+ Yorum Gönder
Bölge bölge Türkiye ve İç Anadolu Bölgesi Forumunda Hacı Bektaş Veli Külliyesi (Dergâhı) (Hacıbektaş) Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HARBİKIZ
    Moderator

    Hacı Bektaş Veli Külliyesi (Dergâhı) (Hacıbektaş)








    Hacı Bektaş Veli Külliyesi (Dergâhı) (Hacıbektaş)

    Nevşehir ili Hacıbektaş ilçesi Bâla Mahallesi, Kayseri Caddesi üzerinde bulunan Hacı Bektaş Veli Dergâhı, Hacı Bektaş Veli zamanında yapılmış, çilehane (Kızılca Halvet) ve buna eklenen yapılardan meydana gelmiştir. Hacı Bektaş Veli’nin ölümünden sonra Orhan Gazi, I.Murad (Hüdavendigâr), Yıldırım Beyazıt ve Yavuz Sultan Selim zamanında yapılan eklerle dergâh genişletilmiş ve XVI.yüzyılda bugünkü konumuna gelmiştir. Hacı Bektaş Veli’nin türbesi, Hacı Bektaş Veli’nin oğlu Seyyid Ali Sultan tarafından 1385 yılında yeniden yaptırılmıştır. Sultan II. Beyazıt 1485-1486 yıllarında türbenin çevresini düzenlettirmiş ve kubbesini de kurşunla kaplatmıştır. Sultan IV. Mustafa’nın 1807’deki onarımından sonra Sultan II. Mahmut 1827 yılında türbe dışında kalan bütün yapıları yıktırmış ve dergâh avlusunun doğu köşesine cami yaptırmıştır. Sultan Abdülaziz İstanbul’dan gönderdiği mimarlar ile Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Ali Celaleddin Çelebi’nin kontrolunda yapı topluluğunu yeni baştan yaptırmış ve türbeleri de onartmıştır. Sultan II. Abdülhamit de 1895’te dergâhı onartmış, genişletmiş ve bugünkü durumuna gelmesini sağlamışlardır. Cumhuriyet döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğü 1958 yılında dergâhı restore etmiş, Milli Eğitim Bakanlığı da 16 Ağustos 1964 yılında Hacı Bektaş Veli Müzesi haline getirmiştir.

    Hacı Bektaş Veli Külliyesi I.Avlu (Nadar Avlusu), II. Avlu (Dergâh Avlusu) ve III. Avlu çevresindeki yapılardan meydana gelmiştir.

    I.Avlu (Nadar Avlusu):

    Külliyenin I.Avlusuna Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1963 yılında yaptırmış olduğu ve orijinaline benzer cümle kapısından girilmektedir. Taç Kapı olarak isimlendirilen oldukça geniş ve yüksek olan bu kapının cephesi dik bir prizmayı, içerisi de bir tüneli andıran görünümdedir. Onarım öncesinde bu kapının dış yüzüne “Burası âşıkların kâbesidir. Eksik gelen tamam olur” anlamında bir kitabe bulunuyordu.

    I.Avlu Altın Avlu anlamında “Nadar Avlusu” ismiyle tanınmıştır. Bu avlu geniş bir bahçe görünümünde olup, girişin solunda bulunan “At Evi” ile sağ taraftaki “Ekmek Evi”nden günümüze herhangi bir kalıntı gelememiştir. Yaklaşık boyutlarıyla bir üçgeni andıran avlunun doğusunda, girişin sağında, Postnişin Feyzullah Dedebaba zamanında, Sadrazam Halil Paşa’nın eşi Fatma Nuriye Hanım tarafından yaptırılan Üçler Çeşmesi (Feyzi Baba Çeşmesi) bulunmaktadır.
    Bu çeşmenin etrafı renkli taşlarla bezenmiş, üzerine de Arapça bir kitabe yerleştirilmiş ve üzerine de Mühr-ü Süleyman motifi eklenmiştir. Üçler Çeşmesi’nin biraz ilerisindeki kapıdan bugün yalnızca temel kalıntıları bulunan Ekmek Evi’ne geçiliyordu.

