+ Yorum Gönder
Genç Forum ve İsimler ve Anlamları Forumunda En güzel bebek resimleri ve isimleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. sazan
    Yeni Üye

    En güzel bebek resimleri ve isimleri








    Tatlı Bebek Resimleri İle Kız İsimleri ve Anlamları

    bebek resimleri 1.jpgbebek-resimleri-2.jpgbebek-resimleri.jpg


    D Harfi İle İsimler
    DALGA: Denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi
    DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası
    DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki
    DEMET: Çiçek bağlamı, deste
    DEMİ: Kadife,şeftali gibi şeylerin üzerinde bulunan ince tüy
    DEMRE: Noel Baba’nın doğduğu sanılan tarihi yer
    DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su
    DEREN: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren
    DERİN: Sığ olmayan
    DERYA: Büyük deniz anlamında
    DERYANUR:Bilgisiyle ışık saçan.
    DESEN: Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri
    DESTE:Bağlam,demet.
    DESTEGÜL: Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek. Bağlanmış gül demeti.
    DEVİN: Hareket, kımıldanış
    DEVİNSU uyun ritmik hareketleri. Akarsu.
    DEVRİM: Yerleşik toplumsal düzeni, köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak niteliksel değiştirme ve yeniden isimlendirme işlemi
    DEVRİN:Bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemi.
    DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak.
    DİDAR:Güzel yüz. Görme.
    DİDE: Göz, göz bebeği
    DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim
    DİLA:Gönlümü çalan.
    DİLAN:Gönüllerce olan,yürekler dolusu.
    DİLARA: Gönül alan, gönül okşayan.
    DİLAY: Gönle ışık saçan, ay kadar güzel
    DİLBER:Gönlü yakan güzel. Alımlı güzel kadın.
    DİLDAR: Gönlü baskı altında tutan sevgili
    DİLDE: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan kimse
    DİLEK: İstek, rica,arzu.
    DİLEM: Gönül ilacı
    DİLER: Dilemek eyleminden
    DİLHAN: İçten ve yürekten konuşan
    DİLNİŞİN: Gönülde yer tutan,hoş,güzel
    DİLNİŞİN: Gönülde yer tutan,hoş,güzel
    DİLRÜBA: Gönlü şen,dertsiz
    DİLSEREN:Hatiplik yeteneğini gözler önüne seren.
    DİLSU: Dil+Su
    DİLŞAH: Gönül şahı,sevgili,sultan.
    DİNİZ akin,dingin.
    DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat
    DOĞANGÜN: Doğmakta olan gün
    DOĞAY: Ayın yeni doğuş hali
    DOĞU: Güneşin doğduğu ana yön
    DOLUNAY:Ayın tam yuvarlak olduğu an
    DORA: Doruk, zirve
    DURUGÜL:Gül gibi temiz olan.
    DUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim
    DUYGUN: Duygulu,hassas,hisli kişi.
    DUYGUNİSA: Duygulu,hassas kadın.
    DÜŞ:Hayal,rüya,güzel rüya.
    DÜŞÜM: Hayalimdeki, düşlediğim, istediğim anlamında
    D harfi ile başlayan Kız Bebeklerimize uygun değişik isimler biliyorsanız Altta ki yorum kısmında paylaşabilirsiniz.








  2. Asel
    Bayan Üye






    En Beğenilen Kız Bebek İsimleri


    ZABİT: (Ar.) Er. 1. Askere kumanda eden rütbeli asker. 2. Ticaret gemilerinden, geminin hareketini yöneten idareci. 3. İdare etme gücü olan. (Mecaz): Tuttuğunu koparan, dediğini yaptıran kimse.

    ZADE: (Fars.) Er. 1. Evlat, oğul. 2. Dürüst, doğru adam.

    ZAFER: (Ar.) l. Amaca ulaşma, basan. 2. Düşmanı yenme, üstün gelme, utku. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZÂFİR: (Ar.) Er. - Zafer kazanan, üstün gelen.

    ZAĞNOS: (Tür.) Er. - Bir tür doğan ' kuşu.

    ZÂHİD: (Ar.) Er. - Zühd sahibi, şüpheli şeyleri bile terkederek günahtan kaçan, Allah korkusuyla dünya nimetlerinden el çeken (kimse) muttaki.

    ZAHİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahid).

