+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Hicret olayı hakkında kısaca bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Hicret olayı hakkında kısaca bilgi








    Hicret olayı hakkında kısaca bilgi

    Hicret Olayı Hakkında Kısa Bilgi

    Bir yerden başka bir yere göç etmek.

    Hz. Peygamber (sav) ve ashabının İslam devletini kurmak üzere Mekke'den Medine'ye göç etmeleri.

    Rasulullah Efendimiz Mekke'de tebliğ görevini sürdürürken Kureyşliler de inkarlarında diretiyorlardı. Peygamberimiz tebliğ görevini Mekke'nin dışına taşırmak istiyordu. Bu nedenle Taif'e gitti. Taifliler de Kureyşliler gibi inkarcılıkta direnmişler ve Peygamberimizi taşa tutmuşlardı. Peygamber Efendimiz onların bu cahilce hareketleri karşısında yılmamıştır. Özellikle hacc mevsiminde Mekke dışından gelen insanlarla görüşüyor onlara İslam'ı anlatıyordu. Peygamberimiz bir gün Akabe mevkiinde Medineli altı kişi ile karşılaştı. Onlara Kur'an-ı Kerimi okudu ve İslam'a davet etti. Medineliler Peygamberimizle konuştuktan sonra durumu kendi aralarında değerlendirdiler.

    [Yahûdilerin geleceğini bildikleri ve kendisiyle bizi korkuttukları peygamber bu olmasın] dediler. Yahudilerden önce müslüman olmanın gereğine inanıp müslüman oldular.



    Medine'de bulunan Yahudiler bir Peygamber'in geleceğini biliyorlardı. Medinelilerle aralan açılan Yahudiler onlara "Bir Peygamber gönderilmek üzeredir. O Peygamber gelince biz ona tabi olacağız, İrem ve Ad kavimleri gibi sizin kökünüzü. kazıyacağız" diyorlardı.

    Akabe'de Müslüman olan Medineliler memleketlerine gittiklerinde bu durumu yakınlarına aktardıktan bir yıl sonra, daha önceki Müslümanlarla birlikte on iki kişilik bir topluluk Hacc için Mekke'ye geldi. Bunlar Peygamberimizle görüştü ve hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocukları öldürmemek, iftira etmemek, Allah ve Rasulüne muhalefette bulunmamak hususunda" peygamberimize söz verip bey'at ettiler.
    hicretolayhakkndaksabil.jpg
    Peygamberliğin 13.'ncü yılında Medineli müslümanlardan yetmiş iki kişilik bir grup hacc için Mekke'ye geldiler. Peygamberimizle Akabe mevkiinde görüşmek üzere toplandılar.
    Hz. Abbas'tan sonra Hz. Peygamber (sav) konuştu. Bundan sonra Medineli müslümanlar düşüncelerini şöylece açıkladılar: [Allah'tan getirdiklerine bilerek ve inanarak sana bey'at ediyoruz. Biz, Rabbımıza bey'at ediyoruz Allah'ın kudret eli ellerimizin üzerindedir. Kendimizi, oğullarımızı, kadınlarımızı esirgeyip koruduğumuz şeylerden seni de, esirgeyip koruyacağız. Eğer bu ahdimizi bozarsak, Allah'ın ahdini bozan, yaramaz, bedbaht insanlar olalım. Ya Resulallah! Biz ahdimizde sadıkız].

    Peygamberimiz iki şart ileri sürdü, Rabbim için şartım: O'na hiç bir şeyi ortak koşmamanız yalnız O'na ibadet etmeniz, kendinizi, çocuklarınızı, kadınlarınızı esirgeyip koruduğunuz şeylerden, beni de esirgeyip korumanızdır. buyurdu. Medineliler: [Böyle yaptığımız zaman bizim için ne var] dediler. Allah Resulu de: [Cennet var] buyurdular. Medineliler "bu karlı alış veriştir" deyip Allah Resulune bey'at ettiler.

    Mekke müşrikleri Akabe bey'atlarıyla ilgili haberi alınca Allah Resulunu Mekke dışına çıkarmamak için önlemler almaya başladılar. Bir müddet sonra peygamberimiz müslümanların Medine'ye hicret etmelerine izin verdi. İlk olarak Cahşoğulları hicret ettiler. Bunlardan sonra Hz. Ömer hicret için önce silahını kuşandı, Kabe'yi tavaf etti. Çevrede bulunan müşriklere de hicret etmekte olduğunu bildirdi. Anasını ağlatmak karısını dul bırakmak isteyen varsa beni izlesin" diyerek büyük bir grup sahabe ile birlikte hicret etti."

    Hz. Ömer'den sonra Hz. Hamza ve diğer müslümanlar hicret ettiler.

