+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kitap Tanıtımları Forumunda Görünmez Kentler Kitap Tanıtımı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Görünmez Kentler Kitap Tanıtımı








    Görünmez Kentler

    Görünmez Kentler.jpg




    Modern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvinonun kaleme aldığı Görünmez Kentler, uzun süredir raflarda bulunamayan bir eser. Marko Polonun Tatar imparatoru Kubilay Hana sunduğu bir dizi düşsel gezi notundan oluşan kitapta Calvino, her birine birer kadın adı verdiği kentleri anlatmış ve bu kentleri, Marko Polo ile Hanın söyleşileriyle birbirine bağlamış. Calvinonun kelimeleri kullanışındaki ustalık, Görünmez Kentlere farklı farklı anlamlar yüklüyor; okuru her seferinde başka yolculuklara sürüklüyor. Bu yolculuk sırasında, Görünmez Kentlerin kapısını okura, Işıl Saatçıoğlunun özenli çevirisi aralıyor. TADIMLIKCalvino edebiyatının masalla gerçek arası dinamiği, ütopya ile ilişkisi, çöp ve karıncalarla kaplı bir dünyanın ortasına açtığı labirent, Saussureün göstergenin nedensizliği ilkesinden yola çıkarak, Claude Lévi-Strauss ve Barthesın öğretisi çerçevesinde insan-hakikat ilişkisini edebiyatın baş kişisi yapar, Chomskynin izinde onu durallıktan kurtararak korkunç bir devinimin öznesi kılar. Calvino, Apollinairein Düzene Karşı Serüven denklemini Düzen İçinde Serüven olarak yeniden kurar. Schopenhauerin bunalımı, denklemin üçüncü bilinenidir. Bu üç bilinenli denklemi çözmek için seçtiği biçim ve üslup onu öncü edebiyatın önemli üyelerinden biri yapacaktır.Öncü sanatsal ereğe politikadan arınmışlığı da eklersek, savaş sonrası İtalyan kültür arenasında kişinin ödeyeceği bedel marjinallik ve sorumsuzluk damgasıydı; çünkü o yıllarda edebiyatın en büyük değeri bulduğu borsa politikaydı. Calvinonun bir daha ayrılmamak üzere masal ve düş boyutuna yöneldiği Atalarımızdan başlayarak, Yenigerçekçi iklimin dayattığı politik sorumluluğu giderek reddetmesi, tıpkı Hermetikler gibi, onu da büyük saldırıların hedefi yaptı.Bilinçsiz de olsa, İtalyan aydını o âna dek bir saray adamı, sanat koruyucularının sanat danışmanı olmuş, ancak kendisine özel bir alay ve küçümseme adası ayırarak, özgürlüğünü bu alanda korumaya çalışmıştı. Yeni Kapitalizm, saray şairlerini şirket yönetimlerine çağırıyor, ayrıcalıklı ve yüksek maaşlı Machiavelli modelleri öneriyordu. İtalyan gerçeği hızlı bir değişimle yüz yüzeydi; bir tarım toplumu sanayi toplumuna dönüşüyordu: en güvenli yol sistemin bir parçası olmaktı. İkiye Bölünen Vikontun kahramanı genç Medardo gibi İtalyan aydını, yazar ve sanatçısı, kafasının bir yarısıyla patrona hizmet ediyor, diğer yarısıyla da bu durumu protesto ediyordu. Uzlaşma, üstesinden gelinemez bir nevroz çıkarmıştı ortaya. Calvino bu nevrozu kendince şöyle çözümlüyordu:Keşke her şey böyle ikiye bölünebilse . . . böylece herkes bön ve cahil bütünlüğünden kurtulabilse. Bir bütündüm ben ve her şey doğal, karmakarışık ve anlamsızdı gözümde; her şeyi gördüğümü sanıyordum, oysa gördüğüm bir kabuktu yalnızca. Eğer bir gün kendinin yarısı olabilirsen, ki bunu bütün gönlümle dilerim, bütünlüğü olan beyinlerin sıradan zekâsını aşan şeyleri anlayacaksın. Kendi yarını ve dünyanın yarısını yitirmiş olacaksın, ama geride kalan o yarı, bin kez daha derin, daha değerli olacak. Hatta her şeyin sana benzer şekilde ikiye bölünüp parçalanmasını isteyeceksin, çünkü güzellik, bilgelik ve adalet parçalardan oluşan şeyde vardır. (1952: 51-52)Bütünlüğünü korumak isteyenler için politik ve sosyal alanda demirleyecek en sağlam liman İtalyan Komünist Partisiydi. Faşizmin ardından gelen müthiş bir coşku ve özgürlük ortamı, İtalyan Komünist Partisini aydın için şaşmaz bir kimlik aracı haline getirmiş ve edebiyat, tarih ve politikayla içli dışlı bir ilişki içinde, özyaşamsal öykülerin hücumuna uğramıştı. Edebiyat, dil ve politikanın işlevleri kördüğüm olmuş, ideal birey ve aydın tanımı gitgide zorlaşmıştı. Gerçek İtalyan aydınlarının ilgilendiği belli başlı konu birey, toplum ve dil sorunları ile aydının doğru yeriydi. Marksçı ideolojinin revizyonunu talep eden Nuova Officina, sanayi ile edebiyat arasındaki zorlu ilişkiyi irdeleyen Menabò ve Politecnico gibi dergiler, Calvinonun Risorgimentoyu bile geride bırakan en büyük halk dayanışması olarak tanımladığı ussal, sosyal, kolektif ve özyaşamöyküsel Yenigerçekçilik ikliminin labirentlerini yepyeni bir yazıyla zorluyorlardı. Pier Paolo Pasolini, ustası Carlo Emilio Gaddanın izinde, edebiyatı dil ve lehçe çeşitlemeleriyle bir tür deneyimciliğe açıyor, Vittorini Politikayla kronik yazılır, tarihi yapan şey edebiyattır sloganıyla, edebiyatı politikaya araç kılmak isteyen Togliattiye karşı müthiş bir savaş sürdürüyordu.








  2. Acil

    Görünmez Kentler Kitap Tanıtımı isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder