+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda Öylesine Hafif Öylesine Uçarı Edebiyat Makaleleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Öylesine Hafif Öylesine Uçarı Edebiyat Makaleleri








    Öylesine Hafif Öylesine Uçarı Edebiyat


    Suların ürpertisine düşüyor aklım.Tomurcuk patlıyor yeni baştan. Fırtına öncesi baharlara sürgün yüreğim. Birazdan ağlayacak günbatımları. Sevmek kokusu saracak dört yanı. Umut merdiveni göklere uzanacak.
    Zamanıdır artık
    Dualarım çağıracak giden baharları.
    Geri dönecek son soluk, rahvan atlar gibi ırgalanan sevdalarım. Duman çökecek dağlara. Bu bahar başka bahar. Birazdan gülün yapraklarına düşecek çiğ damlasına sakladım düşlerimi. Eski bir plakta yanık şarkılar söyleyecek sevdaların esrarını.
    “Rüzgar söylüyor şimdi o yerlerde bizim eski şarkımızı” diyecek Ahmet Özhan.
    Yeni baştan sevdalar can çekişecek. Hüzün bölecek şarkı aralarını.
    “Vaz geç söyleme artık, hatırlatma mazideki aşkımızı”
    İnadına yeni baştan hatırlayacak,yeni baştan hüzün gölgeleyecek ruhumuzu.
    Hüzün her yerde
    Açılmamış düğümlerde, söylenmedik sözlerde.
    Taze açılmış bir gülün yaprağında, açılmamış bir fanusun içinde.
    İşte hüzün
    Neşeyi tüllese de
    Hüzün şebneme benzer.


    Her çiçek bahara açar bilirim. Su yürüme mevsimi dayanınca kapıya, bir sancı başlar. Mevsim titrer. Mevsimler türlü türlü,başka başkadır. Herkesin bir mevsimi, baharı vardır. Ben günlerimi bir efsunlu fanusun içine koymuşum. Her günüm bir mevsim, her gülüşüm bir bahar. Her hüznüm bir kıştır.
    Yağar tozum tozum, yağar inceden inceye.
    Kendimden kendime sürgünlüğüm
    İçimden içime kırgınlığım
    Hüzün bir sağanak, kabından boşalan. Bir bulutun gözlerinden dökülen iki damla yaşHüzün yağmurlarıyla ıslanan yüreğimizin tesellisi ey gelmeyen bahar, ey muhayyel yedi iklim Bilirim ki senin de bir adın hüzünle kundaklı. Hüzün bir meltem, bir çiğ damlası, bir ebr-i nisan.
    Revnakı kendinden gelen ey bahar, hüzün senin de kapını aralar birazdan.
    Ne de olsa hüzün..
    Unutma
    Hüzün şebneme benzer.

    Arsız rüyaların kaçırdığı ey neşem, nispet kokan sözcüklerin ucundaki sevgili, nerde bir mahzun şarkı var,içindesin. Menekşelerin moru, lilası, eflatunu, kar oyuklarında can çekişiyorDuru türküler susmuş. Hüznün desenlerini işlediği bu yürek yorgun, parmak izlerini sürdüğüm tüm kapılar, bilinmeze açılmış. Başladığım türküyü yarıda kesmek. Bitirmek başladığımı Silmek gözyaşlarını içimdeki çocuğun gözyaşlarını. Hüznün damıdığı günü bırakmak geriye.
    Hanımeli kokan akşamlara ayarlamak yüreğimin taraçalarını.
    Adı konmamış sızıları bırakmak gizli mahzenlerde
    Kanayan bir yerim vardı görülmeyen
    Duyulmayan, hıçkıran yanımı bırakmak günbatımına. Gitmek yeni baştan erik ağaçlarının çiçek açtığı baharlara.
    Unutma
    Ne de olsa hüzün
    Hüzün şebneme benzer.


    Damla damla biriken hüzün, alıp götürdü uykularımı.Başımıza düşen gül kuruları geçen baharlardan bir izdüşümGönül koyduğumuz hakikatler düşüyor ellerimizden. Boşalıyor yüreklerin dehlizleri. Her adımda çiğlik. Her yeni gün riya ile başlıyor. Yalancı saatlerin utancına hükmeden yelkovan umarsız. Işığından tanıdığım bir yıldız, asılı durur kuytusunda gökyüzümün.En karanlık yüreğe salar saçlarını.
    En hırçın yanım baş koyar hiçliğin gemisine.
    Hüzün gelir oturur üşüyen yanımın bahçesine. Her dal üşür, her yaprak titreşir. Bu yürek başka adıdır şimdi sızının.
    Eski konakların sıvası dökülür yeni baştan. Zaman eskir son soluk. Zaman öcünü alır unutulmuşlukların.
    Tüm notalar hüzün kuşanır.
    Kim bilir nasıl, nerde o şarkı söylenir. Sessizliğin ardına takılır tüm ezgiler.
    Baharı bekleyen bahçeler hüzün yeşerir.
    Ne de olsa hüzün
    Hüzün şebneme benzer.


    Katar katar açan kandil çiçekleri, düşerken hayalime, gülce bakışlı dualar tutar ellerimden. Hâtem kisvesi kuşanan gönül kuşu çalar kapımı. Mürekkebi kurumuş dillere inat, gelir konar hüzünden örülmüş ülkemin pervazlarına. İkindiyi derelere sarkıtan zaman, yüreğimin anahtarını verir ellerime. Yüreğimin haritasına yol bulur.
    Bulutun en âması yağar üstüme.
    Kıskanç rüzgarlar itekler içimdeki baharın eteklerini.
    Kaknus kuşu mutluluğun şarkısını çağırır. Masal ülkesi çağırır beni uzaktan. Yüreğime bin küşayiş oturur. Sözsüz bir musikiye durur yüreğim.Vefa elbiseleri giyinir. Sıcak bir nesimin ellerine değince yüzümüz, pembeler isyan eder yüreğin karasına.
    Bir step hüznü şemsiye şemsiye yağsa da üzerime
    Bin neyi küllese de
    Hüzün şebneme benzer.
    Öylesine hafif öylesine uçarı








  2. HAZEL
    Üye





    Edebiyat bilimi hayatımızda ki en güzel bilimlerden birisidir çünkü dili o kadar güzel ve o kadar çekicidir ki karşıdaki insanı kırmak veya o insanın sana gönül koyması imkan sızdır.




+ Yorum Gönder