+ Yorum Gönder
Bilgi Arşivi ve İlk Kim Neyi Buldu Forumunda Tam Sayıları Kim Bulmuştur Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Tam Sayıları Kim Bulmuştur








    tam sayıları kim bulmuştur ısaca







  2. Diyar
    Yeni Üye





    Tam Sayıları Kim İcat Etti

    tam sayılar kümesini pozitif tam sayılar, sıfır ve negatif tam sayılar diye üçe ayırmak gerek. Çünkü bunların her biri farklı tarihe sahipler. Pozitif tam sayıların ortaya çıkışı tam olarak bilinmiyor. 70 bin yıl önce pozitif tam sayıların, sayma sayıları olarak kullanıldığını gösteren belgeler var. İlk kullanımın saymak amacıyla olduğu anlaşılıyor. Güney Afrika’da bulunmuş olan bazı taşların üzerinde, yılın altı ayını, 28′er günlük ay takvimine göre sayan, çentikler atıldığı bulunmuştur. Bu çetelelerin sayma amacıyla kullanılmasını matematik olarak nitelemek zor. Sayıları ifade etmek için, her sayıya karşılık bir işaretin, bugünkü tabirimizle rakamların icadı matematiğin başlangıcı sayılabilir. Bu amaçla ilk yazılı kayıtlara M. Ö. 2000 yıllarında Babil’de rastlanıyor. 60 tabanına göre kurulmuş bu sayı sistemi negatif sayıları içinde taşımamakla beraber, kavram olarak sıfırı bulmak mümkün. Demek ki, sayı sistemi yazılı hale getirilinceye kadar, gelişmesi için de bir sürenin geçtiğini var sayarsak, ilk matematik ile ilgili yaklaşık başlangıç zamanı kestirimi bulmuş oluruz. Negatif sayıların ilk kayıtlarda görüldüğü zaman M.Ö. 100–50 dönemi Çin’dir. Hindistan’da Brahmagupta 628′de yayınladığı Brahmasphuta Siddhanta adlı eserinde borç anlamına gelmek üzere negatif sayılardan bahsettiği görülür. Orta Doğu’da muhasebe kayıtlarında borç veya zarar yerine negatif sayıların kullanılması da aynı zamanlara rastlamaktadır.. Avrupa’da negatif sayıları ilk Fibonecci’nin Liber Abaci’sinde görüyoruz. 1202 yılında yayınlanmış bu eser, Arap matematiğini Avrupa’ya taşımakta öncülük etmiştir. . Negatif tam sayıların Avrupa matematiğinde tam olarak yerleşmesi 18. yy.’yi bulur..ayrıca günümüzde hala işe yaramaktadır çok işe yardımcı olur.
    TAM SAYILARIN TARİHTE NEZAMAN VE NİÇİN KULLANILIŞI
    İlkçağ insanı, rakam ve sayıları kullanmak ihtiyacını duymuştur. Bu devir insanları, ihtiyaçlarınıkaydedip saklamasını da biliyordu. Avladıkları hayvanın veya sürüsündeki koyunların sayılarınıbelirtmek için, yaşadıkları mağara duvarlarına çizikler çizmişler, bir ağaç dalına çentikleryapmışlardır. Bazen de, ipe düğüm atmışlar, veya çakıl taşlarını kullanmışlardır.Bu devrin, 13-15 yaşlarındaki insanı, koyun ve geyik gibi varlıkları, ok gibi eşyaları sayabilmek için,ufak yuvarlak çakıl taşlarına sahip olması, veya kesilmiş bir ağaç dalı üzerine çentik yapması icapedecekti. Bir taş ya da sopa üzerinde işaretlenmiş bir adet çentik, tek koyunu ifade ederdi. Belli birzaman sonra, eğer herbir taş veya çentik için bir koyun yoksa, o insan bir veya birkaç koyununkayıp olduğunu anlardı. Bu devrin insanları, sayıları bir yere kaydedip saklamasını da biliyorlardı.İlkel insanlar, sayılar için kil tabletler üzerine çizikler kazmayı veya kesilmiş ağaç dalına çentikleryapmaya başlamakla, ilk defa sayıları yazılı olarak ifade etmiş oluyorlardı. İlkçağ insanının kullandığıbu işaretler, rakam ve sayıların ilk yazılı ifadeleridir.Bunların yanında; ilkel insanlar sayıları belirtmek için, değişik ses ve kelimeler de kullanmışlardır.Bugün sayıları belirten standart hale gelmiş şekil ve sözcükler vardır. Günümüzde; sayılar, hem1,2,3,… gibi sembollerle ve hem de; bir, iki, üç.. gibi kelimelerle ifade edilmektedir. Bugün dört adetkalemi, “dört kalem” kelimesi ile belirtip “4″ sembolü ile