+ Yorum Gönder
Peygamberlerimiz – Siyer ve Hz.Muhammed Forumunda Hz Muhammedin Kadınlara Verdiği Önem Nasıldı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. FIRTINA ACiL
    Yeni Üye

    Hz Muhammedin Kadınlara Verdiği Önem Nasıldı








    Hz Muhammedin Kadınlara Verdiği Önem

    Peygamberimizin Kadınlara Verdiği Önem
    Âişe Validemiz'den naklettiği hâdise: "Huzur-u risalet penahiye bir kız geldi: "Ya Resûlallah", dedi "Babam beni istemediğim hâlde amcamın oğluyla evlendirdi." Allah Resûlü derhal babasını çağırdı: "Kızını, istemediği halde bir başkasıyla evlendirmeye zorlayamazsın." dedi. Adam: "Nasıl emrederseniz ya Resûlallah!" diyerek yaptığından vazgeçti. Zaten, sahabinin başka türlü düşünmesi de mümkün değildi. Adam belki de, kızını vermekle yeğenini bir sıkıntıdan ve zor bir durumdan kurtarmak istiyordu ancak, Allah Resûlü'nün emri her şeyden üstündü. O, Allah Resûlüne teslimiyet ifade eden sözlerini bitirince, kız ayağa kalktı ve şöyle dedi:
    "Ya Resûlallah, benim esas maksadım babama muhalefet değildi. Ancak, İslâm'da bunun hükmü nedir? Baba, kızını birine verme hususunda nereye kadar selâhiyet sahibidir? İşte bunu öğrenmek istemiştim ve buraya da bu niyetle gelmiştim."[2] Dün kuyulara atılan, horlanan, hakir görülen, toprağa gömülen kız, kısa bir zaman sonra Peygamberin huzuruna çıkıyor ve rahatlıkla hakkını arayabiliyordu. Acaba evleneceği kişi hakkında babası ona zor kullanabilir miydi? İşte o, bunu soruyordu. Birkaç sene evvel, böyle bir hâdise olacağı söylenseydi, o günün insanları dinlediğine inanamaz, ya da söyleyenin aklından zoru olduğunu kabul ederdi. Ama, işte, bütün bunlar oluyordu.
    Allah Rasûlü’nün kadına verdiği değer, ne o güne kadar ne de o günden sonra cihanda eşi görülmedik bir seviyede idi O bir gece kalkıp hanımlarından birinin hatırını sorsa, hemen diğer hanımlarını da dolaşır, onların da hatırını sorardı Davranış bakımından hiçbirini diğerine tercih eder görünmezdi Herkes gibi, hanımları da, kendilerini Allah Rasûlü nezdinde en sevgili sanırdı Bu da O’nun eşsiz mürüvvetinden kaynaklanıyordu Ancak kalbî temayüllere hiçbir insanın hakim olması söz konusu edilemeyeceği gibi, bu “teklifi mâ lâ yütak” O’ndan da beklenmemeliydi O’nun için Allah Rasûlü, elinden gelmeyen bu kalbî temayül
    lerinden de Cenâb-ı Hakk’a istiğfarda bulunuyor ve şöyle diyordu: “Farkına varmadan, birini diğerlerinden çok sevebilirim, bu da bir haksızlık olur Onun için ey Rabbim! Elimden gelmeyen bu hususta Senin Rahmetine sığınıyorum
    O’ndaki bu incelik, hanımlarının ruhlarına, bütün letafeti ve nuraniyetiyle sirayet etmiş olacak ki, O’nun ayrılışı geride hiç bitmeyen bir hicran ve hasret bırakmıştı Belki, İslâm menettiği için canlarına kıymıyorlardı ama, Allah Rasûlü’nün ayrılışından sonra, hayat onlar için uzun bir çığlıktan, bitmeyen bir melâlden ibaret olmuştu Aslında, Allah Rasûlü, bütün kadınlara karşı kibar ve ince davranıyor ve böyle davranılmasını da herkese tavsiye ediyordu Başkasına söylediklerini de, pratik olarak, bizzat kendi hanımlarında gösteriyordu O’nun bu davranış inceliğini Buharî’de şöyle görüyoruz: Hâdiseyi bize Saad b Ebî Vakkas, Hz Ömer’den naklediyor Hz Ömer diyor ki:“ Bir gün Allah Rasûlü’nün huzuruna girdim Baktım Allah Rasûlü, durmadan tebessüm ediyor:

