+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve İslamda Aile Forumunda Islam'da Aile Hukuku Konusunu Okuyorsunuz..
  1. sen_AY
    Devamlı Üye

    Islam'da Aile Hukuku










    Islam'da Aile Hukuku hakkında

    NİKÂH


    Nikâh, insanların hayatta yaptıkları en mühim bir akiddir. Aile yuvası nikahla vücud bulur. Ailenin temeli zevc ve zevce yani eşlerdir. Eşler arasında evlenme birliği nikâh (izdivaç) ile kurulur. İslâmiyet, cahiliyet devrindeki evlenme şekillerinin bazısını iptâl, bazısını ta'dil ederek âileyi sağlam esaslara bağlamıştır.

    İslâm'dan önceki Arablarda evlenme şekilleri:

    1– Hıtbe: Dünürlük yoluyla kız ebeveyninden istenir, muvaffık cevap alınınca mehri tayin olunur. Baba kızını istediğine verirdi, kızın rızası aranmazdı.

    2– Çok erkekle evlenme adeti vardı. Kadın birkaç erkekle uyuşup münâsebette bulunurdu. Çocuk doğunca onu bu erkeklerden birine nisbet ederdi, o da kabûle mecburdu.

    3– Asil ve necib soydan bir döl almak için kadının böyle bir adamla münâsebette bulunması âdeti vardı. Koca buna müsaade ederdi.

    4– İki erkeğin karılarını trampa etme âdeti vardı. Buna Nikâh-i Bedel denirdi.

    5– Hür olan kadınların zina yapması çok ayıptı. Fakat bunlar gizli dost tutarak münâsebette bulunurlardı. Böyle birleşmeye Nikah-ı Hadn denir. (Nisâ Suresi: 25).

    6– Araplarda Mut'a Nikah-ı vardı. Belli bir süre için bilhassa seyahatlerde, karı-koca olarak yaşamak üzere evlenirlerdi. Sonra ayrılırlardı. İslâm'da bu, harb esnasında bir zaruret olarak bidayette caiz görülmüşse de sonra yasaklanmıştır. Ancak Şîa bunu caiz görür. Nisa Suresinin 24. Ayetini delil sayarlar. Kurtubî'nin nakline göre mut'a garaibdendir, bâzen helâl, bâzen haram kılınmıştır.

    7– Ölen kardeşinin karısıyle evlenme (Levirat) usûlüne benzer bir adet vardı. Baba ölünce, dul kalan karısıyla üvey evlâtları olanlar, yâni kocasının oğulları evlenirdi. Büyük oğul abasını üvey anasının üzerine atar, mehir vermeden ve akid yapılmadan onun karısı olurdu. Buna Makt Nikâhı denirdi.

    İslamiyet bu türlü evlenmeleri yasak etti. Ahlâk duygularını zedeleyen evlenmeleri ortadan kaldırdı. Aileye şerefli bir yer verdi. İslam dini kadına üstün haklar tanımış, ayrı bir yer vermiştir. Kadınlara, yüklendikleri vazifelerin muâdili haklar bahşolunmuştur.

    Yuvayı yapan dişi kuştur, hükmünce ev kuran, yuvayı şenlendiren, evi idare eden, gebe kalıp onun bütün ağırlığını taşıyan, yediği gıdasından karnındaki yavrusuna pay verip onu besleyen, doğumun sancılarına katlanan, o bitkin halinde bile çocuğunu emziren, kendisi yemeyip yavrusuna yediren, geceleri tatlı uykusunu bölüp yavrusuna bakan, binbir zahmete dayanıp çocuğunu yetiştiren, onu büyütüp cemiyete yeni üyeler kazandıran ana, elbette her türlü takdirin üstündedir. Hz. Peygamber, "Cennet anaların ayağının altındadır." buyurmuştur. Bu vazifelerine karşılık, kadına üstün haklar verilmiştir. Kadının özel durumu dâima gözönünde tutulmuştur. Hayz ve nifas halinde namaz ve oruçla mükellef olmaz. Ev dışındaki vazifelerinde de onlara bazı imtiyazlar tanınmalıdır.

