+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Her Telden Eğitim Konuları Forumunda Hücre zarından geçemeyen maddeler nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Hücre zarından geçemeyen maddeler nelerdir








    Hücre zarından geçemeyen maddeler nelerdir


    Öncelikle, "seçici-geçirgen" karakterdeki hücre zarının ince yapısına kısaca bir göz atalım:
    "Plazmalemma" olarak da bilinen hücre zarı, yaklaşık 80-100 A° kalınlığında. Hücre zarının yapısı için kabul gören görüş ise, 1972 yılında S.J.Singer ve G.L.Nicolson isimli araştırıcılar tarafından ortaya atılmış olan "akıcı mozaik" zar modeli. Bu modele göre hücre zarı, yağ (lipid) ve protein moleküllerinin özel bir şekilde diziliminden meydana geliyor. İki sıra halinde dizilim gösteren fosfolipid molekülleri, hidrofobik (su sevmeyen) ve hidrofilik (suyu seven) olarak tanımlanabilecek iki uca sahip. Hidrofilik uçları dış tarafa ve hidrofobik uçları da birbirlerine bakacak şekilde dizilmiş olan yağ moleküllerinin arasında da, çeşitli görevler için özelleşmiş olan protein molekülleri yer alıyor. Bu proteinlerin çoğu, çift sıralı fosfolipid tabakası içinde serbest halde hareket etme yeteneğine de sahip. Zar yapısını meydana getiren bu yapı taşlarının, çeşitli moleküllerin geçişine izin verecek gevşeklikte bir arada bulunmaları ve proteinlerin bu şekilde hareket edebilme yeteneğinde olmaları da, "akıcı mozaik" teriminin esas kullanılma sebebi. Fosfolipid ve protein moleküllerine ek olarak, zar yapısında birtakım karbonhidrat molekülleri de bulunuyor. Zarın tanıma ve tanınma özellikleri ise, yapısındaki protein örtüsü (glikokaliks) ve özgül karbonhidrat moleküllerinden ileri geliyor.
    Şimdi de madde geçişi için geçerli kurallara ve ne tür maddelerin hangi yollarla hücre zarından geçebildiğine bakalım:

    hcrezarndangeemeyenmadd.gif
    Hücre zarının esas yapısının yağ moleküllerinden oluştuğunu söyledik. Buna dayanarak, yağda eriyebilen tüm maddelerin (örneğin steroid yapıdaki hormonlar) çözünerek hücre zarından rahatlıkla geçebileceğini de söyleyebiliriz. Aynı şekilde, yağı çözme yeteneğine sahip maddeler de (alkol ve aseton gibi), hücre zarının lipid yapısını bozarak rahatlıkla zardan geçebilir. Su molekülleri, hem küçük yapılı oldukları için hem de zar yapısındaki fosfolipidlerin dışa bakan hidrofilik (suyu seven) kısımları ile etkileşime uğradıkları için, zardan kolayca geçebilen başlıca moleküller arasında sayılır.
    Zarın dış kısmına bakan proteinlerinin bir kısmı, çeşitli moleküller için tanıyıcı almaçlar görevindedir. Hormonlar, virüsler veya bakteri antijenleri, bu tip proteinlerin almaç kısımları tarafından tanımlanarak bağlanırlar. Proteinlerin bir bölümü de, bazı maddelerin hücre içine veya dışına taşınmasında işlev görür. Örneğin laktoz molekülleri, bu tip proteinlere bağlanarak, zarın bir yanından diğer yanına taşınır.
    Hücre zarındaki yapıların özellikleri dışında, maddelerin hücre içine girişi veya hücre dışına çıkışı, belirli kimya kuralları çerçevesinde gerçekleşir. Zardan madde geçişinde belki de en önemli unsur, madde yoğunluğudur. Kural olarak maddeler, çok yoğun oldukları ortamdan, daha az yoğunlukta bulundukları komşu ortamlara geçme eğilimindedir. Bu tip bir madde geçişinde, genellikle enerji kullanımına gerek kalmaz. Oksijen, karbondioksit gibi solunum gazları ve diğer iyonlar (ve tabii ki su molekülleri) zardan genellikle bu yolla geçer. Ancak bu şekilde pasif bir taşınım için gerekli olan tek koşul yoğunluk farkı değildir. Molekül boyutunun ve ağırlığının düşük olması, elektrik yükü gibi diğer faktörler de pasif taşınma olaylarında geçerli olan diğer koşullardır. Az önce sözünü ettiğimiz küçük yapılı moleküller de, bu koşullara bağlı olarak, zar yapısında bulunan "transmembran proteinleri" aracılığıyla zardan rahatlıkla geçerler. Yoğunluk farkı durumunda, belirli maddeler yine az önce sözünü ettiğimiz taşıyıcı proteinlere bağlanarak da geçebilirler. Bunun için geçerli olan koşul, her maddenin zar üzerinde kendisini tanıyabilecek olan almaç kısmına bağlanmasıdır. Bu nedenle de kural olarak eğer zar üzerinde bu tip bir maddeyi tanıyabilecek almaç bulunmuyorsa, söz konusu madde hücre zarından geçemez.
    Bundan başka bir de, normal koşullarda zardan kendiliğinden geçemeyecek olan molekül veya iyonların, enerji kullanımı ile geçirilmesini sayabiliriz. Örneğin hücrelerdeki metabolik tepkimelerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi için, hücre içinde daima Na+ iyonları yoğunluğu düşük ve K+ iyonları yoğunluğu ise yüksek tutulmalıdır. Bu iyonların hücre zarından geçişi, özel pompalar sayesinde ve enerji kullanılarak aktif bir şekilde gerçekleştirilir.



    Belirli bir boyutun üzerindeki büyüklüğe sahip olan moleküller ise, bu gibi pompalar veya taşıyıcı proteinler ile taşınamazlar. Hücre içinde gereksinim duyulduğunda büyük moleküllerin zardan geçişi için, endositoz ve ekzositoz gibi mekanizmalar iş görür. Bu mekanizmalar hakkında daha ayrıntılı bilgi için, "Büyük moleküllü maddeler hücre zarından nasıl geçer?" sorusunun yanıtına bakabilirsiniz








  2. Nesrin
    Devamlı Üye





    Hücre zarı seçici geçirgen bir özelliğe sahiptiri ve üzerinde sahip olduğu porlar nedeni ile bir çok maddeyi büyüklükleri nedeni ile hücre içine alamamaktadır. bunlardan biri de polissakkaritlerdir ve büyük molekküllerdir. bunlar yağ karbonhidrat ve proteinlerdir.




+ Yorum Gönder


hücre zarından geçen maddeler nelerdir,  hücre zarından geçemeyen moleküller nelerdir,  hücre zarından geçebilen ve geçemeyen maddeler nelerdir,  hücre zarından geçemeyen maddeler,  hücre zarindan geçemeyen moleküller ,  hücre zarından geçemeyen maddeler nelerdir