    Avlunun kuzeyindeki bir kapıdan II.Avluya girişi sağlayan Üçler Kapısı bulunmaktadır. Bu kapı ile aynı doğrultuda külliyenin hamamı ve çamaşırhanelerin girişleri bulunmaktadır. Çamaşırhane iki bölümden meydana gelmiş olup, birinci oda çamaşırların yıkandığı, ikinci oda da yıkanacak çamaşırların toplandığı kısımlardır. Günümüzde bu bölüm depo olarak kullanılmaktadır.

    II.Avlu (Dergâh Avlusu):

    Meydan Avlusu ismi de yakıştırılan II.Avlu (Dergâh Avlusu) düzgün taştan yapılmış ve bir çeşit avlu girişini andıran Üçler Kapısı denilen bir kapıdan girilmektedir. İlk yapılışında taş döşeli olan bu avlunun güneyinde Üçler Kapısının girişinde kare planlı bir havuz bulunmaktadır. Bu havuzun Üçler Kapısına bakan duvarı da üçgen bir alınlık görünümündedir. Bu üçgenin tepesine mermerden 12 dilimli bir Hüseyni tacı yerleştirilmiştir. Üçgenin havuza yönelik yüzünde de 12 mısradan meydana gelmiş bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabeden havuzun Beyrut Valiliğini 1906-1908 yıllarında yapan Halil Paşa’nın eşi tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Havuzun ortasına Aslanlı Çeşme’den suyu gelen bir de fıskiye yerleştirilmiştir.

    Bu avlunun doğu ve batısında kesme taştan ayaklar üzerine oturtulmuş, hafif sivri kemerli revaklara yer verilmiştir. Buradaki revak kemerlerinin üzerlerine de küçük mermer taşlara yazılmış onarım kitabeleri yerleştirilmiştir. Bunlardan ilk kemerin ilk sütunu üzerinde Aslanlı Çeşme’nin eski kitabesi olduğu, çeşmeye 1853 yılında aslanla birlikte yeni bir kitabe konulunca, eski kitabe buraya getirilmiştir.

    Buradaki Aş Evi önündeki revak kitabesinde ise 1869 yılında Hasan Dede tarafından tamir edildiği anlaşılmaktadır.

    II.Avluda bu havuzdan başka, avlunun sağında Aslanlı Çeşme, Tekke Camisi, Aş Evi; avlunun sol tarafında da Kiler Evi, Meydan Evi, Mihman Evi ve Dedebaba Köşkleri bulunmaktadır.

    Aslanlı Çeşme:

    Avlunun sağ tarafında, Yusuf Bâli Çelebi’nin oğlu Bektaş Çelebi’ye konuk olan Silistre Valisi Malkoç Bâli İbn-i Ali Bey’in 1554 yılında yaptırmış olduğu bir çeşme bulunmaktadır. Renkli kesme taşlardan yapılmış olan çeşmenin üç kurnası vardır. Çeşmenin suyu Çilehane Tepesi eteklerindeki bir kaynaktan gelmektedir. Çeşmenin alınlığına da h.1270 tarihli bir kitabe açılmış bir kitap sayfası görünümünde yerleştirilmiştir. Bu çeşmeye Mısır Prenseslerinden Kara Fatma Sultan 1853 tarihinde Mısır’dan mermer bir aslan heykeli göndermiş ve bu yüzden de çeşmeye Aslanlı Çeşme ismi verilmiştir. Çeşmenin suyu üç borudan sürekli akmakta olup, bu gözlerden biri aslanın ağzındadır.

    Aslanlı çeşmeden sonra doğu revaklarının altında üç ayrı bölüme açılan kapılar görülmektedir. Bunlardan çeşmenin hemen yanı başındaki kapı eski Ekmek Evi’ne açılıyordu. Günümüzde burası bir depodur. İkinci kapıdan müze yönetimine geçilmektedir. İkinci kapı eskiden Aş Evi Babası Köşküne geçişi sağlıyordu. Üçüncü kapıdan ise doğrudan doğruya Aş Evi’ne girilmektedir.

