+ Yorum Gönder
Peygamberlerimiz – Siyer ve Hz.Muhammed Forumunda Hz. Peygamber'in söz, fiil ve takrirlerinin delil olmasına örnekler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Kadir
    Devamlı Üye

    Hz. Peygamber'in söz, fiil ve takrirlerinin delil olmasına örnekler








    Hz. Peygamber'in söz, fiil ve takrirlerinin delil olmasını örnekler

    Hz. Peygamber'in söylediği dini nitelikli her söz, yaptığı her iş ve onayladığı her amel mü'minler için bağlayıcıdır. Çünkü Allah elçisinin kesin olarak sabit olan söz, fiil ve takrirleri Kur'ân'dan sonra ikinci aslî delildir.
    Sünnetin çoğu sözlü olarak ifade edilmiştir. "Ramazan hilalini görünce oruç tutun. Şevval hilalini görünce orucu bırakın."29

    "Bir kimse uyuyarak veya unutarak namazını kaçımsa, hatırlayınca kılsın!"50
    Fiili sünnete, Hz. Peygamber'in namaz kılışını ve haccedişini örnek verebiliriz. O, bir buçuk yıl Mekke, on yıl da Medine döneminde beş vakit namaz kılmış ve kıldırmış, namazın detaylarını sözlü olarak anlatmak yerine şöyle buyurmuştur: "Ben namazı nasıl kılıyorsam, siz de öyle kıkn."31 Dört kez umre ve bir kez de Veda haccı yapan Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), fiili sünnetine dikkat çekerek şöyle buyurmuştur: "Hac ile ilgili ibadetlerinizi benden alınız.'2

    Takriri sünnet ise, Allah elçisinin gördüğü veya işittiği bir işi ikrar ve kabul etmesidir. Kimi zaman, sahabenin, onun yaptığı bazı işleri reddetmemesi ve susması da bir onaylama anlamındadır. Mesela; su bulamadığı için teyemmüm abdesti ile namaz kılan birisi, daha sonra suya ulaşınca namazını iade etmemiş, Hz. Peygamber bunu öğrenince tasvip etmiştir. Hatta bir komutanın, su bulunduğu halde, üşüyüp hasta olmaktan korktuğu için teyemmüm abdesti ile sabah namazı kıldırdığını öğrendiği halde, gerekçeyi yerinde görmüş ve bu sahabenin yaptığını onaylamışür.