    ZAHİR: (Ar.) Er. - Parlak, parlak yıldız. Allah'ın isimlerindendir. Kur'an-ı Kerim'de Hadid suresi 3. ayette geçer.

    ZAHİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zahir).

    ZAİD: (Ar.) Er. - Artan, artıran. -Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.

    ZAİDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaid).

    ZAİK: (Ar.) Er. - Tad alan, tadıcı, tadan.

    ZAİKA: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaik).

    ZAİM: (Ar.) Er. 1. Kefil. 2. Prenses, şef.

    ZAİME: (Ar.) Ka. - (bkz. Zaim).

    ZAKİR: (Ar.) Er. - Zikreden, ,anan. Allah'ı gerektiği gibi teşbih ve tehmid eden. Kur'an'ı öğüt verici, gerçek bir zikir olarak gören.

    ZAKİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zakir).

    ZAMBAK: (Ar.) Ka. - Güzel ve iri çiçekli bir süs bitkisi.

    ZAMİR: (Ar.) Er. 1. İç, yüz. 2. Yürek, vicdan. 3. Gönülde gizli olan sır. 4. Adın yerini tutan sözcük.

    ZAMİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zamir).

    ZARAFET: (Ar.) Ka. - İncelik, güzellik, zariflik.

    ZARİF: (Ar.) Er. 1. Nazik ve hoş konuşan, ince ve hoş tavırlı olan kimse, kibar. 2. İnceliği, latifliği ile hoşa giden.

    ZARİFE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zarif).

    ZATİ: (Ar.) Er. 1. Kendiyle ilgili, kendine ait, özel. 2. Özle ilgili.

    ZATİNUR: (Ar.) Ka. - Aydınlık, nurlu kişi.

    ZATİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zati).

    ZAYİÇE: (Fars.) Ka. - Yıldızların belli zamandaki yerlerini gösteren cetvel.

    ZEBERCET: (Ar.) Ka. - Zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir süs taşı.

    ZEBİH: (Ar.) Er. 1. Kesilmiş veya kesilecek kurban. 2. Hz. İsmail ile Hz. Muhammed'in babası Hz. Abdullah'ın lakabı.

    ZEHEB: (Ar.) Er. - Altın. (bkz. Zer).

    ZEHRA: (Ar.) Ka. - Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma'nın lakabı.

    ZEHRE: (Ar.) Ka. - Çiçek. (bkz. Şükufe).

    ZEHREVAN: (Ar.). - Kur'an'daki sure-i Bakara ile Sure-i Al-i İmran. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZEKAİ: (Ar.) Er. - Zekayla ilgili, zekaya ait.

    ZEKAVET: (Ar.) Ka. - Zeka, zeki-lik.

    ZEKERİYA: (Tür.) Er. - Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen peygamberlerden biri.

    ZEKİ: (Ar.) Er. 1. Zekalı çabuk anlayan ve kavrayan. 2. Zeka belirten.

    ZEKİRE: (Ar.) Ka. - Belleği güçlü olan, unutmayan.

    ZEKİYE: (Ar.) Ka. - Anlayışlı, kavrayışlı, zeka sahibi.

    ZELİHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Züleyha).

    ZEMHERİR: (Ar.) - Gündönümünden sonraki şiddetli soğuklar, kara kış. (22. Aralık'tan 31 Ocak'a kadar). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZEMİN: (Fars.) Er. 1. Yer, yeryüzü. 2. Temel, dayanak. Konu, tema.

    ZEMİNE: (Fars.) Ka. - (bkz. Zemin).

    ZEMZEM: (Ar.) - Ka'be çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun müslümanlarca kutsal sayılan suyu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZENAN: (Fars.) Ka. 1. Kadınlar. 2. (bkz. Nisa).

    ZENNİŞAN: (f.a.i.) Ka. - Ünlü, tanınmış kadın.

    ZENNUR: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinnur).

    ZERR: (Ar.) Er. - Karınca yumurtası. Ebu Zerr: Ashab-ı Kiram'da zühd ve takvaca meşhur bir zat.

    ZERAK: (Ar.) - Mavi, gök renkli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZERARE: (Fars.) - Saçıntı, saçılan şey. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZEREFŞAN: (Fars.) Ka. 1. Altın saçan, altın saçıcı. 2. Altın kakmalı. 3. Bir lale türü.