    “Allah Seni ebediyyen güldürsün, Ya Rasûlallah, niçin gülüyorsunuz?” dedim Yine tebessümle şu cevabı verdi:
    “Şu kadınların haline gülüyorum Oturmuş benim yanımda konuşuyorlardı Senin sesini duyunca her biri bir yere saklandı” Allah Rasûlü’nün bu cevabı üzerine sesimi yükselttim ve: “Ey nefislerinin düşmanları! Demek benden korkuyorsunuz; Allah Rasûlü’nden korkmuyor ve O’nun yanında saygısızlık yapıyorsunuz öyle mi?” dedim Bana cevap verdiler: “Sen katı ve şiddetlisin!”7
    Aslında Hz Ömer de hiddetli ve şiddetli davranmıyordu O da kadınlara karşı inceydi Ancak en güzel insan, nasıl Hz Yusuf’a kıyas edildiğinde çirkinleşir, öyle de Hz Ömer’in incelik ve zerafeti de, Allah Rasûlü’nün incelik ve zerafetine kıyas edildiğinde, hiddet ve şiddet şeklinde görünüyordu Bu izafî hüküm, Ömer’i, Allah Rasûlü’ne kıyas etmekten kaynaklanıyordu Halbuki, hiç kimseyi O’na kıyas etmek mümkün değildi
    Evet, onlar, Allah Rasûlü’nün yumuşaklığı, inceliği, zerafeti ve letafetine iyiden iyiye alışmışlardı Onun için de Hz Ömer’in davranışları onlara sert ve haşin geliyordu Oysa ki, Hz Ömer (ra) gelecekte, peygamberliğe ait hilafet yükünü, eksiksiz omuzlamaya namzet biriydi Kılı kırk yararcasına yaşayacak ve peygamberlerden sonra en büyük örneklerden biri olacaktı ve günü gelince oldu da O, bütün hareketlerinde hakkaniyet arıyor ve eğriyi eğri görüp göstermeye, doğruyu da doğru görüp göstermeye azamî gayret sarfediyordu.

    Kadınlar hakkında bazı hadisi şerifler.

    Kadınlar konusunda Allah’tan korkun. Çünkü sizler onları Allah’ın emanetiyle aldınız.”
    “Kadınlar hakkında size hayrı vasiyet ediyorum.”
    “İki zayıf hakkında sizi uyarıyorum: Yetim ve Kadın.”
    “Sizin hayırlı olanınız ailesine hayırlı olandır. Ben ailesine en hayırlı olanınızım.”
    “Kamil İmana sahip Müslüman ahlâken güzel olandır. En hayırlı mü’min de eşine karşı ahlâkı en iyi olandır.”
    “Cennet anaların ayakları altındadır.”
    “Hediyede çocuklara eşit davranın. Eğer ben birisini hediyede üstün tutacak olsaydım kızları tutardım.”


    ***ibnu Ömer anlatıyor;Resulullah (sav): "(Ey kadınlar topluluğu!) Ben, akıl sahiplerine aklı ve dini nakıs olanlardan galebe çalan sizin kadarını hiç görmedim!" demişti. İçlerinden dirayetli bir kadın: "Bizim aklımızın ve dinimizin noksanlığı nedir?" diye sordu. "Aklınızın noksanlığı, şahidlikte, iki kadının şehadetinin bir erkek şehadetine denk olmasıdır. Dindeki noksanlık ise, (ay hali sebebiyle) ramazanda oruç yemeniz ve bazı günler namaz kılmamanızdır" cevabını verdi. (Bu, Sahiheyn'de geçen uzunca bir hadisten bir parçadır) kaynak;Ebu Davud, Sünnet 16, (4679); Müslim, İman 132, (79); Buhari, Hayz 6; İbnu Mace, Fiten 19, (4003)***

    Ümmü Seleme (radiyALLAHu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:"Hangi kadin, kocasi kendisinden razi olarak vefat ederse, cennete girer.'' Tirmizi, Rada 10, (1161).

