+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve İslamda Ahlak Forumunda Yalan Söylemek Ve Hile Yapmak Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Yalan Söylemek Ve Hile Yapmak Hakkında Bilgi








    Yalan Söylemek ve Hile Yapmak Hakkında Bilgi kısaca







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Yalan Söylemek Ve Hile Yapmak Hakkında uzunca bilgi
    Yalan, kişinin gerçeği saklayıp, bildiğinin aksini söylemesidir. Yalan, çok çirkin bir huydur.
    Dinimiz İslam yalanı haram kılmış ve şiddetle yasaklamıştır. Yalanın en büyük kötülüğü; insanı, Allah’ın rızasından uzaklaştırıp cehenneme götürmesidir. Ayrıca yalan, insanları birbirine düşürür, güven duygusunu yok eder, toplum içinde karışıklıklara sebep olur; dostlukları yıkar, yerine düşmanlık tohumları eker. Yalan er geç ortaya çıkacağından, yalancılar kendilerine güvenilemeyen, saygı duyulmayan ve sevilmeyen insanlar durumuna düşerler. Kısaca yalan, insanı dünyada da, ahirette de felakete sürükler.

    Yalancı küçük bir çıkar için, başkalarına yalan söyleyerek onları aldatır. Böylece hem kendi onur ve saygınlığını zedeler hem de başkalarına zarar vermiş olur. Yalan söyleyen kişi kendisine olan saygı ve güvenini yitirir. İçinde gizlediği gerçek, sürekli onu rahatsız eder.

    Yalan söylemenin çeşitli nedenleri vardır. Bazı yalancılar bir çıkar sağlamak veya birilerini korumak için yalan söylerler. Bazıları ise övünmek veya önemli olduklarını anlatmak için yalan söylerler.

    Özü sözü doğru olan, inancının gereğini yerine getiren insanlar toplum tarafından sevilirler. Yalancılar ise toplumun huzurunu kaçırırlar. Toplumda güven duygusunun zedelemesine neden oldukları için hiç kimse tarafından sevilip sayılmazlar. Yalan yere yemin etmek ise yalana Allah’ı şahit göstermek olduğundan çok daha büyük bir günahtır.

    Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de yalancılardan şöyle bahseder: Ey İman edenler! Allah’tan Korkun ve doğru söz söyleyin” (Ahzab 70), “Yalan sözden kaçının” (Hac 60) buyurmuştur.
    Peygamberimiz de;‘’Yazıklar olsun insanları güldürmek için konuşup yalan söyleyene! Yazık ona.”

    Abdullah b. Amir anlatıyor:’’Bir gün, Rasulullah (sav) evimizde otururken annem beni çağırdı ve ’hele bir gel, sana ne vereceğim?’ dedi. Peygamber (sav) Annem’e:’Çocuğa ne vereceksin?’diye sordu.’O’na bir hurma verecektim.’deyince; Peygamber Efendimiz: Dikkat et! Eğer ona bir şey vermeyecek olursan, üzerine bir yalan yazılır.’buyurdu.’’

    ‘’Şüphesiz yalan, kötülüğe götürür, kötülükte cehenneme götürür.’’ ,‘’Şaka da olsa yalan söylemeyiniz.’’ buyurmuştur.

    Yalan yemin, vakıaya aykırı olan bir şeyin dosdoğru olduğuna yemin etmek. Yalan yere yemin eden kişi, Allah’ı yeminine şahit göstererek insanları kandırmak istediği için, O’nun mukaddes adını istismar etmekte, O’na iftirada bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz büyük günahların en büyüklerinden birinin de yalan yemin olduğunu söylemiştir. Bir kimse geleceğe yönelik bir yemini bozduğunda, kefaretini ödemek suretiyle yeminin günahından kurtulur. Fakat yalan yemin, öyle büyük bir günahtır ki, onun cezasını kefaret dahi düşüremeyeceği için, yalan yeminde kefaret olmaz.

    Böyle bir günah işleyen kişi, yalanına şahit gösterdiği Allah’a tövbe etmeli af dilemeli ve bir daha bu günahı işlememelidir. Onun günahını ancak Allah affedebilir. Yalan yemin ile başkalarının hakkı alınmışsa, velev ki bu kanun yoluyla olsun ikinci bir günah işlemiş olur, haksız yere elde edilen bu hak sahibine ödenmedikçe tövbe ile kurtuluş olmaz. Gelişi güzel, lüzumsuz yere Allah’ın adını anmak da bir günahtır. Bu nedenle dile hâkim olmalı, yemini alışkanlık haline getirmemeli, ancak çok önemli durumlarda yemin etmelidir.

    Yalanın söylenebileceği yerler:
    Peygamberimiz, “Ey insanlar! Pervanenin ateşe atılması gibi, sizi yalanın peşine düşmeye sevk eden şey nedir? Hâlbuki şu üç yer hariç yalanın her çeşidi Âdemoğluna haramdır; Erkeğin, rızasını sağlamak için hanımına yalan söylemesi, savaşta düşmana karşı söylenecek yalan, iki Müslüman’ı barıştırmak için söylenen yalan.”