    Bu duruma göre, hadis-i şerifler, Kur'ân ı kerim kadar, hatta belki daha çok hüküm bildirirler. Çünkü Hz. Peygamber de emretmiş, yasaklamış, uyarmış ve müjdelemiştir.33 Bir hadiste şöyle buyrulur: "Sizden biriniz kibirle koltuğuna yaslanarak, Allah, Kur'ân'da olanlardan başka bir şeyi haram kılmamıştır mı sanıyor? Dikkat edin! Ben de emrettim, hüküm koydum ve yasakladım. Onlar (sayıca) Kur'ân'm misli gibidir. Allah, ehl-i kitap, borçlarını (haraç ve cizye) verdikçe, izinsiz evlerine girmenizi ve meyvelerini yemenizi size helal kılmamıştır."54
    Şâtıbî şöyle der: "Hüküm çıkarırken yalnız Kur'ân'a bakmak ve onun bir açıklaması olan sünnete bakmamak doğru olmaz; çünkü Kur'ân'da külli hükümler yer akr. Namaz, oruç, zekât, hac gibi emirleri açıklamak için sünnete başvurmak kaçınılmazdır."35
    Sünnet, hüküm çıkarmada bağımsız bir kaynak teşkil eder. Sünnetin bir hüccet olduğunu gösteren çeşitli deliller vardır. Şöyle ki:
    "Peygamber size neyi verdiyse onu alın; size neyi yasakladıysa, ondan da uzak durun." (Haşr, 59/7)
    "Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa, 4/80)
    "O elçi, kendiliğinden konuşmaz; onun konuşması ancak indirilen bir vahiy iledir." (Necm, 53/3-4)
    Sünnetin Kur'ân ı Kerim karşısında dört fonksiyonu vardır.
    a) Müphem ve mücmel olan ayetleri açıklar. Meselâ Kur'ân'da; "Namazı kılın, zekâtı verin" emrinde namaz ve zekâtin neden ibaret olduğu, şartları, miktar ve ifa şekilleri yer almaz. İşte mücmel olan bu terimler sünnet tarafından açıklanır.
    b) Umum bildiren hükümleri tahsis eder. Mirasçıların paylarını bildiren ayetteki, "Yapılan vasiyetin ifasından ve borçların ödenmesinden sonra (artan miras malı taksim edilir)"26 ifadesi, bir kimsenin ölmeden önce yapacağı vasiyete bir sınır getirmez. Hz. Peygamber'in Sa'd Ibn Ebî Vakkas'a hitaben buyurduğu, "Malının üçte birini vasiyet edebilirsin. Gerçi üçte bir de çoktur. Çünkü senin, mirasçılarını varlıklı olarak bırakman, insanlara el açacak muhtaç bir durumda bırakmandan daha hayırlıdır.'^1 hadisi, vasiyeti üçte birle sınırlamıştır.
    c) Nasih ve mensuhu bildirir. Mesela; "Sizden birine ölüm gelince, eğer geriye mal bırakacaksa ana-babaya ve yakın akrabaya iyi bilinen örfe göre vasiyette bulunmak, takva sahipleri üzerine bir hak olarak yazıldı." (Bakara, 2/ıso) ayetinin hükmünü, Hz. Peygamber'in, "Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. Bu yüzden artık mirasçı lehine vasiyet yoktur." hadisi kaldırmıştır.38
    d) Kur'ân'da bulunmayan bir kısım hükümler koyar. Mesela; ninenin miras hakkına sahip oluşu, fıtır sadakası ile vitir namazının vacip oluşu, "âkile"nin diyete katılmakla yükümlü tutulması gibi hükümler Kur'ân'da olmayan, fakat sünnetle getirilen hükümlerdendir.39


    Usulü'1-Fıbh, Tere. İbrahim Kâfî Dönmez, Ankara, 1990, s. 114.
    29 Buhârî, savm, 11; Müslim, sıyâm, 4, 18.
    30 Ebû Dâvûd, salât, 11; Dârimî, salât, 26. 3 ^ Buhârî, ezan, 18, edeb, 27.
    32 Ahmed ibn Hanbel, age, III, 318, 366.
    33 bk. Ahzâb, 33/44, 45; Sebe', 34/28.
    34 Ebû Dâvûd, Dâre Kutnî, Irbaz İbn Sâriye'den.
    35 Şâtıbî, Muvafakat, Ticariye tab'ı, III, 369.
    36 Buhârî, tefsir, 27; bk. İbn Kesîr, Muhtasar, I, 164, 165; Elmalık, agc, II, 14.
    37 Buhârî, cenâiz, 37, menâkıbu'l-Ensâr, 49, merdâ, 16; MüsMm, vasiyye, 5; îbn Mâce, vesâyâ, 5; Mâlik, Muvatta', vasiyye, 4.
    38 Ebû Dâvûd, büyü', 88; Tirmizî, vesâyâ, 5; Ibn Mâce, vesâyâ, 6.
    39 Zekiyyüddin Şa'ban, Usûlü'l-Fıkh, s. 85; M. Ebû Zehra, İslâm Hukuk Usulü, s.
    113, 114.







  2. Nesrin
    Devamlı Üye





    Peygamber efendimiz allahın verdiği bütün emirleri uygulardı. böylelikle insanlara daha iyi bir örnek olmuştur. örneğin allah tarafından namaz kılmak farz kılındığı zaman peygamber efendimiz namaz kılmayı öğrenmiş ve kendisi, de namaz kılarak geri kalanlara örnek olmuştur.




+ Yorum Gönder