+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kompozisyon Örnekleri Forumunda Kompozisyon Nedir? Kompozisyon Nasıl Yazılır? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. IŞILAY
    Devamlı Üye

    Kompozisyon Nedir? Kompozisyon Nasıl Yazılır?








    Kompozisyon Nedir? Kompozisyon Nasıl Yazılır?





    Kompozisyon kelime anlamıyla; herhangi bir konu veya alanla ilgili ayrı ayrı malzemeyi en uygun şekliyle bir araya getirmek, birleştirmek, düzenlemek demektir. Kompozisyon her ne kadar, öğrencilere yazı yazma alışkanlığı kazandırmak amacıyla verilen yazma ödevi, veya daha geniş anlamıyla; duyguların, düşüncelerin, olayların sözle veya yazıyla ifadesi olarak kullanılsa da sadece edebiyata ait bir terim değildir ve kullanım alanı da edebiyatla sınırlı değildir.

    Yukarıdaki tanımın kapsamına giren her alanda ve hayatın her anında kompozisyon vardır ve olmalıdır. Çünkü “kompozisyonda, uyum ve düzen esastır. Aslında doğa da bir düzen içerisindedir. Geceleri gündüzler, mevsimleri mevsimler takip eder. Nitekim büyük sanatkârların pek çoğu kendilerine tabiatı örnek almışlardır. Tabiattaki herhangi bir varlık, manzara, düzen, ahenk ve bunun sonucu olan güzelliği ile insanı kendine çeker, büyüler. Düzen ve tertip tabiatın ve hayatın esasıdır. Tabiatta her zerre kendi vazifesini bilir ve düzen intizam içinde yerine getirir. Her sabah, doğu diye adlandırdığımız bir taraftan doğan güneş, doğma yerini ve zamanını değiştirse her şey alt üst olur” [1]

    Malzemesi dil olan, dille yapılan kompozisyonlara geçmeden önce kompozisyonun kullanıldığı diğer bazı alanlardan örnekler vererek sağladığı kolaylıklardan bahsedelim: Bugün, değeri milyarlarca dolarla ifade edilen, meşhur bir resmin, boyaların tuvale gelişigüzel sürülmesiyle yapılmadığı muhakkaktır. Buradaki ustalık, boyaların en uygun biçimde seçilmesinde ve bunların bir düzen içinde, ressamın da kendinden bir şeyler katarak, yeteneğiyle tuvale uygulamasındadır.

    Bir piyanonun tuşlarına rast gele basarak kulağa hoş gelecek bir müzik eserinin terennüm edilmesi mümkün değildir. Besteci (kompozitör) bu alana ait deneyimiyle notaları en uygun şekliyle sıraya kor, düzenler ve ortaya güzel bir eser çıkar.

    Birbirinden farklı ve dağınık hâlde bulunan tuğla, demir, kum, çimento vb. gibi malzemenin hayranlık duyulan mimarî bir esere dönüşmesi terkibin usulüne göre yapılmasıyla mümkündür.

    Bir marketteki ürünlerin raflara gelişigüzel konduğunu; evinizdeki eşyanın şuraya buraya öylesine bırakıldığını; saçlarınıza tarağın, fırçanın hiç değmediğini; yemeğinizi yaparken elinize ne geçerse tencereye attığınızı; herkesin, arabasını istediği şekilde sürdüğünü; toplu taşıma araçlarının rast gele saatlerde kalktığını; vs. düşününüz. Düzenin bozulacağını, huzurun kalmayacağını, çevrenin birden bire, yaşanılamayacak bir hâle dönüşeceğini fark edeceksiniz. Çevrenizde sizi rahatsız eden her ne varsa, dikkat ediniz bunların pek çoğu plânsızlıktan ve düzensizlikten kaynaklanmaktadır. Bununla ilgili örneklerin sayısını dilediğiniz kadar artırmanız mümkündür. Demek ki, kompozisyonun özünü oluşturan tertip, düzen ve plân her alanda bir kolaylık sağlıyor, insana huzur veriyor ve bu anlamda hayatın vazgeçilmez bir unsuru oluyor. Dikkat edilirse maddî malzeme belli ölçülerle bir araya getirilirken onu birleştiren kişi malzemeye kendinden bir şeyler katıyor. Aynı malzemeyi kullanan res¬samlar, mimarlar, müzisyenler, dekoratörler, sanatçılar birbirinden az çok farklı eserler, projeler ortaya koyuyorlar. Demek ki kompozisyon, sadece maddî unsurların birleştirilmesi değil, madde ile mananın ahengidir.