gösterebiliyoruz.Onluk sistemin bir üstünlüğü, sıfır rakamı için ayrı bir işaretin bulunmasıdır. Sıfır işaretinin,gerektiğinde basamaklara yazılması gerekmektedir. Aksi halde, boş bırakılan basamak birçok yanlışanlaşılmalara sebep olur. Örneğin : Bugün, rakamla 407 şeklinde yazdığımız, dört yüz yedi sayısını,sıfır işareti kullanmadan, 4.7 veya 4 7 (4 ve 7 nin arası biraz boş bırakılarak) şeklinde göstermekmümkünse de, anlam bakımından birçok karşılıklara sebep olabilir.Sıfır kavramını (fikrini) ilk olarak, hangi medeniyet içerisinde ve kim tarafından ortaya konulmuş(kullanılmış) olduğunda, kaynaklar hemfikir değildi. Bununla beraber, Eski Hintliler de, M.S. 632yılından itibaren sıfır için özel bir işaretin kullanılmış olduğunu, zamanımıza kadar intikal edenbelgeler göstermektedir.Eski Hintlilerden kalma kitabelerde (yazıtlarda) görülen, rakam ve işaretler, günümüzde “Hint-ArapSistemi” olarak adlandırılan sisteme göre benzerlik olduğunu, ve nümerik (terkiym) sistemin, odevirde kullanıldığını göstermektedir. Daha sonraki yıllara ait kitabeler, sayılarda, rakamın kendi zati değeriyle vaz i (konum) değeri, (yani sayı içindeki anlam değeri) arasındaki bağıntının bilindiğini,sıfır anlamını veren, “0″ gibi bir işaret kullanıldığını da göstermektedir.Romalı ve Çinlilerin aksine, Eski Hint alimleri, aritmetik işlemleri, özel bir harf ve işaret belirtmeden,sadece 1 den 9 a kadar olan rakamlardan istifade ederek yazarlardı. Rakamla, hesap yapmanın tekörneği olan, bu pozisyonun tespiti ve yazılması merhalesine ulaşanlar, sadece Eski Hintliler veMayalardı.Kaynaklar; Hindistan dan, 300 yıl kadar önce, sayı işaretinin, rakam şekline dönüşmeye başladığınıbelirtmekte. Hintliler, en geç, 6. yüzyıla doğru, belki de biraz daha önceki tarihlerde, aritmetikişlemlerde, sadece 1 den 9 a kadar devam eden dokuz ayrı rakam halinde kaldılar. Böylece, hesapişlerinde, sağdan sola doğru çoğalan (yükselen) rakamlar, ilk olarak ortaya çıktı. Bu rakamlar,hemen hemen 622 yılından itibaren Hindistan dışında da tanınmaya başladı. Fırat ta bir okulmüdürü, aynı zamanda da manastır idarecisi olarak çalışan Suriyeli alim Sevarus Sabokht : “Bilinenbütün usullere üstün olan, Hint hesabının, yani dokuz ayrı rakamın (işaretin) maharetli usulündenbahseder” Bu durum, Hint rakamlarının mahzar olduğu ilk taktirdir. S. Sabokht, bu dokuz ayrırakamlarla, yeni bir usul dahilinde hesap yapabildi.Ancak; bu dokuz ayrı rakam, bazı sayıları ifade etmeye yeterli gelmiyordu. Çünkü; üç bin yedi yüzelli dört olan bir sayıyı 3754 şeklinde belirtmek mümkündür. Değeri üç yüz sekiz olan bir sayının da,38 şeklinde meydana çıkmaması için, noksan (boş) kalan onlar basamağına (hanesine) değişik birişaretlemenin yapılması zorunludur. Noksan (boş) kalan, basamağı (haneyi) işaretleyip, belirtmekiçin “boşluğu” şekillendirmek, anlamlandırmak zorundaydılar. Noktayı “sunya” veya“sunyabinde”,boşluk veya içi boş yuvarlağı da “kha” kelimesi ile adlandıran Hint alimleri, boş kalan basamağa(haneye), sembol olarak “daire” veya “nokta” şeklinde yeni bir sembol verdiler.Düşünce tarihin en önemli olaylarından biri sayılan, bu sayı yazısına, son mükemmeliyeti Hintliler invermiş olduğu ortaya çıkmaktadır. O halde, menşe itibariyle, sadece, basamak sistemi içinde,





  3. Ziyaretçi
    Ellerim kırıldı yazmaktan ama öğretmenimiz projeme 100 verdi teşekkürler.




  4. Ziyaretçi
    Oo cok uzun ama faydasi cok oldu tesekur ederim

+ Yorum Gönder


tam sayıları kim bulmuştur,  tam sayıları kim buldu,  negatif ve pozitif i kim buldu,  tam sayıları bulan kişi,  tam sayilari kim buldu,  matematik tam sayıları kim bulmuştur