önemini aynntüı bir şekilde inceleyen Smith, işçilerin etkin biçimde eğitilmesi üzerinde durur. Malin us ise cahil bir kimsenin kendi içinde bulunduğu sıkıntı ve yoksulluğu, başka koşullann etkisi altında görür ve kabul eder. Oysa eğitim gören kimse yazgıcı olamaz, yeni koşullar yaratır.
    İkinci Dünya Savaşı sonrası sermaye ve sermaye yatınmlannın iyi yetişmiş bireylerce kullanılması kabul edilmiştir. Bu düşünceler 2000'lerin dünyasında daha ayrıntılı tartışılarak insangücü kaynaklannın eğitim yolu ile geliştirilmesi ve toplumlann ekonomik büyümesi arasındaki ilişki benimsenmiştir.
    Ülkenin insangücü kaynakları korunmalı, iyi kullanılmalı ve ulusal gereksinimlere göre uygunlaştırılmalıdır. Bir toplumun, ekonomik gelişmedeki önemi göz önünde bulundurularak, işgücünün tamamen ve kısmen işsiz kalmasına göz yummamak, tam çalışmasını sağlamak, işgücü ordusunu iyi eğitmek ve önceden plan*lanmış sayılarda, sosyal bakımdan zorunlu görevlere yöneltilmesini sağlamak gerekir








  2. Nesrin
    Devamlı Üye





    İnsan pek çok nedenden dolayı okul okumaktadır. yani eğitim almaktadır. mesela bazıları çok daha bilgili olabilmek için okurken bazıları ise ekonomik nedenlerden yani bir meslek sahibi olup para kazanmak için okumaktadır.




+ Yorum Gönder