    Yine Ebu Hüreyre (radiyALLAHu anh) anlatiyor: "Ey ALLAH'in Resulü. dedi, hangi kadin daha hayirlidir?''
    "Kocasi bakinca onu sürura garkeden, emredince itaat eden nefis ve malinda, kocasinin hosuna gitmeyen seyle ona muhalefet etmeyen kadin!" diye cevap verdi." Nesai, Nikah 14 (6,68).

    Hakim Ibnu Mu'aviye babasi Mu'aviye (radiyALLAHu anh)'den anlatiyor:"Ey ALLAH'in Resülü! dedim, bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakki nedir?''
    "Kendin yiyince ona da yedirmen, giydigin zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbîh etmemen, evin içi hariç onu terketmemen." (Ebu Davud, Nikah 42, (2142, 2143, 2144)

    İbnu Abbas radıyALLAHu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Mazur bir sebep yokken kocasından boşanma talep eden kadın cennetin kokusunu bile bulamaz. Halbuki cennetin kokusu kırk yıllık yürüme mesafesinden duyulur."(Kütüb-i Sitte, 6597)

    Rasulullah (SAV)"Harama bakan her göz, göz zinasi yapmis olur. Bir kadin güzel koku sürünüp erkekler arasindan gecerse, yahut erkeklerin bulundugu yere gelirse bircok göz zinasi günahi kazanir," buyurmustur.
    (A.g.e. sh: 320, Miskat El Mesabih.)

    "Hangi kadin kokulanir ve (bu) kokuya duysunlar diye bir topluluga ugrarsa, o kadin zina edicidir. Ona bakan her göz de zina edicidir." buyurmustur. (A.g.e. sh: 320, Feyzul Kadir C:2 sh: 26)

    Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, ALLAHü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin! [Müslim]

    En üstün mümin, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranan güzel ahlaklı kimsedir. [Tirmizi]

    En iyi Müslüman, hanımına en iyi davranandır. İçinizde, hanımına en iyi davranan benim. [Nesai]

    Kız çocuğunu güzelce terbiye edip, ALLAHü teâlânın verdiği nimetlerle bolluk içinde yedirir giydirirse, o kız çocuğu onun için bir bereket olur, Cehennemden kurtulup kolayca Cennete girmesine vesile olur. [Taberani]

    İki kızı veya iki kız kardeşi olup da, maişetlerini güzelce sağlayanla Cennette beraber oluruz.[Tirmizi]

    Üç kızına, ihtiyaçtan kurtulana kadar iyi bakan, yedirip giydiren, elbette Cenneti kazanır. [Ebu Davud]







  2. Buğlem
    Devamlı Üye





    Peygamber efendimiz tüm insanlara eşit davranıyordu ve kadınlara iyi davranmaları gerektiğini ve onları hoş tutmalarını lakin onlar Allahın onlara verdiği en güzel hediyeler olduğunu hatırlatırdı. Peygamberimizden önce hor görülen ve diri diri gömülen kadınlar onun zamanında hak sahibi olmuşlardır ve düşüncelerini dile getirebiliyorlardı.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Peygamber efendimiz 571 yılında mekkede doğdu. doğduğu devir karanlık bir devirdi. insanlar kadınlara önem vermez hatta yeni doğan kız çocuklarına hiç acımadan diri diri gömüyorlardı. işte peygamber efendimiz böyle cahil bir topluma bir ışık olarak geldi ve kadınlar bugünkü haklarını kazanmaya başladı.




+ Yorum Gönder


hz muhammedin kadınlara verdiği değer,  hz muhammed ve kadın,  hz muhammed kadınlar,  hz muhammed kadınlar hakkında,  hz muhammed kadın,  hz muhammet ve kadın