+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda 9. Sınıf Dil ve Anlatım Anlam İlişkilerine Göre Kelimeler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    9. Sınıf Dil ve Anlatım Anlam İlişkilerine Göre Kelimeler








    9. Sınıf Dil ve Anlatım Anlam İlişkilerine Göre Kelimeler

    Sözcüklerde Eş Anlamlılık

    Kimi sözcükler yazımları farklı olduğu hâlde aynı anlamı karşılar. İşte bu sözcüklere eş anlamlı ya da anlamdaş sözcük denir.

    “sözcük-kelime, kafa-baş, yaşam-hayat, cevap-yanıt vb.” sözcükler eş anlamlıdır. Bu sözcükler, yazılışı yönünden farklı olsa da aynı anlamı karşılamaktadır.

    Eş anlamlı sözcükler aynı anlamı karşılasa bile birbirinin yerine her zaman kullanılamaz.

    “Kara” sözcüğünün eş anlamlısı “siyah” sözcüğüdür.

    “Karadır bu bahtım kara

    Sözüm kâr etmiyor yâra”

    dizelerindeki “kara” sözcüğünün yerine aynı anlamı karşılayan “siyah” sözcüğünü getirelim. “Siyahtır bu bahtım siyah” dediğimizde cümlenin anlam ve anlatımının bozulduğunu görüyoruz.

    Sözcüklerde Zıt Anlamlılık

    Türkçede nasıl kimi sözcükler eş anlamlı ise bazı sözcükler de birbirinin karşıt anlamlar taşımaktadır. İşte bu tür sözcüklere karşıt anlamlı veya zıt anlamlı sözcükler denir.

    “sevinmek – üzülmek, ileri – geri, gitmek – gelmek, hareketli – durağan vb.” sözcükler zıt anlamlıdır.

    Eş anlamlılıkta olduğu gibi karşıt anlamlılıkta da sözcüklerin karşıtını bulurken sözcüklerin cümlede kazandığı anlama dikkat etmek gerekir.

    “Kara günümüzde yalnız o vardı yanımızda.” cümlesinde “kara” sözcüğünün karşıt anlamlısı “ak” değildir. Çünkü “kara” sözcüğü bu cümlede “kötü” anlamında kullanılmıştır. O hâlde karşıt “iyi” sözcüğü olabilir:

    “İnsanın iyi günü de olmaz olur mu?”

    Eylem soylu sözcüklerde karşıt anlamlılığı bulurken “olumsuz” ifadeler sizi şaşırtmasın. Sözcüklerin olumsuzu, karşıt anlamlılığı oluşturmaz.

    “Babam bugün İzmir’e gitti.” cümlesindeki “gitmek” sözcüğünün olumsuzu o sözcüğünün karşıt anlamlısı değildir. Çünkü “gitmek” “bir yerden başka bir yere varmak”tır. “Gitmemek” ise “gitme işinin yapılmaması”dır. Karşıtlığın oluşması için ise “gitme” eyleminin karşıtının oluşması gerekir: “Babam bugün İzmir’den geldi.” cümlesinde olduğu gibi.

    Sözcüklerde Yakın Anlamlılık

    Türkçede bazı sözcükler, aynı anlamı karşılamasa da cümlelerde aynı anlamı karşılayacak şekilde kullanılabilir. İşte böyle sözcükler, yakın anlamlıdır. Eş anlamlı sözcüklerde bire bir anlam eşitliği varken yakın anlamlı sözcüklerde anlamca yakın olma özelliği vardır. Yakın anlamlılık, sözcüklerin cümledeki kullanımlarına göre ortaya çıkan bir durumdur.

    “Ressam son tablosunda canlı renkleri seçmiş.” cümlesindeki “canlı” sözcüğü ile,

    “Bu sene elbiselerde parlak renkler kullanılmış.” cümlesindeki “parlak” sözcüğü yakın anlamlıdır. Her iki sözcüğü tek başına ele aldığımızda farklı anlamlar karşımıza çıkar. Ancak bu sözcükler her iki cümlede “göz alıcı” anlamında kullanılmıştır.

    Sözcüklerde Sesteşlik

    Kimi sözcükler, aynı ses değerlerine sahiptir, yani bu sözcüklerin yazılışı aynıdır. Ancak bu sözcükler farklı anlamları karşılar. İşte böyle sözcükler sesteş veya eş seslidir.

    “Köyün içinden geçen çay, yazları kuruyordu.”

    “Bir bardak çay içince tüm yorgunluğunu unuttu.”

    Birinci cümledeki “çay” sözcüğü “akarsu” anlamını taşımaktadır. İkinci cümledeki “çay” ise “çeşitli bitkilerin yapraklarının demlenmesiyle elde edilen içecek” anlamındadır. Dolayısıyla “çay” sözcükleri sesteştir.

    “Bu çiçekleri size ben getirdim.”

    “Yüzünde küçük bir ben vardı.”

    cümlelerindeki “ben” sözcükleri sesteştir. “Ben” sözcüğü birinci cümlede “I. tekil kişi zamiri”, ikinci cümlede “siyah nokta” anlamındadır.

    Bir sözcüğün sesteş olabilmesi için her iki anlamının da temel anlam olması gerekir. Bir yerde gerçek, diğer yerde mecaz anlamıyla kullanılan sözcük sesteş kabul edilmez.

    Örneğin yüz” sözcüğünü ele alalım.

    “Masanın yüzü çok kirlenmiş.” cümlesinde “yüz” sözcüğü “yan, taraf” anlamında kullanılmıştır.

    “Bu yüz bana tanıdık geliyor.” cümlesinde “kişi”,

    “Ne yüz ile geliyorsun ki bana?” cümlesinde “utanma, sıkılma” anlamında kullanılmıştır. Bu örnekler, “yüz” sözcüğünün diğer anlamlarıdır. Dolayısıyla bu sözcükler kendi aralarında sesteş olarak kullanılamaz. Ancak;

    “Sabahleyin yüzünü yıkamasını yüz kere söyledim.” cümlesindeki “yüz” sözcükleri sesteştir. Çünkü birincisi “çehre, surat”, ikincisi “sayı” anlamındadır.

    Yansıma Sözcükler

    “Çalılıkların arasında bir çıtırtı duydum.” cümlesindeki “çıtırtı” sözcüğü gibi, doğadaki sesleri karşılayan sözcüklere yansıma adı verilir. “Şırıl, horul, vızır. pat. çat vb.” sözcükler de bir sese karşılık geldiğinden yansımadır.

    Yansıma sözcüklerden fiil ya da isim türeyebilir.

    “Yokuşu tırmanırken arabamızın lastiği patladı.” cümlesinde “patlamak” fiili yansımadan türemiştir, “pat” sözcüğü yansımadır, sonra bu sözcük ek almış ve “pat-la-” fiili türemiştir.

    “Arıların vızıltısı ta buraya kadar geliyor.” cümlesinde “vızıltı” ismi, yansıma olan “vız” sözcüğünden türemiştir.








  2. Acil

    9. Sınıf Dil ve Anlatım Anlam İlişkilerine Göre Kelimeler isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


9.sınıf dil ve anlatım anlam ilişkilerine göre kelimeler,  9 sınıf dil anlatım anlam ilişkilerine göre kelimeler,  anlam ilişkilerine göre kelimeler 9.sınıf,  9.sınıf dil ve anlatım anlam ilişkilerine göre kelimeler konu anlatımı