+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve İman ve İslam Forumunda İman ve İslâm nedir? Mü'min ile Müslim arasında bir fark var mıdır? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Betul
    Devamlı Üye

    İman ve İslâm nedir? Mü'min ile Müslim arasında bir fark var mıdır?










    Mü'min ile Müslim arasında bir fark var mıdır kısaca


    İman; inanmak, onaylamak, kabullenmek demektir. İtikad sözcüğü ile eş anlamlıdır?

    2 Terim olarak iman; Allah Teâlâ'nm dinini kalbi ile onaylamak, yani Hz. Peygamber'in getirdiği kesin olarak bilinen hükümlerin gerçek ve doğru olduğuna gönülden inanmak demektir. Bu şekilde inanana da "mü'min" denir. Buna göre, imanın gerçeği ve özü kalbin tasdikidir. Kalbin tasdiki imanın değişmeyen temel unsurudur. Ayetlerde şöyle buyrulur: "Ey Peygamber! Kalpleri inanmadığı halde, ağızlarıyla inandık diyenlerden ve Yahudilerden küfür içinde koşuşanlar seni üzmesin.."
    (Mâide, 5/41), "Allah, doğru yola iletmek istediği kimsenin kalbini, İslâm'a açar." (En'âm, 6/125)
    İslâm kelimesi ise sözlükte; itaat etmek, teslim olmak, müslü-man olmak, İslâm'a girmek demektir. Terim olarak; Allah Teâlâ'ya boyun eğmek, Hz. Peygamber'in din adına bildirmiş olduğu şeyleri



    kalp ile tasdik edip, dil ile söyleyerek, inandıklarını yaşamak, söz ve davranışları ile kabul edip benimsediğini göstermektir. Bu niteliklere sahip olan kişiye de "Müslim veya Müslüman" denir. İslâm, "din" anlamında da kullanılır. Allah'ın dinine yalnız "din" denildiği gibi, "millet, şeriat, İslâm ve İslâm dini" de denir. Diğer yandan bazen, şeriat kelimesi dini hükümlerin ibadetiere ve muamelelere ait kısmını ifade etmek üzere de kullanılır.

    İmam Mâturidî bu konuda şöyle der: "Her ne kadar kitap ve sünnette iman ile İslâm birbirinden ayrı olarak zikredilmişse de, gerçekte iman ile İslâm aynı anlamda kullanılır. Çünkü bütün mezhepler imandan çıkanın, İslâm sınırından da çıkmış olacağında görüş birliği içindedirler."3 Niteldm şu ayette iman ile İslâm aynı anlamda kullanılmıştır: "Sen ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olanlara duyurabilirsin."
    (Nemi,,27/si)



    Ancak kimi zaman imanla İslâm ayrı anlamlarda kullanılır. "Bedeviler, 'iman ettik' dediler. De ki: Siz iman etmediniz, fakat; biz İslâm'a girdik, deyin. Çünkü henüz iman kalplerinize yerleşmedi."

    (Hucurât, 49/14) Bıı ayette kalben inanmadıkları halde, dil ile inandığını söyleyen münafıklar kastedilmiştir.


    Hz. Peygamber de kalpteki imanla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: "Allah cennet ehlini cennete, cehennem ehlini de cehenneme koyacak, sonra da, bakın kalbinde hardal tanesi kadar imanı olan birisini bulursanız, onu cehennemden çıkarın, diyecektir. "4
    Bu duruma göre, kalbiyle inandığı halde tehdit altında bulunmak gibi bir sebeple imanım dışa karşı açıklayamayan veya inançsız olduğunu söyleyen kimse de, kalbindeki imanı esas alınarak mümin sayılır. Niteldm sahabelerden Ammâr ibn Yâsir, Mekke döneminde Kureyş müşriklerinin ağır baskıları ve ölüm tehdideri


    karşısında dayanamayarak, kalben inanmakla birlikte, diliyle müs-lüman olmadığını ve Muhammed'in dininden çıktığını söylemiş, bu olayla ilgili olarak aşağıdaki ayette onun mümin olduğu be-ürtilmiştir. "Kalbi imanla, dolu olduğu halde, (inkâra) zorlanan kimse hariç, kim iman ettikten sonra Allah'ı inkâr eder ve kalbini küfre açarsa, işte Allah'ın gazabı bunlaradır. Onlar için büyük bir azap vardır."

    (Nahi, 16/106)


    Ehl-i sünnet inancına göre, ameller imanın ayrılmaz bir parçası değildir. Yani, kişi amel eksikliğinden dolayı, işlediği günahı helâl saymadığı sürece mümin sayılır ve dinden çıkmaz. Belki asi ve günahkâr olur. Allah Teâlâ dilerse onu affeder, dilerse azap eder.

    Hz. Ömer, Nebi'nin
    (saiiaiiahu aleyhi ve seiiem) iman, İslâm ve ihsan terimlerinin ne anlama geldiği sorularına, verdiği cevabı şöyle nakleder: Bir gün Allah'ın Rasûlü'nün yanında idik. Beyaz elbiseli, siyah saçk bir adam çıkageldi. Üzerinde yolculuk izi yoktu, ama hiçbirimiz kendisini tanımıyorduk. Hz. Peygamberin önünde diz çöküp oturdu. Dizlerini onun dizlerine dayadı. Ellerini de Allah'ın Rasûlü'nün dizlerinin üzerine koyup, sordu:



    'İslâm nedir? Allah'ın Rasülü cevap verdi: "İslâm, Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna inanman, namaz kılman, zekât vermen, Ramazan orucunu tutman, gücün yeterse Hacca gitmendir." "Doğru söyledin."
    Peki, iman nedir? "İman: Allah'a, O'nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere, hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmandır."
    "Doğru söyledin. İhsan nedir? İhsan: Allah Teâlâ'yı görüyor-muşsun gibi ona ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyorsan da, O seni görmektedir."
    Bu sorulardan sonra kıyamet alamederini de soran adam kalkıp gitti. Arkasından baktılar. Hemen ortadan kaybolmuştu. Onun kim olduğunu merak eden ashab-ı kirama Allah Rasûlü şöyle buyurdu: "O, Cebrail idi, size dininizi öğretmek için geldi."5


    2 İbnü'l-Manzûr, Lisânül-Aıah, XIII, 21.
    3 Maturidî, Kitâbü't-Tevhîd, nşr. Fethulkh Huleyf, Beyrut 1970, s. 398.
    4 Buhârî, iman, 15; Müslim, iman, 82.










  2. Esma Şeker
    Görevli Bayan





    İman : kelime anlamına bakıldığı gibi herhangi bir şeye inanmaktır. Kısaca iman edilecek şeylere inanmaktır.
    İslam: Allah'a inanmaktır. Onun bizim yapmamızın istediği şeyleri yapmaktır. Mü'min ve Müslim arasındaki fark ise islam ve iman arasındaki fark gibidir.




  3. Eleman
    Devamlı Üye
    İman inanmak anlamına gelir yani Allahın buyruklarına inanmak iman etmek anlamına gelir.İslam ise dinimizdir iman etmiş insan Müslüman olmuş olur. mümin de iman eden kişiye denir iman eden kişi müslim yani Müslüman olmuş olur.




+ Yorum Gönder


islam ile iman arasındaki fark