    ZEREN: (Tür.) - Anlayışlı, kavrayışlı, zeki. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZERGUN: (Fars.) Ka. - Altın renkli, altın gibi san olan.

    ZERGÜL: (Fars.) Ka. - Altın gibi.

    ZERİA: (Ar.) Ka. - Vesile, bahane, fırsat.

    ZERİN: (Fars.) - Altından olan, altın gibi parlak olan, san olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZERİŞTE: (Fars.) 1. Altın tel, sırma. 2. San. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZERKA: (Ar.). 1. Gök gözlü. 2. Gök mavisi. 3. Mavi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZERNİGAR: (Fars.) Ka. - Altınla işlenmiş, yaldızlı.

    ZERNİŞAN: (Fars.) Ka. - Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme, süs.

    ZERRİN: (Fars.) Ka. 1. Altından mamul. 2. Altın renginde sarı. 3. Parlak. 4. Güzel kokulu bir cins çiçek. 5. Fulya.

    ZERTAR: (Fars.) Ka. 1. Altın tel, sırma. 2.Güneş ışını.

    ZERVER: (Fars.) - Altın yaldızlı olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZEVAHİR: (Ar.) 1. Parlak yıldızlar. 2. (bkz. Zahir). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZEVAL: (Ar.) Er. 1.Yerinden ayrılıp, gitme. 2. Zail olma, sona erme. 3. Güneşin başucunda bulunma zamanı.

    ZEVKAN: (Ar.) 1. Zevk bakımından, zevkçe. 2. Zevk yoluyla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZEVRA: (Ar.) 1. Dicle nehri. 2. Bağdat şehri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZEVRAK: (Ar.). 1. Kayık, sandal. 2. Mekke'de yapılan zemzem şişesi. 3. Çiçek testisi, kadehi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZEVVAK: (Ar.) Er. 1. Bir şeyi çok fazla tadan. 2. Bir şeyi çok fazla deneyen. 3. Bir şeyin çok fazla farkına varan.

    ZEYCAN: (Fars.) Er. - Candan, cana yakın.

    ZEYNEB: (Ar.) Ka. - Değerli taşlar, mücevherler. Zeyneb binti Cahş: Peygamberimiz (s.a.s)' in hanımlarından.

    ZEYNEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin zineti, süsü.

    ZEYNEL: (Tür.) Er. - Zeynelabidin adından kısalmış ad.

    ZEYNELABİDİN: (Ar.) Er. İbadet edenlerin süsü.

    ZEYNİ: (Ar.) Er. - Süsle, bezekle ilgili.

    ZEYNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zeyni).

    ZEYNO: (Tür.) Ka. - Zeynep adının bozulmuş hali.

    ZEYNULLAH: (Ar.) Er. - Allah'ın süsü.

    ZEYNUR: (Ar.) Er. - (bkz. Zinnur).

    ZEYREK: (Tür.) Er. 1. İlgi çekici. 2. Eli uz, usta. 3. Akıllı, zeki.

    ZEYYAL: (Ar.) Ka. - Uzun etekli.

    ZEYYAN: (Ar.) Ka. - Süsler, pırıltılar.

    ZEYYAT: (Ar.) Er. - Zeytinyağı, zeytinyağı yapan kimse.

    ZİBA: (Fars.) Ka. 1. Süslü, güzel. 2. Yakışıklı.

    ZİCAN: (Fars.) Ka. 1. Canlı, canayakın, candan.

    ZİBARU: (Fars.) Ka. - Güzel yüzlü, dilber.

    ZİHNİ: (Ar.) Er. - Zihinle, akılla ilgili.

    ZİHNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zihni).

    ZİKRİ: (Ar.) Er. - Anma ile ilgili.

    ZİKRA: (Ar.) 1. Anma, hatırlama. 2. İbret, örnek. 3. Öğüt. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZİNET: (Ar.) Ka. - Süs, bezek.

    ZİNDE: (Fars.) 1. Diri, yaşayan, canlı. 2. Dinç, sağlam, güçlü kuvvetli. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZİNNUR: (Ar.) Er. - Nurlu, ışıklı, aydınlık.

    ZİNNURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zinnur).