    İslâm'da kadın, erkek gibi her hakka ehildir ve sahiptir. Aile hakları, ictimâî ve siyasi haklar, talim ve terbiye hakları hususunda eşittirler. Kadın öğretmen ve hakim olur. Kendi mallarında tam tasarruf hakkına sahiptir. İstediği gibi tasarruf eder. İcabında dava açar, kendisi takip eder, başkasını vekil yapar. Bunlara kocası karışamaz.

    Kadınların cinsiyet icabı, erkeklerden farklı oldukları bâzı yerler vardır. Cihad farz değildir, ezâ bakımından bâzı hükümler onlar hakkında hafifletilmiştir. Diyeti erkeğin diyetinin yarısıdır.

    Aile hukukuna dâir: Bakara, Nisâ, Mâide, Nûr, Talâk surelerinde birçok hükümler bildirildi. Bunlar daha çok Bakara Sûresindedirler: Müşriklere evlenme yasağı (Bakara, Ayet: 221) Hayz halinde münasebet yasağı (Ayet: 222), hars mahalli (Ayet: 223), ilâ'nın hükmü (Âyet: 226), boşanan kadının iddeti (Ayet: 227) boşanma ve hulu' (Ayet: 229), tahlil (Âyet: 280), boşanmadan dönme rücû' (Âyet: 231), çocuğu emzirme ve zevcenin nafakası (Ayet: 233), kocası ölen kadının iddeti (Ayet: 234), evlenmek istediği kadına bunu münasip yolla bildirmek (Ayet: 235), ölürken kadınlara vasiyyet (Ayet: 240), kadınların şahit olmaları (Ayet: 228), vesâire hep bu surede yer alır. Miras ayetleri Nisâ Sûresindedir Evlenmek haram olan kadınlar (Nisâ: 22), kocasından yüz çeviren kadına yapılacak muâmele ve ara bulmak için hakem tayini (Ayet: 35), yetim kızların durumu (Ayet: 127) de belirtilmiştir. Namuslu kadınlara iffetsizlik isnadının cezası (Nur Sûresi: 4), erkek ve kız çocuklarının evlendirilmesi hakkında velilere hitab (Ayet: 32)'dedir.

    Nikâh: Fıkhın tarifine göre: Mülk-i müt'ayı ifâde eden bir akiddir. Müt'a kadının kadınlığından istifade etmektir, buna istimta' denir. Evlenme ile kadın ve erkek karşılıklı birtakım hakları, vazifeleri taahhüt ederek kendi rızâları ile birbirine bağlanmış olurlar. Nikâh tabii ihtiyaçlardandır. İnsan nev'i nin devam ve bekası için meşru' kılınmıştır. İslâm dini evlenmeye teşvik eder. Hz. Muhammed şöyle buyurur: "Evlenme benim Sünnetimdir. Sünnetimden yüz çeviren benden değildir." Kur'ân-ı Kerim, ailelerin sükûn ve huzur yuvası olduğunu bildirir: "Allah'ın kudret âyetlerinden biri de birbirinize ısınıp huzur içinde yaşayasınız diye size içinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve şefkat hisleri koymasıdır." (Rûm: 21). Cemiyetin temeli olan aile bir bağdır. Kur'ân buna Misâk-ı Galîz= Muhkem bağ der. Evlenmeden gâye çocuk yetiştirmek, zürriyetin devamını sağlamaktır. Müslümanlıkta, Hristiyanlıkta olduğu gibi keşişlik, ruhbanlık yoktur. "Kötüleriniz bekâr yaşayanlarınızdır." (Hadis). Kanunlar da evlilik zammı, çocuk zammı gibi teşviklerle çocuk yapmadan yanadır. İslam nazarında aile birliği kurarak kan ve sıhriyet bağlariyle insanların birbirine sevgiyle bağlanmaları en makbûl bir şeydir. Akrabalık bir nimettir. Birbirinin mahremi, mirasçısı ve yardımcısı olmak bunun eseridir. Sıla-i Rahm yâni akrabalık münâsebetlerini iyi şekilde devam ettirmek sevaptır. Nikâhla karı-koca birbirine helâl olur, karının nafakası kocasına lâzım gelir.









