+ Yorum Gönder
Dantel ve Takılar ve Hobileriniz ve Videolu Bilgiler Forumunda Çini sanatı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. DereeN
    Devamlı Üye

    Çini sanatı








    çin sanatı örnekleri


    Çini sanatı.jpg

    ini-sanat-3.jpg

    Çini sanatı5.jpg



    Çini, sabırla sınanmanın ürünü olan bir sanattır Bu sanatı öğrenmek ve onda ustalaşmak için gereken onlarca yıl; kişinin kendisiyle de yeniden ve yeniden tanışmasını; çizgilerle, desenlerle, renklerle çıkılmış bir iç yolculukta toprağın sırlarıyla birlikte yaşamınkileri de paylaşmasını sağlar.
    Belki daha önce de önemli farklar vardı; ama sanayi devrimi Batı’yı bambaşka bir çehreye bürüdü. Üretim, buhar makineleri ile küçük işliklerden büyük fabrikalara sıçrarken; daha önce başlamış denizaşırı ticaret nedeniyle limanların çevresinde halkalar halinde büyüyen kentlerde büyük nüfus yoğunlukları oluştu. Kentler kalabalıklaşıyordu; ama seri üretimin getirdiği karmaşık iş bölümü insanları birbirinden koparıp yalnızlaştırıyordu. Batı dünyası, bu hamlesi sayesinde bir yandan büyük bir hareket özgürlüğü, zenginleşme ve ilerleme yaşarken; bir yandan da yeni düzeninin “manevi” sorunlarına gömülmeye başlamıştı. Büyük hareketliliğin getirdiği manevi yıpranma ve “huzursuzluk” Batı’nın dikkatini Doğu’ya yönlendirecekti.
    Doğu, Batı’nın tartışılmaz teknik ve maddi üstünlüğüne rağmen bugün de bir “huzur” diyarı olarak ilgi uyandırıyor. Yaşamın bütün zorluklarına, yoksunluklarına rağmen tevekkülün, her gün yeniden sınanmanın, sabrın ve mütevazılığın sarmaladığı yaşam öğretileriyle Doğu’nun hayatı ve tabii sanatı da heyecanla karşılanıyor.
    İşte böyle bir iç huzurunun, sabırla sınanmanın ürünü olan sanatlardan biridir çini Bu sanatı öğrenmek ve onda ustalaşmak için verilmesi gereken onlarca yıl; kişinin kendisiyle de yeniden ve yeniden tanışmasını; çizgilerle, desenlerle, renklerle çıkılmış bir iç yolculukta toprağın sırlarıyla birlikte yaşamınkileri de paylaşmasını sağlar. En azından bu sanatın büyük ustalarının söz birliği etmişçesine dile getirdikleri gerçek budur

    Gerçekte geleneksel bir Türk sanatı olan çinicilik, asıl gelişimini Osmanlı döneminde göstermiş olmakla birlikte, 8. yüzyıla ait Uygur tapınaklarında dahi, zemin döşemelerinde, bir tür çini olan renklendirilmiş tuğlalar bulunmuştur. Belli ki göçebe Türk kavimleri, çömlekçilikte sağladıkları gelişmeyi pişirilmiş tuğlalara ve bunların üstünde icra edilmiş bir sanata aktarmışlar. Selçukluların Anadolu’ya yerleşmesinden sonra bu bölgede yeşeren Selçuk mimarisi, çini sanatını önemsemiş ve pek çok camii, medrese, türbe ve saray duvarları çinilerle bezenmiş.
    Anadolu çini sanatına en parlak dönemini yaşatan ise Osmanlılar olmuş. Özellikle 15. ve 17. yüzyıllar arasında önemli bir çini ve seramik merkezi haline gelen İznik’te üretilen çiniler de başkent İstanbul’daki saray duvarlarını süslemeye başlamış. 15. yüzyılda Osmanlı yöneticileri arasında çini öylesine beğenilen bir sanattır ki Fatih Sultan Mehmet 1472’de “Çinili Köşk”ü yaptırır. Sırça Saray olarak da anılan Topkapı Sarayı çevresindeki Çinili Köşk, İstanbul’daki ilk Osmanlı sivil mimari eserlerinden biridir. Ayrıca Topkapı Sarayı’nın Arz Odası’nda da çini panolar bulunmaktadır.
    Başlangıçta çok daha fazla renk kullanılan çini sanatında 16. yüzyılın sonlarından itibaren renkli sırlama tekniği terk edilmeye başlanmıştır. Bunun anlamı, sarı ve açık yeşil renklerin ortadan kaybolması, çinilerde mavi, kırmızı ve beyazların egemenlik kurması olacaktır. Zaman içinde renklerin azalması ve mavinin egemenliğinin artmasına rağmen bu kez bir figür zenginliği görülecektir çinilerde. Yüksek bir çizim tekniği ve zarif bir desen anlayışına dayalı bu çinilerde artık doğanın resmedilmesi ön planda olacaktır. Lale, karanfil, sümbül, gül, nergis gibi çiçekler, üzüm salkımları, baharla şenlenmiş ağaçlar, kuş ve efsaneleşmiş hayvan figürleri çiniciliği yaratıcılık gerektiren bir güzel sanat haline getirmiştir. Bu gelişmede saray nakkaşlarının da büyük emeği var. Osmanlı sarayının nakkaşları, çini ustaları için çeşitli desenler üretirken çini sanatıyla Osmanlı saray üslubu arasında bir bütünlük de sağlamışlardır. Bugün çini deyince akla cami ve sarayların gelmesi biraz da bu yüzden. Geleneksel Osmanlı sanat üslubunun iki önemli uygulama alanı olan saray ve camiler, Türk mimari sanatının en önemli süsleme aracı olan çinileri yüzyıllardır azametle taşırlar üstlerinde

