+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda Arkadaşlık Hakkında Makale Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Arkadaşlık Hakkında Makale








    arkadaşlık hakkında makale örneği







  2. Dilan
    Devamlı Üye





    Arkadaşlık Hakkında Makale İle İlgili Bilgi

    Günümüzün dostlukları menfaatler üzerine kurulu. Maddi menfaatler üzerine kurulmuş olan dostlukları-arkadaşlıkları hiç ama hiç sevmiyorum, tasvip de etmiyorum. Dostluk-Arkadaşlık adam gibi olmalı!

    İnsanız, toplum içinde yaşıyoruz. Karşılaştığımız, dostluk kurmaya çalıştığımız yüzlerce, belki binlerce insan oluyor. Bunlar içinde kalıcı olanlar üçü-beşi geçmiyor. Maalesef diğer dostluklarımız küçük-basit nedenlerle ipleri koparıp gidiyorlar aramızdan.

    Dostların bir kısmı da zamana bağlı kalıyor. Taşınıyorsunuz bir çevreye yeni dostluklar ediniyorsunuz. Üç-beş derken yüzlerce dostunuz oluyor. Ağladığınızda ağlayan, güldüğünüz de sizinle birlikte gülen, yakınınız da çevrenizde var olan dostlarınız… Gün gelip de o çevreden ayrılınca, zamana ve uzaklığa bağlı ipler kopuyor ve dostluklar unutuluyor. İstemeseniz de o dostlarınız defterden silinmiş oluyor.

    İstiyorsunuz ki, dostluklarınız kalıcı olsun. Yüzlerce-binlerce dostunuz-arkadaşınız sizinle birlikte olsun. Sevincini kederini birlikte paylaşıp mutluluğa birlikte yelken açalım. İnsan hep bunu istiyor. Tabii ki, geriye dönüp arkanıza baktığınızda görmek istiyorsunuz.
    Ne yazık ki, bu manada dostluklar bitti. Küçük-basit menfaatler üzerine kurulmuş dostluklar kuruyoruz.

    Önemli bir mevkiniz var, sözünüz geçiyor, amir, müdür yada yetkili sizsiniz göstermelik dostlarınız artı veriyor. Herkes sizin çevreniz de sizin için ölmeye hazır yüzlerce, binlerce insan var. Sahte dostlarım diyebileceğiniz bu insanlar çevrenizde fırıl fırıl dönüp kendini göstermek isteyeceklerdir. Ancak göreviniz bittiğinde, o makamdan uzaklaştığınızda bunların hiç birisi yanınızda kalmaz, çil cücüğü gibi dağılıverirler.

    Bir siyaset adamısınız, sözümüz hükümette geçiyor, yada bir gün gelecek sözünüz geçerli olacak. Böyle insanların çevresinde de çok dostları olur (Sahtedir onlar) Siyasetin, iktidarın gereğidir. Oğlu işe girecek, kızına iş bulacak, çevresini yararlandıracak vs. vs. binlerce hesap vardır. Bu tür insanların da en yakın arkasında sahte dostluklar oluşu verir. Gün gelir siyasetiniz biter, hükümdarlığınız azalır, suyu çekilmiş değirmene dönersiniz. Ne arayanınız, nede soranınız kalır. Böyle dostluklarda para etmez, durumu öğrenince hayal kırıklığı yaşarsınız.

    Bir grup dostlarımız daha vardır?
    Paranız var, zenginsiz, yedirmekten, içirmekten kaçınmazsınız. Bunu da çevrenizdekiler çok iyi bilir dost halkanız arttıkça artar. Kesenizin ağzı açıldıkça dostlarınız, arkadaşlarınız koşarak gelirler. Sizde çok iyi bir dostluk ağı kurduğunuzu zannedersiniz. Sizin için ölmeye hazır yüzlerce, binlerce adam vardır. Ancak gün gelip açlıklar yoklukla sıkıntılarla karşılaştığınız da o dostlar sessiz sedasız sizi terk ediverirler. Ne olduğunu bile anlamadan yalnız, yapayalnız kalırsınız.

    Dostluklar arkadaşlıklar böyle mi olmalı. Tabi ki hayır! İnsana yakışırcasına bir dostluk bağı kurulmalı.
    “Adam gibi adam!” derler ya, aynen öyle “Adam gibi” dostluklar kurulmalı… Maddi beklentileri olmayan, dostluğunu menfaat üzerine kurmayan insanları aramak bulmak, dost kalmak zorundayız.

    Günümüzde insan manzaraları çok çeşitlilik arz ediyor. Sizi aldatanlar, yanıltanlar çok fazla oluyor. Kimin dost, kimin düşman olduğunu sezmekte, anlamakta, çok zorlanıyorsunuz. Dost bildikleri zamanı gelince size çelme atmayı, arkanızdan vurmayı ve yüz üstü bırakmayı seçiyorlar. Böyle dostlardan Allah korusun bizi!

    İşimiz gereği yüzlerce, binlerce insanla muhatap olduk. Dostlarımız, arkadaşlarımız, can yoldaşlarımız oldu. Ama gördük ki, yıllar, zaman ve şartlar bunların hepsini umutsuz kırgın bıraktı. Birbirimize selam vermekte bile zorlanıyoruz. Sizi bilmem amma, ben hayıflanıyorum, üzülüyorum, dostlarıma mahcup kalıyorum.

    Böylemi olmalıydı bizim dostluğumuz?
    Bazen yapa yalnız kalınca dönüp arkanıza bakıyorsunuz ki heyhat, çaresiz, umutsuz ve dostsuz kalışımız sizi mahcup ediyor.
    Hayat arkadaşım sık sık bunu yüzüme vuruyor: “Hani nerde binlerce dostun, arkadaşın var dı senin?” diye.
    Ben susarım, hiç cevap vermem, veremem! korkarım ki, salacamdan tutacak dostumun sayısı da üçü beşi geçmez.

    Deyin ki, yalnız mı kaldınız, hayır! Deyin ki, dostlarınızdan, arkadaşlarınızda bir kötülük mü gördünüz, hayır! Ben dostlukları sıcak tutmak isteyen bir insanım. Birileri bunu yanlış anlasa da kimseyi kırmadan, incitmeden herkese dost-arkadaş kalmaktan yanayım. Bu benim hayat felsefem.

    Allah sizi inandırsın üç günlük geçici şu dünyada bana küs, düşman-kırgın bir tek insan olsun istemem! Herkese dost-arkadaş kalmayı hayat felsefesi yapmış bir insanım! Ama kırgınım, küskünlerim, ne yazık ki (Ben İstemesem) de düşmanlarım var. Düşman sözcüğü çok ağır bir kelime ama öyle… Neden, niçin hep onu düşünüyorum.
    Bunlar dostluk-kardeşlik felsefeme aykırı gelen şeyler… İnsanız, bazen yanlış yaptıklarımız da oluyor. Ancak Hz. Mevlana gibi hayata ve olaylara yumuşak ve olgun bakabilsek ne güzel olurdu.




+ Yorum Gönder