    Kompozisyon Türleri

    Kompozisyonu ve önemini böyle kısaca belirttikten sonra dil ile yapılan kompozisyonlara geçebiliriz: İsteğin, haberin, duygunun, düşüncenin, anlayışın diğer insanlara en kolay, tam ve etkili bir şekilde anlatılması sözle veya yazıyla olur. Buna göre dille yapılan iki türlü kompozisyon vardır:

    a) Sözlü kompozisyon: Anlatılmak istenene konuşma yoluyla bir bütünlük ve düzen vermektir.

    b) Yazılı kompozisyon: Duyguyu, düşünceyi, isteği yazı yoluyla düzenlemek ve bütünlük kazandırmaktır.

    Temel ilkeler bakımından diğer alanlardaki kompozisyonlarla dille yapılan kompozisyonlar arasında fazla farklılıklar yoktur. Bir makinenin çalışır duruma gelmesi, mühendisin alanıyla ilgili iyi bir eğitim almasına; proje üreterek bunu plânlamasına; parçaları en uygun biçimde bir araya getirmesine bağlı ise başarılı bir (sözlü veya yazılı) kompozisyonun ortaya konması da bilgi birikimine sahip olmaya; işlenmeye uygun bir konu tespit ederek bunun plânını çıkarmaya; en uygun kelimeleri seçerek bunları bir düzen içinde sıralayıp cümleler, paragraflar oluşturmaya bağlıdır. Makinede olması gereken fakat takılmayan bir parça veya yanlış takılan bir parça makinenin çalışmasını nasıl engelliyorsa eksik veya yanlış kullanılan bir kelime de yazının güzelliğini ve düzenini bozacaktır.

    Kompozisyon Nasıl Yazılır?

    Başarılı ve güzel bir yazı yazmak için bilinmesi gerekenleri, sırasıyla şöyle gösterebiliriz:

    1. Bilgi birikimi

    2. Konu seçme

    3. Plân yapma

    4. Başlık bulma

    5. Paragraf bilgisi

    6. Dilin kurallarını bilme

    7. Yazma

    8. Yazının okunması ve düzeltilmesi

    Şimdi bunları sırasıyla anlatalım:

    1. BİLGİ BİRİKİMİ

    Üniversite eğitimiyle bir meslek için hazırlık yapılır, o mesleğin gerektirdiği birikim aktarılmaya çalışılır. Aydın insanın bilmesi gerekenler ise sadece kendi mesleğiyle, ilgi alanlarıyla, çevresiyle ve dönemiyle sınırlanamaz. Kendisine yöneltilen hemen her soru için az çok söyleyecek sözlerinin olması beklenir. “Ben inşaat mühendisiyim, ülke sorunlarından, sosyal çevreden, spor faaliyetlerinden, trafikten hiç anlamam” demek aydın insana yakışmaz. Kişinin çevresine karşı duyduğu sorumluluk; onu araştırmaya, incelemeye ve öğrenmeye yönlendirir. Böylece bilgi birikimi için ilk adımlar atılmış olur.

    Herhangi bir bilim veya sanat dalıyla ilgili özel araştırmalar ve deneyimler sonunda elde edilecek uzmanlık bilgisini saymazsak genel bir kültür sahibi olmak ve (sözlü veya yazılı) kompozisyonlar meydana getirmek için aşağıda sayılan etkinliklerin yapılmasında yarar vardır:

    a) Okuma

    Yazılı veya sözlü anlatım yeteneğini geliştirmenin en etkili ve en güzel yollarından biri, çok okumaktır. İlgi duyulan alanlarla ilgili gazeteleri, dergileri, kitapları okumak insanı hiç şüphesiz, başkalarından daha bilgili kılacaktır. Bilhassa, sanat değeri taşıyan, okumaya değer, klâsik kitapları, yazıları okumakla yazarının bilgi birikiminden, deneyimlerinden de yararlanmak mümkündür. Kişi ne kadar çok okursa dil ve anlatım yeteneği, düşünme yeteneği, bilgisi, duygu ve hayâl gücü o derecede gelişir.