    Çini deyince, Selçuklu ve Osmanlı’dan söz ettik sürekli. Peki ya modern Türkiye’de ne durumda çinicilik? Maalesef biraz “dostlar alışverişte görsün” durumunda. Tarih boyunca, Konya, Sivas, Edirne ve elbette İznik’te karargâh kuran çiniciliğin son kalesi ise Kütahya. Artık sayıları yok denecek kadar az olsa da geleneksel ustalara ancak burada rastlanıyor. Bazı üniversitelerin güzel sanatlar fakültelerinde çinicilik bölümleri var. Ama bu bölümlere de öğrenci ilgisi az.
    Çinicilikle uğraşan bir genç bulmak da çok kolay değil bu nedenlerle. Çiniciliğin geleceğe taşınmasında taşıyıcı öneme sahip gençlerin bu sanatla ilgilenmesinin önemi de burada. Biz birini bulduk ama Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden mezun olan Sadullah Çekmece, İstanbul Beyoğlu’ndaki atölyesinde; işte en başta söylediğimiz, o doğuya özgü sabır ve tevekkülle renkli çiniler üretiyor. Tünel’den Tophane’ye doğru inen dik yokuşlardan birinin üstünde, bir dükkandan dönüştürülmüş “Sır Çini Atölyesi”nde, daha çok yabancıların ilgisini çekiyor Sadullah Çekmece. Neredeyse her gün uğrayıp, “bir sigara içme bahanesiyle” meraklı gözlerle onu üretim aşamasında seyreden yaşlı Fransız kadın bize de “denk geliyor” örneğin.
    Sadullah Çekmece, ön tarafını sergi salonuna dönüştürdüğü atölyesinde bir yandan karısının mezarını çinili panolarla süslemek isteyen bir müşterisinin işini yaparken, bir yandan da sanatının “sır”larını anlattı bize. Onların bir bölümünü yukarıda aktardık. Ama basit bir karşılaştırmayla bitirmek istiyoruz bu yazıyı; porselene ve çiniye dair. Porselen de tıpkı çini gibi zahmetli ve yaratıcı bir “iş” süreci gerektirir. Ama porselen içine çay, çorba ve yemek konularak mutfakta da kullanılır. Oysa çini gerçek bir sanat enstrümanıdır, salt bir göz ziyafetidir. Parlak sır tabakası nedeniyle yüzeyinde su tutmaz; bu sayede dış cephelerde ve ıslak hacimlerde uzun yıllar boyu rahatlıkla kullanılabilir ve böylelikle mimari sanatına güç veren bir sanat haline gelir.
    Porselen yararlıdır, fonksiyoneldir; ama çini bir sanattır

    ÇİNİ YAPIMI

    Kuartz, kaolen, tebeşir ve kum gibi doğada bulunan yedi farklı malzeme çamur kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Yabancı maddelerden arıtılarak öğütülür. Bu kahverengi çamurun göz kamaştırıcı bir sanat eserine dönüşmesi ise yaklaşık 20 günlük zahmetli bir yolculuğun ardından mümkün olmaktadır. Çini sanatı üç temel figür üzerinde çalışır: Vazolar, tabaklar ve çini duvar panoları. Hazırlanan çini hamurundan parçalar şekillendirildikten sonra kurumaya bırakılırlar. Hamur kıvamından deri sertliğine ulaşan parçalar üzerinde astarlama yapılır. Bu işlem sayesinde, kuruyan parça gözün beyazı gibi saf beyaz bir görünüm kazanır. Bu beyaz zemin Türk çinilerini diğer seramiklerden ayrı kılar.
    Daha sonra bu parçalar, yaklaşık 900 derecede, “bisküvi” adı verilen ilk pişirmeyle, bir güne yakın bir süre boyunca yavaş yavaş pişirilirler.
    Bisküvi fırınlaması yapılan parçaların yüzeyindeki pürüzler ince bir zımparayla giderilir. Bu parça, önce kara kalemle çizilmiş olan bir kağıtla kaplanır. Kağıt üzerindeki bu desen sayısız küçük iğne delikleriyle belirlenir ve kömür tozuyla çini yüzeyine aktarılır.
    Yüzeydeki desenin kontürleri ilk olarak kobalt veya siyah çini boyasıyla çizilir. Daha sonra bu desenin içleri istenilen renklerle boyanır. Sonra parça, camsı bir sır ile kaplanır. Sıra ikinci pişirime gelmiştir. Parçalar, birbirlerine değmemeleri için tek tek alınır ve benzer parçalar fırının raflarına koyulur. İkinci defa ve yine yavaş pişirilen çinili eser, ani soğutmaların getireceği şoklarla kırılmaması için bu kez de çok yavaş olarak soğutulur.







  2. Hatice
    Bayan Üye





    Çini sanatı oldukça sabır isteyen zor sanatlardan birisidir. Geçmişi asırlar öncesine kadar uzanır. Bu işi yapmak için kurslara katılmanız gerekir. Sonrasında kendinizi zamanla geliştirebilirsiniz.




+ Yorum Gönder


çini sanatı,  iznik çinileri,  tarihi eser vazo,  iznik çini,  iznik çini desenleri,  tarihi vazolar