  2. HARBİKIZ
    Moderator





    Islamda Aile Hukuku dersleri devam ediyor
    Gudsiyye dergahinda her hafta carsamba günleri bizzat Seyh Ihsan Efendi´nin istirak ettigi Islamda Aile Hukuku derslerimiz devam ediyor.



    Günümüz evliliklerinin baslica sorunu olan siddetli gecimsizliklerin dayandigi temel nokta aslinda eslerin birbirlerinin haklarina bilmeden yapmis olduklari müdahelelerden kaynaklandigini söyleyen Seyh Ihsan Efendi eslerin Aile hayatlarini Islama göre düzenzenlemeleri gerektigine vurgu yapti.

    Islama teslim olmus bir insanin hisleriyle hareket edemeyecegini, mutlaka hukuka riayet etmesi gerektigini söyleyen Seyh Ihsan Efendi inanmis bir insanin suur ve hislerini imanla yönlendirmek zorunda oldugunu dile getirdi. Insan hayatinin her kesimine düzenzenlemeler getirmis olan Islam dini aile hayatina da düzenzenlemeler getirmistir ve mutlu ve huzurlu bir ailenin ancak bu aile hukukuna riayet etmekten gectigini belirten Seyh Ihsan Efendi Allah´in rizasina uygun bir aile hayati sürmenin yanliz bu sekilde mümkün olabilecegini söyledi.





  3. arkota
    Yeni Üye
    iyi günler
    bir soru sorabilirmiyim gerçekten merak ediyorum
    2 buçuk yıldır evliyim
    eşimin babası 14 yaşındayken vefat etmiş

    5 kardeşler
    eşim en küçükleri

    biz annesiyle oturuyorduk fakat annesi ile geçinemedik..
    ben böyle olunca anneside bende daha fazla üzülmesin diye çok yakın bir yerde ( altlı üstlü yada karşılıklı) daireler tutalım dedim
    kabul etmediler..
    benim anlamadığım eşim tek erkek çocuk değil ve bizim boşanma sebebimiz bu benim ayrı ev istemek gibi bir hakkım yok mu böyle bir isteği (her iki tarafında huzuru için istiyorsam) boşanma sebebi yapması eşimin hakkımıdır..
    ve eşim tek erkek çocuk olmadığı halde tek bizim sorumluluğumuzda mı kalır annesi ile yaşamak diğer çocuklara da görev düşmez mi?? diğer çocuklar annelerine yaptıkları maddi yardımı aynı evde oturmakla denkeltirebilirler mi
    herşeyden önce ben bir gelin olarak annesi ile eşim istediği zaman her ne olursa olsun yaşamak zorundamıyım

    (evet iyi olmayı gerçekten çok isterdim çokta çabaladım ama eşimin annesi gerçekten huysuz ve çocukları ile bile hergün tartışırken ben hiç tartışmamaya çalışarak herşeyi hoşgörerek buzamana kadar geldim ama bundan sonrası için dayanamadım ve ayrı ev talebinde bulundum)
    kısacası benim durumumda eşimin boşanması hakkımıdır yoksa benim hakkıma giriliyormudur?

    şimdiden teşekkür ederim

    bu arada eşimin annesinin eli ayağı tutuyor yani öyle byük bir hastalığı yok ama yaşının getirdiği tansiyon heyecan gibi hastalıkları var
    birde temizlik takıntısı var (aşırı derecede) benim yaptığım yemekleri yemez oturduğumuz yere oturmaz (siler)




  4. Nesrin
    Devamlı Üye
    İslamda aile içi ilişkilere büyük bir önem verilmiştir. hatta aile içinde huzursuzluk çıkaran bireyler günah işlemiş olurlar. bildiğiniz gibi aile erkek ve kadının yuva kurmasıyla olur. bu yuvanın uzun bir süre yıkılmadan durması için aile bireylerine çok büyük sorumluluklar düşmektedir.

+ Yorum Gönder