    “İki kişinin arasını düzelten, hayır söyleyip hayır tebliğ eden kimse yalancı değildir” buyurmuştur.

    Hile, aldatma, düzen kurma, insanın içinde gizlediği şeyin aksini açığa çıkarmasıdır. Dilimizdeki "aldatmak" kelimesi, hud'a kelimesinin karşılığıdır.

    İslâm'da fertlerin birbirini aldatması yasak olduğu gibi, Müslümanın aldanmaması da bir esastır. Çünkü Müslüman bir başkasının hakkına tecavüz etmeyeceği gibi, kendi hakkını da başkasına çiğnetmez. Gerek alışverişte olsun, gerek diğer sosyal münasebetlerde olsun bir Müslüman ne aldatır, ne de aldanır. Böyle bir yola asla tenezzül de etmemeli ve bir Müslümanı asla aldatmamalıdır. Her Müslüman diğer Müslümanın kardeşi olduğu için toplumun birlik ve beraberliğini bozmak bundan da öte kardeşliğini temelinden sarsan böyle bir yola başvurması haramdır.
    Peygamber Efendimiz, pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırdı, parmakları ıslandı. Bunun üzerine satıcıya:
    - "Ey zahireci! Bu ıslaklık nedir?" buyurdu. Adam:
    - Ey Allah'ın Resulü! Yağmur ıslattı, dedi. Resul-i Ekrem:
    - "İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya! Kim bizi aldatırsa, bizden değildir" buyurdu. Ayrıca, “Bize hile yapıp aldatan da bizden değildir. " buyurmuştur.

    Kur'an-ı Kerim'de de "hud'a" kelimesi bazı ayetlerde geçmektedir: "Münafıklar Allah ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar; Hâlbuki yalnız kendilerini aldatırlar da, farkında bile olmazlar" (Bakara Suresi, 9); "Münafıklar Allah'ı aldatmaya çalışırlar, hâlbuki O, onların aldatmalarını kendilerine çevirir. Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı pek az anarlar" (Nisâ Suresi, 42); "Eğer sana hile yapmak isterlerse, Allah sana yeter. Yardımı ile seni ve mü'minleri destekleyen O'dur" (Enfâl Suresi, 62).

    Görüldüğü gibi, ayetlerde münafıkların aldatıcılığından söz edilmekte, fakat Allah Teâlâ'nın onların aldatmasına müsaade etmediği belirtilmektedir. Münafıkların, küfürlerini içlerinde gizleyip, sonra da dilleri ile Müslüman olduklarını söyleyerek, Allah'ı mü'minleri aldatmaya çalıştıkları vahiyle açığa çıkarılmıştır. Çünkü yüce Allah insanın içinden geçenleri ve niyetlerini de bilir. Zira O, insana şah damarından daha yakındır. Dolayısıyla her şeye hâkim olan Allah, asla aldatılamayacağını ayetleri ile açıklamıştır. Bu durum karşısında münafıkların böyle bir başvurmaları, kendilerini aldatmaktan başka bir şey değildir.

    İslam’ın kurallarına uymak isteyen bir kişi kesinlikle yalanın ve hilenin her çeşidinden uzak durmalıdır. Kendisi ve yakınlarının zararına bile olsa hiçbir zaman doğruluktan ayrılmamalıdır. Doğruluğun ödülünün mutlaka Allah tarafından verileceğine inanmalıdır. Aile yaşamında, ticarette, memurlukta, idarecilikte, devlet ve ulus hizmetinde, kısacası toplumun her kesiminde insanların birbirlerine karşı doğru ve dürüst olması herkes için bir görevdir. İnsanlar arasında güvensizlik meydana getirecek bir davranış olan yalan ve hileden kaçınmalı ve uzak durmalıyız.
    Yalan söyleyen ve hile yapan kişinin onur ve saygınlığı zedelenir. Böyle bir insanın çevresiyle barışık, sağlıklı ve özgüven içerisinde yaşaması mümkün değildir. Sürekli yalan söyleyen ve insanları aldatan kişinin toplumda saygın bir yerinin olması düşünülemez.





  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Yalan söylemek demek bir konu hakkında gerçek olmayan bir şey söylemek demektir. dinimizde yalan söylemenin de hile yapmanın da yeri yoktur. bu günahı işleyenler de cehennemle cezalandırılacaklardır.




  4. Ziyaretçi
    Arkadaşlar yalan bir bir doğru şeyin tam Aksisini yanı zıttını söylemektir .Mesela birinin oyuncağını aldın ama bende değil dedin bu yalandır. EMRECAN SAÇAR

+ Yorum Gönder


yalan söylemek ve hile yapmak ,  yalan söylemek ve hile yapmak hakkında bilgi,  yalan söylemek hile yapmak UZUN YAZILAR,  yalan ve hile,  yalan söylemek ve hile yapmak kısa bilgi,  yalan söylemek hile yapmak