    ZİNNUREYN: (Ar.) Er. - İki nur sahibi. Hz. Osman'a Hz. Muhammed (s.a.s)'in iki kızıyla evlendiği için bu ad verilmiştir.

    ZİRVE: (Ar.) - Doruk, bir şeyin en yüksek noktası, tepesi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZİŞAN: (Ar.) 1. Şanlı, sereni. 2. Canlı. 3. Bir tür lale. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZİVEKAR: (Ar.) Er. - Vekarlı. Vakar dolu. Vakar sahibi.

    ZİVER: (Fars.) - Süs, bezek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZİVERBEY: (Tür.) Er. - (bkz. Ziver).

    ZİYA: (Ar.) Er. - Aydınlık, parlaklık, nur, ışık.

    ZİYAD: (Tür.) Er. - Fazlalık, çokluk. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır. Ziyat.

    ZİYAEDDİN: (Ar.) Er. - Dinin ışığı, aydınlığı.

    ZİYNET: (Tür.) Ka. - (bkz. Zinet).

    ZİYNETİ: (Ar.) Ka. - Süsle, bezekle ilgili

    ZOBU: (Tür.) Er. 1. İri yarı, kadın, kaba. 2. Delikanlı. 3. Zor, sıkıntılı. 4. Eski vezir konaklarındaki hizmetlilere verilen ad.

    ZORAL: (Tür.) Er. - Zor al.

    ZORLU: (Tür.) Er. 1. Güzel, çok güzel, iyi. 2. Yakışıklı. 3. Güçlü, dayanıklı.4. Sert, keskin. 5. Yürekli, cesur. 6. Girgin, girişken.

    ZUHAL: (Ar.) Ka. - Güneşe uzaklık bakımından altıncı durumda olan gezegen, satürn.

    ZUHUR: (Ar.) Görünme, meydana çıkma, baş gösterme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    ZUHURİ: (Ar.) Er. - Orta oyununda komik rolünü yapan kimse.

    ZÜBEYDE: (Ar.) Ka. - Öz, asıl, cevher.

    ZÜBEYR: (Ar.) Er. - Yazılı, küçük şey.

    ZÜBEYİR: (Ar.) Er. - (bkz. Zübeyr).

    ZÜHDİYE: (Ar.) Ka. - Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.

    ZÜHDİ: (Ar.) Er. - (bkz. Zühdiye).

    ZÜHEYR: (Ar.) Er. 1.Küçük çiçek, çiçekcik. 2. Banet Suad kasidesinin sahibi olan Ka'b'ın kendisi gibi şair olan babası.

    ZÜHRE: (Ar.) Ka. - Çoban yıldızı, venüs.

    ZÜLAL: (Ar.) Ka. 1. Hafif, saf ve tatlı su.

    ZÜLEYHA: (Ar.) Ka. - Hz. Yusuf un hanımı, güzelliğiyle ünlenmiştir.

    ZÜLFİ: (Ar.) Er. 1. (bkz. Zülfıkar). 2. Kılıcın kabzasına iliştirilen süs.

    ZÜLFİBAR: (Fars.) Ka. - Dağılmış, saçılmış saç.

    ZÜLFiKÂR: (Ar.) Er. 1. Hz. Peygamberin Hz. Ali'ye hediye ettiği çatal ağızlı kılıç. 2. İki parçalı.

    ZÜLFİYAR: (Fars.) Ka. - Sevgilinin zülüflü saçı.

    ZÜLFİZAR: (Fars.) Ka. - Ağlayan, inleyen saç.

    ZÜLKARNEYN: (Ar.) Er. 1. İki boynuzlu anlamında. 2. Kur'an-ı Kerim'de adı geçen şahıs. 3. Büyük İskender.

    ZÜMER: (Ar.) Er. 1. Zümreler, gruplar. 2. Kur'an-ı Kerim'in 39. süresi.

    ZÜMRA: (Ar.) Ka. 1. Güzel, iyi ahlaklı. 2. Cesur, yiğit, yürekli. 3. Zeki, bilgili kadın.

    ZÜMRÜT: (Ar.) Ka. - Parlak yeşil renkli kıymetli taş.

    ZÜRARE: (Ar.) Ka. - Saçıntı, saçılan şey.




+ Yorum Gönder


bebekler,  bebek,  bebek resimleri,  güzel bebekler,  en güzel bebekler,  bebek resmi