+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve İslamda Aile Forumunda Evli bir kadının malı haklan nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Kadir
    Devamlı Üye

    Evli bir kadının malı haklan nelerdir










    Evli bir kadının mâlî haklan nelerdir kısaca bilgi


    EvH bir kadının mâlî haklarını üç grupta toplayabiliriz:

    a) Mehir: Erkeğin evlenirken karısına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para veya mala "mehir" denir. Kur'ân'da, "Aldığınız kadınların mehklerini cömertçe veriniz."409 buyurulur. Mehir evliliğin rükün veya şartlarından değil, nafaka gibi kocaya vacip olan mâlî bir haktir. Hz. Peygamber, Ali'ye (radıyaliahu anh) kızı Fâtima'ya mehir olarak fazla bir zırhını vermesini bildirmiştir.410

    Birçok toplumda, erkek tarafı evleneceği kızın ailesine para ya da sair bir mal verme geleneği vardır. Eski Türkler'de "kalın" uygulaması da bu niteliktedir. Yalnız Hıristiyanlıkta mehrin aksine, kadının ailesi erkeğe drahoma adıyla bir meblağ verir.

    Mehir nikâh sırasında belirlenip belirlenmemesine göre ikiye ayrılır. Evlilik sırasında miktarı belirlenmişse buna "mehr-i müsemmâ", belirlenmemişse "mehr-i misil" denir. Yine evlilik sırasında peşin ödenen mehre "mehr-i muaccel", ödenmesi sonraya bırakılan meh-re ise "mehr-i müeccel" adı verilir. Ancak mehrin ödenme zamanı belirlenmemişse, ilke olarak boşanma anında veya eşlerden birisinin ölümü durumunda mehrin vadesi gelmiş sayılır.

    Ebu Hanife'ye göre mehrin en az miktarı 10 dirhem (5 dirhem yaklaşık bir koyun bedeli), İmam Mâlik'e göre üç dirhemdir. Şafiî ve Ahmed Ibn Hanbel'e göre ise en azı için bir sınır yoktur. Mehrin en çok miktarı için bir sınır getirilmemiştir. Ayette, "Onlardan birine yüklerle mehir vermiş olsanız bile, ondan bir şey almayınız."411 buyurulur. Hz. Ömer mehirleri 400 dirhemle sınırlamak istemiş, fakat bir kadının yukarıdaki ayeti okuyarak karşı çıkması üzerine sınırlamadan vazgeçmiştir.412

    Kadın; nikâh sırasında bir mehir belirlenmişse buna, belirlenmemişse aileden emsal kızların mehri kadarına hak kazanır. Mehir kadının hakkı ve onun için iktisadî bir destektir. Onu veli alıp, kendisi için sarf edemez.

    b) Nafaka: Evlilik içinde kadının yiyecek, giyecek ve mesken masrafı kocasına aittir. Evin tefrişi ve ev eşyasının temini de erkeğin görevidir. İslâm toplumlarında örf gereği, kadının da yeni evine belirli bir çeyiz getirmesi ve ev eşyası alımına katkıda bulunması yaygın hale gelmişse de, özellikle Hanefîler'e göre kadın böyle bir katkıya zorlanamaz. Kocanın eve harcamaları örfe ve karı kocanın sosyal durumuna göre belirlenir.

    Kur'ân'da şöyle buyurulur: "Annelerin yiyecek ve giyeceği gücünün yettiği ölçüde çocuğun babasına aittir."(Bakara, 2/233)

    "Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin. Rızkı kendisine daraltılan yoksul da nafakayı Allah'ın ona verdiğinden versin. Allah, hiç kimseye ona verdiğinden başka bir şey yüklemez. Allah, bir güçlüğün arkasından kolaylık verir."(Talâk, 65/7)

    "Boşanan kadınları, gücünüzün yettiği, kadar ikamet ettiğiniz yerin bir bölümünde oturtun" (Talâk, 65/6)

    Kocanın ev masraflarını karşılamaması durumunda kadın mahkemeye başvurarak kendisine nafaka takdir ettirebilir. Bunun belirlenmesinde karı kocanın mâlî ve sosyal durumları birlikte dikkate alınır. Yalnız kocanın durumu dikkate alınır, diyen fakihler de vardır. Kadın takdir edilen nafakayı gerektiğinde icra yoluyla alır. Nafakayı ödemeyen koca hapisle zorlanabilir. Ancak yoksul olan kocayı hapisle zorlama uygun olmaz. Çünkü Kur'ân'da, dara düşen borçluya, eli genişleyinceye kadar süre tanınması tavsiye edilir.413

    Karı koca, nafaka borcu ve miktarı üzerinde anlaşmamışsa veya hâkim tarafından takdir yapılmamışsa, taraflardan birinin ölümü, boşanma veya kadının itaatsiz (nâşize) duruma düşmesi ile ödenmeyen nafaka düşer.

    Şafiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise nafaka hâkimin takdirine bağk olmaksızın kuvvetli bir alacak sayılır ve ancak ödenmekle veya nafaka alacaklısının kendi hakkından vazgeçmesi (ibra) ile düşer.

    c) Mal ayrılığı rejimi: İslâm'da genel olarak eşler arasında mal ayrılığı rejimi esas aknmıştır. Koca gelir getirici bir işte çakşarak kendisinin, eşinin ve çocuklarının geçimini sağlamakla yükümlüdür. Kadın, geliri olduğu takdirde bu harcamalara katılmaya zorlanamaz. Ancak kendi isteğiyle çakşarak veya miras yoluyla elde ettiği gekriyle aile harcamalarına katıkrsa, bu onun ahlakının güzelliğinden olup, ayrıca sadaka ecri alacağında şüphe yoktur. Nitekim kocanın Islâmî ölçüler içinde aile fertleri için yaptığı bütün harcamaların da ona sadaka ecri kazandırdığı hadislerle sabittir.

    Bununla birlikte kadın, kendisine ait geürleri aile harcamalarına karıştırmayarak tasarruf da edebilir. Bunları karz (ödünç) olarak kocasına kullandırabilir. Kendisine ait parayla satın aknan taşınır veya taşınmaz malların kendi mülldyetinde kalmasını isteyebilir. Kocasının ölümü veya boşanma durumunda, kendisine ait mal ve haklarını ayrıca hesaplattirarak, miras dışı kalmasını sağlayabilir.


    409 ' Nisa, 4/4. bk. 4/24.
    410 Ebû Dâvüd, nikâh, 35; Nesâî, nikâh, 76; Ahmed İbn Hanbel, age, I, 80.
    411 Nisa, 4/20.
    412 Şevkânî, Neyi, VI, 168; Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, Mısır, ty, IV, 283 vd.
    413 bk. Bakara, 2/280.








  2. Hakim
    Devamlı Üye





    Evli bir kadının malı haklan nelerdir sorusunun cevabı erkek asla ayırım yapmaması lazım çünkü erkeğin hakkı olduğu kadar kızın da hakkı vardır onun için bu tür durumlarda kadına da gereken hak verilmesi gerekmektedir.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Dinen bir erkeğe verilen hakların çoğu kadınlara da tanınmıştır. yani islam dininde kız erkek ayrımı yoktur. bu yüzden dinen erkeğe verilen mirasın kadına da verilmesi gerekir. kadınında mal hakkı vardır.




+ Yorum Gönder


kadinin islamiyette mali,  evli bir kadının mali hakları,  kadının malı