    Okuyan insan doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden, iyiyi kötüden daha kolay ve isabetli ayırt eder; kendisini, çevresini, insanları, dünyayı daha iyi tanır.

    b) Kütüphanelerden yararlanma

    Herhangi bir konuda ayrıntılı bilgiye sahip olmak; konuyu araştırmak, incelemek, öğrenmek, kısacası kendimizi daha iyi yetiştirmek için gidilecek yerlerin başında kütüphaneler gelir. “Ulusların kalkınmasında iki önemli kaynak başta gelir: Bunlardan biri, bilgi birikimlerinin toplandığı yer olan kütüphanelerdir; diğeri de yeni bilgilerin yöntemlerin araştırıldığı yer olan lâboratuvarlardır. Kütüphanelerin sayısı ne kadar çoksa, içindeki kitapların sayısı duyulan gereksinmeyi tam olarak karşılayabiliyorsa, daha da önemlisi, oradan yararlananların sayısı ne kadar çok ise, o ülke o ölçüde kalkınmıştır.” [1]

    Günümüzün imkânlarıyla kütüphanelerden değişik şekillerde yararlanmak mümkündür: Klâsik bir yol olarak, kitabı okur, işimiz bitince yerine koyarız veya kütüphaneye üye olarak kitapları ödünç alıp istediğimiz yerde okur, süresi içinde geri veririz. Yeni bir yol olarak internet aracılığıyla kütüphanelerin web sayfalarına girerek bilgisayar ortamına aktarılan kitapları inceleyebilir, yararlanılacak yerleri kendi bilgisayarımıza kopyalayabilir veya istediğimiz say¬faları yazdırabiliriz.

    Okuyucuya daha kolay ve daha iyi hizmet verebilmek için kütüphanelerde -imkânlar ölçüsünde- bilgisayarlardan ve bilgisayar programlarından yararlanılmaktadır. Bugün kütüphanelerde yavaş yavaş ayrı bölümler açılarak CD kütüphaneleri oluşturulmaya başlanmıştır.

    c) İnternetten yararlanma

    Akla gelebilecek hemen her alandaki ve her konudaki bilgiye internet sayesinde kolaylıkla ulaşmak mümkündür. Sanal kütüphaneler, on-line araştırma dergileri, internet ortamındaki kitaplar, dergiler, antoloji sayfaları meraklıları için sadece birkaçıdır.

    ) Bilgisayar programları ve CD (VCD, DVD)’lerden yararlanma

    Bilgisayar programları kullanılarak ciltlerlerce kitapta yer alan bilgi, harita, resim veya belgeseller, filmler CD veya DVD’lere aktarılabilmektedir. Etkileşimli (interaktif) olarak hazırlanan eğitim programlarıyla daha çok bilgiye, çok çabuk, çok ekonomik ve çok keyifli bir şekilde ulaşmak mümkündür.

    e) Dinleme

    Bir dersi, konferansı, açık oturumu, tartışmayı, sohbeti vb. dinlerken de çok şeyler öğrenmek mümkündür. Özellikle bir amaca yönelik yapılan dinleme; dinlemeye hazır durumda, dikkati konu üzerinde toplayıp, kavramaya çalışarak, duyguları kontrol edip not tutarak yapılacak olursa dinlemeden elde edilecek yarar daha da artacaktır.

    f) Gözlem yapma

    Başarılı bir kompozisyon oluşturmanın temel şartlarından biri de gözlemdir. Çevrede olup bitenleri, varlıkları, nesneleri, tabiatı duyular aracılığıyla (bir anlamda) fark etmek, bunlardan yararlı sonuçlar elde etmek ve deneyimler kazanmak iyi bir gözlemle mümkündür. Sanatçıları diğer insanlardan ayıran önemli özelliklerden biri, bunların iyi bir gözlem yeteneğine sahip olmalarıdır. Onlar, bizim göremediğimizi, önemsemediğimizi, fark etmediğimizi hemen görürler. Çünkü onlar bakma ile görmeyi birbirinden çok iyi ayırırlar.

    Üzerinde iyi gözlem yapmadığımız konuları veya eşyayı başkalarına anlatmak oldukça güçtür. Ömründe deniz görmemiş birine denizin ne olduğunu anlatabilmek ancak iyi bir gözlem sonunda mümkündür.

