+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Makaleler Forumunda Ekonomi Ile Ilgili Makale Örneği Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Ekonomi Ile Ilgili Makale Örneği








    ekonomi ile ilgili makale Örneği kısaca







  2. FERAY
    Devamlı Üye





    Ekonomi Hakkında Makale Örneği


    Son yıllarda ekonomi deyince akla ilk gelen şey borsa oluyor. Kiminin ne olduğunu bilmediği, kiminin bildiğini zannettiği, bazılarının gerçekten bildiği bir yatırım aracı. İlk önce borsa ve Türkiye borsası hakkında genel birkaç şey söyleyip ardından şu an içinde bulunduğumuz ekonomik durumu değerlendirmek istiyorum. Borsa, şirketlerin uzun vadeli kaynak ihtiyacını karşılamak için başvurdukları bir sermaye piyasası aracıdır. Organize olmuş bir pazardır. Kaynak ihtiyacı olan şirket sahipleri, ellerindeki hisselerin belli bir kısmını talep edenlerin alacağı uygun bir fiyattan arz etmek suretiyle fon ihtiyaçlarını karşılarlar. Hisse senedi alanlar da kendi stratejilerine uygun olarak satışa geçerler, alışa geçerler veya pozisyonlarını korurlar. Bu işlemleri yaparken at yarışı oynar gibi yapmazlar.Kişilerin ve kurumların işlemlerini şekillendirecek birkaç temel faktör vardır. Kişisel ihtiyaçlar, ülkenin ekonomik durumu, şirketin ekonomik durumu, siyasi gelişmeler. Birinci faktör kişisel ihtiyaçlardır. Borsaya yatırım yapmış bir kişi veya şirket kaynağa ihtiyaç duyarsa ve bu ihtiyacı krediyle karşılamanın riskli olduğunu düşünürse diğer faktörlere aldırış etmeden satışa geçebilir. Veya elinde belli bir süre için boşa çıkmış parası olan kişiler bunu borsada değerlendirmek için alışa geçebilirler ve daha sonra diğer faktörlere göre pozisyon değiştirirler. İkinci faktör ülkenin ekonomik durumudur. Özellikle yabancı yatırımcılar açısından ülkenin taşıdığı risk çok önemlidir. Ülkenin ihracat ithalat dengesi, milli gelir seviyesi, büyüme hızı, devletin borçlandığı faiz seviyesi içinde bulunulan durum hakkında yatırımcıya yol gösterir. Üçüncü faktör şirketin ekonomik durumudur. Açıklanan bilançolar, genel kurul kararları , yönetim kurulu kararları şirketin o anki durumu ve geleceği hakkında bilgi verir. Aynı zamanda şirketin faaliyet gösterdiği sektörün içinde bulunduğu ekonomik durumda önemlidir. Sektörün durumu o an için şirketin ekonomik durumunu etkilemese bile daha sonra doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilir. Bir başka faktör siyasi gelişmelerdir. Bu faktör Türkiye’de çok fazla etkili olmaktadır. Hatta şunu rahatlıkla diyebilirim ki bu faktörün Türkiye kadar etkili olduğu başka bir ülke yoktur.

    Bence siyasi gelişmelerin Türkiye ekonomisinde ve borsasında bu kadar etkili olmasının nedenlerinden en önemlisi Türk insanının kolay yoldan para kazanma hırsıdır. Kolay yoldan para kazanmak isteyen bir gurup insan için olay şu boyuttadır. Eğer paran yoksa ve para kazanmak istiyorsan at yarışı oynayacaksın, eğer paran varsa ve para kazanmak istiyorsan borsa oynayacaksın. Zaten borsaya yatırım yapmayı “borsa oynamak” tabiriyle ifade eden insanlardan başka bir şey beklenmez. Bir de insanların böyle davranması için çaba sarf eden gazete ve dergilerde çok fazlalaştı. Artık olay o kadar basite indirgendi ki haftalık ve günlük portföy önerileri sunulmaya başlandı. Yani bu günün en çok kazandıracak hisseleri bunlar demek istiyorlar tıpkı yarış gazetelerinin bu koşuda bu at şu koşuda şu at gelecek demesi gibi. Hatta geçenlerde gördüğüm bir İnternet sitesi “ Bu günün en çok kazandıracak hisseleri hangileri?” sorusuyla bahis oynatmaya başlamış. Aslında her işte olduğu gibi bu iş de arz ve talebe dayanıyor yani öyle duyumlar, tiyolar! almak isteyenler oldukça bunu yapan gazete ve dergiler de olacaktır.

    Şu an İstanbul Menkul Kıymetler Borsası haksız kazanç elde etmek isteyenlerin ilk aklına gelen yerlerden biri olmuştur. Siyasi spekülasyonlara dayalı hareketler ve krizin derinleşerek devam etmesi yabancı yatırımcıyı kaçırmıştır, küçük yatırımcıyı da küstürmüştür. Piyasa daralmış işlem hacmi oldukça düşmüştür. Piyasada büyük yerli bireysel yatırımcılar , kurumsal yatırımcılar ve parası iyice zarar etmiş küçük yatırımcılar kalmıştır. Zaten bunlardan üçüncü grup parası için “unuttum” deyip işlem yapmayı ve yeni tasarruflarını buraya aktarmayı kesmiştir.

    Geçen ay ki yazımı okuyanlar hatırlayacaklardır, doların dokuz aydır reel olarak gerilemesinin ufak bir belirsizlik ortamında kötü sonuçlar doğurabileceğini, kontrollü bir şekilde yükselmesinin ekonomi için olumlu olacağını söylemiştim. Ama bunu söylerken enflasyon ve faiz arasındaki makasın küçülmesi şartıyla olacağını belirtmiştim. Dolar yükseldi, belki de rekabet gücümüzü çok kuvvetlendirecek bir seviyeye ulaştı fakat yüzde birin altında açıklanan enflasyon rakamlarına karşın faizler on beş yirmi puan daha yukarı sıçradı. Yani makas biraz daha açıldı Reel faiz geliri yüzde yirmi beşlere çıktı. Zaten halk arasında devam eden kriz mali piyasaları tekrar etkisi altına aldı. Sadece enflasyon düşüyor diye sevinenler bugünlerde kara kara düşünmeye başladı. Bu tahminimi üzülerek yapıyorum siyasi istikrar sağlanamazsa kasım ve şubat krizlerine benzer bir krize gebeyiz. Zaten iki bankanın birleşeceğinin açıklandığı gün Türkiye’nin en büyük özel bankası ortaya çıkacak olmasına rağmen , o bankanın zorda olduğu yorumlarıyla hisse senetlerinin taban yapması ve birkaç gün sonrada devletin bu bankalardan birine el koyması , diğerinin de yönetim kurulundaki en büyük hissedarını görevden alması krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.

    Siyasi istikrar sağlanır ve seçime kadar devam ederse faizlerde kontrollü bir düşüş , döviz piyasasında küçük çaplı bir düzeltme hareketinden sonra kontrollü bir yükseliş yaşanabilir. Ama ne kadar siyasi istikrar sağlanırsa sağlansın yabancı yatırımcının Türkiye piyasalarına yatırım yapmak için seçim sonrasını bekleyeceğini tahmin ediyorum. Bence küçük yatırımcı hem reel sektöre hem de borsaya yatırım yapmak için yabancı yatırımcıyı dolayısıyla seçim sonrasını beklemelidir.Şimdilik diğer yatırım araçları arasında tercih yapılabilir.



    Ali Fuat Öksüz




+ Yorum Gönder


ekonomi ile ilgili makaleler