    Hz. Ebu Bekir de hicret etmek istiyordu ancak, Peygamberimiz ona [acele etme, belki Allah sana bir arkadaş bulur] diyerek beklemesini söyledi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir iki deve satın alıp, hicret edeceği günü beklemeye başladı.

    Kureyşliler müslümanların Medine'de tutunduklarını görünce telaşa düştüler. Peygamberimizin hicretine engel olabilmek için Darü'n-Nedve adı verilen meclis binasında toplandılar. Çeşitli fikirler ve düşünceler ileri sürerek sonuçta Ebu Cehil'in düşüncesinde karar kıldılar.

    Ebu Cehil, her kabileden bir delikanlının seçilmesini, bunların hep birlikte Peygamberimizi öldürmelerini teklif etti. Böylece Abdi Menâçoğullarının bütün kabilelerle çarpışamayacağını, kan davasından vazgeçeceklerini bildirdi.

    Onlar bu tip hileler düşünürlerken Peygamberimiz Hz. Ebu Bekir'in evine vardı. Allah'ın kendilerine hicret iznini verdiğini bildirerek yol hazırlıklarına başlanıldı. Mekkelilere ait bazı emanetlerin sahiplerine teslim edilmesi ve müşrikleri yanıltmak amacıyla Hz. Ali'ye Peygamberimizin evinde kalması emredildi.

    Gecenin geç vaktinde müşrikler Peygamberimizin evini kuşattılar. Allah Resulu Kur'an okuyarak Allah'a sığınmış böylece müşriklerin arasından görünmeden geçmiştir. Bir müddet sonra müşrikler Peygamberimizin yatağında yatanın Hz. Ali olduğunu görünce hayrete düşmüş ve tuzaklarının boşa gittiğini anlamışlardır.

    Resulullah (sav) Hz. Ebu Bekir'le birlikte Sevr Dağı'na doğru yol alıp Hıra mağarasına gizlendiler. Bu dağ Medine tarafında değil, Cidde tarafında Mekke'nin kuzey batısında yer alıyordu. Müşrikleri şaşırtmak için de böyle bir yola başvurulmuştu.

    Müşrikler hz. Ali'yi ve Hz. Ebu Bekir'in kızı Esma'yı sıkıştırmış fakat bir şey öğrenememişlerdir. İz sürenleri yanlarına aldılar; dağ, tepe demeden her tarafı aradılar. Bir ara mağaranın ağzına kadar geldiler, mağaranın önüne bir güvercinin hemen Rusulullah'ın oraya girmesinden sonra yuva yaptığını, örümceğin ağ örttüğünü görünce Allah Rasülünün mağarada gizlenmesinin mümkün olabileceğini düşünemediler. Elleri boş olarak geri döndüler.

    Kureyşliler, Peygamber Efendimiz bütün uğraşlarına rağmen bulamayınca şaşkına döndüler. Onu bulana yüz deve vereceklerini vadettiler. Bu ödül herkesi heyecanlandırdı. Yüz deveye sahip olabilme ümidiyle her tarafı aramaya başladılar. Her yöne haberciler gönderildi. Bu habercilerden birisi de Süraka'nın yurduna gelmişti. Onlar da Allah Resulunü bulabilmek ve yüz deveye sahip olabilmek için fırsat kolluyorlardı. Bir gün adamın birisi üç kişilik bir yolcu kabilesinin gitmekte olduğunu gördü. Bunu bir toplulukta anlattı. Süraka uyanık bir kimse idi. Adamı yanıltmak ve sözü kesmek için onlar falancalardır dedi. Adam da kesin bir şey bilmediğinden susmak zorunda kaldı. Bunun üzerine Süraka evine geldi. Atını ve oklarını hazırladı. Belirtilen yöne doğru hızla yol almaya başladı. Süraka kısa bir müddet sonra Peygamberimiz ve Hz. Ebu Bekir'e yetişti. Onlara "bugün seni benden kim kurtarabilir" diye bağırdı. Peygamberimizin duasıyla Süraka'nın atının ön ayakları kuma gömüldü. Böylece Allah bu kutsi Medine yolculuğunda Resulunu yalnız bırakmamış ve onu tehlikelere karşı bir kez daha korumuştu.

    Atının kuma gömülmesi sonucunda gerçeği anlayan Süraka affını rica etti. Peygamberimiz de ona dua ederek affetti. Süraka minnet altında kalmak istemiyordu. Peygamberimize ikramda bulunmak istiyordu. Peygamberimiz de onun hiç bir ikramını kabul etmek istemedi. İkramının kabul edilebilmesi için müslüman olmasının gerektiğini öğrendi ve müslüman oldu.

