+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kitap Özetleri Forumunda Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat- Şemsettin Sami Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat- Şemsettin Sami








    Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat- Şemsettin Sami


    Açıklama :
    “Talat ve Fitnat’ın Aşkları” anlamında bir ad taşıyan bu roman, Türk edebiyatının ilk yerli romanıdır. Asıl önemi bundan kaynaklanmaktadır. Acemice yazılmış, teknik yönden birçok zayıf yönü bulunan bu roman, romantizmin bir ürünü sayılabilir. Eser toplumun önemli sorunlarından biri olan görücü usulü ile evliliğin sakıncalarını konu edinmektedir. Romanın dili dönemine göre oldukça sade sayılır.

    Özet:
    Talat, küçük yaşta babasız kalır ve annesi tarafından büyütülür. İşyerine gidip gelirken Hacı Mustafa’nın dükkânına uğrar. Hacı Mustafa, Fitnat’ın üvey babasıdır. Fitnat’ın annesi, Fitnat’a hamileyken kocasından ayrılmış, Hacı Mustafa ile evlenmiştir. Bu evlilikten birkaç yıl sonra Fitnat’ın annesi ölmüş, Fitnat öksüz kalmıştır.

    Talat, Hacı Mustafa’nın üvey kızı Fitnat’ı tesadüfen görür ve ona âşık olur. Sevgisi karşılıksız kalmaz; Fitnat da Talat’a tutulur. Hacı Mustafa, kızı Fitnat’ı hiç dışarı çıkarmamakta, adeta evde hapis tutmaktadır. Talat, bir gün çarşaf giyer, kadın kılığına girer ve Fitnat’ın yanına çıkar. İki sevgili birbiriyle konuşurlar.

    Hacı Mustafa, Fitnat’ı Ali Bey adında zengin ve yaşlı bir adamla evlendirmeyi düşünmektedir. Fitnat ise buna yanaşmaz; çünkü Talat’ı sevmektedir. Sonunda Hacı Mustafa’nın dediği olur; fakat Fitnat buna dayanamaz ve intihar eder. Fitnat’la evlenen Ali Bey, Fitnat’ın boynuna takılı muskayı açıp okur ve deliye döner. Çünkü öz kızıyla evlenmiştir. Ali Bey bir süre sonra delirir ve ölür. Ardından bütün bu olanlara dayanamayan Talat da yatağa düşer; çok geçmeden o da yatağa düşer; çok geçmeden o da ölür. Roman, bu acıklı sonla biter.







  2. gökkusagı
    Üye





    Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat-talat ve Fitnatın aşkları demek
    Arkadaşlar çoq qüzel bir kitap kesinlikle okuyun derim ben okudum ve çok beğendim
    emeğine sağlıq paylaştığın için..!




  3. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Şemsettin Sami (1850-1904)


    Şemsettin Sami.jpg

    1850'de bugünkü Yunanistan sınırları içinde kalan Yanya'da (İoannina) doğdu. 18 Haziran 1904'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. İlk Türk romanı olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat ile ilk Türkçe sözlük Kamus-ı Türki'nin yazarı, önemli dil bilgini. Tımar sahibi Fraşerî ailesinden Halil Bey�in oğlu. Ortaöğrenimini Yanya'daki bir Rum lisesinde tamamladı. eski Yunanca, Fransızca ve İtalyanca öğrendi. Bir süre Yanya'da Mektubi Kalemi'nde çalıştı. 1871'da İstanbul'a geldi. Matbuat Kalemi'nde memur olarak göreve başladı. Memurluk yaparken bir yandan da Sirac ve Hadika gazetelerinde çalıştı. 1974'te Trablusgarp'a gitti. Vilayet gazetesini yönetti. Ardından İstanbul'a döndü. 1876'da yayınlanmaya başlanan Sabah gazetesinin başyazarı oldu. Tercüman-ı Şark gazetesinde de çalıştı. Bu gazetenin kapanmasından sonra Aile (1880) ve Hafta (1981-1982) dergilerinde yazılar yazdı. 1893'te sarayda kurulan Teftiş'i Askeri Komisyonu'nun başkatipliğine getirildi. 1896'dan sonra 2. Abdülhamid tarafından Erenköy'deki evinde ikamete mahkum edildi. Yaşamının son yıllarını araştırarak, yazarak geçirdi. Tüm yaşamını Türkçe'ye adadı. Dilin sorunlarını inceledi, Türkçe'nin yabancı sözcük ve kurallardan arındırılmasına çalıştı. En önemli çalışmalarını dil konusunda yaptı. Türkçe'ye Osmanlıca denilmesine karşı çıktı. Ona göre Türkçe konuşan kavmin adı Türk'tür. Arapça ve Farsça sözcükler yüzyıllarca kullanılmalarına rağmen Türkçe'yle kaynaşmamış, yabancı kalmışlardır. Doğu Türkçesi, söyleyiş kabalığına karşın sözcük dağarcığı bakımından Batı Türkçesi'nden zengindir. Bu nedenle Batı Türkçesi'ne tercih edilmelidir. Türkçe'yi zengileştirmenin yolu yabancı sözcükler yerine Doğu Türkçesi'ndeki sözcüklerin kullanımının artırılmasıdır. Şemseddin Sami, Osmanlıca'daki sözcüklerin yüzde 80'inin konuşma dilinde kullanılmadığını, Tanzimat edebiyatının Osmanlı ve Osmanlıca etkisinden uzaklaşmaya çalışmasına rağmen, sözcük kaynağı konusunda sıkıntı çektiğini savunur. Türkçe konusunda çalışmalarının yanında tarih ve coğrafya ile ilgili araştırmalar da yaptı.

    ESERLERİ:

    ROMAN:
    Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872)
    OYUN:
    Besa yahut Ahde Vefa (1875)
    Gâve (1876)
    DİL KİTAPLARI:
    Kamus-ı Türki (2 cilt, 1899-1900, tıpkıbasımları 1978, 1989)
    Kamus-ı Fransevi (1882-1905, Fransızca'dan Türkçe'ye sözlük)
    Kamus-ı Fransevi (1885, Türkçe'den, Fransızca'ya sözlük)
    Küçük Kamus-ı Fransevi (1886, Fransızca'dan Türkçe'ye sözlük)
    Usul-i Tenkit ve Tertib (1886)
    Nev'usul Sarf-ı Türki ((1891)
    Kamus'ül Âlam (6 cilt, 1889-1898, tarih ve coğrafya ansiklopedisi)
    Ayrıca "Cep Kitapları" adıyla çeşitli konularda küçük öğrenci kitapları yayınladı.




  4. Fatma
    Administrator
    Talat Bey ile Fitnat Hanım'ın aşkını anlatmaktadır. Edebiyat derslerinde sıkça karşımıza çıkan bir eserdir. Ayrıca yazar o dönemin aşklarını anlatmaktadır.

+ Yorum Gönder


taaşşuk-ı talat ve fitnat geniş özeti