    Aş Evi (Aş Evi Baba Köşkü):

    Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın en önemli bölümünü oluşturan Aş Evi’ne iki kanatlı geniş bir kapıdan girilmektedir. İki koridordan geçildikten sonra asıl Aş Evinin bulunduğu mekâna girilir. Buradaki birinci koridorun sağ tarafındaki küçük odada Aş Evi Babasının mezarı bulunmaktadır. İkinci koridorun kapısı üzerinde 1560 tarihli bir kitabe bulunmaktadır. İkinci koridorun sağında Aş Evi Babasının odasına açılan pencere, solunda da Kiler Odası, etlerin soğutulduğu dolabın bulunduğu bölüm vardır.

    Aş Evinin ana salonuna kemerli bir kapıdan girilir ve bu salon kuzey ve güney duvarlarına dayalı büyük bir kemerle ortadan ikiye ayrılmıştır. Salonun tam orta yerinde etlerin doğrandığı ve yağların süzüldüğü taş bulunmaktadır. Güney, kuzey ve doğu duvarlarında yemeklerin pişirildiği irili ufaklı altı büyük ocak vardır.

    Giriş kapısının eksenindeki büyük ocak üzerinde de Bektaşiliğe gönül verenler ile Yeniçeri Ocağı’nca kutsal sayılan Kara Kazan bulunmaktadır. Kara Kazan altı büyük parça dövme bakırın birleştirilmesi ile meydana getirilmiştir. Gövdesine ikisi büyük, ikisi küçük dört ayrı kulp yerleştirilmiştir. Kazanın ağız kenarında “Tamir-i Selanikli El-Hac Hasan Dede sene 1290 te 232” “(Vakf-ı) Hacı Bektaş Veli Yadigâr Sersem Ali” ve “Vakf-ı Sultan Hacı Bektaş Veli Yadigar Sersem Ali” yazısı ile “Vakf-ı Hacı Bektaş Veli… Yadigar… İbrahim Baba 1227” yazılıdır.

    Aş Evi salonunun ocakları XIX.yüzyılda yapılmış ve Kuleli Ocak denilen şekildedir. Basık kemerli olarak, kesme taştan kapalı ateşlikleri vardır. Salonun kuzeybatısında bulaşık yıkama yeri, bunun yanın da et soğutma yeri bulunmaktadır. Günümüzde bu salonun güneybatısındaki Aş Evi Babasının odasının ocağı, sofrası ve etnoğrafik eserlerle tamamlanarak teşhir edilmiştir. Buraya yerleştirilen vitrinlerle dönemine ait eserler sergilenmiştir.

    Tekke Camisi:

    Hacı Bektaş Veli Külliyesi’nin içerisinde bulunan Tekke Camisi’ni Sultan II.Mahmut 1834 yılında yaptırmıştır.

    Cami kesme taştan, kare planlı olup, üzeri içten kubbe, dıştan da sekizgen bir kasnak üzerine sekizgen bir külah ile örtülmüştür. Caminin önünde iki sütunlu üç kemerli bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Basık kemerli bir kapıdan girilen caminin üzerini örten kubbeye trompların yardımı ile geçilmiştir.

    Caminin kuzeybatı köşesinde çıkıntı duvarı üzerine yerleştirilmiş minaresi oldukça küçük ölçüde olup, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

    Mihman Evi:

    II.Avlunun batı tarafında Mihman Evi ve Kiler Evi bulunmaktadır. Günümüzde müze deposu olarak kullanılan Mihman Evi’nde dergâha gelen misafirlere ikram yapılır ve burada yatarlardı. Mihman Evi iki odalı olup, birinci oda dikdörtgen planlı ve yüksek pencerelerle aydınlatılmıştır. İçerisinde ocak ve gömme dolap bulunmaktadır. İkinci oda ise evin girişinin sağında tek pencereli ve bir de ocağı bulunan küçük bir odadır.







  2. Eleman
    Devamlı Üye





    Nevşehirde bulunan Hacı Bektaşi Veli Dergahı Hacı Bektaşi veli tarafından Çilehane olarak yaptırılmıştır. Hacı Bektaşi Veli türbesi oğlu Seyyit Ali Sultan tarafından yaptırılmıştır. Dergah Hacı Bektaşi Velinin ölümünden sonra Orhan Gazi, I.Murad, Yıldırım Beyazit ve Yavuz Sultan Selim tarafından genişletilmiştir.




+ Yorum Gönder