    Kureyş'in vadettiği 100 deveye sahip olmak isteyenlerden birisi de Büreyd idi. O da kendi kabilesinden yetmiş atlı ile yola çıkmış, Peygamberimize yetişmişti. Ancak bütün gayretlerine rağmen muvaffak olamamış sonuçta Büreyd'e İslam tebliğ edildi. Büreyd ve yanındakiler müslüman oldular. Büreyd, peygamberimizin Medine'ye bayraksız girmesinin uygun olmayacağını düşünerek, başından sarığını çıkardı, mızrağının ucuna bağladı, böylece Medine'ye kadar Peygamberimizin bayraktarlığını yapmış oldu.

    Peygamberimizin Mekke'den çıktığını duyan Medine'deki müslümanlar yolları gözlüyorlardı. Her gün güneşin doğumundan önce Harra mevkiine çıkıyorlar, sıcak bastırıncaya kadar bekliyorlardı. Bir gün Yahudi'nin birisi bir işiyle ilgili olarak yüksek bir kuleye çıkıp etrafı gözetlemeye başlamıştı. Peygamberimizin ve arkadaşlarının gelmekte olduğunu gördü. Kendisini tutamayarak heyecanla [ ey Arap topluluğu! İşte nasibiniz, devletliniz, beklediğiniz ulu kişiniz geliyor] diyerek Resulullah'ın geldiğini onlara haber verdi.

    Medineliler yollara dökülüp Peygamberimizi karşıladılar. Peygamberimiz burada bir müddet kaldı ve Kuba Mescidi'ni inşa ettirdi. Hz. Ali de Kuba'da Rasûlulah'a yetişti.

    Süheyb b. Sinan da hicret etmek için yola çıkmıştı. Kureyşliler onun yolunu çevirdiler, göndermek istemediler. Süheyb, biriktirdiği bütün serveti Kureyşlilere bırakmak şartıyla yoluna devam etti.

    Peygamberimiz bir kaç gün sonra Medine'ye hareket etti. Hareketinden önce Neccâroğullarına kendisini Medine'ye götürmeleri için haber gönderdiği de rivayet edilmektedir. Abdulmuttalib'in annesi Neccaroğullarının kızıydı. Dolayısıyla Neccaroğulları Abdulmuttalib'in dayıları oluyordu.

    Neccaroğulları Peygamberimizi Medine'ye götürdüler. Halk Peygamberimizi ağırlamak için can atıyordu. Allah Resulu hiç kimseyi kırmak istemiyordu. [Devenin yolunu açınız. Nereye çökeceği ona buyrulmuştur] diyordu. Deve boş bir araziye çöktü. Peygamberimiz bu araziye akrabalarından kimin evinin yakın olduğunu sordu. Böylece Neccaroğularından Ebu Eyyûb El-Ensari'nin evine misafir oldu.

    Hz. Peygamber (sav)'in Medine'ye gelişi Medineli mü'minleri büyük bir sevince boğdu.









  2. Harbikız
    Devamlı Üye





    Hicret ile ilgili kısa bilgiler

    622 yılında Mekkeli Müslümanlar artan baskıdan kurtulmak ve İslamiyet'i yaymak amacıyla Mekke'den Medine'ye göç ettiler. Hicret Arapça göç anlamına gelmektedir.
    Mekke’den Medine’ye göçenlere “Muhacir” (göçmen), Medinelilere de “Ensar” (Yardımcı) adı verilir.
    Sonuçları :
    § İslamiyeti yaymak için uygun bir ortam bulunmuştur.
    § Medine Site İslam Devleti kurulmuştur.
    § Medine’de bulunan Yahudiler’le yazılı bir vatandaşlık antlaşması imzalanmıştır. Böylece ilk İslam anayasası ortaya çıkmıştır.
    § Şam ticaret yolunun güvenliği Mekkeli müşrikler açısından tehlikeye girmiştir.
    § Hicri takvime başlangıç kabul edilmiştir.
    § İlk nüfus sayımı yapılmıştır.
    § Muhacir ile Ensar kardeş ilan edilmiştir.
    **Hicret, Hz. Ömer zamanında kabul edilen Hicri takvimin başlangıç senesi olmuştur




  3. Zeyneb
    Bayan Üye
    Hicret etmek nedir

    Hicret (Arapça: هجرة), Muhammed ve diğer müslümanların, baskılardan kaçmak için 622'deMekke'den Medine'ye göç etmelerine verilen isimdir. Bu göçün sonucunda Medine'de,Medine Sözleşmesi ile günümüzde İslam Devleti olarak sınıflandırılan devletlerden ilki kabul edilen Medine Şehir Devleti kurulmuştur





+ Yorum Gönder


hicret olayı nedir,  hicret,  hicret olayı hakkında kısa bilgi,  hicret olayı,  deve hicret olayi