    Gözlem yoluyla hayattan dersler almak, deneyimler kazanmak da ihmal edilmemelidir
    Meselâ, on dakika geciktiği için derse alınmayan arkadaşlarını gören öğrenciler, bundan kendileri için bir ders çıkarabilmelidirler

    g) Kesik (Kupür) biriktirme

    Kesik (kupür); gazete, dergi vb. yerlerden kesilen yazılardır. Okunan gazetelerde, dergilerde ilgi çeken, daha sonra kaynak olarak kullanılabilecek türden haber, makale, fıkra vb. gibi yazılar kesilerek gereğinde konulara göre ayrı ayrı zarflarda veya dosyalarda biriktirilerek bir arşiv oluşturulabilir. “Ünlü bir yazara kendisini nasıl yetiştirdiğini sormuşlar, şöyle açıklamış: Okuduğum bir kitaptan beğendiğim sözleri not eder, bir zarfa koyarım; gazetelerden, dergilerden kestiğim yazıları bir başka dosyada saklarım. Zamanla bir hazine ortaya çıkar. Yazmaya oturduğum zaman benim için her şey artık hazırdır” [2]

    h) Şiir defteri tutma

    Şiir kitaplarındaki şiirler güzeldir Ancak bazı şiirler vardır ki bize göre daha güzeldir, en güzeldir. İşte bu şiirlerin bir defterde toplanmasıyla hem güzel yazılar yazarak yazma alıştırması yapılmış olacak hem de duyguları en güzel şekliyle ifade yolları konusunda birikim kazanılacaktır








  2. Ezlem
    Üye





    Kompozisyon her konuda yazılabilen orta uzunluktaki yazılardır. Giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Birçok tekniği vardır. Önemli bir yazı türüdür.




  3. Zühre
    Devamlı Üye
    Kompozisyon Nedir Kısaca

    Kompozisyon farklı farklı parçaları toparlayarak bir bütün oluşturmaktır. Aynı zamanda kompozisyon öğrencilerin duygusunu, tasarımını geliştirmek için verilmiş bir ödevdir. Etkili, anlaşılır bir biçimde yazılı anlatım biçimidir kompozisyon. Dersle ilgili yazılı bir çalışmadır





  4. Zühre
    Devamlı Üye
    Kompozisyon Nasıl Yazılır

    Kompozisyon Fransızca kökenli bir sözcüktür.”Ayrı ayrı parçaları,nesneleri,ögeleri en iyi şekilde yerleştirmek anlamına gelir.

    Giriş bölümünden kasıt hangi görüş veya hangi düşüncenin savunulacağını ifade eden bir bölüm.Arkasından gelişme bölümünden kastımız, o savunulacak görüşle ilgili verilerin, fikirlerin ortaya konduğu bir bölüm. En sonda ortaya konulan bu fikirlerin nereye vardığını bir fikir sonuç ifadesini taşıyan bölümü kastediyoruz; giriş, gelişme ve sonuç ile.

    Giriş bölümü ile bir cümle veya bir paragrafla oluşacağını kastedmeyiz.Giriş bölümünde bir giriş cümlesi olur ama arkasından cümlelerle hangi görüşün savunulacağı detaylana bilir. Bir paragraflı giriş cümlesi idealdir.Bu arada giriş cümlelerinde “ama , ancak“gibi kelimelerin olmaması gerekiyor, çünkü o bir söze başlamak gibi bir savunmaya başlamak gibi düşünülmeli.

    Gelişme bölümünde ortaya konulacak olan düşüncenin, hangi verilerle destekleneceğini ifade etmeli, orda bunları görmeliyiz. İşte burda ‘fakatlar, ancaklar’ teknikler ortaya konulmalı, referans verilmeli gelişme bölümünde. Birden fazla paragraftan oluşması daha uygundur. Klasik bir kompozisyon üç dört paragraflı bir gelişme bölümünden oluşur.

    Sonuç paragrafı, yine genellikle bir paragraftan oluşur.İki paragraf olmaz mı o da olur.Burda ‘özetle, sonuç olarak, toparlayacak olursak, geldiğimiz nokta’ gibi ifadelerin olması okuyucuya sonuç bölümünün geldiğini işaret eder.Böylece hem yazar hemde okuyucu, kompozisyonun sonuna yaklaşır.


+ Yorum Gönder


kompozısyon ne demek,  kompozisyon nasıl yazılır